T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/482 Esas
KARAR NO: 2024/357
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/11/2010 günü, dava dışı --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç ile dava dışı--------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın çarpışması sonucu ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ---------- plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan --------- vefat ettiğini, kazada tüm kusurun hız sınırı üzerinde seyreden ve şerit ihlali yapan ----------- plakalı araç sürücüsüne atfedildiğini, -------- müvekkili ----------Ş.'yi arabuluculuk görüşmelerine davet ettiğini, -------- Arabuluculuk Bürosu, -------- numaralı son tutanaktan anlaşılacağı üzere taraflar başvuru konusu tazminat konusunda anlaştığını ve müvekkilinin ---------Ş. toplamda 50.000 TL tazminat ödemeyi kabul ettiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazminat ödemesini gerçekleştiren müvekkili sigorta şirketinin, sigortalısına rücu hakkı kapsamında, ilgili tazminat bedelinin davalı tarafından müvekkili sigorta şirketine ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından rücu hakkına ilişkin olarak davalı aleyhine ---------İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, borçlu tarafından, borca ve tüm ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini, müvekkili Şirketin davalı sigortalıya ödeme yaptığı 50.000-TL bedelin ödeme tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun, davacı tarafından aleyhine başlatılan --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı icra takibine ilişkin borca, faize ve diğer tüm ferilerine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazların iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli olarak borca itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 12/01/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/09/2010 tarihinde ---------- plakalı---------- model ----------- marka aracını dava dışı ---------- noter satış sözleşmesi ile satarak devrettiğini, satış işleminden sonra müvekkilinin satışa konu araç ile hiç bir irtibatı veya hizmet ilişkisinin kalmadığını, noter satış işleminden tam iki ay kadar sonra muhtemelen aracı satın alanın yakını tarafından aracın trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin bu kaza ile herhangi bir ilişkisi ve sorumluluğunun bulunmadığını davalının taraf ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, davanın esası bakımından haksız ve hukuka aykırı davanın zaman aşımına uğradığının sabit olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ruhsat belgesine göre zaten kaza tarihindeki hukuki ve cezai sorumluluğu bulunan kişilerin belirli olduğunu, müvekkiline rücu yapılamayacağını, beyanla davanın reddine karar verilmesini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Davacı sigorta şirketi özetle, davalının aracın devrini sigorta şirketine süresinde bildirmemesi nedeniyle ilgili poliçenin ayakta kalmasına bağlı olarak ödenen tazminatı, davalıdan talep etmektedir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.
Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, toplam 50.000,00.-TL alacak ve 3.624,66.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.624,66.-TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 09/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 10/06/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememize ------- sayılı görevsizlik kararı ile tevzi olarak yargılamaya devam olunmuş, mahkememizce tensip zaptı ile sigorta şirketine ve noterler birliğine müzekkere yazılarak hasar dosyası ve araca ait tescil kayıtları dosyamız arasına alınmış, gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verilerek tevzi olan dosyada 16/01/2024 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; davacı sigorta şirketi tarafından hak sahibi dava dışı ----------- yapılan ödemenin, davalıya rücu şartlarının bulunup bulunmadığı araç devrinin süresinde sigorta şirketine bildirilmemesinin rücu bakımından sigorta şirketine hak tanıyıp tanımayacağı, davalının sorumlu olup olmadığı, takibe karşı yapılan itirazın haklı olup olmadığı ve inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı belirlenmiştir.----------sayılı ilam ve --------sayılı ilam Uayp’tan temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
“(…) Sigorta sözleşmesi süresi içerisinde araç işleteninin değişmesi durumunda, sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği günden itibaren on beş gün boyunca başka bir işleme ve prim ödenmesine gerek olmaksızın yeni işleten için de geçerli olacaktır. KTK m. 94 ve KZMSS Genel Şartları m. C.4 gereğince aracın mülkiyetinin devredilmesi durumunda, devri öğrenen sigorta şirketi, devirden on beş gün sonra hüküm ifade etmek üzere, sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olacaktır. Başka bir ifadeyle sigorta fesih anından itibaren on beş gün daha geçerliliğini sürdürecektir. Bu düzenleme ile amaçlanan aracın devrinden itibaren devralan kişiye yeni poliçe yaptırmak için belli bir zaman tanınması ve bu süreçte bir kaza meydana gelirse 3. şahıslar için korumanın devam edebilmesidir. Verilen ek süre ile aracın trafik poliçesiz kalmasının önüne geçilmek istenmiştir. Aracı devralan kişi on beş günden daha kısa bir sürede yeni poliçe yaptırırsa, artık yeni poliçe geçerli olacaktır. Zira on beş günlük süre yasa koyucu tarafından, aracın devrinden hemen sonra oluşabilecek kazalar bakımından, koruma amaçlı olarak verilmiş bir süredir(…) Gerekli bildirimin yapılmaması ve rizikonun gerçekleşmesi durumunda ise sigortacı, zarar gören üçüncü şahıslara ödeme yapmaktan kaçınamaz ve yaptığı ödemeyi sigorta ettirene rücu edemez. KTK m. 94 gereğince; “Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir.” Söz konusu hüküm sigortacıya işletenin değişmesi durumunda sadece sözleşmeyi fesih hakkı vermektedir” .Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller ve tarafların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi, davalının aracın devrini sigorta şirketine süresinde bildirmemesi nedeniyle ilgili poliçenin ayakta kalmasına bağlı olarak ödenen tazminatı talep ediyor ise de gerekli bildirimin yapılmaması ve rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigortacı, zarar gören üçüncü şahıslara ödeme yapmaktan kaçınamaz ve yaptığı ödemeyi sigorta ettirene rücu edemez. Açıklanan nedenle yasal şartları oluşmayan talep reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Yasal şartları oluşmayan davanın REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 915,78.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 488,18.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.600,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 16/05/2024