T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/71 Esas
KARAR NO: 2025/306
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/01/2025
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 09/08/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak, 09.08.2024 yaralamalı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu alındıktan sonra artırılmak şartıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın Davalı ----------- Şirketi yönünden 09.08.2024 kaza tarihinden, ----------- Şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere 03.09.2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00-TL manevi tazminatın davalı ----------- Şirketi yönünden 09.08.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın tacir olduğu ve iş yerinin ----------- ilçesinde olduğundan yetkili ve görevli mahkemenin --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri sıfatıyla ----------- Asliye Hukuk Mahkemeleri veya kazanın meydana geldiği yer ----------- Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkili firmanın hiçbir kusuru olmadığının tespit edildiğini, yaşanan kazadan sonra müvekkili firmanın çok ciddi zarar ettiğini, kazaya karışan aracın kullanılamaz hale geldiğini, yolcu sayısında çok ciddi bir düşüş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ---------- şerit ihlali yaptığı ve tam kusurlu olduğu söylense de sürücünün kazadan hemen önce ani şekilde mi öldüğü yoksa kazadan sonra kazaya bağlı olarak mı öldüğünün belirsiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tüm bu nedenlerle öncelikle yetki ve görev itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili firmanın kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle kusur ve maluliyet oranının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğundan ------------ tarafından karşılanması gereken giderlerden olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, 09/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi-manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının şehirlerarası ulaşım için davalı ----------- şirketinin maliki ve işleteni, diğer davalı -------- Ş'nin ise sigortacısı olduğu ----------- plakalı şehir içi halk otobüsüne bilet satın alarak yolcu olarak bindiği ve ---------- plakalı otobüsün tek taraflı kaza yapması neticesinde içerisinde yolcu olan davacının da yaralandığı, davacının taşınmasına ilişkin işlemin kendisine dava yöneltilen ----------- Şirketi tarafından işleten/şehirlerarası otobüsü maliki tarafından yapıldığı, bu suretle davacı ile davalı ---------- Şirketi arasında taşıma sözleşmesi kurulmuş olduğu, 28.11.2013 tarihli----------- yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklandığı, kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlandığı, 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, bunun yanında mezkur kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtildiği, bu durumda mahkememizce, davacı ile davalı ------------- Şirketi arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması, davacının tüketici sıfatına sahip olması ve davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurularak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ------------ Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/04/2025