T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/581
KARAR NO: 2026/623
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkiline ait --- plakalı araç ile davalıya ---- numaralı kasko poliçesi ile sigortalı ---- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, SBM kayıtlarına kaza sonrası müvekkilinin % 100 kusurlu bulunduğunu, dava dışı --- plakalı araç maliki kaza sonrası davalı şirkete başvurarak aracını onarmış ve davalı şirketçe aracın hasar bedeli 200.000,00-TL olarak hesaplandığını, davalı şirket müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine rücu ederek poliçe limitleri dâhilinde 120.000,00-TL tahsil ettiğini, akabinde, limit aşımı zararı bulunduğundan bakiye 80.000,00-TL tutarı müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin aracındaki hasar ve değer kaybı zararlarının tazmini için --- plakalı aracın ZMM şirketi olan ---- karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ---- no lu başvuru dosyası üzerinden Hakeme başvurulduğunu, Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülen yargılamada Uyuşmazlık Hakeminin ---- sayılı kararı ile "Uyuşmazlığa ilişkin tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için 12.01.2024 tarihli ara karar ile bilirkişi görevlendirildiğini, dosyaya sunulan 18.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %25, başvuru sahibinin ise %75 kusurlu olduğu tespit edildiğini” görüş ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle müvekkilinin kusuru oranında zararının karşılanmasına karar verdiğini, karara göre davalı sigorta şirketince ----- plakalı araç için belirlenen 200.000,00-TL hasar onarım bedelinin % 75 oranında müvekkili ve müvekkilinin ZMM sigorta şirketi mesul olacağını, bu durumda ---- plakalı aracın 200.000,00-TL zararının % 75 olan 150.000,00-TL tutardan müvekkilinin ZMM sigorta şirketince ödenen 120.000,00-TL zararın mahsubu sonucu müvekkilinden 30.000,00-TL bedel tahsil edilmesi gerekirken 80.000,00-TL tutar tahsil edildiğini, bu hali ile müvekkilinden 50.000,00-TL fuzulen tahsil edildiğini, müvekkilinin 04/03/2023 tarihli kazada % 75 oranında kusuru bulunmasına karşın davalı sigorta şirketince % 100 kusur nispetinde rücu edildiğini, Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılamada müvekkilinin % 75 kusurlu olduğu ortaya konduğunu, bu hali ile davalı şirketçe hukuken korunabilir herhangi bir gerekçe olmaksızın aktifinde zenginleşme gerçekleştiğini, tüm bu sebeplerle, 04/03/2023 tarihli kazada müvekkilinin %75 kusurunun bulunduğu dikkate alındığında hukuka aykırı şekilde müvekkilinden fuzulen tahsil edilen 50.000,00-TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde müvekkiline iadesine karar verilmesi gerektiğini beyan ile, fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davasının kabulü ile, 04/03/2023 tarihli kaza sonrası davalı şirketçe müvekkilinden fuzulen tahsil edilen tazminat için şimdilik 100,00-TL bedelin kısmi alacak olarak, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsilini, yargılama harç ve giderleriyle, vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkili şirkete dava öncesi başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeni ile taleplerin reddi gerektiğini, işbu davada hasar 04/03/2023 tarihinde gerçekleşmiştir. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı sigortalı olan mağdurun Müvekkil şirket nezdinde ----- numaralı Kasko Poliçesi ile 14/11/2022 14/11/2023 vadesi boyunca teminat altına alındığını, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, belirtmek gerekir ki, Müvekkili sigorta şirketi bakımından sigorta poliçesi ile verilen teminat bedeli sınırlı olup bu hususun herhangi bir kabul anlamı taşımamak kaydı ile Sayın Mahkemece göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, konu dosyada davacı tarafın neden olduğu hasarda sigortalıya 199.750,00 TL ödeme yapılmak durumunda kalındığını, konu hasara ilişkin ----- numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, kusur durumunu gösteren belge dilekçe ekinde sunulmakta olup konu hasarda davacının tam kusurlu olduğunu, davacının, sigortalının kusurlu olduğu yönündeki iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, sayın mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz davanın ihbarı tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyan ile, esasa ilişkin cevap ve delil sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğini, davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava 04/03/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait ---- plakalı araç ile ----plakalı araç arasında meydana gelen kazada ---- plakalı aracın kasko sigortacısı olan davalıya davacı tarafça fazla ödenen bedelin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi heyet raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
İLK KARAR;
Mahkememizce 15/01/2026 tarih ve -----. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
KALDIRMA KARARI:
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 30/04/2026 tarih ve ----- karar sayılı ilamında; "HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK'nin 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise: "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.Somut uyuşmazlıkta; davacı gerçek kişi olup tacir değildir. Davacıya ait ---- plakalı otomobilin kullanım amacı da "hususi"dir. Davalı sigortacıya kasko poliçesiyle sigortalı ---- plakalı araç da "hususi" otomobil olup davalının halefi sıfatıyla yerine geçtiği araç maliki sigortalı gerçek kişidir. Bu itibarla, TTK'nin 4. maddesinin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmayan ve anılan maddenin diğer bentlerinde sayılan ticari dava niteliğini de taşımayan davaya bakma görevinin HMK'nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, davanın esasına girilip karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir.---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 30/04/2026 tarih ve ----- karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmakla dosya yukarıdaki esasına kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce 15/01/2026 tarih ve ------ sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın istinafa gönderildiği, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 30/04/2026 tarih ve ----karar sayılı kesin olan karar gereği yapılan incelemede davacıya ait -----plakalı otomobilin kullanım amacının hususi olduğu, davalı sigortacıya kasko poliçesiyle sigortalı ----- plakalı aracın hususi otomobil olduğu, davalının halefi sıfatıyla yerine geçtiği araç maliki sigortalının gerçek kişi olduğu, bu itibarla, TTK'nin 4. maddesinin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olmayan ve anılan maddenin diğer bentlerinde sayılan ticari dava niteliğini de taşımayan davaya bakma görevinin HMK'nin 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkememizce iş bu dosya yönünden görevsiz olduğundan bahisle dosyanın görevli --- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.