T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/958
KARAR NO: 2025/980
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 02/11/2022
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı sigorta şirketi tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olan ------ plakalı otomobilin 23/02/2022 tarihinde seyir ederken yola çıkan köpeğe çarparak hasarlandığını, kaza tespit tutanağına göre sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, 3996 sayılı kanuna göre yolun işletmecisi olan davalı şirketin kusurlu olduğunu, kaza sonrası sigortalı aracın pert olduğunu, aracın rayiç değerinin 150.630,00 TL olarak tespit edilerek sigortalıya ödendiğini aracın sovtaj değeri olan 105.000,00 TL'nun mahsubundan sonra bakiye kalan 45.630.00 TL hasar bedelinden kusurlu olan davalının sorumlu olduğunu, KTK nun 13 maddesine göre yolun yapım bakım ve onarımından sorumlu olan kuruluşun karayolunu trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak zorunda olduğunu davalının trafik güvenliğini sağlayamamış olarak kusurlu ve TBK 49 maddesi gereğince zarardan sorumlu olduğunu iddia ile 45.630,00 TL rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerine neden olan kazanın gerçekleştiği yolun davalı ------ olmadığını, davalı şirketin 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet Devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun hükümlerine göre ------ işletme hakkına sahip olduğu davalı şirket ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasındaki sözleşme uyarınca -----otoyolunun bakım ve işletme sorumluluğunun davalı şirket üzerinde olduğunu ancak söz konusu bakım ve işletme işlerinin tamamının anahtar teslim şeklinde----- devredilmiş olduğunu kendileri tarafından haricen öğrenilmiş olduğunu, şirketlerin son olarak ------ ünvanlarını almış olduklarını davanın adı geçen şirketlere ihbarı taleplerinin bulunduğunu, 2918 ve KTK nun 13 madde hükmünün üst başlığında Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri bulundurduğundan davalı şirket ile sözleşmesi bulunan Karayolları Genel Müdürlüğüne ihbarı taleplerinin bulunduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini; Trafik kazası tespit tutanağında sigortalı aracı kullanan sürücünün kural ihlallerinin değerlendirilmemiş olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesinin gerektiğini, sürücünün yola giren köpeğe karşı tedbir alarak kazayı önleyebileceğini sürücünün hız ve sürüş kurallarına uymamış olduğunu, TBK 52 maddesi gereğince zarar görenin kendi kusurunun tazminattan indirim sebebi sayılmasının gerektiğini, kazanın gerçekleştiği yoldan sorumlu olan---- davaya konu zarardan sorumlu olması için trafik kazası sonrasında alınması gereken önlemleri gereği gibi zamanında almamış olmasının gerektiğini, kazaya makul süre içinde müdahalesinde bir gecikmesinin tespit edilememiş olduğunu, talebe konu olan hasar ve değer kaybı zararının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinin gerektiğini, talep konu hasarın köpeğe çarpma şekli ile gerçekleşmesinin şüpheli olduğunu, hasar ile kazanın uyumlu olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İhbar olunan şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız fiilden kaynaklandığını bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle halefiyete dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde davanın ilk olarak mahkememizin ----- Esasında görülmekte iken ----- Sayılı 15/02/2024 tarihli karar ile görevli mahkemenin ---- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati ile görevsizlik kararı verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda, ---- BAM ------. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve --- Esas --- Karar sayılı kararı ile "davacı ----- sigortalısı-------Şirketinin tüzel kişi tacir, zarar gören sigortalı aracın vasfı kamyonet olduğu gibi, davalı şirket de tacir olup tüzel kişidir. Bu durum karşısında, TTK'nin 4 ve 5. maddeleri uyarınca davalının tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu, dava konusu kazanın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının ticari dava olduğu gözetildiğinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, İlk Derece Mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.İstinaf mahkemesinin kararından sonra dosya mahkememizin ----- Esasına kaydedilmiştir.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya trafik konusunda uzman bilirkişi ----, Makine Mühendisi ---- ve Sigortacı bilirkişi ------- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 08/11/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kasko sigortası ile teminat altına aldığı dava konusu aracın davalının bakım, onarım ve işletmesini üstlendiği otoyolda, köpeğe çarpması sebebiyle oluşan zararın davacı tarafından sigortalısına ödenmesi suretiyle halefiyete dayalı rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı varsa miktarı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı ---- plaka sayılı aracın 23/02/2022 tarihinde davalının bakım, onarım ve işletmesini üstlendiği otoyolda köpeğe çarpası sebebiyle tek taraflı trafik kazasında hasara uğradığı, davacının yaptırdığı ekspertiz neticesinde hasar bedelinin150.630,00 TL olarak tespit edildiği ve 06/04/2022 tarihinde 150.000,00 TL, 10/03/2022 tarihinde ise 630 TL ödeme yapılmak suretiyle sigortalısının zararının giderildiği, söz konusu aracın hasarlı şekilde 31/03/2022 tarihli satış sözleşmesi kapsamında 105.000,00 TL bedelle satıldığı, davacının sigortalısının zararını gidermesi sebebiyle TTK m.1472 hükümleri kapsamında haklarına halef olduğu ve huzurdaki dava ile rücuen tazminat isteminde bulunduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca halefiyete dayalı davada davacının sigortalısının hak ve yetkilerini haiz olduğu, dava dışı sigortalı ile davalı arasında kurulan sözleşmenin atipik sözleşme niteliğinde isimsiz bir sözleşme olduğu, sigortalının müşteri/yararlanan davalının ise hizmet veren konumunda olduğu, davacının TBK m.49 vd. Hükümleri kapsamında haksız fiil ve TBK m.112 vd.hükümlerince sözleşmeden doğan borç ilişkisine dayalı olarak zararın tazminini talep edebileceği, TBK m.60 hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede davacının özellikle bir borç ilişkisine dayanmaması sebebiyle TBK m.112 hükmü kapsamında borcu gereği gibi ifa etmek yükümlülüğünü haiz olduğu, her ne kadar davalı vekilince kusurunun olmadığı yönünde savunma yapılmış ve bu hususta benzer dava dosyalarında alınan bilirkişi raaporları emsal olarak gösterilmişse de kazaların birbirine benzerler ancak hiçbir kaza bire bir aynı olmadığı, somut olayda davalının sorumluluğu altında bulanan ------ olarak isimlendirilen otoyolun yukarıda kaza mahallinin özellikleri başlığı altında sunulan özellikleri ile meskun mahal dışı olup habitatları böldüğü yol kesiminde yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yaparak hayvan girişine engel olması gerekirken bir insan müdahalesi ile otoyola sokulduğuna dair bir tespit veya emare bulunmayan başı boş olarak otoyolla girmesine mani olacak tedbirleri almamış olması sebebiyle KTK m.7 lm ve 13 hükümlerini ihlal ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, davacının sigortalısına atfedilecek bir kusurun saptanamadığı ve dolayısıyla tüm kusurun davalı tarafta olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu araçta meydana gelen hasar dikkate alındığında tamirin ekonomik olmayacağı, pert total işlemi görmesi gerektiği, yaş, model, kilometre ve geçmiş kaydı dikkate alındığında kaza tarihindeki piyasa değerinin 125.000,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin 105.000,00 TL olduğu bu kapsamda davacının talep edebileceği zararın 20.000,00 TL olduğu, davalının TBK m.112 hükmü kapsamında ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bu zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 20.000,00 TL'nin 06/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 779,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış, 80,70 TL başvurma harcı, 779,25 TL peşin harç, 1.912,35 TL keşif harcı olarak toplam 2.772,30 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 18.944,50 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 8.303,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Red edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi 13.maddesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 683,74 TL'sinin davalıdan, 876,26 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kabul ve red oranları dikkate alınarak, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.