T.C.
İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/453 Esas
KARAR NO: 2024/673
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2023
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ;
Müvekkilinin, Patentli Olup Olmadığı Fark Etmeksizin --------- Ait Ürün Ve Çözümlerden Doğan Fikri Ve Sınai Haklara İlişkin Olarak Akdedilen Fikri Hakların Devredilmesine Ve/Veya Kullandırılmasına İlişkin Sözleşmelerin Mutlak Butlanla Batıl Olduğunun Tespitine Ve Sözleşmelere Konu Üretilen Ürün Ve Çözümlerden Doğan Fikri Hakların ---------Ait olduğunun Tespitinde Hukuki Menfaati Dolayısıyla Aktif Husumet Ehliyeti Bulunduğunu, Müvekkilin %45 oranında hisse sahibi olduğu --------ait Patentli olup olmadığı fark etmeksizin ürün ve çözümlerden doğan fikri ve sınai haklara ilişkin olarak akdedilen fikri hakların devredilmesine ve/veya kullandırılmasına ilişkin sözleşmelerin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve sözleşmelere konu üretilen ürün ve çözümlerden doğan fikri hakların --------- ait olduğunun tespiti talepli olarak ikame edilen huzurdaki davada müvekkilinin hukuki menfaati bulunduğunu, zira; --------- iştiraklerini fikri mülkiyet haklarını usulsüz olarak ele geçiren ---------- yönetim kurulu başkanı, CEO’su ve TEK İMZA YETKİLİSİ ---------, kendi eylemleri sonucu oluşan zararın giderilmesi için ürün ve çözümlerin ---------- ait olduğuna yönelik dava açması beklenemeyeceğini, bunun yanında -------- karısının kardeşi olan ve şirketin içinin boşaltılması eylemlerinde ---------- yönetim kurulu üyesi sıfatıyla hukuki sorumluluktan kurtararak dava ikame edilmesini engellemek amacıyla 31/03/2023 tarihinde imza yetkisi verilen --------- fikir ve eylemsel olarak iş birliği içerisinde hareket eden ---------- karısının kardeşi OLMAKTAN BAŞKACA GSM TEKNOLOJİLERİ ALANINDA BİR VASFI OLMAYAN --------- da kendi eylemleri sonucu oluşan zararın giderilmesi için ürün ve çözümlerin --------- ait olduğuna yönelik dava açması beklenemeyeceğini, bunun yanında yönetim kurulu üyelerine --------- mal varlığını korumak ve gerekli davaları açmaları için ihtarlar keşide edilmiş ve arabuluculuk başvuruları yapılmışsa da mezkur kişilerin --------- ile fikir ve eylemsel olarak işbirliği içerisinde hareket etmeleri sebebiyle --------- malvarlığının korunması için gerekli davaların açılması sağlanamadığını, ---------, ----------,---------,---------, ve destekçilerinin aşağıda detaylı şekilde açıklanacak olan yol ve yöntemlerle ---------Ş’ye ve müvekkile verdikleri zararın Sayın Başkanlığınıza arz olunma sebebi huzurdaki davanın dava konusu işlemlerin mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olduğundaki haklılığın ve -------- verilen zararın net olarak anlaşılması çabasından kaynaklandığını, --------- varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz yurtdışındaki iştiraklerinin herhangi bir hukuki gerekçeden yoksun şekilde ---------- ve/veya bu şahsın ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu yurtiçi ve yurtdışı şirketlerle/işletmelere “genel kurul kararı gerektiren önemli miktarda malvarlığı satışı” niteliğini haiz olacak şekilde ve TTK m.393’ün (“yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz.” şeklindeki) âmir hükmüne açıkça aykırı (dolayısıyla yok hükmündeki) muhtelif yönetim kurulu kararları vasıtasıyla; --------- varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olan, patentli olup olmadığı fark etmeksizin tüm ürün ve çözümlerine ilişkin fikri ve sınai haklarının --------- yukarıda belirtildiği şekilde hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere usulsüz ve muvazaalı şekilde devredilmesi;
--------- varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olan, patentli olup olmadığı fark etmeksizin tüm ürün ve çözümlerine ilişkin fikri ve sınai hakların --------- (yukarıda belirtildiği şekilde) hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere --------- zarar verme ---------- şahsi menfaat temin etme kastıyla --------- içini boşaltarak iflas ettirme amacına matuf olarak kullandırılması;---------- müşteri portföyünün, şirketinin içinin boşaltılması derecesine varacak şekilde, usulsüz ve bedelsiz olarak, --------- yukarıda belirtildiği şekilde hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere nakledilmesi, bu surette, yurtdışına çıkarılması, burada kullandırılması, lisanslandırılması ve ihraç edilmesi; fiziki varlığı bulunmadığından vergi ve gümrük mevzuatı gereği özel şekil şartlarına tabi olan yazılımların usulsüzce devredilmesi ve kullandırılması suretiyle vergi ziyaı yaratılması, bu vergi ziyaının öncelikle şirket üzerinde, ikincil olarak da paydaşlar üzerinde sonuç doğurucu şekilde idari ve cezai müeyyide riski yaratması, --------- kritik bilgi ve becerileri haiz ve yazılım niteliğindeki fikri mülkiyet haklarının detaylarına hâkim çalışanlarının, ---------- pay sahipliğindeki firmalara ---------- şahsi menfaat temin etme kastıyla devredilmesi,--------- tüm teknolojiler, ürünler, çözümler ve hizmetler üzerinde çalışan, tasarım, bakım ve müşteri teslimatından sorumlu olan, satış ve pazarlama, tüm küresel finans ve yönetimden sorumlu olan anahtar çalışanların; -------- zarar verme ve --------- şahsi menfaat temin etme kastıyla ve ---------- içini boşaltarak iflas ettirme amacına matuf olarak; -------- ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu yurtiçi ve/veya yurtdışı şirketlerle/işletmelere ---------Ş ve benzeri şirketlere transfer edilmesi; tüm bu gerekçelerle yönetim organının kendi kendisiyle işlem yapma yasağının ihlal edilmesi, özen ve sadakat yükümlülüğüne kasıtlı olarak aykırılık oluşturulması, temsil ve ilzam yetkilerinin kötüye kullanılması, rekabet yasağına, müzakereye katılma yasağına, hakkın kötüye kullanılması yasağına (MK m.2/2) aykırılıklar oluşturulması, muvazaalı işlemlere girişilmesi ve kanuna karşı hileler yapılması, bunların dışında ayrıca dürüstlük ve güven kurallarına aykırı davranışlar sergilenmesi, 6789 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 141 aykırılıklar oluşturulması, TTK 55 haksız rekabete ilişkin hukuki sorumluluk ve TTK 62 haksız rekabete ilişkin cezai sorumluluk hükümlerine aykırılıklar oluşturulması suretiyle ---------- zarar verilmesi hasebiyle iş bu davanın açıldığını, ---------- tarafından 12 yıldır kâr payı dağıtılmamasına rağmen ---------- milyonlarca lira huzur hakkı ve prim ödenmesinin hukuka aykırı olduğu, --------- sayılı dosyası kapsamında tanzim ettirilen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ve bu doğrultuda mahkemece huzur hakkı ve prim adı altında ödeme yapılmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. ----------, Mahkemenin tedbir kararından önce milyonlarca lirayı “huzur hakkı” ve “prim” adı altında uhdesine almış ve mahkemenin ihtiyati tedbir kararına rağmen ---------- iade etmemiştir. Görüleceği üzere ---------- yargı sisteminin yavaş işlemesini fırsat bilerek mahkemelerin ihtiyati tedbir kararlarına rağmen ---------- zarar vermekten çekinmediğini, ---------- ile müvekkil ----------- arasındaki akdi ilişki, --------- kasıtlı davranışlarıyla büyük bir hukuki uyuşmazlık yumağı haline gelmişse de; müvekkilin hakları birçok kez mahkemelerce tanınmış, müvekkil ----------- yönetim ve denetiminin dışına fiilen çıkarılmış olması sebebiyle bu tanınan hakların kullanılması / kullanılmaya devam etmesi mümkün olmamıştır. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki; müvekkilin --------- %45 oranında pay sahibi olduğu hususu da, mezkûr şekilde, kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edildiğini, bu doğrultuda; --------- mevcut ortaklık yapısı ; -%45 ----------,-%45 müvekkil --------,- %1 -------- ve%9-------
---------- yönetim kurulu, 31.03.2023 tarihine kadar --------- vatandaşı -------- ve ----------- oluştuğunu, ---------- ise 31.03.2023 tarihine kadar --------- münferiden imza yetkilisidir. Sayın Başkanlığınıza yukarıda arz olunduğu üzere ---------- 31.03.2023 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden --------- şirketin içini daha rahat boşaltarak yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluklardan kurtulmak amcıyla istifa etmiş, --------- ve kardeşi ---------- olumlu oylarıyla 31.03.2023 tarihinde genel kurulda ---------- yönetim kurulu başkanlığına -------- fikir ve eylemsel olarak iş birliği içerisinde hareket eden ----------- karısının kardeşi OLMAKTAN BAŞKACA GSM TEKNOLOJİLERİ ALANINDA BİR VASFI OLMAYAN ----------, ------- içini boşaltmak amacıyla getirilmiştir. --------- ---------- bütün fikri haklarını ----------- ve doğrudan dolaylı olarak sahibi olduğu şirketlere devrettiğini, ---------- tüm teknolojiler, ürünler, çözümler ve hizmetler üzerinde çalışan, tasarım, bakım ve müşteri teslimatından sorumlu olan, satış ve pazarlama, tüm küresel finans ve yönetimden sorumlu olan anahtar çalışanları;--------- zarar verme ve --------- şahsi menfaat temin etme kastıyla ve ---------- içini boşaltarak iflas ettirme amacına matuf olarak; -------- ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu yurtiçi ve/veya yurtdışı şirketlerle/işletmelere ---------Ş ve benzeri şirketlere devredildiğini,---------bu nitelikleri haiz bir şirket iken ---------- içi , İngiliz vatandaşı ---------, ----------,-------- ve --------- tarafından boşaltılmıştır / boşaltılmaktadır. ---------, ---------- içini daha fazla boşaltması nedeniyle oluşabilecek hukuki riskleri bertaraf etmek amacıyla, 31.03.2023 tarihli genel kurulda şirket yönetiminden çıkmış; şirket yönetimine de (1) Telekom alanında hiçbir tecrübesi veya başkaca bir vasfı olmayan, eşinin kardeşi ---------- ile (2) şirketin içinin boşaltılmasında fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği ----------- yakın tanıdığı---------- getirdiğini, ----------, bu surette, vergi sorumluluklarından da kurtulmayı amaçlamıştır. Sayın Mahkemenizce de takdir edileceği üzere, --------- her ikisi de %45 payına sahip ortaklarının yönetim kurulunda bulunmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yeni yönetim kurulu --------- geriye kalan malvarlığını --------- ve onun kontrolündeki şirketlere aktardığını, Derdest ve karara bağlanmış hukuk yargılamalarının bir sonucu olarak müvekkilin ilgili Şirket --------- %45 oranında ortağı olduğu, bu ortaklık payının bir gereği olarak şirket genel kurulunda söz sahibi olduğu, ----------, ---------- yıllar boyunca aldıkları kararlar ve yaptıkları işlemlerle müvekkilinin bu ortaklık payından mahrum bırakmak istediklerini, süreç boyunca ---------, ----------, --------- ve ---------- müvekkilinin ---------- yönetiminden dışlandığı,----------tam ve gereği gibi denetleme kabiliyetinin elinde alındığı, burada ----------, ---------, ---------- ve ---------- ana amacının müvekkilin pay sahipliğini de bertaraf etmek olduğu, bunun başarıya ulaşmaması halinde ise şirket malvarlığının kendilerine aktarılmak istendiği, ---------- ve --------- amacının sözde hukuki yollarla başarılamaması üzerine bu kez konusu suç teşkil ettiği yollara tevessül edildiği, bu doğrultuda öncelikle tehdit ve yıldırma yoluyla sonuç elde edilmeye çalışıldığı, müvekkilin buna direnmesi üzerine tehdit konusunun hayata geçirildiği, bu kapsamda --------- ana iştigal konusuna müteallik malvarlığı unsurlarından fikri hakların muvazaalı şekilde şirketin yurtdışındaki iştirakine aktarıldığı/kullandırıldığı, bahsi geçen yurtdışı iştiraklerinin, -------- uluslararası pazarlama ayağı niteliğinde olduğu, bu şirketin hisselerinin de usulsüz bir şekilde, ----------- alınarak ----------- mülkiyetine geçirildiği, bütün bu süreçlerin Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi yönünden vergi kaybı yarattığı, detaylı şekilde aktarıldığını, Şirket yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü altında oldukları, burada özetlenemeyecek kadar çok sayıda içtihada konu edilmiş, ayrıntısına girilmesi gerekmeyen bir normun tezahürüdür. Bu norm var olmasaydı dahi, ticari hayatın gerekleri ve şirket yöneticilerinin borçlar hukukumuz anlamında “vekil” sıfatını haiz olmaları karşısında, bu yükümün altında bulundukları sonucuna varılırdı. Bu bağlılık ve özen yükümlülüğünün özel bir görünümü de, yöneticinin kendi kendisiyle işlem yapma yasağıdır. Gerçekten de kanunkoyucu, limited şirketler yönünden aradığı “kendi kendisiyle işlem yapmanın özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturup oluşturmadığı” sorunsalını anonim şirketler yönünden aramamış, bu tip işlemleri doğrudan doğruya yasakladığını, bu yasağın ihlalinin tek müeyyidesinin “iptal” olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere, hatalı bir varsayım olacaktır. Gerçekten de genel kurulda çoğunluğu olmayan pay sahipleri bir genel kurul kararı alarak bu işlemin iptalini sağlayamama riski altında olacak yahut malvarlığı unsurları------- yargı yetkisinin dışına çıkartılarak olası yargı kararının icra ve infazı imkânsızlaştırılmaya çalışılacağını, öğretide ittifakla benimsendiği üzere, “Kanun koyucunun buradaki amacı, [Yönetim Kurulu’nun] şirketin önemli mallarını toptan satışını yapmak suretiyle, pay sahiplerini ve alacaklılarını zarara uğratması riskinin önüne geçmektir.” Somut olayda risk gerçekleşmiş, şirket ve pay sahipleri zarara uğramıştır. Kaldı ki kanunun birden fazla âmir hükmünün (TTK m.395 ve m.408) aynı anda ihlal edilmesi suretiyle ortaya çıkan bu zararın, m.553/1 gereği tazmini gerektiği de izahtan vareste olduğunu, gerek şirket fikri hakları gerekse de yurtdışı iştirak bu şekilde ---------- uhdesine aktarılması, hem ayrı ayrı hem de kümülatif olarak “önemli miktarda malvarlığı” niteliği taşımaktadır. Doktrinde ---------, yapılan satışın ardından şirketin sağlık bir şekilde faaliyetine devam edip etmediğinin değerlendirilmesi, bu yönde bir engel söz konusu ise yapılan devrin “önemli miktar” kabul edilmesi gerektiğini vurgulamadığını, -------- göre de fikri mülkiyet haklarının satışına dair kararlarda genel kurul kararı aranması gerektiğini, Yargıtayın şirkete ait araçların devredilmesini dahi “önemli miktarda” kabul etmiştir. Yine Yargıtay, “işletmenin büyüklüğü, devredilen malın işletmedeki konumu, miktarı gibi yönlerin irdelenmesi düşüncesiyle, mal kaçırma amacının sorgulanması, mal kaçırma iradesi tespit edilmekte ise devrin iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, burada ayrıca tartışılması gereken “toptan satış” ölçütü de tatmin edilmediğini, gerçekten de ---------, aynı kasıtla ve aynı eylem kararlılığıyla hareket etmişler, bu çerçevede fikri mülkiyet haklarını ve--------- yurtdışındaki iştirakini kendi uhdelerine geçirmişlerdir. Burada, normal şartlarda ---------- ait olan muvazaalı sözleşmelerin ve yurtdışı iştirak --------- ---------- dışına çıkarılması ayrı ayrı değil birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, zira yukarıda farklı noktalarda (özellikle yağma suçunun unsularının oluştuğunun kanaatinde olduğumuz tehdit unsurunu gösteren sulh toplantısında) açıklandığı üzere, ----------- saiki ve ana amacı, ----------- ve ----------- malvarlığını ele geçirmektir.Devredilen bu emvale bir de müşteri portföyünün eklenmesiyle, “şirketin içinin boşaltılmasından” artık tam manada söz edilebilmektedir. Böylece yalnızca ------------ en değerli varlığı olan fikri hakları değil, aynı zamanda bu fikri haklar vasıtasıyla lehine ürün üreterek kâr elde ettiği müşterileri de yurt dışındaki iştirak ----------- geçirilmiş, bu iştirakin de süreç içerisinde ----------- devredilmesiyle birlikte artık -- tabir caizse sakat bırakıldığını, Eş söyleyişle; --------- duran malvarlığı olan fikri hakları ile bu haklardan gelir elde etmesine vesile olan müşterileri, an itibariyle --------- tek mal sahibi olduğu yurtdışı iştirake geçirilmiş, böylece ---------- geri dönüşü neredeyse imkânsız bir zarara uğratıldığını, bu noktada ayrıca belirtmek gerekir ki ---------- ve ----------- ve onunla fikir ve eylem birliği içerisindeki kişilere karşı da, akde aykırılık ve haksız fiil hukuki sebeplerine dayanılarak hukuk davaları ikame edilerek ceza şikâyetlerinde bulunulacağını, Davalı --------- Ve -------- dava dilekçesinde konu edilen ----------Ş.' ye ait başlıca ---------- numaralı patentlere ve bunların kullanıldığı tüm ürün ve hizmetlere dair haksız fiilden ve fikri ve mülkiyet haklarının hukuka aykırı kullanımından kaynaklı maddi tazminat (hisse değeri kaybı ve gelir kaybı başta olmak üzere fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç) ile manevi tazminat ve itibar tazminatından diğer davalılarla birlikte müştereken müteselsilen sorumludur. Zira, yukarıda da aktarıldığı üzere, anılan şirketler ve yöneticileri, İlgili Şirket ---------- aktif malvarlığının üçüncü kişiler vasıtasıyla davalı ---------aktarılmasına destek olmuşlar, bu konuda davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müvekkilinin pay sahibi olduğu ---------- zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalılar ---------- Ve ----------- ------------ malvarlığı unsurlarının davalı ------------ şahsına devredilmesi ve ------------- boş bir kabuk olarak bırakılmasının ve bu surette zarara uğratılarak iflas ettirilmesinin hedeflenmesi, böylece Kuru’nun ------------ hisselerinin değerinin sıfıra indirilmesi ve önce ----------- devamında ise müvekkilin toplamda yüz milyonlarca dolar zarara uğratılması eylemlerinde sorumluluk taşıdıklarını, ---------- patentlerinin hukuk dışı olarak dış şirketlere kullandırılması, ----------- hukuka aykırı şekilde davalı --------- geçirilmiş iştiraklerine doğrudan ürün, çözüm, patent ve yazılım kodlarının sunulması ve kullandırılması, ----------- davalı ---------- kendi şahsına kurduğu şirketlere ve davalı ---------- uhdesine geçirdiği iştiraklere İlgili Şirket varlıklarının transfer edilmesine kusurlu fiillerle katkı sağlanması, ---------- patent ve ürünlerinin davalı ----------- hukuka aykırı şekilde devredilmiş şirketlere ve üçüncü kişi müşteri şirketlere kullandırma ve devretme faaliyetlerine dâhil olunması, -----------, müvekkilinin haricen öğrenildiği üzere, ---------- bu çalışma şekline başladığını, bu iki kişi arasındaki ilişki, -------- --------- firmasına genel müdür olarak atanmasından sonra yoğunlaşarak ilerlediğini, 2015’teki bu atama sonrasında --------- ---------- yaptığı satış miktarlarını tarihte olmadığı kadar yukarı çıkmıştır. -------- ile -------- arasındaki ticari ilişkinin çap ve kapsamının 2015 öncesi ve sonrası yönünden karşılaştırılmasından, --------- ---------- olmasından kaynaklı fırsatın suiistimal edildiği ---------- --------- su olduğu şirketin yapmış olduğu satın almalar karşılığında komisyon aldığı net bir biçimde anlaşılacağını, 2012 yılında tekrar -------- dönerek ---------yerleşen ---------, halka açık şirketlerin yönetim kurulu üyesi olarak görev almıştır. Bu şirketleri sayacak olursak; ----------, ----------, ---------, --------- ve --------. Bu şirketlerde oldukça aktif görev alan, gelişen teknolojiyi yakından takip ederek, görev aldığı şirketleri yeni teknolojik atılımlara yönlendirmesiyle de adından söz ettirdiğini, bu şirketler dışında, --------, -------, ----------, ----------, ----------, -----------, ---------- ve --------- gibi şirketlerde de danışma kurulu üyesi olarak görev aldığını, ----------- 2019 yılında ---------- şirketi ----------- yönetim kurulu üyesi olmuş, sonrasında da Genel Müdür olarak tayin edildiği, bu süreçte --------- ile ----------- arasındaki illegal ilişki de --------- --------- kaydırıldığını, ----------- 2020-2022 yılları arasında ----------- pozisyonunda çalışan, yani ----------- sağ kolu olarak işe alınan ----------, ----------- üzerinde yapılacak operasyona yardımcı olması konusunda ---------- tarafından cesaretlendirilmiş ve 2022 yılının Nisan ayında, işbu dilekçemizde bahsi geçen ---------- müvekkil ----------- tehdit ettiği tarihte ----------- yöneticisi olarak atandığını, Nisan 2022’den bugüne --------- ile koordinasyonda kalarak, ---------- tehditlerine önce dışarıdan destek vermiş, 31.03.2023 tarihli genel kurulda --------- yönetim kurulu üyesi olarak destek vermeye devam etmektedir. --------- etik kurallara aykırı ve kötü niyetli davranışlarla ---------- içinin boşaltılmasına destek verdiği ve bundan ekonomik menfaat temin etmeyi amaçladığı, olunan--------- şirketini ise etik kurallara aykırı hedeflerine ulaşmak için kullandığı yargılamada toplanan deliller muvacehesinde ispatlanacağını, ----------, ---------- ait olan ve hukuka aykırı olarak elgeçirilen ürün ve çözümleri glolbal networkü ve yakın ilişki içerisinde olduğu gsm şirketlerinin ceolarını da kullanmak vasıtasıyla pazarlamakta ve gelir elde ettiğini, ---------, müvekkilin tarafında sorumluluğu bulunan GSM şirketlerine ve CEO’larına gerekli ihtarları göndermesi üzerine, ilgili CEO’ları arayarak kendilerine destek olmaları gerektiğini, suça konu olduğunu kanaatinde olduğumuzu kullanmalarında bir sorun çıkmayacağını, konunun ortaklar arasındaki kavgadan ibaret olduğu, hukuki veya cezai bir riskin olmadığını belirtilerek ilgili şirket CEO’larını ikna etmeye yönelik lobi faaliyetleri de yürütmektedir. Sayın başkanlığınıza tekraren önemle vurgulmak isteriz ki; huzurdaki davanın konusu ortaklar arası ihtilaf değildir , -------- ait olan ve hukuka aykırı olarak elgeçirilen ürün ve çözümlerin kullanımından kaynaklı zarar ve ziyan taleplerini içerdiğini, sözkonusu lobi faaliyetlerinden bir kısım GSM şirketi CEO’ları -------- güvenmeleri nedeniyle etkilenmekte bir kısım CEO’lar ise durumu fırsata çevirme amacıyla ---------- daha fazla destek olarak kazançlarını katlamaya çalıştığını, ---------- malvarlıklarının kısa, orta ve uzun vadede özellikle davalılara karşı korunması gerektiği açıktır. Bu koruma, ticaret hukukumuzun klasik denetim yetkileriyle sağlanamadığını, zira davalılar müvekkili şirket üzerindeki pay sahipliği haklarını kullanmaktan mahrum bırakmışlar, ısrarlı çabalarla genel kurulu işlevsiz hâle getirmişler, şirketi değersiz şirket malvarlığını ise anlamsız kıldıklarını, davalıların bu çabaları hâlâ devam etmekte olup, --------- fikri haklarının ve müşteri portföyünün usulsüz şekilde dışarı aktarılması sürecinin huzurdaki davanın ikamesiyle birlikte hızlanacağı neredeyse kesindir. Bu durum, gerçek değeri milyonlarca doları bulan şirketin mahvına ve belki de borca batıklığına sebebiyet verecek derecede ciddi olduğunu, --------- yurtdışı iştirakleri, ---------, ---------, ---------, -------- --------- devredilmiş, bu devir için herhangi bir genel kurul kararı alınmamıştır. Salt bu durum dahi, şirket malvarlığının, şirkete kasıtlı bir şekilde zarar veren davalılardan sâdır olan ve devam etmesi kuvvetle muhtemel bulunan eylem ve işlemlere karşı, muhterem mahkemeniz eliyle korunmasını gerektirtiğini, bu korumayı sağlamanın en önemli yolu, şirketin %45’lik pay sahibi olan müvekkille karşılıklı davaları bulunan davalı yöneticilerin yönetim yetkilerinin kısıtlanmasıdır. Bu kısıtlama ise, her halde İlgili Şirkete atanacak yönetim kayyımıyla mümkün hâle gelecektir. Kayyım atanmasıyla birlikte hem muvazaalı lisanslamalar son bulacak hem de müşterilerin usulsüz şekilde ---------- uhdesindeki şirkete aktarılmaları durdurulacağını, şayet muhterem mahkemeniz nezdinde “İlgili Şirkete yönetim kayyımı atanmasına gerek olmadığı” kanaati hâsıl olacak olursa; bu sefer işbu dilekçemizin “Netice-i Talep” başlıklı kısmı altındaki terditli talep nazara alınarak denetim kayyımı atanmasını, zira her ne kadar asıl talebin yönetim kayyımı vasıtasıyla usulsüzlüklerin durdurulması ve şirket zararındaki geometrik artışın engellenmesi ise de, denetim kayyımı vasıtasıyla hem zarar tespiti yapılabilecek hem de davalılar ve iştirak halinde bulundukları dava dışı üçüncü kişiler nezdinde gerekli caydırıcılık sağlanabileceğini, TTK 555. maddesi kapsamında davalı --------- 10.06.2022 tarihinden dava tarihine kadar --------- verdiği zararlar talep edildiğini, diğer davalıların zarara sebebiyet veren eylemleri nedeniyle ise hukuki uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvuru tarihinde kadar oluşan zararlar talep edildiğini, Davalı Yönetim Kurulu Üyesi -------- açısından TTK 555. Maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olarak Dava konusu edilen zararın tespiti amacıyla bilirkişi raporu alındıktan ve zarar miktarı belirlendikten sonra dava konusu edilen zararın tespiti amacıyla bilirkişi raporu alındıktan ve zarar miktarı belirlendikten sonra tedbiren; --------Ş.’ye 3 kişilik heyet halinde çalışacak yönetim kayyımı atanmasını, aksi halde anılan şirkete aynı şartlarda denetim kayyımı atanmasını,HMK m.107/2 gereği belirli hâle geldiğinde artırılmak üzere, 1375,969 USD, 1962,678 EURO, 1275,969 Pound ve 17.830,983 TL maddi zararın, zararın oluşma tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte yukarıda alıntılanan ilmi ve kazaî içtihatlar nazara alınarak, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ---------- tahsil edilerek DAVACIYA VERİLMESİNE, aksi halde bu bedelin tahsilde tekerrür olmamak üzere --------- tahsil edilerek ----------Ş.’ye ÖDENMESİNE, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve dava dilekçesinde belirtilen mevzuat gereği diğer davalıların sorumluluğuna ilişkin olarak ; davamızın kabulüyle, HMK m.107/2 gereği belirli hâle geldiğinde artırılmak üzere, 1375,969 USD, 1962,678 EURO, 1275,969 Pound ve 17.830,983 TL ----------Ş.' ye ait başlıca ------------ numaralı patentlere ve bunların kullanıldığı tüm ürün ve hizmetlere dair haksız fiilden ve fikri ve mülkiyet haklarının hukuka aykırı kullanımından kaynaklı maddi tazminat (hisse değeri kaybı ve gelir kaybı başta olmak üzere fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç) ile manevi tazminat ve itibar tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ---------- müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek DAVACIYA VERİLMESİNE, aksi halde bu bedelin tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar ------------ tahsil edilerek ----------Ş.’ye ÖDENMESİNE, ---------Ş. ile hukuksuz ve muvazaalı işlemlerle hisseleri ele geçirilen iştirakleri -----------,--------- , ---------, --------- arasında patentli olup olmadığı fark etmeksizin ---------Ş.’e ait ürün ve çözümlerden doğan fikri ve sınai haklara ilişkin olarak akdedilen fikri hakların devredilmesine ve/veya kullandırılmasına ilişkin sözleşmelerin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve sözleşmelere konu üretilen ürün ve çözümlerden doğan fikri hakların --------Ş.’ye ait olduğunun tespitine,Zarara İlişkin Bilirkişi Raporu Alınması Akabinde ------------ fikri mülkiyet hukukundan kaynaklı olarak haksahibi olduğu ürün ve çözümlerin davalılar tarafından kullanılmasının ve/veya kullandırılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına,Vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek DAVACIYA VERİLMESİNE, her hâlükârda TTK m.555/2 hükmünün UYGULANMASINA, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava ; hukuki niteliği itibariyle, davalılar tarafından, şirkete verilen zararın tazmini isteğine ilişkindir.Mahkememizin 04/09/2023 tarihli tensip ara kararları ile yine mahkememizin 05/10/2023 tarihleri ara kararlarının davacı tarafından yerine getirilmediğinden 23/10/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekiline yurt dışı tebligat işlemlerini yerine getirmek üzere ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde dosyanın takipsiz bırakılmış sayılacağının ihtarına karar verildiği, iş bu ara karar ile ihtarın tebliğ edildiği, Mahkememizin 16/07/2024 tarihli ara kararı ile taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının yenileninceye kadar HMK 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği,Davacı vekilince 29/07/2024 tarihli yenileme isteminde bulunduğu ve Mahkememizin 05/08/2024 Tarihli yenileme tensip tutanağı ile ;
"HMK 114/g madde hükmü gereğince davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartı olarak belirlenmiştir.HMK 115/1 ve 2. madde hükmü gereğince, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.İş bu madde hükümleri gereğince ; Adresi Yurt Dışında bulunan davalılar yönünden Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslar ile Devletlere göre Tebligat İşlemlerinde Uygulanacak Esaslar dikkate alınarak ;a-Davalı --------- yönünden Mahkememizce düzenlenecek ------- --------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek -------- --------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET -------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının---------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, ayrıca 21.12.2022 Tarihli ------- ------ sayılı sayısında yayınlanan Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslara Dair Tebliğ Hükümlerinin 9/a-1 maddesi gereği " 95 ABD doları tutarındaki masrafın, tebligatın yapılacağı muhatabın adı belirtilerek banka hesabına yatırılması veya sitesi üzerinden online olarak ödenmesi sağlanır. " maddesi gereği belirlenen işlemleri yapıp, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarını ve 95 ABD doları tutarındaki dekont örneğini sunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, b-Davalı --------- Adres: -------- yönünden Mahkememizce düzenlenecek -------- --------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek -------- -------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET ---------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının -------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarınısunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, c-Davalı -------- yönünden Mahkememizce düzenlenecek -------- ------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek -------- ------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET --------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının -------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarınısunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, d- Davalı --------- yönünden Mahkememizce düzenlenecek -------- --------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek ------- ------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET --------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının -------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarını sunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, e-Davalı -------- yönünden yönünden yönünden Mahkememizce düzenlenecek -------- -------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek ------- -------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET --------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının ---------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarınısunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, f-Davalı ---------- yönünden yönünden yönünden Mahkememizce düzenlenecek Ek 4 Tebliğ Talepnamesini teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek Ek 4 Tebliğ Talepnamesi ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET -------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının ---------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarınısunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, ayrıca 21.12.2022 Tarihli -------- --------- sayılı sayısında yayınlanan Yurt Dışı Tebligat ve İstinabe Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslara Dair Tebliğ Hükümlerinin 9/j-1 maddesi gereği " 80 --------- doları masraf talep edilmektedir. -------- doları Ülkemizde dolaşımda bulunmadığından, karşılığı -------- doları veya Türk lirasının mahkeme veznesine avans olarak yatırılması ve tebligat işlemi sonucunda --------- makamlarınca istenilen masrafın ödenmesi sağlanır. " maddesi gereği belirlenen ücretin gider avansı olarak Mahkememiz veznesine yatırılması ve dekontunun sunulması için tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, g-Davalı -------- yönünden Mahkememizce düzenlenecek -------- -------- nolu Formunu teslim almak üzere Mahkememiz kalemine müracaat ederek -------- -------- nolu form ile birlikte dava dilekçesi ve tensip tutanağını, ara karar ve beyan dilekçelerini 2 SURET --------- Tercüme yaptırmak ve 350,00 TL Yurt Dışı Tebliğ Harcının --------- “Muhtelif Gelirler” hesabına ( açıklama kısmına ilgili davalının adı soyadı belirtilerek ) yatırılması, 350,00 TL yurt dışı tebliğ harcı dekontunu, Tercüme evraklarını sunmak üzere tebliğden itibaren 1 aylık kesin süre verilmesine, HMK 120/2 ve 114/1-g maddesine göre gider avansı dava şartı olup, verilen kesin süre içinde yukarıda belirtilen ve taraflara tebligat ve taraf teşkili için gereken masrafları yatırıp makbuzlarını verilen kesin süre içinde sunmaması halinde davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtarına,
Taraf teşkili için yurtdışına gönderilecek evraklar yönünden verilen kesin süre içinde yeminli tercümelerin sunulmaması halinde taraf teşkili sağlanamamış olacağından dosya ele alınacak ve mevcut dosya durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, " karar verildiği, iş bu ihtarlı tensip tutanağının davacı vekiline 10/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden itibaren yasal süre ile Adli Tatil süreleri dolduktan sonra davacı vekilince yenileme tensip tutanağının 4. Nolu maddesi ile " HMK 120/2 ve 114/1-g maddesine göre gider avansı dava şartı olup, verilen kesin süre içinde yukarıda belirtilen ve taraflara tebligat ve taraf teşkili için gereken masrafları yatırıp makbuzlarını verilen kesin süre içinde sunmaması halinde davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtarına, " belirtilen işlemleri yerine getirmediği anlaşılmıştır.Bu itibarla gider avansı dava şartını yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın HMK 115/2 maddesi gereği usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-DAVANIN USULDEN REDDİNE,
HARÇLAR
Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 247,7 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş iki adet sarf kararında yer alan toplam 6.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.12/09/2024