T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/905
KARAR NO: 2025/881
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı -----. tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ---- plakalı aracın 11.06.2023 tarihinde müvekkiline ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ----- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen 06/05/2024 ----- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 23.842,63-TL olduğu belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin, aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiğini, gelen mesaj içeriğine göre aracın 11.06.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 23.842,63-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 29.407,00-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, Sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 11.06.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkiline ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı Sigorta şirketine 11.11.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını, HMK 106/1 maddesinde "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği" düzenlendiğini, buna göre, davaya konu ----- araçta 23.842,63-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın TRAMER’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunduğunu, Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) bildirmekle yükümlü olduğunu, sigorta şirketleri, gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, Sigorta Bigi ve Gözetim Merkezine (SBM) hasar miktarını sigorta şirketleri bildirdiğinden ve sigorta şirketlerinden gelen verileri veya dayanak belgeleri denetleme yükümlülüğü olmayan SBM verileri kendisine bildirildiği haliyle TRAMER'e işlediğinden husumetin davalı sigorta şirketine tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların TRAMER kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunduğunu, Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, Sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri TRAMER kaydına işlettikleri, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini bir kişi aracını ister kasko, isterse trafik sigortasından yaptırmak istediğinde sigorta şirketleri sigortalı adayının riskine bakarak teklif sundukları, TRAMER kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağı, sigortalının riskli olarak değerlendirileceği, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu, Ayrıca aracını satmak isteyen kişinin TRAMER kaydına bakan alıcı, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağını, Her iki durumda TRAMER kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olması araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, izah edilen sebeplerle, HMK 106/1. madde gereğince tespit davalarının kabulü ile; 11.06.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 23.842,63-TL olduğunun tespitine, Karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davanın tespit davası olarak açıldığını, Tespit davasında; eda davasından ve inşai davadan farklı olarak, davacının böyle bir menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlaması gerektiğini, tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkâr ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiginden, menfaatin doğmus ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıktığını, ------ Bu doğrultuda, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olması gerektiğini, Davacının tespit davası ile istedigi hukuki koruma diğer dava çesitlerinden birisi ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, (----- sayılı kararı sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsendiğini,Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrıldığını, Eda davalarında; bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken, inşai (yenilik doğuran) davalar ile; var olan bir hukuki durumun değistirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması isteneceğini, İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğacağını, Tespit davaları ise bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin dava olduğunu, Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararının icra ve infaz kabiliyeti olmadığını, anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; dava dilekçesindeki açıklamaya göre davacının malik /işleteni olduğu araç ile müvekkil sigorta şirketine ZMMS sigortalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkil sigorta şirketinin sigortacılık mevzuatından kaynaklanan eylem ve işlemleri nedeniyle maddi zarara uğranıldığı ileri sürülmekte olup hasara iliskin SBGM nezdinde yapılan belirlemenin ve görünen kaydın dava konusu yapıldığını, Ancak söz konusu uyuşmazlığın inşai dava veya eda davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerekmekte olup tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararı bulunmadığını, İşbu dosyaya konu kayıtlar Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulması gerektiğini, İlgili kurum Sigortacılık Kanunu'nun 31/B maddesi gereğince ------ nezdinde kurulmuş, tüzel kişiliğe haiz bir kuruluş olduğunu, İlgili kuruluşun görev ve sorumlulukları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nde düzenlendiğini, Söz konusu yönetmelikte hasar kayıtlarının ne şekilde tutulacağı, hangi verilerin sisteme yükleneceği ayrıntılı olarak açıklanmadığını, Müvekkil şirketin sisteme giriş yaparken, sadece asıl alacak ( hükmedilen tazminat ) yönünden sorumlu olacağı, tazminatın ferileri yönünden veri girişi yapmamasına dair yönetmelikte bir hüküm bulunmadığını, Yine aynı şekilde sisteme girilecek verilerin kalem kalem kırılımları gösterir bir hüküm veya tebliğ / duyuru da bulunmadığını, Söz konusu işlem nedeniyle oluşan ve oluşacak zararlardan, mevzuatında bu yönde bir düzenlemeye yapmayan ve bu konuda sigorta şirketlerini bilgilendirmeyen SBM sorumlu olduğunu, Davacı taraf, bu nedenle kaydın yeniden tescili talebini idari yargıda idari bir kurum olan SBM'ne yönlendirmesi gerektiğini, Taleplere idari yargının görev alanına girdiğinden işbu dosyada " yargı yeri " itirazlarının mevcut olduğunu, davanın sbm ihbar edilmesi gerektiğini, Uyuşmazlığın ödemenin sisteme hiç girilmemesinden değil fazla girilmesinden kaynaklandığını, Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, SBM sistemine verilerin ne şekilde girileceği mevzuatta açıklanmadığını, Yine bu konuda ilgili kurum tarafından herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, Müvekkil şirket yargılama sonunda ödediği rakamı usulüne uygun olarak sisteme bildirdiğini, Bu rakamın bir kısmının ana para diğerlerinin tazminatın ferisi şeklinde sisteme girilmesi gerektiğine dair yazılı bir kural / emir bulunmadığını, Müvekkil şirketin verilerin yanlış girilmesinde bir sorumluluğu bulunmadığını, Emsal olarak gösterilen kararlarda da var olan araç hasarının hiç girilmemesinden kaynaklı uyuşmazlıklar söz konusu olduğunu, Oysa işbu dosyada hasar kayıtları usulüne uygun olarak müvekkil şirketçe sisteme girildiğini, Diğer yandan satın alınan bir aracın, geçmiş hasar kayıtlarının araştırılması için tek kaynak SBM kayıtları olmadığını, Alıcı; özenli bir alıcı gibi, olası gizli ve açık ayıpları araştırmalı, tek bir inceleme ile yetinmeden, başka teknik yolları da başvurması gerektiğini, Sadece SBM kayıtları ve de satıcı yönlendirmesi ile alınan araçtaki ayıptan müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, araçtaki ayıptan SBM kayıtlarından bağımsız satıcılarının sorumlu olduğu ifade edildiğini, İşbu dosyada da sadece SBM kayıtlarındaki verilerden zarar doğacağını iddia etmek bu nedenle hakkaniyete ve de araç alım - satım gelenek ve ritüellerine aykırı olduğunu,
Verilerin ne şekilde sisteme girileceğine dair sorumluluk SBM ait olduğunu, İlgili kurumu düzenleyen mevzuatta sadece hükmedilen - ödenen anaparanın / tazminatın girilmesi gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. İlgili kurum tarafından bu durumu açıklayan bir duyuru / emir de yayınlanmamıştır. Varsa zararın oluşumunda sorumlu SBM olduğunu, Dava da bu kuruma karşı idari yargıda açılması gerektiğini, Adli yargı yetkili olduğu kabul edilse dahi, uyuşmazlık tacir olan müvekkil şirketin ticari bir işlemi ile alakalı olduğunu, Bu nedenle görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, SBM kayıtlarının ikinci el araç alım satımlarında veri olarak kullanılabileceğine dair bir ifade yönetmelikte geçmediğini, İlgili verilerin tutulma amacı da araç alım satımlarında ayıba karşı tekeffül güvenliğini sağlamak olmadığını, Bu nedenle işbu davanın açılmasında davacının hukuki menfaati bulunmadığını, Müvekkil şirketin yanlış kayıt bakımından sorumluluğu bulunmadığını, Ödenen hasarı sisteme mevzuata uygun olarak yansıttığını, Ödemelerin ne şekilde sisteme girileceği ayrıntılı olarak açıklanmadığını, Bu nedenle sorumluluğun müvekkili şirkete ait olmadığını, Davacı tarafından sunulan emsal yargı kararlarının işbu dosyada uygulanma imkanı bulunmadığını, Zira kararlar hasar kaydının hiç tutulması ile alakalı olduğunu, Oysa müvekkil şirket hasar kayıtlarını uygun olarak tuttuğunu, İkinci el araç alımlarında, araç hasarının araştırılması için tek kaynağın SBM kayıtları olmadığını, Açık ve gizli olası ayıplardan satıcıların da sorumlu olduğunu, bu nedenlerden dolayı, davanın reddine, yargılama gideri ve de vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, tramer sistemine hatalı kaydedilen hasar miktarının düzeltilmesine ilişkin tespit davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yanlış bildirilen tramer kaydının düzeltilmesi talebine ilişkin tespit davası olduğu, davacının 11/06/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ----- plakalı aracında oluşan 23.842,63-TL hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesine, karar kesinleştiğinde kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesini talep ettiği, davalının ise davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yargı yolunun caiz olmadığını, idari yargının görevli olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin cevap dilekçesi, SBGM yazılan müzekkere cevabı ve davacı vekilinin 20/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ve ekleri dikkate alındığında davalı sigorta şirketi tarafından dava ve ön inceleme duruşmasından sonra dava konusu hatanın düzeltilmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ------ Karar sayılı ilamında; "...Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m. 326/1) Ancak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. (HMK 312/1)
Mahkemece konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretine davanın açıldığı tarihteki davacı ve davalının haklılık durumları gözetilerek karar verilmesi gerekir.
....Somut olayda; eski yönetici ----- ile davalı arasında 01.11.2011 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamakta, kiralananın ise yargılama devam ederken boşaltıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazı eski yönetici ile yapılan kira sözleşmesine dayanarak kullanan davalı hakkında elatmanın önlenmesi isteminde bulunamayacağından davaya devam edilmesi halinde açılan davanın ret edilmesinin gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, dolayısıyla vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı hususu dikkate alınmaksızın..." şeklinde belirtilmiştir.Dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından hatanın düzeltilmesi sebebiyle davacının dava açmakta haklı olduğu, davanın devam etmesi halinde davanın kabul ile sonuçlanmasının gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından vekalet ücretinin (ön inceleme aşamasından sonra olduğundan tamamına) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 5.564,37-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcı olan toplan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen 73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.