T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/426 Esas
KARAR NO: 2023/932
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2022
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin her türlü yapı gereci, mutfak ve banyo dolapları ve aksesuarları, ev ürünleri ve dekoratif ürünlerin üretimi, pazarlanması ve satışı işiyle iştigal ettiğini, bu kapsamda anahtar teslimi olarak büyük projelere ürün tedarik edildiği gibi son tüketicilere perakende ürün satışı da yaptığını, öte yandan projeli işlerde örnek daire ve alanlarda kullanılmak üzere tacir ve müteahhitlere örnek ürün satışı da yapıldığını, davacı şirketin, davalı şirkete, davalının projesindeki örnek dairesinde kullanmak üzere -------kodlu iki adet mutfak tezgahı vasıflı ürünün satışını gerçekleştirdiğini, ilgili ürünlerin,--------- bedelli fatura ile teslim edildiğini, ürünler teslim edilmesine rağmen davalı tarafça faturaya veya vasıflarına hiçbir şekilde itiraz edilmemesine rağmen ürünün bedelini ödemediğini, davalı şirkete, davacı şirket yetkilileri tarafından sözlü olarak ulaşılmaya çalışıldığını, herhangi bir dönüş alınamadığını, -------- yevmiye numaralı evrakından ödeme ihtarı keşide edildiğini, ihtarnamede, davalıya borcu, ihtarname bedeliyle beraber ödeme için üç iş günü süre tanındığını, ihtarnamenin davalıya 14.02.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, hiç bir şekilde ödeme yapılmaması üzerine mezkur fatura borcu olan 17.478,16 TL ve bu faturadan önce bulunan 851,31 TL olmak üzere toplamda 18.329,47 TL üzerinden ------- sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını beyan ederek; borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun borç miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatı ödemesine, gönderilen ihtarname bedeli olan 311,12 TL'nin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının aksine, davalı şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davacı tarafça iddia edilen alacağın dayanağı olarak gösterilen fatura ve fatura içeriği mallar davalı şirkete teslim edilmediğini dosyada, davacı tarafça iddia edilen fatura ve içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğine dair herhangi bir belge mevcut olmayıp, haksız ve dayanaksız davanın reddi gerektiğini, davacı taraf, dava dilekçesinde; "Müvekkil şirket, davalı şirkete, davalının projesindeki örnek dairesinde kullanmak üzere ------ kodlu iki adet mutfak tezgahı vasıflı ürünün satışını gerçekleştirildiğini, ilgililer-----------kodlu faturayla faturalandırılmış ve davalıya teslim edilmiştir" şeklinde iddialarda bulunduğunu, davacı tarafça teslim edildiği iddia edilen mutfak tezgahları müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davalı şirket tarafından inşa edilen/edilecek olan dairelerde, daireleri satan alan kişilere tanıtmak ve talep olması halinde satış yapabilmek için davacı tarafında kabul ve ikrarında olduğu üzere örnek daireye monte edilen ancak davalı şirkete teslim edilmeyen, davacı şirket temsilcisi tarafından da bir bedel karşılığı olmadan kurularak, gelecek müşterilere tanıtılacağı belirtilen, tezgahlar için sonradan bedel talep edilmesi, fatura düzenlenmesi açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça iddia edilen tezgahlar davalı şirkete teslim edilmemiş ve davalı şirket tarafından kullanılmadığını, davacı taraf, örnek dairede kullanılmak üzere teslim ettiğini beyan ettiği malların teslim edildiğine dair davalı şirketin veya temsilcisinin imzasını taşıyan teslim belgesi sunulmadığını beyan ederek Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmaması kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, İİK'nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir -----Mahkememizce temin edilen takip dosyası olan --------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine,18.329,47.-TL Toplam Alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 12/04/2022 tarihinde e tebliğ yolu ile tebliğe gönderildiği, 17/04/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalının 13/04/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Ön inceleme duruşmasında, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe itiraz üzerine duran takibin devamı niteliğinde itirazın iptali davası olmakla birlikte uyuşmazlığın, davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların 2022 yılı ticari defter ve kayıtları ile uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.Temin edilen 19/3/2023 tarihli raporda,
"(...) 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.Davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. M.220-226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi olan ------ tarihi itibariyle davalından ------- tutarlı faturanın kalan bakiyesinden kaynaklı 17.473,13 TL alacaklı olduğu,Davalı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi olan ---- tarihi itibariyle davacıya ------- tutarlı faturadan kaynaklı 17.478,16 TL borçlu olduğu.Taraf ticari defterlerindeki (17.473,13 - 17.478,16) 5,03 TL tutarındaki uyumsuzluğu, davacı defterlerinde 2021 yılından 2022 yılında devir eden borç bakiyesinin 851,31 TL, davalı defterlerinde ise 856,34 TL olmasından kaynaklanmaktadır (...)Dava ve takibe konu cari hesabını oluşturan 1 adet 17.478,16 tutarlı faturaya davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden, faturaya konu malların teslim alındığına karine oluşturduğunun kabulü halinde, davacını takip tarihi itibariyle davalından 17.473,13 alacaklı olduğu, 17.473,13 alacağına takip tarihinden itibaren, yıllık %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebilecektir.Dava ve takibe konu cari hesabı oluşturan, 1 adet 17.478,16 tutarlı faturaya konu malların davalı tarafa teslimine ilişkin dosya kapsamında sevk irsaliye ve benzeri belge bulunmadığından, davacının faturaya konu malların teslimi kanıtlamadığının kabulü halinde, davacının, takibe konu olan faturalardan kaynaklı davalından herhangi alacağının bulunmadığı" tespitlerine yer verilmiştir.Satım konusu malın teslim edildiğine dair davacı tarafça bilgi/belge sunulmamasıyla birlikte tarafların ticari defter ve kayıtlarının örtüştüğü tespit edildiğinden malın teslim edilip edilmediği hususunda yemin teklif edip etmeyeceği davalı vekilinden sorulmuştur. Verilen kesin süre içinde davalı vekilinin yemin metnini sunduğu, davacı şirket yetkilisine tebliğe gönderildiği, davacı şirket yetkilisinin ----- tarihli celsede hazır bulunarak yapılan kimlik tespiti sonrasında;"Davacı şirket yetkilisi ---- "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyorum" dedi.Devamla; "davalı -----yetkilisi olduğum davacı ------arasındaki ticari ilişki kapsamında, -------- kodlu iki adet mutfak tezgahının "örnek daireye" bedelsiz ve taşınmaz alacak kişilere göstermek ve şirketimiz adına pazarlamak için monte edilmediğine, örnek daireye tarafımızca monte edilen mutfak tezgahının, tamamen bedeli karşılığında davalı şirkete satıldığına ve teslim edildiğine, taşınmaz satın alacak kişilerin görüp alabilmesi için bedelsiz olarak montaj yapılacağına ve mutfak tezgahlarının taşınmaz alacak kişilere satışı ve tesliminin tarafımızca karşılanacağına dair davalı şirkete bir taahhüdümüzün olmadığına, örnek daireye kurup, teslim edip, bedelinin ödenmesini talep ettiğimize, bedel alınmayacağına dair veya taşınmaz alan kişilerin örnek dairede görüp istemesi halinde, isteklilere mutfak yapılması karşılığında örnek daireye montaj yapıldığına dair taahhüdümüzün olmadığına, davalı şirketin bu yöndeki iddiasının doğru olmadığına, bu kapsamda şirketimiz çalışanları tarafından davalı şirkete hiç bir taahhütte bulunulmadığına, mutfak tezgahlarının bedelinin şirketimize ödenmesi gerekirken bedelin ödenmediğine, yemin ederim" diyerek yemin edasını gerçekleştirdiği; bu haliyle teslim olgusunun da sabit olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının ----------- esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 17.473,13.-TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren %15,75 oranında değişen ve kademeli olarak avans faizi işletilmesine,
Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si olan 3.494,62.-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.-Alınması gerekli 1.193,59.-TL'nin davacı tarafça dava açılırken yatırılan 221,38.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 972,21.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 221,38-TL peşin harç ve 80,70.-TL başvurma harcı toplamı 302,08.-TL harcın davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 1.400,00.-TL bilirkişi ücreti, 114,50.-TL posta gideri, olmak üzere toplam 1.514,50.-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.438,78.-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.473,13.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 856,34.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine,
8.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 78,00.-TL sinin davacıdan, bakiye 1.482,00.-TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.-Kararın kesinleşmesi halinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 05/12/2023