T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/925 Esas
KARAR NO: 2025/815
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında alım satım işlemi neticesinde müvekkili şirket tarafından gerekli faturalar düzenlenmiş ve bu faturaların ticari defterlere işletildiğini, müvekkilinin bilirkişi tarafından ticari kayıt ve belgeleri kontrol edildiği takdirde alacaklarının varlığının tespit edileceğini, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı 273.909,63 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, davalının kendisine keşide edilen e faturalar ve cari hesap bakiyesi ile borç miktarının belirli olduğu halde aleyhine açılan takibe karşı itirazda bulunmasının kötü niyetli olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Öncelikle husumet, derdestlik, görev, yetki, takas ve mahsup, zaman aşımı defi, hak düşürücü süre ve dava şartları yokluğu itirazlarının bulunduğunu, davacının bahsettiği borçtan müvekkilinin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, borcu kabul etmediklerini, davacının dayanmış olduğu dayanakların tamamen mesnetsiz ve haksız olarak cari hesap faturası düzenleyerek alacak talebinde bulunduklarını, düzenlenen faturanın tek başına alacağın varlığını ispat edemeyeceği, davacının talep ettiği %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminat talebinin kötü niyetli olarak talep edildiği beyan ederek, davanın esastan ve usulden reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerine tahmiline karar verilmesini vekâleten talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Taraflar arasındaki Ticari satımdan kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ; -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra dosyası ile 273.909,63 TL asıl alacak, ile takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 04/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 07/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle tarafların ihtilafın ait olduğu yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2024 yılına ilişkin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterlerinin ibraz edilmediğinden incelenemediği, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalara, davalı şirket tarafından süresinde ret işleminin uygulanmadığı, davalının verdiği cevap dilekçesindeki savunmada “ haksız olarak cari hesap faturası düzenleyerek alacak talebinde bulunduklarını, düzenlenen faturanın tek başına alacağın varlığını ispat edemeyeceği,..” şeklindeki soyut itiraz dışında başka bir delil sunamadığı hususları topluca değerlendirildiğinde fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin karinenin oluşacağı, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, malların teslim ediminin kabul edilmesi halinde, davalı şirketin alacağı oluşturan fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 30.10.2024 takip tarihi itibariyle, defterlerinde alacaklı gözüktüğü 273.909,63 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “…veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi…” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, şeklinde sonuç bildirmiştir.Davalı yemin delilini kullanmak istediğini beyan etmekle, usulünce yemin merasimi yapılmış, davacı şirket yetkilisi yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali talepli olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve mal alım satımı gerçekleştiği, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların oluşturduğu cari hesap alacağının tahsili için takip yaptığı, takibin itirazla durdurulması neticesinde takibin devamının sağlanması talepli eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkememizce ihtilafın olduğu yıllara ilişkin ticari defter ve dayanak belgelerinin karşılıklı incelenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, 05/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacının ilgili yıllara ait defterlerini incelemeye sunduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının incelenen defterlerinden cari hesabı oluşturan faturalardan kaynaklı takip tarihi itibari ile 273.909,63-TL takipte talep edilen asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davalı usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamakla davacının incelemeye sunduğu defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği, zira davalının usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini mazeretsiz incelemeye sunmadığı, tüm bunlardan başka davalı vekilinin 16/10/2025 tarihli 2. celse yemin deliline dayandığı, usulüne uygun yemin delilinin kullandırılmakla davacı asilin 06/11/2025 tarihli 3. celse usulüne uygun yemin merasimini icra ettiği, davacının davasını 6100 sayılı HMK'nın 222/3 ve 225 vd. maddeleri gereğince ispatlamış olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı ile davacı alacağına geç kavuşacak olmakla icra inkar tazminatında da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KABULÜNE,
2-------- İcra Müdürlüğü'nün --------esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile;
Takibin 273.909,63 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 54.781,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 18.710,77 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 3.308,15 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 15.402,62 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 3.308,15 TL peşin harç olan toplam 3.735,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 108,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 8.108,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.06/11/2025