T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/527 Esas
KARAR NO: 2024/40
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/10/2018
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili --------- Es. Sayılı dosyasına vermiş oldğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------- plaka numaralı, -------- şase numaralı ------ marka ------ model ------ renk aracı, 2016 yılı Eylül ayında, üçüncü bir şahıstan 130.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, müvekkilinin iş bu aracıyla 21.05.2017 tarihinde, -------- İli, -------- ilçesinde trafik kazası yaptığını, bu kaza neticesinde aracının ön kısmında büyük bir hasar meydana geldiğini, radyatörlerin parçalandığını, aracın yan tarafının komple göçtüğünü ve takla attığını, aracın hava yastıklarının hiçbirisinin açılmadığını, sigorta şirketi tarafından dava konusu araca yetkili eksperin atandığını hava yastıklarının açılması için kaza şiddetinin yeterli olmadığının söylendiğini ve onarımına başlandığını, müvekkilinin aracın yetkili satıcısı ve marka distribütörü olan davalı şirket ile görüştüğünü ve sigorta şirketinin verdiği cevabın aynısını aldığını, bahsi geçen kazadan yaklaşık 6 ay sonra 21.11.2017 tarihinde -------- İli, ------- İlçesi civarında asfalt karayolu üzerinde ve havanın karlı olduğu bir günde zincirleme bir trafik kazasına karıştığını, kazada yeniden aracın ön kısmının büyük bir şekilde tahrip olduğunu, aracın ön şase kafa kısmının içeri doğru büküldüğünü ama büyük şiddetteki bu ikinci kazaya rağmen hava yastıklarının yine açılmadığını, --------- D.İş sayılı dosyası üzerinden aracın hava yastıklarının neden açılmadığının bu hususta araçta bir gizli ayıp olup olmadığının tespitine dair talepte bulunduğunu, yapılan inceleme sonucunda verilen 18.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda yetkili distribitörü ve satıcısı davalı şirket olan, müvekkiline ait aracın hava yastıklarının açılmaması ile alakalı olarak gizli bir ayıbın olduğunu görüldüğünü beyanla dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle ayıpsız misli ile değiştirilmesine veya bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tazminine, taleplerinin kabul olmaması durumunda dava konusu aracın değer düşüklüğünden kaynaklanan zarar olarak 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden mümkün olmadığında dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talepler yönünden gerek 2 yıllık zamanaşımı gerekse 2 yıllık garanti süresi geçmiş olup davanın esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aracın ilk olarak 30.05.2013 tarihinde müvekkili şirket tarafından dava dışı ------- şirketi ünvanlı ticaret şirketine satıldığını ve akabinde gerçekleşen muhtelif el değiştirmeler sonrası Eylül 2016 itibariyle davacı tarafından yine üçüncü bir kişiden satın alındığını, dolayısıyla müvekkili şirket ile davacı arasında doğrudan bir satım ve buna dayalı bir tüketici işlem ve ilişkisi bulunmadığını, davanın aracın satım ve teslim alındığı tarihinden itibaren yaklaşık 4 yılı aşkın bir süre sonra açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinin talep kısmında aracın misli ile değişimi veya araç bedelinin faizi ile birlikte tazminini talep ettiğini fakat dilekçesinin başında miktar kısmında dava değerinin 10.000,00 TL olarak belirlendiğini, belirsiz alacak davacının açılabilmesi için davanın açıldığı tarihte alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin imkansız olması gerektiğini, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, işbu davanın ticari nitelikte olmaması ve davacının aracı şahsi amaçlarla satın olması nedeniyle davacının avans faizi talebinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı gibi kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın hava yastığının açılmaması ve pert sayılmaması nedeniyle zarara uğradığını iddia etmekte olduğunu iki talebin sorumlusu ve muhatabı da müvekkil şirketin olmadığını beyanla mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olması nedeniyle reddine, zamanaşımı nedeniyle reddine, makul sürede yapılması gereken ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olması nedeniyle davanın reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiası ile aracın misli ile değişimi mümkün olmadığı takdirde araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Dava ilk olarak -------- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda -------- K. Sayılı 05/11/2020 tarihli karar ile Davanın Reddine karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf başvuru üzerine dosya istinaf incelemesi için BAM ilgili hukuk dairesine gönderilmiştir.
--------- Sayılı 18/05/2023 tarihli karar ile
"1.Davacının istinaf istemleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK m.355 atfıyla HMK m. 353/1-a-3 uyarınca------- sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3.Davaya bakma görevinin --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna,
4.HMK 20. maddesinin ilk derece mahkemesince uygulanmasına,
5.Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla, Görevsizlik Kararı doğrudan Dairemizce verildiğinden ayrıca esasa alınmaksızın kayıtların kapatılarak görevli --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere gerekli işlemlerin tamamlanması için mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İstinaf kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilerek mahkememizin --------- sayılı esasına kaydedilerek usulen duruşma açılmış taraf vekilleri duruşmaya çağrılmışlardır.
HMK. 6/1.maddesinde Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.2.maddesinde; Yerleşim yeri 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.BK'nun 89. Maddesi; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır. 1-Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir. 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.Somut olayda davacının öncelikli talebinin aracın ayıplı olması nedeniyle ayıpsız misliyle değiştirilmesi olduğu, mümkün olmadığı takdirde bedelini davalıdan talep ettiği, işbu talebin kabulünün mümkün olmaması durumunda aracın değer düşüklüğünü talep ettiği, yetkinin BK'nun 89/1.maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, dava konusunun haksız fiilden kaynaklanmadığı ve zarar görenin yerleşim yerinin yetkisinden de de bahsedilemeyeceği, davalının adresinin ---------- olduğu ve davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla yetkisizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
Dosyanın Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde başvuru halinde dosyanın yetkili--------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
2.Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.18/01/2024