T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/806 Esas
KARAR NO: 2025/822
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/11/2024
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi sonucunda aralarında cari hesap sözleşmesi yapıldığını, davacının kayıtlarında davalının 19.934,24 TL müvekkili şirkete cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunun anlaşıldığı, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borcun davalı tarafından ödenmediğini ve ------- İcra Dairesi -------- esas sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, sonuç olarak; davanın kabulünü ve davalının itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacaklarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, icra takibinin ------- Genel İcra Dairesinde yapılması gerektiğini, davanın eksik harç ile açıldığını, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir ticari ilişki ile cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı yanca tek taraflı fatura düzenlendiğini ve bu faturaların müvekkiline ne şekilde tebliğ edildiği, ulaştırıldığı belli olmadığını, dosya kapsamında fatura içeriğindeki malların da müvekkiline eksiksiz ve tam şekilde teslim edildiğini ispata yarayan bir delilin bulunmadığını, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, davacının tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, sonuç olarak; davanın usulden reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir . -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 19.934,24 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 19.934,24 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, haksız ise inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali muşavir bilirkişiye tevdi ile ilgili mali kayıtların tetkiki marifetiyle davalının tacir olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Temin edilen 18/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı firma --------Ş.’ nin fiziki olarak tutulmakta olan 2024 yılı ticari defter (envanter defteri) tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı, elektronik olarak tutulmakta olan 2024 yılına ait elektronik defter Ocak ayı beratlarının yasal süre içerisinde oluşturulmadığı, Aralık ayı beratlarının ise yasal süre içerisinde oluşturulduğu, Davacı firma ---------Ş.’ nin yasal ticari defter kayıtlarına göre, davacı firmanın davalı firmadan 19.934,24 TL alacaklı olduğu, Davalı -------- 24.08.2020 tarihinden itibaren -------Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda ev hayvanları ile bunların mama ve gıdalarının perakende ticareti (süs balıkları, köpek, kuş, hamster, kaplumbağa vb. akvaryum, kafes ve kedi ve köpekler için tasmalar vb. dahil) faaliyetinden dolayı ------- Defterdarlığı -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kayıtlı mükellefi olduğu ve 213 sayılı V.U.K.’ nun 178.maddesi gereğince ikinci sınıf tüccar olup işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, Davacının ödemesini alamadığını ya da kısmen aldığını iddia ettiği 27.02.2024 tarihli -------, -------- ve -------- nolu E-Arşiv faturalara karşılık, davalı tarafından noter veya kep adresi üzerinden itirazla ilgili herhangi bir belgeye yada ürünlerin iade edildiğine dair iade faturasına rastlanılmadığı, Davalı -------- tacir olduğu" belirlemelerine yer verilmiştir. Esnaf ve Sanatkâr olma hadleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu dayanak alınarak hazırlanan Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu Kararını uygun bulan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 21.07.2007 tarih ve ------- saylı ------- de yayımlanmıştırBuna göre, söz konusu karardaki atıf kapsamında esnaf ve sanatkâr sayılma hadleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısı, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır. Bu hadler Hazine ve Maliye Bakanlığının çıkardığı tebliğler ile her yıl güncellenmektedir.Bu kapsamda, 2024 yılı esnaf ve sanatkâr hadleri aşağıdaki gibidir.
Yıllık Alım Tutarı: 1.400.000,00 TL./2 =700.000 x 6 = 4.200.000,00 TL.
Yıllık Satış Tutarı: 2.000.000,00TL./2 = 1.000.000 x 6 = 6.000.000,00 TL
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; tensip doğrultusunda davalı -------- tacir olup olmadığı hususunda yazılan müzekkere cevap yazılarından -------- Defterdarlığı --------- Vergi Dairesi’nin 21/11/2024 tarihli yazı cevabına göre davalının 2024 yılı için yıllık alım tutarının 190119,89 TL olduğu, bu haliyle işletme hesabıyla defter tutan davalının tacir sayılmayacağı, uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından Mahkememizin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2.-6100 sayılı Yasanın 20 nci maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık yasal süresinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine; süresi içinde başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
3.-Yargılama harç ve giderleri konusunda HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4.-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde--------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 06/11/2025