T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/331
KARAR NO : 2025/1014
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/03/2018
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/12/2016 tarihinde davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- otobüsüne müteveffa --- binmek üzereyken otobüsün şöförünün fark etmeyerek çarpması sonucu vefat ettiğini, davalı --- şöförünün asli kusurlu olduğunu, müteveffa ----- 15/10/2002 doğumlu olup, lise öğrencisi olduğunu ve ölümü ile davacı anne ve babasının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın ölümü nedeniyle kardeşlerinin ablalarından yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketine başvurduklarını, sigorta şirketi tarafından 24.000 TL ödeme yapıldığını iddia ile müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan, müvekkilleri ----- ve ---- için ayrı ayrı 60.000 TL, kardeşler --- ve ----- için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 180.000,00 TL manevi tazminatın davalı ------ Dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ------ plaka sayılı aracın ZMS sigortacısı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsüne raci kusuru ve zararını kanıtlaması gerektiğini, kusurun kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmayacağını, müteveffanın vefatı dolayısıyla 27/10/2017 tarihinde müvekkilinin 23.193,42 TL tazminat ödemesi yaptığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirket yönünden hukuki sorumluluğun yerine getirilmiş olduğunu, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan kusur raporunda müvekkiline tali kusur izafe edilmiş olsa da dava konusu kaza da müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, ceza yargılamasında alınan kusur raporunda maktulün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kazaya ait olarak müvekkili aleyhine açılmış ---.Asliye Ceza Mahkemesinin ----- dosyası halen derdest olup Adli Tıp Kurulundan rapor alınması için beklediğini, bu nedenlerle mezkür ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, talep edile tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maddi destekten yoksun kalma tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, Lise talebesinin ailesine kazanç sağlaması gibi bir durum tasavvur dahi edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ----- Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Üzücü bir kaza yaşanmış olmakla birlikte olayın meydana gelmesinde müvekkili idarenin ve diğer davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, davacı tarafın davalı sürücüye asli ve tam kusur izafe etmesinin gerçeği yansıtmadığını, kazanın oluşumu ve tarafların kusur oranları bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler sonucunda ortaya çıkarılabileceğini, kusur için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili kurumun dava konusu kaza hadisesinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının gerektiğini, dolayısıyla anne ve baba açısından destekten yoksun kalma tazminat talep etme şartları oluşmadığından davacıların buna ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanca talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup, tazminatı cezaya dönüştürücü ve sebepsiz zenginleşme doğurucu nitelikte olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını bu nedenle avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, davacıların sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ----- İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait ----- plakalı aracın, 30/10/2016 başlangıç ve 30/10/2017 bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından -----sayılı zmss ile teminat altına alındığı, kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüme dayalı teminatın 310.000,00 TL olduğu görülmüştür.
----. Asliye Ceza Mahkemesinin ------. Sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde Cumhuriyet Savcılığına hitaben hazırlanan 15/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle davalı sürücü ----- tali Müteveffanın asli kusurlu olduğu, kovuşturma aşamasında ise ATK trafik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan 11/03/2019 tarihli raporda davalı sürücü ile müteveffanın eşdeğer kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Dosya kusur raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporunda; davalı sürücü ---- %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu, müteveffa yaya ------ %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını bildirmiş, işbu rapora karşı yapılan itiraz üzerine ve dosyada bulunan tüm raporların değerlendirilmesi için dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda; davalı sürücü ---- % 60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ----- %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir.
İş bu raporda itiraz edilmesi üzerine dosya bu kez kusur yönünden inceleme yapılmak üzere Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 28/01/2021 tarihli raporda davalı sürücünün % 60, müteveffanın % 40 oranında kusurlu olduğu yönünde mütalaa sunulmuş, işbu rapora karşı yapılan itirazlar da gözetilerek bu kez ---- Trafik Kürsüsünden bilirkişiler-----oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/10/2021 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün % 70, müteveffanın ise % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.İşbu raporlar arasındaki farkın ve itirazların değerlendirilmesi için dosya bu kez ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinden 17/02/2022 tarihli rapor içeriği çelişkileri gideren şekilde hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu görülmüş hükme esas alınmıştır. Dosya aktüer hesabı için bilirkişi ---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 16/06/2022 tarihli rapor, aktüer hesabı için gönderilen bilirkişi ------ tarafından sunulan 22/08/2023 tarihli rapor, işbu rapora yapılan itiraz üzerine alınan 12/07/2024 tarihli ek rapor ve güncel asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması için alınan 16/09/2025 tarihli 2. ek rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 24/09/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; davacı ----- yönünden talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatı 573.845,09 TL artırılarak 574.845,09 TL olmasına (Davalılardan ----- sadece teminat limiti 92.748,58 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ) Davacı ----- yönünden talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatı 1.034.503,31 TL artırılarak 1.035.503,31 TL olmasına (Davalılardan ----- sadece teminat limiti 194.058,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla ) olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 30/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kusur oranı, müteveffanın kusurunun bulunup bulunmadığı, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilir ise miktarı ile davacıların manevi zararının mahkememizce takdiri noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; 30/12/2016 tarihinde davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- otobüsüne davacıların murisi müteveffa ------ binmek üzereyken otobüs şöförünün fark etmeyerek çarpması sonucu vefat ettiği, olayın oluş şekli, olay yeri fotoğraflarındaki müteveffa yayanın yol üzerindeki sol konumu, mahal ve yol özellikleri, olay mahallinin ----- otobüs durak mahalli olduğu hususu, bilirkişi raporları, taraf beyanları dikkate alındığında davalı araç sürücüsü ------ yönetimindeki ---- plaka sayılı ----- otobüsü ile yerleşim yerinde ------ Caddesini takiben seyir halinde iken olay yeri ---- Otobüs durak mahalline geldiğinde duraklayıp yolcu aldıktan sonra mahal şartlarını ve görüş alanını dikkate almadan, yeterli ve gerekli kontrolü yapmadan tehlike yaratacak şekilde harekete geçtiği, istikametine göre sol taraftan yola girerek geçiş yapan ve belli bir mesafe kat eden yayaya tedbirsizce çarptığı ve Karayolları Trafik yönetmeliği 137.maddeyi (araçların manevralarına dair kurallardan duraklanan ve park edilen yerden çıkılırken, araçlarını ve araçların etrafını kontrol etmeleri, sakıncalı bir durum olmadığını gördükten sonra araçlarını çalıştırmaları gerektiği) ihlal ettiği anlaşılmış olup, olay anı görüntülerindeki olayın oluş şekli, olay mahallinin ----- durak mahalli olduğu hususu ve yayanın kat ettiği mesafe de dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı % 60 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya -----durak mahallinde kontrolsüz şekilde geçiş yaptığı, harekete geçen otobüsten korunma tedbiri almayarak can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68 (yayaların uyacakları kurallar) ve 138/d (Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu inde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmakla, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı kendi ölümü ile neticelenen olayda % 40 oranında kusurlu olduğu, dosyaya sunulan karayolları fen heyeti raporu ile 17/02/2022 tarihli çelişkilerin giderilmesine ilişkin raporun da bu yönde olduğu ve olayın oluş şekline daha uygun olması sebebiyle hükme esas alındığı, davalı ----tarafından kendisine yapılan başvuru üzerine davacı babası ------ için 27/10/2017 tarihinde 23.193,42 TL. ödeme yapıldığı, bu ödemeyle birlikte 310.000,00 TL poliçe limitinden 286.806,58 TL kaldığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan ve son asgari ücret nisabı üzerinden hazırlanan aktüerya raporunda garame hesabı yapılmak suretiyle davacı baba için 94.400,78 TL, davacı anne için ise 192.405.80 TL olmak üzere sorumluluğunun 286.806,58 TL limit kapsamında devam ettiği, yine her iki davacı yönünden yapılan hesaplamada ise davacı Babası ----- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek zararın 302.630,04 TL, davacı anne ------ destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararının ise 552.991,36 TL olduğu toplam 855.621,40 TL zarardan davalı işleten ve sürücüsünün kaza tarihinden itibaren avans faiziyle, davalı sigorta şirketinin ise kendisine yapılan başvuru tarihinin tespit edilememesi sebebiyle KTK m.99 hükmü gereğince kısmi ödeme yaptığı tarih olan 27/10/2017 tarihinden itibaren, sigortalı aracın ticari olması sebebiyle avans faiziyle birlikte sorumlu olduğu, davacının rapor ile tespit edilen tutarlar nispetinde dava değerini yükselttiği dolayısıyla maddi tazminat talebinin talep artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.Bunun yanında kaza sebebiyle yaşanan ölüm olayının davacılar uhdesinde oluşturduğu üzüntü ve elem TBK m.56/II hükmünce değerlendirilmiş, yaşanan olayın asla bir maddi karşılığının olmaması ve ayrıca manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmayacağına dair ilkeler kapsamında, söz konusu kazanın davacılar uhdesinde manevi zarara da sebebiyet verdiği kanaatine varılarak hakkaniyet ilkesi (TMK m.4), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli ile kusur oranları da dikkate alınarak talep edilen tazminatın kısmen kabulüne kısmen reddine karar karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Maddi Tazminat davası yönünden;
1-Davacı ------ maddi tazminat talebinin dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda KABULÜ ile, 574.845,09 TL'nin davalılar ------ Genel Müdürlüğünden 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı ------ Yönünden ise işbu zarardan 92.748,58 TL poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile 27/10/2017 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların sorumlu olduğu miktarlar muhaceresinde müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı ----- maddi tazminat talebinin dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda KABULÜ ile, 1.034.503,31 TL'nin davalılar ---- ve ----- Genel Müdürlüğünden 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı----- Yönünden ise işbu zarardan 194.058,00 TL poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile 27/10/2017 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların sorumlu olduğu miktarlar muhaceresinde müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B) Manevi Tazminat davası yönünden;
1-Davacı ------ manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ------ Genel Müdürlüğünden müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı ------ manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ----- Genel Müdürlüğünden müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacı ----- manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ----- Genel Müdürlüğünden müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Davacı ----- manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ----- Genel Müdürlüğünden müteselsilen tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
YARGILAMA GİDERLERİ
HARÇLAR
1-Alınması gereken 47.464,87 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 612,63 TL peşin harç ile 27.700,00 TL ıslah harcı toplamı 28.312,63 harcın mahsubu ile bakiye 19.152,24 TL harcın davalılardan (davalı ------ 6.871,82 TL'sinden sorumlu tutulmak suretiyle) müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
YARGILAMA GİDERLERİ
2-Davacı tarafça yapılmış, 35,90 TL başvurma harcı, 612,63 TL peşin harç ile 27.700,00 TL ıslah harcı toplamı 28.348,53 TL harç giderinin davalılardan (davalı ------ 10.171,45 TL'sinden sorumlu tutulmak suretiyle) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 24.241,40 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 22.314,21 TL'sinin davalılardan (davalı ------8.006,34 TL'sinden sorumlu tutulmak suretiyle) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı ------. Tarafından yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
VEKALET ÜCRETİ
1-Davacı ------ açmış olduğu maddi tazminat davası yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 91.975,21 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ----- 14.835,60 TL'sinden sorumlu tutulmak suretiyle) müteselsilen alınarak davacı ---- verilmesine,
2-Davacı ------ açmış olduğu maddi tazminat davası yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 161.175,50 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ----- 30.236,52 TL'sinden sorumlu tutulmak suretiyle) müteselsilen alınarak davacı ----- verilmesine,
3-Davacı ------ açmış olduğu manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacı ----- verilmesine,
4-Davacı ------- açmış olduğu manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- Genel Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacı ---- verilmesine,
5-Davacı ------- açmış olduğu manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ------ Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacı ---- verilmesine,
6-Davacı ---- açmış olduğu manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar---- Genel Müdürlüğünden müteselsilen alınarak davacı----- verilmesine,
7-Manevi tazminat davalarının reddedilen miktarları yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ----- sayılı kararı uyarınca davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
GİDER AVANSI
1-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı Sigorta Şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.