T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/17 Esas
KARAR NO: 2025/294
DAVA: Müdürlükten Azil ve Şirkete Şirkete Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ: 07/01/2025
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Müdürlükten Azil ve Şirkete Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette müvekkilinin dava dışı kardeşi ----------- ile ortak olduklarını, 2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket müdürlüğüne çoğunluk pay sahibi olan ------------ atanmış olmakla halen dahi müdürlük görevini üstlendiğini, ancak şirket müdürü ---------- atandığı tarihten sonra uzun süreler boyunca genel kurul toplantılarını usulüne uygun yapmadığını ve kâr payının dağıtılmasına müsaade etmediğini, TTK m.617 vd. hükümleri uyarınca her yıl yapılması gereken genel kurul toplantılarının uzun süre yapılmadığını, şirket müdürü ----------- müvekkiline şirket defterlerini incelemesini engellediğini, ---------- Noterliği'nin 02.06.2021 tarih, ---------- yev. Numaralı ihtarnamesi ile şirket defterlerinin incelenmek üzere davacıya tesliminin talep edildiğini, ancak bu talebin de sonuçsuz kaldığını, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, TTK m.636 vd. hükümleri uyarınca şirketin feshi veyahut müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için ----------- esas sayılı dosyasından dava açıldığını, alınan bilirkişi raporlarında davalı şirket müdürü ----------- dağıtmadığı kâr payının 19.657.851,80-TL olduğunu, müvekkiline %21 hissesine karşılık gelen 4.128.148,87-TL kazancından mahrum kaldığı tespit edildiğini, davalı şirketin malvarlığının kalem kalem incelendiği bilirkişi raporunun 8. sayfasında aynen; " somut olayda davalı şirket ortaklarının karşılıklı ileri sürdükleri iddialar incelendiğinde taraflar arasında kişisel anlaşmazlıkların bulunduğu anlaşılmaktadır. Yaşanan kişisel anlaşmazlıkların yanında davalı şirketin kar payı dağıtımı da yapmadığı da tespit edilmiştir. Şirket ortağının ortak olmaktan en önemli beklentisi, kar payı almaktır. Bunun gerçekleşmediği ve bu durumun kronik bir hal aldığı durumlarda ortaklık ilişkisinin anlamını yitireceği ve çekilmez olacağı açıktır. Ortaklara yapılan aylık ödemeler, ortaklık ilişkisinin dışında şirket bünyesinde faaliyette bulunmalarından kaynaklı ödemelerdir. Bu sebeple bu ödemelerin kâr payı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu sebeple TTK m.636/II uyarınca haklı sebebin oluştuğu kanaatine varılmaktadır. " şeklinde kanaat bildirildiğini, ancak mahkemece TTK m.636/3 gereğince davanın kabulüyle her yıl kâr payı dağıtılmasına karar verdiğini, kararın istinaf incelemesinde olduğunu, davalı şirket müdürü ---------- şirketi yönetirken ortakların da menfaatini gözetmediğini, davacının hak kazandığı kâr paylarını yıllarca türlü bahanelerle ödemediğinin tespit edildiğini belirterek davalı şirketin yönetici ortağı ----------- müdürlük yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iş bu haksız davasına adeta gerekçe yaratmak için şifahi ve asılsız iddialarda bulunduğunu, taraflar arasında yapılan fesih konulu yargılama incelendiğinde davalı şirket müdürü ----------- ortaklarının menfaatini gözetmediğine veya kâr payını ödemediğine ilişkin somut tespit dahi yapılmadığını, müvekkili şirketin profesyonelce yönetilmekte ve hatta davacının mahrum bırakıldığından bahsettiği birikmiş kâr payının % 75'i davayı açmış olduğu tarihten itibaren bu güne kadar oluşmuş kârlar olduğunu, davacnıın dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli bir şekilde taleplerde bulunduğunu, davacının her ne kadar kardeşi ------------ ile husumetli olduğunu iddia etmiş isede; bu durumun asılsız olduğunu, ----------- esas sayılı dosyasında ------------- beraat ettiğini, TTK uyarınca kayyım atanmasını gerektirecek hiç bir dayanak dahi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava; davalı şirketin yönetici ortağı ------------- müdürlük yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek kanıtlar toplanmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nun 630. maddesi uyarınca her bir ortak ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasını ve sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Limited şirket müdürünün azlini isteyen ortak haklı nedenlerin varlığını ispat etmelidir. Müdürün azil davasında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekir.
Davacı tarafından , davalı şirket aleyhine TTK.nun 630 madde hükmü gereğince şirket müdürü ------------- müdürlük görevinin kaldırılmasına, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi istenilmiştir.------------ sayılı kararında belirtildiği üzere; “… şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir.Davalı şirket hasım gösterilmek suretiyle dava açılmış ise de, davalı şirketin iş bu davada pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır.Bu itibarla husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,
2-KARAR HARCI
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-AVUKATLIK ÜCRETLERİ
Davada avukatla temsil edilen davalı yararına Avukatlık Ücret Tarifesinin 7. maddesine göre belirlenen 1/2 vekalet ücreti olan 15.000 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2025