T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/153 Esas
KARAR NO: 2019/436
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/01/2018
KARAR TARİHİ: 12/04/2019 - (Yazılma Tarihi) 08/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2015 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu--------- sevk ve idaresindeki ----- plakalı motosiklet ile seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaza meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunduğundan bahisle doğan maddi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK m.16'ya göre haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, dosyanın ortak ve kesin yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiği, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, tüzel kişiliğinin, poliçe düzenleme yetkisi ve hasar ödeme yetkisi bulunmadığını, HMK 14/1 maddesine göre bir şubenin işlemlerinden bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, işlem yapma yetkisine sahip olmayan ve üzere tüzel kişilği bulunmayan Bölge Müdürlüğünün müvekkili sigorta şirketini temsil etme yetkisi bulunmadığından bahisle öncelikle davanın usulden reddine, kabul görmediği takdirde de zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğu ve zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının koptuğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın ilk tevzi edildiği İzmir ------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2019 tarihli 2018/80 Esas ve 2019/81 Karar sayılı ilamı ile; davacının yerleşim yerinin ve poliçenin tanzim yerinin -------- olduğu, kazanın ---- sınırları dahilinde olduğu, davalı sigortanın İzmir ilinde sadece bölge müdürlüğünün bulunduğu, şube müdürlüğünün bulunmadığı, bölge müdürlüğünün bulunduğu yer Mahkemesinin yetkili olduğuna dair herhangi bir düzenleme bulunmadığından bahisle Mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği ve talep üzerine kararın kesinleştirilerek dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin trafik kazası nedeniyle doğan maddi zararın tazmini talebi olduğu, davalı tarafından öncelikle yetki itirazında bulunulduğu ve yetki itirazının kabul edildiği anlaşılmıştır. Öncelikle davalının yetki itirazı bakımından; eldeki davaya konu alacağın haksız fiil olması nedeniyle yetkili Mahkeme HMK'nın 16.maddesinde düzenlenmiş ve söz konusu maddede "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Bununla birlikte haksız fiilin trafik kazasından kaynaklandığı görülmekle 2918 sayılı KTK'nın 110/2.madde ve fıkrasında yetkili Mahkemeye ilişkin olarak "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yetkili Mahkemenin birden fazla olduğu hallerde seçimlik hak davacıya aittir. HMK'nın 16. Maddesi bakımından değerlendirilme yapıldığında davanın ilk açıldığı İzmir Mahkemeleri yetkisiz gibi görünmekte ise de KTK'nın 110/2.maddesinde sigortacının şubesinin bulunduğu yer Mahkemesinin yetkili olacağının düzenlendiği, her ne kadar yetkisizlik kararı veren Mahkemece davaı ... şirketinin İzmir ilinde şubesinin bulunmadığı belirtilmiş ise de davalı ... şirketinin İzmir Şubesinin ticaret sicil kaydına göre --------- adresinde bulunduğu, bu hali ile davalı şirketin bölge müdürlüğünün yanı sıra şubesinin de bulunduğu İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu, İzmir ----. ATM tarafından usule aykırı olarak yetkisizlik kararı verildiği, verilen kararın kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleştiği ve bu nedenle Mahkememiz için bağlayıcı olmadığı anlaşılmakla yargılamaya davanın ilk açıldığı ve yetkili olan Mahkemede bakılması gerektiğinden Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Dosya kapsamı ve davalı ... şirketinin ------- Müdürlüğü'nün İzmir ilinde bulunması nedeniyle yetkisizlik veren Mahkemenin de yetkili olduğu anlaşılmakla Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir ---- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3- Yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
4- Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.