T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/89 Esas
KARAR NO: 2025/747
DAVA: Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ: 30/01/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------Ş.'nin inşaat alanında birçok büyük başarılı proje gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmekte olan ülkemizin önde gelen firmalarından olduğunu, bu suretle de müvekkili şirketin markası, herkes tarafından bilinmekte ve kamuoyunda güven uyandırdığını, bu anlamda, markasını korumak adına, müvekkili şirket, türk patent enstitüsü’ne müracaat ederek “--------” markasını, kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafından müvekkilinin tescilli ticari unvanı olan tanınmış, özel korumalı "--------" markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığını tespit ettiklerini, davalı, “-------” isimli firmasıyla müvekkilinin kamuoyundaki tanınmışlığından istifade etmek suretiyle müvekkil şirket adına tescilli markaya tecavüz gerçekleştirdiğini, davalı tarafın mersis ve ağrı ticaret odası kayıtları incelendiğinde müvekkil şirketin ticari unvanına tecavüz oluşturacak şekilde kayıt edildiğinin görünmekte olduğunu iddia ile müvekkili firmanın tescilli marka olan ticari unvanına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ticari unvanının ticaret sicil kaydından terkinini, mahkeme aksi kanaatte ise davalının ticari unvanından "--------" ibaresinin SİLİNMESİ, davalının "--------" ibaresini kullanmasının önlenmesi ve yasaklanmasına, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin -------- Ticaret Odasına kayıtlı olup, ana faaliyet alanının hazır beton imalatı olduğunu, davacı şirket, ticari unvan benzerliği nedeniyle iltibas (karışıklık) oluştuğunu iddia etmekte, ancak her iki şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi tüketiciler nezdinde herhangi bir karışıklığın oluşmasının mümkün olmadığını, -------- alınan verilere göre “--------” ibaresini içeren onlarca farklı firmanın ticaret hayatında aktif olarak faaliyet göstermekte olduğunu, ayrıca, davacı şirket Anonim Şirket statüsündeyken, davalı şirketin Limited Şirket statüsünde olduğunu, buda her iki firmanın hukuki yapı ve organizasyon bakımından farklılık gösterdiğini ortaya koymakta olduğunu, davalı şirketin -------- Bölgesi'nde faaliyet gösterdiğini ve hazır beton hizmeti verdiğini, davacı şirketin ise -------- merkezli ve büyük ölçekli inşaat projeleri yürüttüğünü, davacının kötü niyetli iddialarının geçersiz olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; ticaret unvanı aleyhine tecavüzün tespiti, unvanın kullanılmasının yasaklanması ve ticaret sicilinden silinmesi istemlerine ilişkindir. Taraflarca delil olarak dayanılan ticaret sicil kayıtları, --------- Başkanlığını kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Celp edilen yazı cevaplarında davacının 20/11/2003 tarihinde sicile tescil edildiği, faaliyet alanının her türlü taahhüt ve inşaat işi olduğu yine davalının da aynı alanda faaliyet gösterdiği 16/10/2019 tarihinden itibaren faaliyet gösterdiği görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık, davalının, davacı ile aynı isim ve ünvanı kullanıp kullanmadığı, tarafların aynı alanda faaliyet gösterip göstermediği, davacı şirketten önce davalının bu ünvanı kullanmaya başlayıp başlamadığı bu kapsamda davacının ticari ünvanına tecavüzün bulunup bulunmadığı, haksı rekabetin söz konusu olup olmadığı, ticaret ünvanının silinmesi veya bu mümkün değil ise -------- ibaresinin kullanılmasının önlenmesi veya yasaklanması noktalarında toplanmaktadır.
TTK m.52 hükmünde " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. (2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." düzenlemesi mevcuttur.İltibas kavramı, üretici firmaların veya üretilen mal veya hizmetlerin sahip oldukları ad ve işaretlerin birbirleriyle karıştırılarak ayırt etme işlevlerini doğru şekilde gerçekleştirememeleri tehlikesi olup emsal içtihatlar uyarınca iltibas tehlikesi, görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubun toplumsal düzeyi ve durumu, esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telafuz, anlam ve biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktıkları izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Unvan terkini için, ibaredeki benzerlik yanında iştigal alanları da aynı veya benzer olması gerekir. Bununla birlikte --------- sayılı kararında da; 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibinin bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebileceği, yine TTK'nın 45. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanına -------- herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılacağı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, celp edilen sicil kayıtları incelendiğinde, “--------” ünvanına sahip davacı şirketin aynı zamanda -------- nezdinde tescilli “----------” markasına da sahibi olduğu, davalının -------- ili ticaret sicilinde kayıtlı olarak aynı ünvanı kullandığı ve ticaret ünvanında ayırıcı unsurun bulunmadığı, davacı şirket ile davalı şirketin “inşaat ve taahhüt" iştigal alanlarının ortak olduğu dolayısıyla taraf unvanlarındaki "--------" ibaresinin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olacağı, davacının daha önce sicile tescil edilen ve -------- çapında tanınan bir şirket olduğu, davalının bu ticaret unvanını kullanmasının ticari dürüstlüğe açıkça aykırı olduğu bu sebeple davalının eyleminin davacının ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmakla TTK m.52, TMK m.6, HMK m.190 ve 194 hükümleri kapsamında davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün-------- sicil sıra numarasında kayıtlı ---------ŞTİ.'nin ticaret unvanından --------- ibaresinin SİLİNMESİNE, davalının söz konusu ibareyi kullanmasının önlenmesine,
2-Karar kesinleştiğinde bu hususun -------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine ve masrafları davalıya ait olmak üzere ---------- ilanına,
3-Harç peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına
4-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olarak toplam 1.230,80 TL harç gideri ile tebligat ve müzekkere posta ücreti olarak 58,00 TL masraf olmak üzere toplam 1.288,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025