T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/231 Esas
KARAR NO: 2026/39
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/03/2025
KARAR TARİHİ: 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili-------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket ile davalı arasında oluşturulan------- işçisi --------- tarafından --------- Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket ve davalı aleyhine işçilik alacağı talepli olarak alacak davası ikame edildiğini, neticeten --------- sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini, Akabinde işçi tarafından müvekkil şirket aleyhine icra takipleri açıldığını, müvekkili şirket tarafından haciz tehdidi altında icra dosyasına ödemeler yapıldığını, dosyanın infaz edildiğini, Huzurdaki dava ise konu kısmında belirtilmiş olan ödemelerin davalı --------Ş.‘ye rücu edilerek tazmin edilmesi amacıyla ikame edildiğini, Tarafımızca her ne kadar ödemesi yapılan bedeller için dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış, davalı taraf usulüne uygun şekilde arabulucu tarafından toplantıya davet olunmuş ve görüşme gerçekleşmişse de anlaşma sağlanamadığını, Hâl böyle iken, müvekkil şirket tarafından -------- Esas sayılı dosyasından, 20.01.2025 tarihinde alacaklı tarafa ödenen 31.000,00 TL bedel ile-------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyasına 02.09.2024 tarihinde ödenen 21.000,00 TL bedelin ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalı taraftan rücuen tahsili talepli olarak huzurdaki alacak davasının ikame edilme zarureti hasıl olduğunu, adi ortaklık anlaşması uyarınca ödemesi yapılan tüm işçilik alacaklarından davalı taraf sorumludur. işbu sebeple müvekkil şirket tarafından ödenen bedellerin rücuen tazminine karar verilmesini talep ettiklerini, --------- Esas sayılı dosyasından verilen Konkordato Kararı öncelikle yapılan istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmış akabinde ise --------- Esas sayılı dosyasından verilen karar ile konkordato tasdik edildiğini, tedbirler kaldırılmış ve konkordato komiserlerinin görevine son verildiğini, neticeten dosya Yargıtay incelemesi sonrasında kesinleştiğini, arz ve izah edildiği üzere, --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasından, 20.01.2025 tarihinde alacaklı tarafa ödenen 31.000,00 TL bedel ile ------- İcra Müdürlüğü -----------Esas sayılı icra dosyasına 02.09.2024 tarihinde ödenen 21.000,00 TL bedelin, her bir bedel için ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Öncelikle birleştirme taleplerinin bulunduğunu, İş bu dava ile -------- es.sayılı dosyasında tarafların ve dava konusunun birebir aynı olduğunu, birleştirme kararı verilmesini talep ettiğini, taraflar arasında ---------- Noterliğinde 2016 yılında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi kapsamında -------- Yapım İşinin üstlenildiği ve bu sözleşme uyarınca işin tamamlanması için belirli bir süre öngörüldüğü ve projenin yaklaşık yüzde doksan beş oranında tamamlandığı ancak bu aşamaya gelinmesinin ardından taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları ve hukuki ihtilaflar ortaya çıktığını ve bu süreçte davacı -------- Şirketi tarafından müvekkili şirkete birden fazla ihtarname gönderildiği ve bu ihtarnamelerle birlikte 2018 yılı Eylül ayından itibaren müvekkil şirketin ---------- şantiyesindeki tüm yönetim sevk ve idare yetkilerinin kaldırıldığınını ve adi ortaklığın fiili yürütülmesinin tamamen davacı tarafından üstlenildiğinin davacının kendi beyanlarıyla da sabit olduğunu, bu durum nedeniyle müvekkil şirketin şantiyeye girişinin engellendiği ve işin sevk ve idaresine hiçbir şekilde dahil edilmediğini, bu tarihten sonra projede çalışan işçilerin işe alınması ve işten çıkarılması ile ücret ve tazminat ödemeleri dahil olmak üzere tüm işçilik işlemlerinin davacı tarafça yürütüldüğü ve müvekkili şirketin bu süreçte hiçbir karar alma yetkisi ve fiili müdahalesinin bulunmadığını, buna rağmen davacı taraf adi ortaklık kapsamında çalışan --------- isimli işçinin açtığı işçilik alacağı davası sonucunda ödediği bedelleri gerekçe göstererek bu tutarların müvekkili şirketten tahsilini talep ettiğini, ancak işçinin 22 Kasım 2018 tarihinde işten çıkarıldığı tarihte müvekkil şirketin şantiye ile hiçbir fiili ve hukuki bağının kalmadığı ve işten çıkarma işleminin tamamen davacı tarafın sevk ve idaresi altında gerçekleştirildiği ve bu nedenle davacının kendi yönetimi altındaki bir işçi için yaptığı ödemelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın kendi ihtarnamelerinde dahi adi ortaklığın yönetimini tek başına üstlendiğini kabul ettiği ve bu kabulün davacının bugünkü talepleriyle açıkça çeliştiğini, ayrıca adi ortaklığın hukuken sona ermediği ve tasfiye edilmediği ve halen ayakta olduğu belirtilmekte ve taraflar arasında imzalanan yazılı mutabakat protokolünde projenin tamamlanmasından sonra adi ortaklığın tasfiye aşamasında tarafların karşılıklı hak alacak ve yükümlülüklerinin değerlendirileceğinin açıkça kararlaştırıldığını, bu mutabakata rağmen davacının proje tamamlanmadan ve tasfiye süreci işletilmeden huzurdaki davayı açmasının dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın adi ortaklığa ilişkin daha önce açmış olduğu fesih ve tasfiye davasından feragat ettiği ve bu dosyanın henüz kesinleşmediğini, buna rağmen huzurdaki davada adi ortaklık hükümlerine dayanmasının hukuki tutarlılıktan yoksun olduğunu, ayrıca adi ortaklığa kayyum atanması sürecinde davacı tarafın projeyi tek başına yürüteceğini ve tüm mali idari ve hukuki sorumluluğu üstleneceğini, bu beyanların da müvekkil şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yalnızca ticari değil aynı zamanda cezai boyutları da bulunduğu ve davacı tarafın bazı eylemleri nedeniyle ceza soruşturması ve ceza davası açıldığını, adi ortaklık kapsamında yapılan harcamalar ödemeler ve iddia edilen zararların ancak tasfiye aşamasında yapılacak kapsamlı bir yargılama ve hesap incelemesi ile değerlendirilebileceği ve bu aşamada açılan davanın erken açılmış olduğu ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle; adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın sorumlu olan taraftan tahsili için açılan alacak davasıdır.
Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyaları, rücuen tazminat istemine ve dolayısıyla icra takiplerine dayanak --------Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyaları, -------- E sayılı dosyası ve dava dışı işçilere ait --------- kayıtları celp edilmiş ve sunulan ihtarname suretleri, adi ortaklık sözleşmesi, tadil sözleşmesi ve mutabakat protokolü ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, davacı ile davalının oluşturduğu adi ortaklık bordrosunda çalışan dava dışı işçi --------- tarafından işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalarda verilen hükümlere istinaden davacı tarafından yapılan ödemelerden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı ile taraflar arasındaki adi ortaklığın devam edip etmediği, bu kapsamda davacının söz konusu işçilere yapmış olduğu ödemeyi davalıdan tahsili isteminde bulunup bulunmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında "---------" yapım işine ilişkin--------- Noterliği'nin 01/08/2016 tarih ve ---------- yevmiye numarası ile tasdikli adi ortak sözleşmesi kurulduğu, akabinde söz konusu sözleşmenin aynı noterlikçe 18/11/2016 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ek sözleşme ile tadil edildiği, her iki sözleşme kapsamında tarafların eşit oranda ortak olduğu ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerden davalının sorumlu olacağı yönünde anlaştıkları, projenin uygulanma sürecinde yaşanan aksaklıklara dayalı olarak davacı tarafından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin açılan dava verilen görevsizlik kararı sonrasında ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam etmekteyken anılan mahkemece adi ortaklığa kayyım atandığı, yönetim yetkisinin kayyıma devredildiği, ihale eden tarafından projedeki eksikliklerin tamamlanması için yazılan yazılar sonucunda tarafların yeniden bir araya gelerek fesih için açılan davadan feragat edilerek adi ortaklığın devam ettirilmesi ve adi ortaklığın tüm yönetim ve yetkisinin davacı şirkete verilmesi, bunun yanında projenin kalan kısmının tamamlanması akabinde ortaklığın tasfiye edilmesi aşamasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin değerlendirilmesi hususunda 17/07/2020 tarihli mutabakat protokolü tanzim edildiği, bu hususun TBK m.644 hükmüne uygun olduğu, aykırı hüküm içermediği, TBK m.639 hükmünce adi ortaklığın sona erme sebeplerinden birinin bulunmadığı gibi dava tarihi itibariyle de ortaklığın devam ettiği, tasfiye aşamasına girdiği yönünde de bir iddianın da bulunmadığı, dava dışı işçi tarafından açılan davada her iki tarafın da davalı olarak yer aldığı ve toplanan deliller kapsamında işçilik alacaklarının davacı tarafından ödenmiş ise de bir kişinin dava hakkına sahip olmasının dava açabilmesi için yeterli olmadığını, ortaklığın hala derdest olması ve anılan protokol hükümleri kapsamında ödenen tutarın ancak tasfiye sonrasında talep edilebileceği, davacının ortaklık derdest iken rücuen tazminine ilişkin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın HMK m.114/1, h ve HMK m.115/2 hükümleri uyarınca hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 888,03 TL harçtan mahsubu ile, artan 272,63 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2026