T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/828 Esas
KARAR NO: 2025/721
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2024
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı kurum arasında farklı dönemlerde; "-------- Başmüdürlüğü ve bağlı hizmet binalarında 2014, 2015 ve 2016 yıllarını kapsayacak şekilde 95 işçi ile temizlik ve kalorifer yakma hizmetinin yürütülmesine dair " 05.02.2014 tarihli sözleşme --------- Başmüdürlüğü ve bağlı hizmet binalarında 3 ay süre ile temizlik hizmetinin yürütülmesine dair“ 27.12.2016 tarihli sözleşme, --------- Başmüdürlüğü ve bağlı işyerlerinde 2016 yılı kapsamında 2 ay süreli 109 işçi ile temizlik hizmetinin yürütülmesine dair " 22.03.2017 tarihli sözleşme, --------- Başmüdürlüğü hizmet binası ile bağlı işyerlerinin 112 işçi ile komple temizlik hizmetinin yürütülmesine dair “ 27.02.2018 tarihli sözlesme, ----- Başmüdürlüğü ve bağlı işyerlerinde 2017 yılı kapsamında 3ay süreli 111 işçi ile temizlik hizmetinin yürütülmesine dair “ 20.09.2017 tarihli sözleşme,-------- Başmüdürlüğü hizmet binası ile ve bağlı hizmet binalarinin 2018 yılı kapsamında 2 ay süre ile 112 işçi ile genel temizlik hizmetinin yürütülmesine dair '' 29.12.2017 tarihli sözleşme, --------- Başmüdürlüğüne bağlı işyerlerinde 2017 yılı kapsaminda 4ay süre ile 111 işçi ile genel temizlik hizmetinin yürütülmesine dair 23.05.2017 tarihli sözleşmeler kapsamında ihaleler yürütüldüğünü, son olarak 27.02.2018 tarihli ''-------- Başmüdürlüğü Temizlik Hizmet Alım İşi'' İhalesi akdedildiğini İşbu ihale kapsamında ve öncesinde davalı kuruma geçici ve kesin teminatlar sunulduğunu, Müvekkili firma ile davalı kurum arasındaki hizmet sözleşmesinin 31.07.2020 tarihinde sona ermiş olup, akabinde sunulan teminat mektuplarının müvekkili şirkete iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, davalı kurumla yapılan sözleşmelerin 11.4. maddesi kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi başlıklı maddesinde açıkça; ''Taahhüdün, Sözlesme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kumundan Alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından Kesin teminat ve varsa Ek Kesin teminatlarin tamamı, Yükleniciye iade edilecektir.'' denilmekte olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, öncelikle teminat mektuplarının nakde çevrilmesi istemine karşı teminatsız ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, -------- Bankası 26.04.2019 tarihli 41.500,00TL tutarlı --------- nolu; 16.10.2020 tarihli 95.059,23 TL tutarlı ---------- nolu; 28.01.2021 tarihli 203.425,83TL tutarlı ---------- nolu; 29.04.2019 tarihli 62.940,88TL tutarlı -------- nolu (--------- Bankası 26.12.2022 tarihli -------- /-------/ --------/--------- ) olmak üzere toplam 402.925,94 TL değerindeki 4 adet teminat mektubunun iadesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile ilişiksiz yazısının davalı kuruma tebliği ile birlikte iade edilmeyen teminat mektuplarına ilişkin 20.01.2021 tarihinden dava tarihine kadar ilgili bankaya ödenmek zorunda kalınan teminat mektupları komisyon bedeli olarak şimdilik 67.606,64TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın esasına girmeden önce yetki itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 37.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, mektuplar incelendiğinde, davaya konu teminat mektuplarının verilip amacının sadece 4734 ve 4735 sayılı kanundan doğan yükümlülükler olmadığını, sözleşme ve ihale dökümanından doğan yükümlülüklerin de karşılanması amacı ile verildiğinin açık olduğunu, taraflarca imzalanan bu sözleşmelerde; teminatın iadesinin taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi ve işten dolayı ------- ye herhangi bir borcunun olmaması koşuluna bağlanmış bulunduğu; sözleşme eki Teknik Şartnamede ise, yüklenicinin işçilik hak ve alacaklarıyla ilgili yasal düzenlemelerin tümünden sorumlu olduğu ve -------- bu kapsamda ödemek zorunda kalacağı her türlü meblağı yükleniciye rücu edeceği ve işçi alacaklarıyla ilgili -------- aleyhine veya -------- tarafından dava açılması halinde teminatların iade edilmeyeceğinin kesin olarak hüküm altına alınmış bulunduğu; işçi alacaklarıyla ilgili yasal yollara başlanmış olmasının teminatın iadesine engel olduğunun kesin bir biçimde kararlaştırılmış olduğunu, davacı firma ile imzalanan sözleşmeler kapsamında 7 farklı işyeri sicili altında çalıştırdığı işçilere ait 9 işçi alacağı davası ve devam eden davalar bulunduğunun anlaşılacağı; yargılama süreci devam ettiğinden/edeceğinden davacı sorumluluğunda olan rücu edilebilir rakamların tam olarak belli olmadığı; bu davalara ilişkin işçilere ödenen/ödenecek olan tutarlar bakımından davacı şirkete rücu işlemleri gerçekleşeceği; söz konusu dava dosyalarının celp edilebileceğini, davacı ile imzalanan sözleşmeler kapsamında çalışan işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili talebiyle davacı şirket aleyhine açılan ---------- E. Sayılı dosyasının bulunduğu ancak henüz kesinleşmediğini, belirtilen sözleşme hükümleri ve yargı kararları gereğince teminat iadesinin koşulları oluşmadığının açık bulunduğu; belirtilen davalardaki taleplerin sorumlusunun davacı olduğu; davalıya borçlu olan ve taahhüdünü sözleşmeye uygun yerine getirmiş sayılmayan davacıya teminat mektuplarının iadesinin mümkün bulunmadığı; ancak davacı tüm bu hususlara rağmen haksız yere bu davayı açmış olduğu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının iadesi ve ödenen komisyon ücretinin tazmini istemine ilişkindir. Davanın safahatı incelendiğinde-------- Kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, süresi içerisinde gönderme talebi üzerine mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan sözleşmeler, dava dosyaları, banka kayıtları,--------- kayıtları celp edilmiş ve sunulan sözleşme ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmeler incelenmiş; teminat mektubunun iadesi koşullarına ilişkin sözleşmenin 11.4. maddesinde "Kesin Teminatın ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi" başlığı altında aşağıdaki gibi düzenlendiği, hükmün; "11.4.1: Taahhüdün ihale ve sözleşme dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, --------- alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı yükleniciye iade edilecektir. 11.4.2. Yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalan yükleniciye iade edilir." şeklinde olduğu görülmüştür. Sözleşmelerin eki olan şartnamelerin 10.18. (veya 9.17) maddeleri ise "Yüklenici, hizmet sözleşmesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu ve (işin gerçekleştirilmesiyle ilgili) diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerin hükümlerini yerine getirmekle sorumludur. Bundan doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk da yükleniciye aittir. Kanunlar gereği İdarece ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağın (işçi alacağı, idari para cezası v.b.) yükleniciye rücu hakkı saklıdır. İşçi alacakları ve idari para cezaları ile ilgili idare aleyhine veya idare tarafından dava açılması halinde yüklenicinin iş bu sözleşme gereği idareye vermiş olduğu teminatlar davalar sonuçlanana kadar iade edilmez," hükmünü havidir.Sözleşmenin 36 ncı ve İdari Şartnamenin 48 nci maddesinde "Diğer Hususlar" başlığı altında;
"Yüklenici işçilerin iş Kanunu ve konu ile ilgili diğer mevzuattan doğan hak ve menfaatlerini karşılamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin tam ve zamanında yerine getirilmemesinden kaynaklanan ve idarece ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağın yükleniciye rücu hakkı saklıdır. 4857 sayılı İş Kanuna göre yıllık izin kullandırılan hallerde idare istediği takdirde yüklenici, izinli personelin yerine sözleşme tasarısının "sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi" başlıklı 29'ncu maddesi kapsamında izin süresince geçici işçi temin edecektir. İhale konusu işin bitiminde veya herhangi bir nedenle işten ayrılan işçinin/işçilerin her türlü ücret ve sosyal haklarını, hafta ve genel tatil günlerine ait fazla mesai ücretlerini, yıllık izin ücretlerini, ihbar ve kıdem tazminatlarını öder ve bunların ödendiğine ve hiç bir alacakları kalmadığına dair işçiler tarafından imzalanan ve usulüne uygun düzenlenmiş (mutlak surette yazı ve rakamla miktar belirtilmiş) ibranameyi imzalayarak işçi/işçilerin işten ayrılış tarihlerinden itibaren beş (beş) iş günü içerisinde idareye teslim eder." hükmünün düzenlendiği görülmüştür.Sözleşmenin, yüklenicinin "sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları" başlığı altındaki 22 nci maddesinde ise;
"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde düzenlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." hükmünün düzenlendiği görülmüştür.Davalının savunması kapsamında celp edilen dava dosyalarından -------- E., -------- E., -------- E.,--------- E. ve --------- E. sayılı davalarında ilk derece mahkemesince verilen kararların istinaf edildiği, davaların istinaf incelemesinde olduğu, -------- İş Mahkemesi -------- E., -------- E., -------- E. ve --------- E. Sayılı dosyaların ise kapalı olarak göründüğü anlaşılmıştır. Celp edilen--------- E. Sayılı dosyası incelendiğinde ise davacının dosyamız davalısı, davalının ise dosyamız davacısı olduğu, dava konusunun hizmet alım sözleşmesi sebebiyle dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya bankacı bilirkişi --------- ile nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişiler tarafından sunulan 25/09/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan hizmet alımına ilişkin imzalanan sözleşmeler kapsamında teminat mektuplarının iadesi ve davacının dava dışı bankalara ödediği komisyon bedellerini davalıdan tazmini isteminin koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında farklı tarihli sözleşmeler ile İstanbul anadolu yakası -------- Başmüdürlüğü ve bağlı hizmet binalarında temizlik hizmeti verilmesi ilişkin yazılı sözleşmeler kapsamında karma nitelikli sözleşme kurulduğu, davacının hizmet veren yüklenici, davacının ise hizmet alan işsahibi niteliğinde olduğu, iadesi talep edilen teminat mektuplarının davacının sözleşme ile üstlendiği "4734 Sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kanun ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerini yerine getirme" yükümlülüğünü garanti etmek üzere düzenlenerek davalıya verildiği, davacı yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde davalı idarenin teminat mektubunun tazminini isteyebileceği bu kapsamda taraflar arasında aktedilen sözleşme hükümlerine göre teminat mektubunun iadesi koşulunun yüklenicinin, idareye ve sosyal güvenlik kurumuna bir borcunun bulunmaması, yüklenicinin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu ve (işin gerçekleştirilmesiyle ilgili) diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerin hükümlerini yerine getirmiş olması ve işçi alacakları ve idari para cezaları ile ilgili idare aleyhine veya idare tarafından yüklenici aleyhine dava açılması halinde, açılan davaların sonuçlanması şartına tabi tutulduğu, toplanan deliller kapsamında davacının işin yerine getirilmesi ile ilgili olarak işçi alacakları yönünden edimlerini tam olarak yerine getirmediği, işçi alacaklarına ilişkin halen devam eden yargılamalar bulunduğu, aynı şekilde ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini istemi ile -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davalı tarafından davacı aleyhine açılan davada da kısmen kabul kararı verildiği ve yargılamanın istinaf aşamasında olduğu dikkate alındığında teminat mektuplarının iade koşullarının gerçekleşmediği bu kapsamda davacının ödediği teminat mektubu komisyon bedelinin tazmini isteminin de yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 8.035,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.420,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2025