T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/776 Esas
KARAR NO: 2023/968
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/09/2022
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ödeme emri ve dayanak faturanın müvekkilinin aktif olarak kullanmadığı -------- adresine gönderilmesi nedeni ile takibe yasal süresi içinde itiraz edilemediğini, kesinleşme nedeni ile bir kısım haciz ve tahsilat işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketin faaliyet konusunun ------- makinesi ve ahşap ------- kesim işleri olduğunu , müvekkili şirket tarafından davalıya -------- kesim hizmetinin veriliğini, kesimi yapılan -------- 09/04/2022 tarihinde -------- numaralı fatura ile birlikte gönderildiğini, faturanın ödenmediğini, bu nedenle yapılan takibe itiraz üzerine ------ ATM de itirazın iptali davası açtıklarını, davanın devam ettiğini, davalı şirketin bunun üzerine 03/06/2022 tarihli 96.760,00.-TL tutarlı hayali bir fatura tanzim edip müvekkili şirketin -------- hesabına gönderdiğini, itiraz edilmemesi nedeni ile takibin kesinleştiğini, ilgili faturanın müvekkili şirkete gönderilmediğini, haciz nedeni ile bilgi sahibi olunduktan sonra faturanın -------- Noterliği 23/08/2022 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın iade edildiğini, ara buluculuk sürecinin olumlu neticelenmediğini, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın üzerine düşen ------- kesimini yanlış yaptığını, bu nedenle müvekkili şirketin oldukça fazla zarara uğradığını, yanlış kesimi başka birisine yaptırmak ve cezai tutar ödemek zorunda kaldıklarını, asli ve tek kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, müvekkilinin bir borcu olmadığı gibi yanlış teslim edilen malzeme nedeni ile alacağının bulunduğunu, müvekkili tarafından tanzim edilen faturaların hepsinin davacının yanlış ve eksik kesimi sebebi ile müvekkili tarafından iş sahibine verilen hizmetlere ilişkin olduğunu, asıl yüklenicinin borcun ifasının kısmen veya tamamen alt yükleniciye devrettiği hallerde alt yükleniciyi seçerken gerekli özeni göstermek zorunda olduğnu, davacı tarafından açılan haksız kötü niyetli ve hukuka aykırı davanın ikame edilmiş olması nedeni ile kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini, takip tutarının %20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, -------- Esas sayılı takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. Dava özetle, takibe esas 96.760,00.-TL tutarlı fatura nedeni ile davacı tarafın davalıya borçlu bulunmadığı, iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir .Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir .Bu bilgiler ışığında mevcut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacı aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız olarak başlatılan takipten kaynaklı borçlu olmadığını iddia ediyor ve takip alacaklısı ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirttiğine göre takip miktarı kadar alacaklı olduğunu ispat etme yükü davalı takip alacaklısı üzerindedir.Mahkememizce tensiple birlikte, --------- Noterliğine müzekkere yazılarak 23/08/2023 tarih ve -------- yevmiye sayılı ihtarnamenin bir sureti ve -------- sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve tüm ilgili kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.Davacı vekili dilekçesinde özetle, borçlu olmadıklarını iddia ettiği hukuki nedenin dayanağı olan faturanın müvekkilinin aktif olarak kullanmadığı -------- hesabına gönderildiğini, davalı şirketin icra takibine konu ettiği --------- numaralı 96760,00 TL tutarlı mal/hizmet faturasının hayali olarak düzenlendiğini ve takibe konu edilerek kesinleştirildiğini; takipten banka hesabına konulan haciz nedeniyle bilgilerinin olması üzerine faturanın --------Noterliği'nin ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, tek taraflı olarak fatura tanzimi ve defterlere kaydının akdi ilişkinin varlığını ispat için yeterli olmadığını, ayrıca faturanın davalının defterinde kayıtlı olmasının da mal/hizmetin teslim edildiğine karine teşkil etmeyeceğini belirtmektedir. Davacı vekili dilekçesinde faturaya esas bir hukuki ilişkinin bulunmadığını iddia ettiğine göre, öncelikle bu ilişkinin varlığı davalı (takip alacaklısı) şirket tarafndan ispat edilmesi gerekir.Mahkememizce tensip doğrultusunda ilgili takip dosyası Uyap sistemi üzerinden temin edilmiş, tarafların bağlı bulunduklar vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2022 yılına ait BA/BS formları istenilmiş, ayrıca --------Noterliği'ne müzekkere yazılarak -------- yevmiye numaralı ihtarname ve ekinin gönderilmesi istenilmiştir; tüm kayıtlar dosya arasına alınmıştır.-------- sayılı takibi incelendiğinde, takibin "Ham --------- Plaka, -------- Boya, İmalat ve Montaj Islığı,--------- Ücreti ve Nakliye Bedeli Hizmetlerini İçerir 96760,00 Türk Lirası Bedelli Fatura" sebebine dayandığı, 3/6/2022 tarihli faturanın da takip dosyasında yer aldığı görülmüştür.Davalı vekili 17/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde, takibe esas faturanın müvekkilinin davalıdan daha önce aldığı ancak ayıplı olması nedeniyle zarara uğradığı mal/hizmetin karşılığı olarak tanzim edildiğini, davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.Uyuşmazlık, 28/2/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında, --------- sayılı takibe esas 03/06/2022 tarihli 96.760,00.-TL tutarlı fatura nedeni ile davacı tarafın davalıya borçlu bulunup bulunmadığı, ödeme yapılan tutar bakımından istirdat şartlarının oluşup oluşmadığı, kötü niyet tazminatının yasal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olarak belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek tarafların 2022 yılına ait ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle uyuşmazlık konusunda rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.25/4/2023 tarihli raporda; "(...) VI-Sonuç:Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile her iki tarafin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde,1.Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının son günü 30.06.2023 tarihi olup, inceleme gününde henüz yaptırılmamış olduğu görülmüştür.Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.2. Takip Konusu Alacak Yönünden:Takip alacaklısı davalı taraf borcun, “"ham ------- plaka, --------- boya, imalat ve montaj işçiliği ,-------- ücreti ve nakliye bedeli hizmetlerin” içerir 96.760,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığını ileri sürerek 16.06.2022 tarihinde,--------- E. sayılı dosyası ile 90.760,00 TL asıl alacak, 542,78 TL işlemiş faizin tahsili için takibe geçmiş ve takip bu haliyle kesinleşmiştir.Davacı borçlu huzurdaki davada, davaya konu fatura içeriğinde ki “'ham ------- plaka,--------- boya, imalat ve montaj işçiliği ,-------- ücreti ve nakliye bedeli hizmeti”” Şeklindeki mal ve hizmetin hiçbirinin almadığını savunmuştur.Davacı tarafın ticari defterinde, davaya konu 03.06.2022 tarihli 96.760,00 TL tutarlı fatura defterlerine kayıt edildikten sonra yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra 18.08.2022 tarihli --------- seri no.lu 96.760,00 TL tutarlı iade faturasının düzenlendiği ve 18.08.2022 tarihi itibariyle davaya konu olmayan -------- seri nolu 21.476 TL tutarlı faturadan kaynaklı davalından 21.476 TL alacaklı olduğu görülmüştür.Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere;Davaya konu edilen 03.06.2022 tarihli 96.760,00 TL tutarlı faturaya, davacı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden, faturaya konu mal ve hizmetin davacı tarafından teslim alındığına karine oluşturduğunun kabulü halinde, davacının davalıya dava ve takibe konu edilen faturadan kaynaklı 96.760 TL borçlu olduğu.Davaya konu edilen 03.06.2022 tarihli 96.760,00 TL tutarlı faturaya konu mal ve hizmetin davalı tarafından davacıya tarafa verildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmadığından ve davalının faturaya konu mal ve hizmetin teslimi kanıtlamadığının kabulü halinde, davacının, davalıya dava ve takibe konu edilen faturalardan kaynaklı borcunun bulunmadığı" tespitlerine yer verilmiştir.Faturanın, hüküm doğurabilmesi için, taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanması şarttır (TTK. m. 21/1). Fatura, sözleşmenin kuruluş safhasıyla ilgili olmadığına ve TTK. m. 21/2 hükmündeki karine faturanın içeriğine dair olup, sözleşmenin kuruluşuyla ilgili bulunmadığına göre, faturaya itiraz edilmemesi de sözleşme ilişkisinin varlığını göstermez. Eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkâr ederse, o zaman, TTK. m. 21/2’deki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen (satıcı, işi yapan veya diğer bir menfaati sağlayan) tarafın üzerindedir (TMK. m. 6; HMK. m. 190/1).Davacı taraf, aleyhine başlatılan takibin dayanağı olan faturayı, "taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı"nı iddia edip reddettiğine göre, bu durumda, usulüne uygun şekilde sözleşmenin varlığını ispat yükü davalıdadır. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde, faturanın tanzim nedeni olarak, "taraflar arasında daha önceki bir sözleşmeden kaynaklı edimin davacı tarafından ayıplı olarak ifa edilmesi nedeniyle uğranılan zarar" gösterilmiştir. Davalı, davacının sözleşme gereği edimini gereği gibi ifa etmediğini iddia ederek bu duruma bağlı olarak oluşan zararın giderimi için fatura tanzim edip davacıya gönderdiğini belirttiğine göre, esasen ilgili faturanın konusu, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar şeklinde de tanımlanan müspet zarardır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Faturanın tarifi" başlıklı 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Fatura, ticari faaliyet içinde bulunan tarafların yaptığı sözleşmenin unsurlarını taşırken, tarafların yüklendiği borçları ve alacakları da göstermektedir. Bu anlamda fatura, tarafların edimini ve yüklendiği borçları ispat etmesine yarayan yazılı bir ticari vesikadır.Davalı tarafça kesilen faturanın teslim edilen mal değil, uğranılan zarar karşılığı olduğu iddia edildiğine göre fatura konusu malın teslim edilip edilmediği hususu uyuşmazlığın çözümünde etkili değildir. Bu anlamda davalı yanın BA formu düzenlemesinin de bir anlamı yoktur. Malın ayıplı ve geç ifa edilmesi nedeniyle uğranılan zarar ancak, 6098 sayılı Yasanın 223-227 inci maddeleri gereği süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı ve alacak talebiyle ileri sürülebilir. 6102 sayılı Yasanın 23/1-c hükmü gereği, ticari satışlarda, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde; açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Müspet yahut duruma göre menfi zarar ancak bu şekilde talep edilebilir. Davalı yanın cevap dilekçesinde bu anlamda bir savunma vasıtası (ihbar vb) ileri sürülmediği ve dahi anılı faturanın içeriğine göre davacının takibe konu edilen -------- numaralı 96760,00 TL faturadan kaynaklı borçlu olmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş, takip dosyasına ödenen tutarın iadesine ve faturadan kaynaklı alacağın bulunmaması davalının kabulünde olduğundan takibin kötüniyetle başlatıldığı kabul edilerek davacı aleyhine tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KABULÜ ile,
a.)Davacının 03/06/2022 tarihli, 96.760,00.-TL tutarlı fatura nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, ilgili faturanın tahsili amacıyla davalı tarafça başlatılan ------- sayılı takibin iptaline,
b.)Takip dosyası üzerinden davalıya ödenen 3.795,54.-TL tutarın, ödenme tarihi olan 09/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
c.)Takdiren asıl alacağın %15 i olan 14.514,00.-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 6.609,67.-TL'den dava açılırken yatırılan 1.652,42.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.957,25.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 1.652,42.-TL peşin harç ve 80,70.-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 1.733,12.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.300,00.-TL bilirkişi ücreti, 479,68.-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.779,68.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 14/12/2023