T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/138
KARAR NO : 2025/959
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında filo servis sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeden kaynaklı borçların davalı tarafından ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 5.484,40 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya ilk olarak davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için ----.Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle mali müşavir bilirkişi ----- tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 16/12/2024 tarihli rapor ile davalının belirtilen adreste bulunmaması ve defterlerini sunmaması sebebiyle inceleme yapılamadığı belirtilmiş akabinde davacı tarafın defterlerinin mahkememiz huzurunda mali müşavir bilirkişi ------ tarafından incelenmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 20/11/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında bakım onarım hizmeti verilmesine ilişkin eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişki nedeniyle alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından taraflar arasında bakım onarım hizmeti verilmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğunu belirterek huzurdaki davayı açtığı, TMK m.7 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, davacının incelenen 2015-2016 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil kespettiği ve alacağın 2015 yılından devreden 3.300,95 TL ve 10/08/2016 tarihine kadar 48 faturada toplam 21.287,81 TL tutarındaki faturadan bakiye alacak ile birlikte davalıdan 5.484,46 TL alacağının bulunduğu, davalının defter ve kayıtlarını sunmaması sebebiyle inceleme yapılamadığı, davacı tarafından taraflar arasında kurulan sözleşmenin varlığına ilişkin bir delilin sunulmadığı gibi davacı tarafından sunulan fatura içeriğinde onarım ve bakım hizmetinin hangi araç için verildiğine ilişkin bir açıklamanın da yapılmadığı, alacağın dayanağı olarak sunulan faturaların davalıya tebliğine ilişkin bir delilin de sunulmadığı anlaşılmakla davacının sözleşmenin varlığı ile birlikte TTK m.20 ve TTK m.21 hükmünce hizmeti verdiğini ve alacağının varlığını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.