T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/392 Esas
KARAR NO: 2023/949
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2020
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil -----firması, davalı ------ asıl işvereni olduğu tersanelerde taşeron hizmeti verdiğini, taşeron hizmetine ilişkin taraflar arasında cari hesap tutulduğunu, müvekkili tarafından verilen hizmetlere karşılık olarak davalı şirkete fatura düzenlendiğini, bu faturalara davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz olmadığını, taraflar arasında tutulan cari hesap alacağının müvekkili tarafça davalı tarafa mail olarak gönderildiğini, davalı şirket ----- tarafından gönderilen cevap mailinde cari hesap konusunda mutabık olduklarını, Davalı taraf yetkilisi mail cevap ekinde------ Bakiyesi olduğunu, kaşeli imzalı beyanı ile teyit ettiklerini, mutabık olduklarını bildirir kaşeli imzalı beyanını da gönderdiklerini, müvekkil firmanın cari alacağı olan ve aşağıda belirtilen fatura bedelleri davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine ------- icra dosyası ile takibine geçildiğini, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, başlatılan icra takibine ----- vergi borcu yoktur gibi yazıları teslim etmediğinden bahisle itiraz edildiğini, davalının itiraz dilekçesindeki gerekçelerin hukuki bir temeli olmadığını, ödenmesi gereken faturaların bu şekilde koşula bağlanmasının kabul edilemez olduğunu, Davanın kabulü ile;----- Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında “saç işlerinin yapılması” konulu çeşitli tarihlerde hizmet alım sözleşmesi ve ek sözleşmelerin akdedildiğini, müvekkil şirketin muaccel olmuş borcunun bulunmadığını, aralarındaki sözleşmeye göre ödeme emrine dayanak yapılan aturaların ödenebilir olması için davacının ----- vergi borcu yoktur yazılarını teslim etmesi gerektiğni, teminat kesintilerini iadesinin de belirli koşullara bağlı olduğunu,teminat alacağının da muaccel olmadığını, davacının icra takibinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen eksiklikler yerine getirilmediğinden, isteminin yerinde olmadığını, icraya itiraz edildiğini, haksız açılan davanın ve %20 den aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, İİK'nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ----------- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir ------- esas sayılı dosyası temin edilmiştir. İncelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine, 319.052,28.-TL asıl alacak, 14.813,11.-TL işlemiş alacak olmak üzere toplam 333.865,39.-TL Toplam Alacağa takip tarihinden itibaren yıllık avans ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 22/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/07/2020 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Davacı vekili 31/8/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----şahıs firmasının, davalı -------- hizmet verdiğini, buna karşılık fatura düzenlendiğini ve davanın bu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, taraflar arasındaki cari hesap mutabakatına göre de 31/5/2020 tarihi itibariyle müvekkilinin 319052,28 TL alacaklı olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe davalı borçlunun “takip alacaklısının alacağını talep etmesi için------ ve vergi borcuna ilişkin belge sunması gerekirken sunmadığı, bu nedenle ödeme yapılamadığı” şeklinde itiraz ettiğini, “teminatın iadesine ilişkin talep olursa, bunun da aynı şartlara bağlı olduğunu” nun belirtildiğini, bu itirazların hukuki bir temelinin bulunmadığını belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Mutabakat ile ilgili mail kayıtları sunulmuş, önce----- mail atmış, sonra ---- mutabıkız diye cevap vermiş ve onaylı formun ekte yer aldığını söylemiştir. Yani ----- borçlu olduğu hususunda “mutabıkız” kalmıştır.Cevap dilekçesinde davalı, takibe itiraz dilekçesindeki şekliyle ödemelerin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda yapılması gerektiğini, buna göre sözleşmenin 7.2. ve 7.2.5 hükümlerine göre borcun bulunmadığını belirtmiştir.21/1/2021 tarihli ön inceleme duruşması doğrultusunda uyuşmazlık tespit edilerek, dosya, biri hesap uzmanı, diğeri gemi inşaatı mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek uyuşmazlık konularına dair rapor alınması talep edilmiş; 31/3/2021 tarihli raporda özetle, takipten sonra yapılan ödemenin mahsubu sonucu davalı şirketin 312020,24 TL borçlu bulunduğu, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, davacının çalışanlarının işçilik alacaklarının ödenip ödenmediği hususunun ise yapılacak inceleme ile ortaya çıkabileceği, takip öncesi temerrüt bakımından herhangi bir ihtarın bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir.Davacı vekili tarafından 14/3/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesinde, raporda davalı tarafından dosyaya sunulan bir takım sözleşme maddelerinin değerlendirildiği, bu sözleşme altında yer alan imzanın ise müvekkiline ait olmadığı ifade edilmiş; müteakip celsede davacı vekili bu hususu tekrar ederek, sözleşme altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını yinelemiştir.Aynı celsede, Mahkememizce ------ müzekkere yazılarak, davacının işçilerinin hizmet dökümleri ve prim borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda bilgi verilmesi istenilmiştir; ayrıca taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşme asılları temin edilerek dosya arasına alınmıştır.Davacı ----------, sunulu sözleşmeler altında yer alan imzaların kendisine ait olup olmadığı hususunda isticvap edilmiş, 30/11/2021 tarihli duruşmada, “bana göstermiş olduğunuz 4/9/2019 ve 23/8/2019 tarihli sözleşmelerde yer alan imzalar bana ait değildir” şeklinde beyanda bulunmuştur; aynı celsede istiktap tutanağı tanzim edilmiş ve sözleşme tarihine yakın imza örneklerinin temini için ilgili birimlere müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.Tüm yazı ve imza örnekleri temin edildikten sonra dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş ve sözleşmelerde yer alan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş; sunulan 22/3/2023 tarihli raporda özetle, ------ İnceleme konusu belgedeki imzalar ile ------- ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; mukayese imzalarının iki varyasyon gösterdiği, bunlardan -------- nolu mukayese imzaları ile sözleşmedeki imzalar arasında yapılan karşılaştırmada başlangıç hareketlerinde kısmi benzerlikler, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgelerdeki imzaların Mevcut mukayese imzalarına kıyasla ------- eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı,
----------adına düzenlenmiş fatura asıllarındaki imzalar ile sözleşmedeki imzalar arasında yapılan karşılaştırmada başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde benzerlikler görüldüğü genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde faturalardaki imzalar ile inceleme konusu belgelerdeki imzaların aynı el ürünü olabileceği” belirlemelerine yer verilmiştir.Özetle, sözleşmeler üzerinde bulunan imzalar ile temin edilen imzaların, ---- eli ürünü olduğunu gösterir nitelik ve yeterlikte bulgu saptanmadığı;------ adına düzenlenmiş fatura asıllarındaki imzalar ile sözleşmelerde yer alan imzaların ise aynı elin ürünü olabileceği belirtilmiştir.4/4/2023 tarihli davalı şirket vekilinin dilekçesinde tüm savunma vasıtaları tek tek açıklanmıştır.
İmzaları inkâr edilen sözleşmeler doğrultusunda hak edişler düzenlenmiş, faturalar kesilmiş ve itiraz görmeksizin kesinleşmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki de inkâr edilmiş değildir. Durum böyleyken imza altında yer alan imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığı şeklindeki davacı savunma vasıtası hakkın açıkça kötüye kullanılması mahiyetinde olup hukuk düzenince korunamaz. Dolayısıyla davacı sözleşme ile bağlıdır ve hak ediş yahut alacak talepleri de sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yanın alacağı, uhdesinde çalışan işçilerin------- ve işçilik alacaklarına dair borçlarının bulunmadığının ve buna dair yazının davalı şirkete teslim edilmesinden sonra talep edilebilir. Davalının, sunduğu ve kesinleşmediği anlaşılan işçilik alacaklarına dair dosyalardan, davacı bünyesinde çalışan işçi alacaklarının takip tarihi itibariyle davacı tarafça ödenmediği, ihtilaf konusu yapıldığı anlaşıldığından, sözleşmeden kaynaklı alacağın talep edilebilir olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın esastan REDDİNE,
2.-Kötüniyet iddiasının sübut bulmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3.-Alınması gerekli 269,85.-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 4032,26.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.762,41.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.-Davacı tarafından yapılan sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 52.079,81 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.-Kararın kesinleşmesi halinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 12/12/2023