T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/193
KARAR NO: 2025/656
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; taraflar arasında ofis malzemeleri satışından dolayı ticari ilişki olduğunu, davalıya 8.193,25-TL cari hesap alacağının tahsili için takip yaptıklarını, davalının itiraz ile asıl alacağı kabul ettiğini feriler yönünden ise takibin durduğunu, takip tarihinden sonra dava tarihinden ise önce yapılan asıl alacak ödemesinin ferileri talep hakkını zayi etmeyeceğini bu sebeple ---- İcra Müdürlüğü ------- esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin olarak yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasında 2016 yılından beri süregelen bir ticaret söz konusu olduğu, müvekkil şirketin davacıdan kırtasiye ve büro malzemesi alımı gerçekleştirdiği, kimi zaman müvekkil şirket fatura bedelinin tamamını ödemediği gibi kimi zaman da davacı şirketin faturasını düzenleyip sattığı malları tamamen teslim edememesinden kaynaklanan iade faturalar nedeniyle taraflar arasında cari hesaplar arasında mutabakat sağlandığı, davacı tarafça 22 ekim 2024 tarihinde gönderilen cari hesaba ilişkin müvekkil şirketçe 24 ekim 2024 tarihinde ayrıntılı bir şekilde cevap verilmiş ve davacı şirketin iddia ettiği alacağın olmadığı hususunda mutabakata varılmak istenmiş ise de davacının cevap vermekten kaçınarak işbu davaya konu takibi başlattığı, -------. İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyasından tebliğ edilen ödeme emrindeki asıl alacağın ödendiği, ancak takibin başlatılmasında müvekkilin kusuru bulunmaması nedeniyle icra takibinin tüm ferilerine itiraz edildiği, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava ; Taraflar arasındaki Ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalını takibin ferilerine yönelik kısmi itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;------ İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra dosyası ile 8.193,25 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 12/12/2024 tarihinde icra takibine süresinde itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------ İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesi gereği iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura-cari hesap alacağı için icra takibine geçildiğini, icra takibinden sonra dava tarihinden önce davalının haricen asıl alacağın tamamını ödediğini, ancak icra vekalet ücreti ve icra harç ve masraflarını ödemediğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır.İtirazın iptali davalarında alacak borç durumu takip tarihi itibariyle hesaplanır. Borçlunun takipten önce yaptığı ödemenin varlığı anlaşılırsa ödenen miktar yönünden davanın esastan, takip ile dava tarihi arasındaki ödemenin varlığı anlaşılırsa bu miktar yönünden itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir. (Yargıtay ----. HD.------Karar sayılı ilamı )İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilke Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 gün ve ------12.11.2003 gün ve -------19.10.2011 gün ve -------- sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Takip tarihinden sonra yapılan ödemenin alacağın hangi bölümünden mahsubu gerektiği kanusunda TBK 100/1. madde hükmü gözetilmelidir. TBK 100/1. maddeye göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Bunun karşı anlamına göre borçlu faiz ve masrafları ödemede gecikmiş ve özellikle vadesinde borcu ödemediğinden temerrüt faizi işlemeye başlamış ise yapılan ödemelerin öncelikle masraf ve faizlerden mahsubu gerekir.Somut olayda, davalı tarafından dava tarihinden önce takip tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden TBK 100 md gereği işleyecek faiz hesabı yapılarak yapılan ödemelerin öncelikle işleyecek faizden bakiye kalanın asıl alacaktan düşülmesi gerekmekte ise de takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde davacının takipte işlemiş faiz talep etmediği anlaşılmakla bu hükmün somut olayda uygulama yeri olmadığı açıktır. Davacı tarafça icra takibinde TBK 100 uygulanması talep edilmiş ise de; iş bu dava da davacının bu yönde bir talebi bulunmamakta, sadece icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle icra vekalet ücreti, icra harç ve masrafları yönünden takibin devamı talep edilmektedir. Bu sebeple davacının alacağı yönünden TBK 100 gereği hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce asıl alacak tutarını ödemiş ise de haklı olan icra takibine ilişkin icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz,harç ve masrafların tamamından da davalı-borçlu sorumludur. Tahsil harcı ise zaten devlete ödenecek bir tutar olduğundan iş bu davaya konu edilmesi mümkün değildir.(----- BAM ------. HD. 08.03.2017 tarihli ----- sayılı emsal kararı). Öte yandan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masraflarına ilişkin hesap icra müdürlüğünce yapılacağından, mahkememizce bu kalemlere ilişkin hesap yapılmamıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere davacının takipte işlemiş faiz talep etmediği de nazara alınarak davanın kabulüne, davalının -----. İcra Dairesi'nin ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce (12/12/2024 tarihinde) kısmi ödeme yapılması dikkate alınarak tahsilat tarihi itibariyle bakiye kalan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafları yönünden takibin devamına karar verilmiştir. (Yargıtay ------.Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 tarihli -----Sayılı, ---- BAM -------. HD. ------Karar sayılı emsal kararı) Davalı tarafından dava konusu asıl alacağın dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle bakiye kalan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafların icra dairesi tarafından ödeme anında tespit edileceği nazara alınarak davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden talep edilmekte olup dava konusu asıl alacak dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talep etmesi de mümkün olmadığı değerlendirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
----- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce (12/12/2024 tarihinde) ödeme yapılması dikkate alınarak icra ve vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru vekalet harcı ve sair takip masrafları yönünden devamına,
İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harç dava açılışı sırasında davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1,230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen yargılama gideri 93,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.