T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/411
KARAR NO: 2025/885
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/03/2022
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07.05.2021 tarihinde sürücü --- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı çekici ile sürücü -- sevk ve idaresindeki----şirketine ait davalı ---- Şirketi nezdinde sigortalı--- plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı olan---- plaka sayılı beton mikserinin sağ yan ön kısımlarının, sürücü ------ yönetimindeki çekicinin gerisinden gelmekte olan ve çekiciyi sağ tarafından geçerek ---- Üniversitesi istikametine düz doğrultuda seyretmek isteyen müteveffa sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı motosikletin ön kısımlarıyla çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana gelerek, ----- kaza neticesinde vefat ettiğini; Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi'nin ---- sayılı otopsi raporuna göre, kişinin ölümünün; genel beden travmasına bağlı kafatası, yüz, göğüs ve ekstremite kemik kırıkları, kafasının parçalanması ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiğinin ve Alınan adli tıp raporunda davalı --- asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı ---- sevk ve idaresindeki----- şirketine ait ---- plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı olan ----- plaka sayılı beton mikseri kullanan ve kazaya sebep veren olarak , davalı şirketin ise araç işleteni ve araç sahibi olarak sorumlu olduğunu, davalı Sigorta şirketine sigortalı olması nedeni ile 3 no'lu davalı da müvekkillerin maddi tazminat taleplerinden poliçe limitleri dahilinde diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, kazaya neden olan araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olup, dava sonucunda müvekkillerin zararlarının tazmininin teminatı olmak üzere öncelikle kazaya neden olan aracın 3. Kişilere devir ve satışını önlemek amacıyla ----- plaka sayılı aracın ve ------ plaka sayılı beton mikseri davalıların başkaca araçlarına ve varsa gayrimenkullerinin kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir veya teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına ve araçların 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ve haklarımızın hüküm altına alınmasına karar verilmesi için işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle kazaya sebep olan --- plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı olan ----- plaka sayılı beton mikserinin üzerine ve davalıların başkaca araçlarına ve gayrimenkullerine 3. Kişilere devir ve satışının önlenmesi amacı ile teminatsız ihtiyati tedbir kararı veya teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine, TBK 76/1 maddesi gereği müvekkillerinin maddi durumları olmaması ve tüm aileye bakan kişinin müteveffa olduğu da göz önüne alınarak müvekkiller adına davalılar tarafından mahkemenin ön göreceği GEÇİCİ ÖDEME YAPILAMSIAN karar verilmesine, Müvekkillerin ----- bulunmaları ve herhangi bir gelirlerinin olmaması ve müteveffanın tüm aileyi geçindiren bakan kimse olması ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas dosyasından verilen adli yardım kararı nedeniyle adli yardım kararı verilmesine, Müteveffanın Annesi -----) için şimdilik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 17.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Müteveffanın Kardeşi- ---şimdilik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Müteveffanın Kardeşi-/--)şimdilik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Müteveffanın Kardeşi------) için şimdilik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, Müteveffanın Kardeşi- -----için şimdilik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL maddi tazminatın belirsiz alacak olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müteveffanın naaşının konsolosluk vasıtasıyla ülkesi olan ----- gönderildiğinden, burada yapılan ve ülkesinde yapılan cenaze, yemek ve defin masrafları için de şimdilik 1.000 TL belirsiz alacak davası olarak davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 24.10.2020 - 24.10.2021 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, 07/05/2021 tarihinde davalı sigortalı araç sürücüsü ---- plaka sayılı motosikleti ile ----- Caddesini takiben----- Ünviersitesi istikametinde seyir halinde olan müteveffa ---- çarpması şeklinde gerçekleşen elim trafik kazasında davalı sigortalı araç sürücüsü ----- kusuru bulunmadığını, gerek kaza tespit tutanağı gerekse tanık ------- verdiği beyanlar incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün şirketten çıkış yaptığı esnada yavaşlayarak yolu kontrol ettiği, nitekim olay vefat edenin yola çıkmakta olan beton mikserine rağmen yoluna hız kesmeden devam ederek hızla beton mikserine çarpması sonucunda gerçekleşmiştir. Bütün dikkat ve özeni göstererek boş olan yola çıkan sigortalı araç sürücüne bir anda hızla gelerek çarpan vefat edenin kusurlu olduğu olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığının anlaşıldığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulabilmektedir. Müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilebilmesi için öncelikle sigortalının kusuru şüpheye yer bırakmayacak derece tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece faize hükmedilecekse dava tarihinden itibaren işletilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ------Şirketi'nin malik ve işleteni olduğu ---- plakalı beton mikserinin şoförü ------ 07.05.2021 tarihinde çalışmakta olduğu sırada ------üzerinde bulunan müvekkil şirketin şantiyesinden saat 18:00 civarında kullanmış olduğu araç ile çıkış kapısının cadde kesişimine geldiği noktada yolu kontrol ederek ---- Sokağa giriş yapmak üzere yola çıktığını, müteveffa ---- ise trafik kurallarına uygun hareket etmeyerek hız sınırını aşarak müvekkili şirketin işleteni olduğu beton mikserine hızlı bir şekilde çarparak ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini müvekkilinin işbu davaya konu kazada kusuru bulunmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, işbu davaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde müteveffa ----- ağır kusurlu olduğundan müvekkiline karşı tazminat talebinde bulunamayacaklarını, kazanın gerçekleştiği tarih olan 07.05.2021 tarihinde olay yerinde tanzim edilen kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere müteveffa ----- kusurlu bulunmuş ve müvekkili şirketin işleteni olduğu araç şoförü ----- herhangi bir kural ihlali yapmadığının belirlendiğini, kaza ile ilgili yürütülen ceza davasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 25.10.2021 tarihli---- sayılı raporunda her ne kadar müvekkili şirketin işleten olduğu aracın şoförü ------ kusurlu bulunmuşsa da huzurdaki davaya da sunulan işbu rapor tanzim edilirken olaya ilişkin görüntü ve video kayıtları nazara alınmadan yapıldığı raporun kendisinde de kayıt altına alındığını, olay anına ait görüntüler ve video kayıtları irdelenmeden dosya kapsamındaki ifadeler ve kaza tespit tutanağı dikkate alınarak hazırlanan bu raporun olayın maddi gerçekliğini ortaya koyamayacağını, olay anına ait görüntülerin celbi sonrası eksiksiz şekilde rapor alınması gerektiğini, Müteveffa ------ tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirket çalışanı ve araç şoförü------ söz konusu kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, Müvekkili şirketin işleteni ve maliki olduğu ------ plakalı araçta kazaya sebebiyet verebilecek herhangi bir teknik arıza bulunmadığını, Müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müteveffanın kardeşleri olan bir kısım davacıların maddi tazminat talep etme hakları bulunmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca destekten yoksun kalma tazminatının kardeşler arasında çok sınırlı şekilde uygulandığını, Anne, baba, çocuklar ve eşlerin birbirlerine olan destekliği karine olarak kabul edilmişse de kardeşlerin birbirlerine karşı bakım yükümlülüğü olmadığından kardeş desteği karine olarak kabul edilmediğini, desteğin varlığının ispatlanamaması durumunda sağ kalan kardeşler tarafından maddi tazminat talep edilemeyeceğini, huzurdaki davanın ---- ihbarı gerektiğini, müvekkili ile ----- arasında başlangıç tarihleri 10/07/2020 - 10/09/2020, bitiş tarihleri 10/07/2021-10/09/2021 olan, ------ poliçe numaralı iki adet üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası poliçesi, 26.07.2020 başlangıç tarihli, 26.07.2021 bitiş tarihli işveren mali sorumluluk poliçesi ile 26.06.2020 başlangıç, 26.06.2021 bitiş tarihli ------ plakalı çekiciye ilişkin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi tanzim edildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden kaynaklı olarak davacılar tarafından ----- başvuru yapıldığını ve ilgili sigorta şirketinin davalı olarak eklenmişse de müvekkili Şirket ile----arasında ihtiyari sigortalardan olan üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası poliçesi tanzim edilmiş olduğundan davanın -----ihbarını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Davanın müteveffa sürücünün çalışmakta olduğu ------Şirketine ihbarı gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ---- 07.05.2021 tarihinde çalışmakta olduğu davalı şirketin ----- Üzerinde bulunan şantiyesinden saat 18:00 civarında kullanmış olduğu ----- plaka numaralı beton mikseri ile araç çıkış kapısının cadde kesişimine geldiği noktada yolu kontrol ederek 51. Sokağa giriş yapmak üzere yola çıktığını, Müteveffa ------ ise trafik kurallarına uygun hareket etmeyerek hız sınırını aşarak müvekkilinin kullanmış olduğu beton mikserine hızlı bir şekilde çarparak ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin işbu davaya konu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, görevli mahkemenin "Asliye Hukuk Mahkemeleri" olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müteveffanın kardeşleri olan bir kısım davacıların maddi tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunan---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasına karışan ----- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 26.06.2020 - 26.06.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- numaralı ----- Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlara ilişkin sorumluğunun poliçe limiti ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle ZMMS Poliçesinde teminat limitinin bedeni zararlarda şahıs başına 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen kasko poliçesindeki 1.000.000,00-TL ile sınırlı olan teminat limitine, Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinde mevcut anapara teminat limitini aşan miktarda tazminata hükmedilmesi halinde başvurulabileceğini, dosyanın kusur incelemesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle müvekkili aleyhine hüküm kurulmamasını, feri müdahil taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm sebebi ile destekten yoksun kalma ve cenaze giderlerine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Meydana gelen trafik kazasındaki yüzdeli kusur durumunun tespiti için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, 08/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Kusur raporunda özetle; davaya konu olayda; A) Davalı sürücü ------ %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, B)Müteveffa sürücü ----- %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Yüzdeli kusur durumu açığa kavuşmakla bu kez davacıları talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması için dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, 10/07/2023 tarihli Aktüer Bilirkişi raporunda özetle; 07.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ------ ölümü sonucunda geride kalan davacılar tarafından davalılar aleyhine olarak açılan iş bu davada : Hak sahibi davacı Annesi ---- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı = 361.683,79 TL olduğu, Davalı -----. bakımından temerrüt tarihinin 26.0.2022 tarihi olduğu, Dava dilekçesinde müteveffanın kardeşleri: ----- bakımından destekten yoksunluk sebebiyle maddi zarar talebinde bulunulmuş iseler de davacı kardeşler yetişkin ve reşit oldukları, davacı kardeşlerin reşit ve yetişkin olmasa dahi annelerinin sağ olduğu ve adı geçen kardeşlerin iaşeleri ile bakım ve yetiştirme giderleri, müteveffa kardeşleri tarafından değil halen sağ olan anne tarafından karşılanması gerektiğinden; davacı kardeşler bakımından destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat hesabı yapılması mümkün olmadığı, Davacı vekili dava dilekçesinde, özetle, müteveffa bakımından yapılan cenaze ve defin gideri sebebiyle maddi zarar talebinde bulunulduğu, dava dosyasında müteveffa ----- bakımından yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin herhangi bir makbuz ve gider belgesine rastlanılmadığı, bu itibarla, davacının bu yöndeki maddi zarar talebine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf vekillerinin vaki itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.15/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; 07.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ------ ölümü sonucunda geride kalan davacılar tarafından davalılar aleyhine olarak açılan iş bu davada : Hak sahibi davacı Annesi ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı = 543.232,41 TL. Olduğu, Davalı -----. bakımından temerrüt tarihinin 26.01.2022 tarihi olduğu, Hak sahibi davacı annesi ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 543.232,41 TL olup, davalı sigorta kuruluşunun sorumlu olduğu ZMMS. Poliçesi teminat limit miktarı olan 430.000,00 TL.’nin üstünde kaldığı, Davalı----- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak hak sahibi davacı Annesi ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 430.000,00 TL. olduğu, Dava dilekçesinde müteveffanın kardeşleri: ----- bakımından destekten yoksunluk sebebiyle maddi zarar talebinde bulunulmuş iseler de davacı kardeşler yetişkin ve reşittirler. Davacı kardeşler yetişkin ve reşit olmamış olsa dahi, anneleri sağ olup, adı geçen kardeşlerin infak ve iaşeleri ile bakım ve yetiştirme giderleri, müteveffa kardeşleri tarafından değil, halen sağ olan anne tarafından karşılanması gerektiğinden; davacı kardeşler bakımından destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat hesabı yapılması mümkün olmadığı, Davacı vekili dava dilekçesinde, özetle, müteveffa bakımından yapılan cenaze ve defin gideri sebebiyle maddi zarar talebinde bulunmuştur. Dava dosyasında müteveffa ----- bakımından yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin herhangi bir makbuz ve gider belgesine rastlanılmadığını, bu itibarla, davacının bu yöndeki maddi zarar talebine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH:
Davacılar vekili 26/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ------ yönünden maddi tazminat taleplerini 543.232,41 TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
İLK KARAR;
Mahkememizce 28/11/2024 tarih ve-----sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalılar vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
KALDIRMA KARARI:
-- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2025 tarih ve ---- Esas ------ karar sayılı ilamında; "Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava; dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, "Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır." denilmektedir.Dosya kapsamından davacıların ----- uyruklu olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Bkz. Yargıtay ---sayılı ilamı ve Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 gün ----- Karar sayılı ilamı)
Bu nedenle mahkemece, davacıların teminattan muaf olup olmadıkları hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için kendilerine süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde davanın usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Hal böyle olunca da, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde tarafların istinaf başvuru sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesi'nin 02/05/2025 tarih ve --- Esas ------ karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya yukarıdaki esasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın destekten yoksun kalma tazminatı talepli tazminat davası olduğu, mahkememizce verilen ilk hükmün bölge adliye mahkemesince sadece teminat şartının araştırılmadığından bahisle araştırılması için kaldırıldığı, oysa mahkememizce kaldırma kararı öncesi yargılama icra edilir iken Adalet Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün internet sayfası üzerinden karşılıklılık araştırması yapıldığı, yapılan incelemede ikili muafiyet anlaşması olmadığı ve mütekabiliyet de olmadığı davacıların tabiyetinde oldukları ----- devletinin Lahey Sözleşmesine taraf da olmadığı anlaşılmakla davacıların teminat vermeleri gerektiği anlaşılarak 05/04/2022 tarihli teminat yatırılmasına dair ara kararın kurulduğu ve bunun üzerine süresinde belirlenen teminat davacılar vekilince yatırılmakla yargılamaya devam olunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin incelemeyi yapar iken bu hususu gözden kaçırdığı, mahkememizce kaldırma kararı kesin olmakla kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapıldığı ve ilam gibi teminat hususunun resmi yazı ile sorulduğu ve gelen cevabi yazı ile davacıların teminattan muaf olmadıklarının mahkememizin ilk tespiti gibi bildirildiği, dolayısı ile kaldırma ilamında belirtilen eksikliğin zaten dosyada mevcut olmadığı, mahkememizce teminat hususunda inceleme yapılıp teminat alındığı, dosyanın esası açısından ise açılan davanın dosyaya konu 07/05/2021 tarihli trafik kazası neticesinde vefat eden ------ uyruklu ---- mirasçıları tarafından açılan tazminat talepli olduğu, mahkememizce öncelikle meydana gelen trafik kazasıda yüzdeli kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine sevk edildiği, yüzdeli kusur raporunda davacıların murisi müteveffanın kazanın meydana gelişinde %40 oranında kusurlu olduğu, davalı şoför ------- ise %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağı incelendiğinde müteveffanın kaskının takılı olduğu görülmekle mahkememizce başkaca herhangi bir tenzilat yapılmaksızın bu kusur oranı üzerinden yargılamanın neticelendirildiği, kusur oranı sarahiyete kavuşmakla bu kez davacıların talep edebilecekleri maddi tazminatın belirlenebilmesi için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii edildiği, bu doğrultuda dosyada mevcut bulunan ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur ve 15/07/2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce hükme esas alındığı, aktüer bilirkişi raporunun yerleşik güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH_2010 yaşam tablosuna göre hazırlandığı, davacı annenin müteveffanın ölümü neticesinde talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 543.232,41-TL olacağı, bu doğrultuda davacılardan sadece anne olan ----- destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, zira diğer davacılar olan müteveffanın kardeşlerinin Türk Hukukuna göre yetişkin ve reşit oldukları, davacı kardeşlerin yetişkin ve reşit olmamış olsa dahi, davacı annelerinin sağ olup, müteveffanın kardeşlerin infak ve iaşeleri ile bakım ve yetiştirme giderlerinin, müteveffa kardeşleri tarafından değil, halen sağ olan anne tarafından karşılanması gerektiği, her ne kadar davacı vekili ------ ülkesindeki yerel, sosyal ve ekonomik gerekçelerle müteveffanın davacı kardeşlerinin de desteği olduğunu beyan ederek itirazda bulunmuş ise mahkememizce yargılamanın Türk hukukuna göre yapıldığı, davacıların tabiyetinde oldukları ----- ülkesinin ekonomik ve sosyal durumu ve yerel adetlerinin mahkememizce değerlendirmeye alınamayacağı, pay sahiplerinin Türk hukuku kapsamında yerleşik Yargıtay içtihatları ile belirleneceği mahkememizce kabul edilerek benimsenmiş, bu sebeplerle davacı anne bakımından 543.232,41-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş, davacı kardeşler bakımından ise destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat hesabı yapılmamasının doğru olmakla bu davacılar yönünden açılan dava reddedilmiş, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde, müteveffa bakımından yapılan cenaze ve defin gideri sebebiyle de maddi zarar talebinde bulunmuş ise de dosya kapsamında müteveffa ------ bakımından yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin herhangi bir makbuz ve gider belgesine rastlanılmadığını, bu hususta müteveffanın cenazesinin ülkesine gönderildiğinin bile kuşkulu olduğu, eğer gönderilmiş ise bu hususta mutlaka tevsik edici bir belgenin bulunması gerekeceği (------ ülkesinin uzaklığı göz önüne alındığında havayolu taşıma belgesi vb.), oysa böyle bir belgenin davacı vekilince dosyaya sunulmadığı gibi bu hususta ------ Konsolosluğuna yazılan müzekkerelere de cevap verilmediği anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yöndeki maddi zarar talebi reddedilmiş, meydana gelen zarardan davacı ----- haksız fiilin faili olmakla, diğer davalı ----- işleten sıfatı ile , diğer davalı sigorta şirketinin ise sigortalısının kusuru oranında poliçe limiti ile düzenlemiş olduğu ZMMS poliçesi sebebi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigortanın temerrüdünün 26/01/2022 tarihinde diğer davalıların temerrüdünün ise kaza tarihi itibari ile gerçekleşeceği, zarar veren sigortalı araç ticari olmakla faizin nevisinin avans faizi olacağı anlaşılmış ve davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 430.000,00-TL ye kadar sorumlu olmak kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
543.232,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ----. için 26/01/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ----- ve ----- Şirketi için 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı ----- için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------ verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 37.108,20 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 170,77 TL peşin harç ve 1.797,35 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.968,12 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 35.140,08 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Kısmen Kabul edilen dava yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 86.917,19 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Kısmen reddedilen dava yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 33.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan dalınarak davalılara verilmesine,
4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 170,77 TL peşin harç ve 1.797,35 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.048,82 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ------ verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.578,00 TL Adli Tıp Kurumu Fatura Ücreti ve 2.146,5 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 9.724,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 9.167,59 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı----- verilmesine, kalan 556,91 TL'sinin davacılar ------, üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.280,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 3.092,16-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 187,84-TL sinin davacılar ------tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı -----Şirketi vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.