T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/260 Esas
KARAR NO:2024/36
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 07/04/2023
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde davadışı ----- numaralı ----düzenlendiğini, 15/4/2021 tarihinde davalı şirkete ait elektrik direklerinin kırılması neticesinde------------markalı süt sağım sisteminin arızalanmasına bağlı olarak sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini; sigortalının başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından sigortalıya 19871,36 TL ödeme yapıldığını, 6102 sy 1472 gereği rücu şartlarının oluştuğunu, tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;müvekkili şirketin rücu talebin konu hasarın sorumlusu olmadığını, davacı şirketin poliçe davacı şirketin poliçe kapsamında karşıladığını iddia ettiği tutarları müvekkil şirketten rücuen talep etmesi hatalı olduğunu, elektrik direklerinin kurulumu, bakımı vb. işlerle alakalı tüm sorumluluğun ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde bölgede görevli dağıtım şirketine ait olduğunu, elektrik nakil faaliyeti türkiye’de iletim ve dağıtım faaliyeti olarak yürütüldüğünü, elektrik piyasası kanunu m. 4 uyarınca elektrik iletim faaliyeti ve dağıtım faaliyeti elektrik piyasası kanunu hükümleri uyarınca lisans alınmak kaydıyla yürütülebileceğini, davacı tarafından dosyasına sunulan 28.04.2023 tarihli delil listesinin ekinde mevcut servis raporunda da açıkça hasarın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, bölgede görevli dağıtım şirketi olduğunu ----- yıkıldığından tesis tek faza düşmüştür." ifadeleri ile ortaya koyduğunu, icra takibinde talep edilen faiz tutarının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin belli olmadığını, davacının servis raporunda ki açık tespite rağmen müvekkili aleyhine takibe girişmesinin kötü niyetli olduğunu, davanın------ihbar edilmesini, davanın husumet nedeni ile reddine, aksi kanaatte esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ------ Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.-------Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, toplam 20.366,24.-TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 31/03/2022 tarihinde e tebligat yolu ile tebliğe gönderildiği, 05/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 01/04/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortal------------ ödenen hasar tazminatının davalı şirkete rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, iddia olunan zararın davalı şirketin faaliyeti kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediği, 6102 sy yasanın 1472. md. gereği rücu şartlarının oluşup oluşmadığı olarak belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek Dosyanın ---------- mevzuatı alanında uzman elektrik mühendisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile zararın neyden kaynaklanığı, zararın giderim maliyetinin ödeme tarihindeki rayice uygun olup olmadığı, zararın meydana getirdiği iddia olunan elektrik direk ve tesisatının davalı şirketin faaliyet alanında ve sorumluluğunda olup olmadığı, rücu şartlarının oluşup olaşmadığı hususlarında rapor düzenlenmesi istenilmiştir. 27/11/2023 tarihli teknik raporda,
"(...) 03.07.2020 tarihinde düzenlenen ---- numaralı ----, sigorta süresinin -----sigortalısının davacı taraf, poliçenin hazine onaylı------- göre düzenlendiği ve ek teminatlar ile güçlendirildiği, dava açısından meydana gelen elektriki hasarların teminat kapsamında bulunduğu, 15.04.2021 tarihinde gerçekleşen risk nedeni ile sigortalı kıymetlerde meydana gelen zararın sigorta süresi dahilinde meydana geldiği ve davalı sigortacının meydana gelen hasar açısından 19.871,36 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu,Davacı Sigortacı ödemiş olduğu tazminat tutarı kadar Sigortalısının haklarına halef olduğu, Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1. fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlendiği,
Cihazın hasarlanmasının gerilim dalgalanmasından kaynaklandığına dair teknik bir kanıtın mevcut ve dolayısıyla söz konusu hasarın gerilim dalgalanması sebebiyle meydana gelmiş olmadığı kanaati oluştuğu,
Dava dışı sigortalının mahallinde ortaya çıkan arızaların voltaj dalgalanmasından oluştuğuna ilişkin teknik kanıt olmadığından davalıdan sözü geçen cihazların arızalanmasında kusur ve sorumluluğunun olmadığı kanaatine varılmadığı, buna istinaden davacı Sigortacının hasar bedelini davalı şirketten rücuen talepte bulunamayacağı sonucuna varıldığı" tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, elektrik direklerinin kırılması nedenine bağlı olarak davacının süt sağım sisteminin arızalandığı iddiasına dayalı davada husumetin ilgili perakende satış şirketi değil, ilgili dağıtım şirketine yöneltilmesi gerektiği, zira direklerin dağıtım şirketinin sorumluluk alanında bulunduğu anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 347,81.-TL harcın mahsubu ile bakiye 79,79.-TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ------ Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 18/01/2024