T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/681 Esas
KARAR NO: 2024/615
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken şirketteki payının şirket dışında --------- devredildiğini ve ortaklıktan çıkarıldığını tesadüfen öğrendiğini, ana sözleşmeye, kanuna ve usule aykırı bu işlemin mutlak butlanla batıl olduğunu, müvekkili ile aile bireylerinin ortak olduğu ve eski ünvanı --------- Şirketi olan aile şirketi hakkında iflâs kararı alındığını ve iflâs işlemlerinin -------- İflâs Müdürlüğü'nün ---------- sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, müvekkili ile --------- arasında -------- Şirketi'nin borçlarının ödenerek iflâs kararının kaldırılması ve mülkiyeti şirkete ait ---------- Oteli'nin yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda 12-06-2002, 30-08-2002. ve 06-01-2003 tarihli protokollerin düzenlendiğini, imzalanan sözleşme uyarınca şirketin bir kısım hisselerinin ---------- devredildiğini, yapılan usulsüz işlemler ile müvekkilinin payının düşürülerek tasfiye edildiğini, müvekkilinin haberdar edilmediği yönetim kurulu toplantısında şirketin ünvanının ----------Ş. olarak değiştirildiğini, dava sonra yeni bir değişiklik ile ----------Ş. halini aldığını, en son olarak da tekrar bir değişiklik yapılarak ---------Ş. olduğunu, müvekkili ile davalı şirket yetkilisi ---------- arasında yaklaşık 17 senedir hisse devrine ilişkin davanın devam ettiğini, ayrıca taraflar arasında devam eden onlarca dava bulunduğunu, bunlardan ----------- Esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde müvekkilinin payının devredildiğinin öğrenildiğini, şirketin 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; hisse devrinin pay defterine işlenmesi talebi üzerinde müvekkilinin hissesinin ... adına 2012 tasdik tarihli pay defterine kayıt edildiğinin, hamiline yazılı hisselerin fiziki olarak --------- elinde bulunduğunun görüldüğü şeklinde ifadelere yer verildiğinin belirlendiğini, 03-05-2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında bu beyanın ne şekilde alındığının anlaşılamadığını, ---------- Noterliği'nce 22-06-2006 tarihinde--------- yevmiye numarasıyla düzenlenen hisse devir senedine göre müvekkilinin davalı şirkette mevcut 420.000.- T.L. lık hissesinin 300.000.- T.L. lık kısmını ... devrettiğini ve daha sonra devir işleminin gerçekleşmesi için talepte bulunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na ... ve ... aleyhine suç duyurusunda bulunarak hisse devir sözleşmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek cezalandırılmalarını talep ettiğini, --------- Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında sanıkların beraatına karar verildiğini, ... tarafı da hisse devri karşılığından ödendiği iddia edilen bedelin iadesi için müyekkiılil aleyhine dava açıldığını, ---------- Esas sayılı dosyası ile davanın reddine kgrar verildiğini, hisse devir işlemi şirket ana sözleşmesine uygun olarak yapılmadığından mutlak butlanla geçersiz olduğunu, hisse devir işleminin pay defterine işlenmesine dair bir yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının bulunmadığını, davalı şirketin bu hususu sadece beyan olarak pay defterine işlediğini, 03-05-2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının çağrısında toplantı tarihi ve adresinin farklı gösterildiğini, bu nedenle toplantıda alınan tüm kararların mutlak butlanla hükümsüz olduğunu, davalı şirket tarafından hisse senedinin basıldığını, ancak söz konusu devir işleminde usulü işlemlerin yapılmadığını, bu hali ile işlemin usul ve yasalara aykırı olduğunu,--------- müvekkilinden almış olduğu hisselerin pay defterine işlenmesini 2006 yılında talep ettiğini, davalı şirketin bu talebi yerinde görmediğini, sahtecilik ve dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, davalı şirketin hiçbir zaman hisse devrinin pay defterine işlenmesine yönelik muvafakatinin olmadığını, aradan geçen 12 yıl sonra hisse devrinin işlendiği iddiasının iyi niyetten uzak olduğunu, buradaki tek amacın müvekkilinin şirket ortağı olarak açtığı ve açacağı davaları engellemekten ibaret olduğunu, şirkete ait otelin başka bir şirkete satıldığını, müvekkilinin tapu iptal davası açtığını, davalının açılan bu tip davaların takipsiz kalmasını istediğini, ... da hisse devrinin pay defterine işlenmesine yönelik bir talebinin olmadığını, aksine ödediği iddia edilen bedelin iadesi için müvekkiline karşı dava açtığını, müvekkiline ait hisselerin başkasına devrinin telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını iddia ederek; müvekkilinin ortaklığını devam ettiğine dair tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin 03-05-2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait genel kurul toplantısında belirtilen müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılma işleminin iptaline, ortaklığının devam ettiğinin tespitine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının kendisine ait olan ve olmayan hisseleri 1.050.000.- A.B.D. Doları bedelli sözleşmeyle sattığını, bu tutarın karşılığı olan 950.000.- Euro'yu tahsil ettikten sonra------- Noterliği'nce düzenlenen --------- yevmiye numaralı sözleşmeyle hisseleri devrettiğini, Mahkeme harcını da bu bedel üzerinden ödemesi gerektiğini, davacının buna benzer otuza yakın dava açtığını, adli yardım talep ettiğini veya düşük bedel göstererek harç ödemekten kaçındığını, davacının noter kanalıyla ve kendi özgür iradesiyle hisselerini devretmesine rağmen ortaklıktan çıkarıldığı şeklinde beyanda bulunduğunu, davacını hisselerini 22-06-2006 tarihinde devrettiğini, süresinde genel kurul iptal davası açmadığını, talebinin zamanaşımına uğradığını, zaten bu nedenle davacını ---------Esas numarası üzerinden açtığı davada ---------- Karar numarasıyla zamanaşımı nedeniyle şirket aleyhine dava açma hakkı olmadığına karar verildiğini, --------- numarayla Mahkeme kararını onayladığını, akabinde davacının --------- Esas numarayla açtığı davada Mahkemenin “zamanaşımı ile birlikte, davacının önce azınlığın azınlığı hissesinin olduğu, devamında hisselerinin tamamını ... sattığı, bu nedenle böyle bir dava açma hakkı olmadığına” ------- Karar numarasıyla karar verdiğini, ---------- numarayla Mahkeme kararını onayladığını, bütün bunlara rağmen davacının hala müvekkilini kötü niyetli olarak nitelendirdiğini, Yargıtay'ın onayladığı ve -------- Esas sayılı dosyasında görülen davada; davacının kendisine ait 10.500.- T.L. sı nominal değerindeki azınlığın azınlığı payın onbinde 3,25 oranında olduğu, üçüncü kişi ... kendisine ait olan ve olmayan 24 15 oranında 300.000.- T.L. lık nominal değerindeki hisseleri noter huzurunda devrettiği, davacını şirkette hiçbir hissesinin kalmadığı” hususlarının karara bağlandığını, -------- Hukuk Dairesi'nin onayladığı bu kararın kesinleştiğini, davacının iptal edilmiş ---------- göstererek kendisine ait olamayan hisseleri üçüncü kişiye devrederek suç işlediğini, şirkette ortak ve taraf olmayan davacının parasını alarak hissesini devrettiği halde işlemin ana sözleşmeye uygun yapılmadığını iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının yalanı meslek olarak kabul ettiğini, defalarca mahkum olduğunu ve hapishanelerde yattığını savunarak; dava şartı olan harcın tamamlanmasına, hem zamanaşımından, hem de davacının aktif dava husumet ehliyeti bulunmadığından ve arz edilen diğer nedenlerden ötürü davanın reddine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin davalı şirketteki paylarının usulsüz bir şekilde başkasına devri ile şirket ortaklığından çıkarılması işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle ---------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi 29.04.2021 tarihli duruşmada "Davalı şirketteki hissesini dava dışı ----------devretmediğini iddia eden davacıya dava dışı --------- dava açıp iş bu dava ile birleştirilmesini talep etmesi için süre verilmesine" karar vermiş, bu nedenle bu davayı açtıklarını, müvekkilinin davalı şirket ortağı iken şirket aleyhine açılan davada ---------ş. Şirketindeki payının şirket dışında --------- devredildiğini, bu nedenle şirkette payının kalmadığını ve şirket ortaklığından çıkarıldığını tesadüfen öğrendiğini, müvekkilin, şirket payının devri işlemi şirket ana sözleşmesine, kanun ve usule açıkça aykırı olup mutlak butlanla batıl olduğunu, ----------Ş. müvekkili ... ile aile bireylerinin ortak olduğu aile şirketi iken, şirket aleyhine ---------- İflas Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası ile iflas kararı alındığını, müvekkili ile -------- arasında --------Ş’ nin borçlarının ödenerek iflas kararının kaldırılması ve mülkiyeti bu şirkete ait --------- Otelinin yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda 12.06.2002 , 30.08.2002 ve 06.01.2003 tarihli protokoller düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca --------Ş’nin hisselerinin bir kısmı ---------- devredildiğini, müvekkilinin, ---------Ş’nin ortağı iken davalı tarafça yapılan usulsüz işlemler nedeniyle şirketteki payı tasfiye edildiğini, payının düşürüldüğünü, söz konusu şirket, müvekkilin olmadığını, haberdar edilmediğini Yönetim Kurulu toplantısında unvan değiştirerek -----------Ş. olmuş sonrasında yeni bir değişiklikle -----------Ş halini aldığını, son olarak ----------Ş olduğunu, müvekili ile davalı şirket ve şirket yetkilisi ---------- arasında yaklaşık 17 yıldır devam eden Hisse devrine ilişkin dava devam ettiğini, taraflar arasında devam eden onlarca dava bulunduğunu, taraflar arasında devam eden ---------- Esas sayılı Dosyanın incelenmesi neticesinde müvekkilin şirketteki payının devredildiğini öğrendiğini, 10-03.05.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı'sında bu beyanın ne şekilde, ne zaman alındğı, pay devir işlemine ilişkin talebin olup olmadığı, pay devrinin şirket ana sözleşmesine, kanun ve usule uygun yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, 03.05.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağında "---------- nolu kararı ile--------- Noterliği'nin 29.06.2008 tarihli ----------- yevmiye nolu ihtarname ile hisse devrinin pay defterine işlenmesi talebi üzerine" beyanı yer almakta ise de bu beyanın hiç bir geçerliliğinin bulunmadığını, Müvekkili ile ---------- arasında düzenlenen ----------- Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ---------yevniye nolu "Anonim Şirket Hisse Devir Senedi'ne" göre müvekkil ..., davalı şirkete mevcut 420.000.TL lik sermaye hissesinin 300.000.TL lik kısmını bütün hak ve yükümlülükleriyle beraber ---------- devretmiştir.Daha sonra ---------- yaplan devri işleminin gerçekleşmesi amacıyla talepte bulunduğunu, bunun üzerine ----------Ş.tarafından müvekkili ... ve---------- aleyhine --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, şikayet dilekçesinde özetle "taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin kanuna aykırı olduğu,yapılan işlemin sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu oluşturduğu" belirtilerek cezalandırılmaları talep edildiğini, Kamu Davasının yapılan yargılamasında sanıkların beraatine karar verildiğini, ayrıca --------tarafından müvekkil aleyhine, şirket hisselerinin devrine karşılık ödendiği iddia edilen bedelin iadesi için dava açılmış yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, hisse devir işlemi Şirket Ana Sözleşmesi'ne uygun olarak yapılmadığından mutlak butlanla geçersiz olduğunu, hisse devir işleminin pay defterine işlenmesine dair alınmış Yönetim Kurulu kararı veya Genel Kurul kararı bulunmadığını, davalı şirketin sadece bu hususu beyan olarak pay defterine işlendiğini, 03.05.2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait Genel Kurul toplantısı tutanağında, toplantıya ait davet ilanının ----------- 13.06.2017 tarih ve ------------ sayılı nüshasında yayınlandığının belirtildiğini, 13.06.2017 tarih ve----------sayılı --------- incelendiğinde " toplantının Şirketin 2014-2015-2016 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısına "dair olduğunu, "toplantının 10.07.2017 tarihinde,"--------- Sokak --------- Sitesi --------- Blok ---------" adresinde yapılacağının belirtildiğini, buna rağmen, toplantı farklı bir adreste farklı bir tarihte yapıldığını, bu haliyle Genel Kurul toplantısı usul ve yasaya aykırı olup, bu kurul toplantısında alınan tüm kararlar mutlak butlanla hükümsüz olduğunu, davalı şirket tarafından hisse senedi basılmış olup, bu devir işleminde devre ilişkin usulü işlemler yapılmadığını, bu haliyle yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ----------, müvekilinden almış olduğu hisselerin pay defterine işlenmesini 2006 tarihinde talep ettiğini, davalı şirketin bu talebinin yerinde görmediğini, aksine sahtecilik ve dolandırıcılık unsuru teşkil ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğunu, davalı şirketin, hiç bir zaman hisse devrinin pay defterine işlenmesine yönelik muvafakati olmadığını, aksi halde aradan geçen 12 yıl sonra talep üzerine hisse devrinin pay defterine işlendiği iddiası tamamen iyiniyetten uzak, usul ve yasaya aykırı olduğunu, ek amacın müvekkilinin şirket ortağı olarak şirket aleyhine yapılan işlemleri iptal etmek amacıyla açtığı ve açacağı davaların açılmasını engellemek olduğunu, şirketin 12 yıl sonra bu devir işlemini yapmasının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, 12 yıl önce yapılan talebih 12 yıl sonra geçerliymiş gibi değerlendirerek işlem yapılmasıhıh kötü niyetli olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçersiz olduğunu, Genel Kurul Toplantı davetinin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığından yapılan Genel Kurul Toplantısının mutlak butlanla hükümsüz olduğundan bu toplantıda alınan kararların da hiç bir geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkilin ortaklıktan çıkarıldığına dair ihtarname ve çıkarılma kararı müvekkile gönderilmediğini, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılma kararının alındığı toplantı da müvekkiline bildirilmediğini, müvekkiline ait hisselerin usul ve yasaya aykırı olarak başkasına devri müvekkil açısından telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğini öncelikle şirket yetkilisinin haksız eylemlerinden ve danışıklı işlemlerinden dolayı şirkete ait otel şirket yetkilisinin denetiminde olan başka bir şirkete devredildiğini, müvekkili, şirket ortağı olarak bu işlemin iptalini dava konusu ettiğini, bununla birlikte müvekkil,şirketin haksız olarak borçlandırıldığı icra takipleri içinde menfi tespit davası açtığını, davalı şirket yetkilisi tarafından yapılan bu usulsüz işlemlerin bertaraf edilmesi ve şirketin yararına olan işlemlerin/davaların devamı açısından dava sonuna kadar müvekkilin davalı şirket ortağı olduğunun tedbiren tespitini talep ettiklerini belirterek tarafları ve konusu aynı olan ---------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı şirketin 03.05.2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait Genel Kurul toplantısında belirtilen Müvekkilin şirket ortaklığından çıkarılma işleminin iptali ile ortaklığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... -------- vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı ... ile Davalı Müvekkil arasında 21 Haziran 2006 tarihli ve “Protokoldür” başlıklı bir sözleşme imzalandığını, Protokol kapsamında, eski unvanı ----------Ş. olan, unvan değişikliği ile -----------Ş. unvanını alan şirket (Kısaca “Şirket” olarak anılacaktır) hisselerinin bir kısmını (ilk etapta Şirketin %15 hissesini) devretme taahhüdü karşılığında Davacı, Davalı Müvekkilinden 1.228.500.-USD karşılığı 975.000.-Euro tahsil etmiş olduğunu Protokol kapsamında açıkça ikrar ettiğini, Davacının Davalı Müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiği Şirket hisselerini yıllarca Şirketin diğer hissedarları ile arasındaki husumetleri gerekçe göstererek edimini ifadan kaçınmış ve Davalı Müvekkilini oyaladığını, Davalı Müvekkilinin gönderdiği ---------- Noterliğinin ---------- yevmiye no.lu ve 17.02.2016 tarihli ihtarnamesi ile Davacıya Protokolden doğan taahhütlerini 7 gün içinde ifa etmesi, aksi takdirde verilen süre sonu itibariyle sözleşmeden dönülmüş sayılacağı ve dönme müessesesinin mahiyeti gereği Davalı Müvekkilin tarafından ödenmiş olan 1.228.500-USD’nin faiziyle birlikte Davacıdan tahsili için hukuki yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, Davalı Müvekkili tarafından gönderilen yukarıda anılan ihtarnameye cevaben -------- Noterliğinin --------yevmiye no.lu ve 26 Şubat 2016 tarihli cevabi ihtarnamesi ile Davacı, Davalı Müvekkili tarafından ödendiği belirtilen uyuşmazlık konusu miktarın kendisine yapılmamış olduğu savunmasında bulunarak Davalı Müvekkilinin İhtarnamesine itiraz ettiğini, bir diğer ifade ile Protokolden doğan edimlerini yerine getirmeyeceğini Davalı Müvekkiline bildirdiğini, Davacının cevabi ihtarnamesi ile Davalı Müvekkiline borcunu ifa etmeyeceğini açıkça bildirmiş olduğundan Davacının, Davalı Müvekkilden almış olduğu 1.228.500-USD'nin 21.06.2006 tarihinden itibaren işleyen temerrüz faizi ile birlikte tahsili için 07.03.2016 tarihinde ---------E. Sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, yaklaşık 5 yıllık yargılama süreci içerisinde iki kere görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılmış ve istinaf mahkemesinin kararı ile dosya, davaya ilk bakan ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinin önüne tekrar gelerek ---------E. numarasını aldığını, bu defa da Davalı Müvekkilinin talebinin zamanaşımına uğramış olduğu yönündeki hatalı değerlendirmesi ile davanın reddine karar verildiğini, karara karşı Davalı Müvekkili tarafından istinaf yoluna başvurulduğunu ve dosyanın halen derdest olduğunu, Davacının devretmeyi taahhüt ettiği hisselerin Davalı Müvekkiline devrini sağlayamadığından Davalı Müvekkili Protokol ile daha fazla bağlı kalmak istemeyerek Protokolden döndüğünü, huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, Davacının 21.06.2006 tarihli Protokol ve 22.06.2006 tarihli Noter Hisse Devir Senedi tarihlerinde Şirket hissedarı olup olmadığı; hissedar ise ne oranda hissedar olduğu tespit edildikten sonra Davacı ile Davalı Müvekkili arasında imzalan Protokol ve Noter Hisse Devir Senedi kapsamında taahhüt edilen devirlerin kısmen de olsa gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin gerektiğini, bununla birlikte, Davalı Müvekkili tarafından kısmi ifanın kabul edilebilir olmadığı ve gerek Protokolde gerekse de Noter Hisse Devir Senedinde Şirketin %15'lik hissesinin devrinden bahsediliyor olmasına rağmen şirketin %0,05'lik hissesinin devrinin gerçekleştiğinin kabul edilebilir olmadığını, zira, hiçbir zaman tarafların %0,05 nispetinde bir hisse devrine yönelik olarak iradelerinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığını, keza, Davacının devretmeyi taahhüt ettiği hisselerin devrini sağlayamamış olması nedeniyle Davalı Müvekkili Davacı ile imzalamış olduğu Protokolden usulüne uygun olarak dönerek gerçekleşmeyen hisse devri nedeniyle ödediği paraların iadesini ---------E. Sayılı dosyası kapsamında talep ettiğini, şirket tarafından her ne kadar Davalı Müvekkilinin %0,05 nispetinde Şirket hissedarı olduğu belirtilmiş ise de Davalı Müvekkili bu zamana kadar hiçbir Şirket genel kurul toplantısına davet edilmediği gibi şirketin genel kurul toplantı tutanaklarında ve hazirun cetvellerinde Davalı Müvekkilinin hissedar olarak gösterilmediği Şirketin Ticaret Sicili kayıtları ile de sabit olduğunu, kaldı ki, huzurdaki taraflar arasından hisse devir protokolünün ve noter senedinin 2006 yılında imzalanmış olmasına ve bu protokolden 2016 yılında dönülmüş olmasına rağmen Davalı Müvekkilinin 2017 yılında hissedar olduğunun iddia edilmesi dayanaksız olduğunu, --------- sayılı dosyası kapsamında açılan davaya cevap beklenmeden anılan dava, -------- E. sayılı dosyası ile birleştirildiğini, davalı müvekkilinin birleştirme kararı neticesinde tarafı haline geldiğini, --------E. Sayılı dosyasında yokluğunda yapılan işlemlere ve alayhe beyanlara muvafakat etmediğini, Açıklanan nedenlerle, Davacının 21.06.2006 tarihli Protokol ve 22.06.2006 tarihli Noter Hisse Devir Senedi tarihlerinde Şirket hissedarı olup olmadığı; hissedar ise ne oranda hissedar olduğu tespit edildikten sonra Davacı ile Davalı Müvekkili arasında imzalan Protokol ve Noter Hisse Devir Senedi kapsamında taahhüt edilen devirlerin kısmen de olsa gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava ; davalı şirketteki hisselerini ---------- devretmediğini, ortaklığının devam ettiğinin tespitine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla kısmen hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;Mahkememizin 31/03/2021 tarihli ara kararı üzerine davadaki talebini açıklayan davacı 14/04/2021 tarihli beyan dilekçesi ile dava dışı --------- şirket hissesini devretmediğini ve davalı şirket ortaklığının tespitini talep etmiş olmakla davacıya dava dışı --------- aleyhine dava açıp iş bu dava ile birleştirilmesini talep etmek üzere süre verilmiş ve davacı tarafından dava dilekçesindeki aynı beyanlarla dava dışı --------- aleyhine dava açılmış ve mahkememiz dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.Davacı vekilinin 14/04/2021 tarihli dilekçesi ve ön inceleme duruşmasındaki tespitlerimize göre bilirkişinin yaptığı tespitin aksine dava genel kurul kararının iptaline ilişkin değil asıl ve birleşen dava davacının davalı şirketteki hisselerinin davalı ... ----------- devredilmediğinin ve şirketteki ortaklığının tespitine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının bizzat kendisinin 22-06-2006 tarihte hisselerinin tamamını üçüncü şahsa devrettiğini, bu hususun Yargıtay tarafından onanmış Mahkeme kararı ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde --------- sicil numarasıyla kayıtlıdır.
Kuruluşunun tescil tarihi 10-03-2003 dür. Şirketin önceki unvanları sırasıyla;
1) -------- Şirketi
2) -------- Şirketi
3) ...
4) -------- Şirketi şeklindedir.
Şirketin halihazır sermayesi; beheri 25 Krş. kıymetinde 144 000.000 adet hisseye ayrılmış olup 36.000.000.- T.L. sıdır.
Davalı şirketin bundan önceki sermayesi 2.000.000.- T.L. sıdır. Davalı şirketin 14-05-2004 tarihli ve ---------karar numaralı yönetim kurulu kararında; sermayenin 2.000.000.- T.L. sına çıkarılması sebebiyle rüçhan haklarını kullanan ve kullanmayan ortakların dökümü yapılmış, davacı ... rüçhan hakkını kullanmadığı, dolayısıyla artırımdan sonraki sermayesinin de 10.500.-T.L. sı olduğu belirtilmiştir. Bu karar ile birlikte ortaklar arasındaki 2.000.000.- T.L. lık sermayenin dağılımı ve ... sermaye payının 10.500.- T.L. sı olduğu 20-05-2004 tarihinde tescil edilmiş, 25-05-2004 tarihli ve -------- sayılı -------- yayımlanmıştır.Şirketin önceki sermayesi tamamı ödenmiş 2.000.000.- T.L. sı iken, 31-12-2007 tarihli bilânçosunda kayıtlı 34.000.000.- T.L. lık sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye ilâvesi ile 36.000.000.- T.L. sına çıkarılmıştır. Bu şekilde ana sözleşmenin “Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nev'i” başlıklı 6 ıncı maddesi tadil edilmiştir. 6 ıncı maddede “hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu” hususu yer almaktadır. Yukarıda belirtilen sermaye artırımı davalı şirketin 03-09-2008 tarihinde yapılan 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında kabul edilmiş, 01-12-2008 tarihinde tescil edilerek, 04-12-2008 tarihli ve -------- sayılı -------- yayımlanmıştır.Artırılan 34.000.000.- T.L. lık sermaye iç kaynaklardan karşılandığı için ortaklara hisseleri nispetinde bedelsiz hisse senedi verilmiştir.
Davacının önceki 2.000.000.- T.L. lık sermayede 10.500.- T.L. lık Hissesi varken, iç kaynaklardan artırılan 34.000.000.- T.L. lık sermayeden payına 178.500.- T.L. lık bedelsiz hisse düşmüş ve davalı şirketin 36.000.000.- TL. lık sermayesinde toplam 189.000.- T.L. lık paya sahip olmuştur. Davacının bu payının 36.000.000.-T.L. lık sermaye içindeki oranı yüzbinde 525'e (% 000525) tekabül etmektedirDavacının sermaye artırımından önceki 2.000.000.- T.L. lık sermayedeki 10.500.-T.L. lık payının oranı da yine aynı olup; yüzbinde 525 (% 000525) dir.Davacının, davalı şirkette sahip olduğu sermaye miktari yukarıda belirtilen şekildeki gibi olduğu halde, davacı ... ---------- Noterliği'nden 22-06-2006 tarihinde --------- yevmiye numarasıyla düzenlenen hisse devir senedine istinaden, davalı şirkette 420.000.- T.L. lık sermaye payı olduğunu beyan ederek, bunun 300.000.- T.L. lık kısmını bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte birleşen davanın davalısı ... devretmiş ve bedelini nakden ve tamamen almıştır.Ortaklar pay defterindeki 1 numaralı kayıtlara göre; ... hisselerinin üzerine --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı dosyası üzerinden haciz konmuştur. ... devir üzerindeki hacız ile birlikte yapılmıştır.
Pay defterindeki kayıtlara göre devirden sonra da hacizler gelmeye devam etmiştir. Şöyle ki:
-------- İcra Müdürlüğü'nin ---------- Esas sayılı dosyasından 24-02-2020 tarihinde ... adına gelen haciz ile ilgili olarak hissesi kalmadığı kaydı alınmıştır.
--------- İcra Müdürlüğü'nin --------- Esas sayılı dosyasından 25-02-2020 tarihinde ... adına gelen haciz ile ilgili olarak hissesi kalmadığı kaydı alınmıştır.
-------- İcra Müdürlüğü'nin --------- Esas sayılı dosyasından 28-06-2021 tarihinde ... adına gelen haciz ile ilgili olarak hissesi kalmadığı kaydı alınmıştır.
-------- İcra Müdürlüğü'nin ---------- Esas sayılı dosyasından 03-11-2021 tarihinde ... adına gelen haciz ile ilgili olarak hissesi kalmadığı kaydı alınmıştır.
Pay defterinin 11 numaralı kaydında ise; davacı ... 189.000.- T.L. lık hissesinin ... adına üzerindeki hacizler ile birlikte devredildiği kayıt edilmiştir.
Davalı şirketin 10-03-2003 tarihinde tescil edilerek, 13-03-2003 tarihli ve --------- sayılı ---------- yayımlanan ana sözleşme tadilinin “Hisse Pay Devri” başlıklı Ek 9. Maddesinde; “Şirket ortakları hisse ve paylarının üçüncü kişilere devri şirket idare kurulunun muvafakatine bağlıdır.” hususu yer almaktadır.
Davacı da bu maddeye dayanarak; “hisse devir işleminin pay defterine işlenmesine dair bir yönetim kurulu kararı alınmadığını, devrin şirket ana sözleşmesine uygun olarak yapılmadığı için hisse devir işleminin mutlak butlanla geçersiz olduğunu” iddia etmiştir. Davalı şirket gecikmeli de olsa yönetim kurulu kararı almıştır. Karar defterindeki 24-07-2017 tarihli ve -------- numaralı karara göre; “... ait %0,05 oranındaki şirket hisselerinin tüm hukuki hak ve vecibeleri ile üzerindeki hacizlerle birlikte ... adına kayıt altına alınmasına” karar verilmiştir.
Şirketin 2017 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantı tutanağında da; “... hisselerini 21-06-2006 tarihinde ... devrettiği” yazılıdır.Kaldıki bütün bunların haricinde hamiline yazılı hisse senetlerinin devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin ana sözleşme maddesini Yargıtay benimsememektedir.Davalı şirket, davacının şirkette mevcut olan hissesinden daha fazlasını devir ettiği için ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkeme Karar No:--------- olan 28-12-2010 olan kararında; “ihtilaf hukuki mahiyette olduğundan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine” karar vermiştir.
Davacı ... tarafından, ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine açılan “genel kurul kararının iptali” konulu davada, Mahkeme; zamanaşımı ile birlikte, davacının önce azınlığın azınlığı hissesinin olduğuna, devamında hisselerinin tamamını ... sattığına, bu nedenle böyle bir dava açma hakkı olmadığına, davacının hukuki yararının bulunmadığına” --------- Karar numarasıyla 08-07-2008 tarihinde karar vermiştir. --------- Hukuk Dairesi, Esas No:--------- ve Karar No:-------- olan 29-11-2010 tarihli ilâmı ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermiştir. Ayrıca halihazırda şirket sermayesi 36.000.000.- T.L. sı olup, ---------- hamiline yazılı 35.775.000.- T.L. lık hisse senedinin maliki olduğuna dair, --------- Noterliği'nden 21-10-2020 tarihinde, -------- yevmiye numarasıyla düzenlenen beyanname sunmuştur. Bunun ekinde hem şirketin sermayesi 2.000.000.- T.L. Sı iken, hem de sermaye 36.000.000.- T.L. sı iken çıkarılmış hamiline yazılı hisse senetlerinin fotokopileri ve seri numaraları bulunmaktadır. --------- malik olduğu hisse senetlerinin tutarını, 36.000.000.- T.L. Lık sermayeden çıkardığımızda, geriye; 225.000.- T.L. lık hisse senedi kalmaktadır. Bunun da 189.,000.- T.L. lık kısmı, hisseleri devir alan ... ait olduğuna göre, ortada davacı ... iddia ettiği şekilde bir hisse kalmamaktadır.Davacı sahip olduğu hisse tutarını fazla göstererek davalı şirketteki payını devretmiştir. Noterde düzenlenen hisse devir senedinde devir konusu hisse tutarının fazla gösterilmiş olması, mevcut olan azın devredilmediği anlamına gelmemektedir. Devir alan ... hisselerin sahibi olmuştur. Devir eden davacı ... da davalı şirkette hissesi kalmamıştır. Devirden sonra iç kaynaklardan bedelsiz olarak yapılan sermaye artırımından kaynaklanan paylar da doğal olarak yeni malike ait olup, bu nedenle ... sermaye payı 189.000.- T.L. sı olmuştur.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirkette mevcut olan hissesini birleşen davanın davalısına devrettiği, devrin geçerli olduğu, asıl ve birleşen dava yönünden iddialarını kanıtlayamadığı, yargılama aşamasında ölen davacı ... ... dışındaki mirasçılarının mirası reddettikleri, bu kararların kesinleştiği, HMK 55. Madde kapsamında taraf teşkilinin sağlandığı belirlenmekle asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-ASIL ve BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,
2-HARÇLAR
a-Asıl davada Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 373,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Birleşen davada Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 368,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
a-asıl davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b-Birleşen davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/07/2024