T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/974 Esas
KARAR NO: 2025/352
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden doğan ------ tutarlı fatura alacağının davalı ----- tarafından vadesinde ödenmemesi sebebiyle -------- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın işbu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itirazda bulunduğunu, takibin durdurulduğunu, arabulucuya başvurulduğunu ancak ------- numaralı arabuluculuk dosyası ile yapılan müzakereler neticesinde anlaşmaya varılamadığını, davalı tarafın icra dosyasında ödeme emrine karşı ödeme emrine, borca, takibe, yetkiye, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini, faturaya konu 3.927,45 litre motorin davalı------- teslim edildiğini, bununla birlikte müvekkilinin motorin fiyat farkından doğan 14.664,57 TL alacağının doğduğunu, bu nedenlerle 163.227,32 TL tutarındaki faturaya konu borcun davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, sonuç olarak; ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, -------- sayılı dosyadaki haksız ve hukuka aykırı yetki itirazının reddini, borca itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini ve alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağa ticari avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili belediyeden ihaleyi alması sonrasında taraflarca imzalanan sözleşmenin ve eklerinin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkta ------- mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, belediyelerin tacir sayılamayacağından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığını, TTK'nda sayılan mutlak ve nispi ticari dava niteliği bulunmamasından dolayı görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesidir olduğunu, müvekkili tarafından yürütülen rutin işler çerçevesinde sportif etkinlikler ve cenaze yakınlarının mezarlıklara götürülüp-getirilmesi hizmetlerinde kullanılmak üzere kiralanan ve ---- tarihi ile göreve başlayan ------- tarihlerinde ekli listede belirtilen akaryakıt istasyonlarından 3.927,45 Lt. yakıt aldığını, --- plakalı aracın bu tarihlerde ---- dışına çıkmadığını, ------yakıt alındığını, bu yakıtın alımı ne-----------tarafından ne de müvekkil belediye tarafından yetkilendirilen bir kişi tarafından alınmadığını, 04.10.2024 tarihinde yapılan kontrolde araçtaki sistemin iki parçasından biri olan çip kısmının söküldüğünü, henüz Savcılık soruşturması devam ettiği için plakası bilinmeyen başka bir araca takılmış olduğunu, taraflar arasında ihale teknik şartnamesi ve sözleşmeye göre; Müvekkil Belediye aracı şehir dışına çıktığından davacının anlaşmalı akaryakıt istasyonlarından yakıt alırken akaryakıt istasyonun görevlisinin taşıt tanıma sisteminde çıkan plaka ile dolum yaptığı aracın plakasını aynı olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini, ----ayı akaryakıt ikmali hakedişi hazırlanırken --- plaka aracın davacının----- tarihlerinde -------- illerinde farklı akaryakıt istasyonlarından toplamda 3927,45 litre akaryakıt ikmali yaptığı tespit edildiğini, konu ile ilgili davacı -----yetkililerinin telefon ile aranarak mail ve yazışma yoluyla bilgilendirildiğini, ---- sistemi takılması için yönlendirilen ------- araç götürüldüğünde sistemin iki parçasından biri olan çip kısmının söküldüğünün tespit edildiğini, araçta çipin olup olmadığını ancak çipi takmaya ve çıkarmaya yetkili servis tarafından tespit edilebilmekte olup dışarıdan bakılınca anlaşılmadığını, çipin firma tarafından akaryakıt pompasının takıldığı yerden, yani dışarıdan kolayca açılabilecek bir yere monte edildiğini, davacı şirketin göndermiş olduğu akaryakıt istasyonlarını ve alınan yakıt miktarını gösteren ikmal raporlarından, aracın şehir dışına çıkmadığını ve aracın deposunun 130 litre olmasına rağmen şehir dışından her seferinde 200-400 lt arasında akaryakıt alındığını müvekkil Belediye personelince yapılan tespit ile anlaşılabildiğini, müvekkilinin olayla ilgili herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete haber vermesinin sonrasında, davacı şirket tarafından ilgili plakanın akaryakıt almasının önlenmesi için sistemin kapatıldığını, müvekkili belediyenin hemen müdahale ettiğini, -----tarafından hukuki sürecin başlatıldığını, hukuki süreç tamamlanana kadar ödeme yapılmayacağı hususunun imza altına alındığını, çipin takılı olduğu yakıtı alan aracın plakasının tespiti için------ Soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç durusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, sonuç olarak; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının %20'den az olmamak üzere, davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle tanzim olunan faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle, müvekkilinden akaryakıt temin eden davalı belediyenin bunun karşılığı olan tutarı ödememesi üzerine takip başlattıklarını, davalı belediyenin haksız olarak takibe itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu, cari hesap ve fatura nedeniyle alacaklı olduklarını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ---- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.6102 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde,"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmekle ticari davalar düzenlenmiştir.Görevli mahkeme ise genel prensiplere göre belirlenir; somut uyuşmazlıkta davacının şirket, davalının ise belediye başkanlığı olduğu, işin ticari mahiyette olduğu ancak her ticari işin ticari uyuşmazlık teşkil edemeyeceği, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 6100 sayılı Yasanın 20 nci maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık yasal süresinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2.-Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
3.-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 13/05/2025