T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/52
KARAR NO : 2025/973
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya açık hesap şeklinde malzeme satışı yapıldığını ve malzemelerin davalıya teslim edildiğini ancak fatura bedellerinin tamamının davalı tarafından davacıya ödenmediğini bu sebeple -----. İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine 883.075,68 TL için genel haciz yolu ile ilamsız takibin başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının borcunun işbu davaya konu ilamsız takip asıl alacak tutarı olan 883.075,68 TL'den daha fazla olmasına karşın, bu tutarın üzerindeki alacaklar karşılıksız çıkan veya çıkacak çeklere ilişkili olduğunu ayrıca başlatılacak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yolu ile borçludan tahsil edilmeye çalışılacağını, ----. İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası nezdinde ilamsız takibe konu ettikleri davalı tarafından karşılığında herhangi bir kambiyo senedi verilmemiş olan 883.075,68 TL tutarındaki fatura asıl alacağına ilişkin olduğunu, sonuç olarak; davalının ----. İcra Dairesi ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin davamını, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 29/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (----- Bam ----.HD----- K.). Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.
----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 883.075,68 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 15/12/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, dava dilekçesi ekinde yer alan takibe esas faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı, haklı değil ise inkâr tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek --- Nöbetçi ATM 'ne talimat yazılarak davacı tarafın 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerindeve ayrıca faturalar ve dosyaya sunulan sair ticari kayıtlar incelenmek suretiyle davacının takibe konu faturalar nedeniyle takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, bulunursa tutarı hususlarında bir mali müşavir bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak uyuşmazlık konularına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Temin edilen 10/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
"... Davalı -----adına 2022 yılı deviri ile birlikte 2023 yılında davacı ------adına toplamda 9.244.933,68 Tl’lik alacak kaydı bulunduğu,
Davalının bu faturaları defterlerine dava dilekçesinde belirttiği şekilde uygun olarak kayıt ettiği, yine alacaklarına karşılık davalı tarafından yapılan ödemelere istinaden 8.196.612,00 ‘lik ödemenin de defterlerine dava dilekçesinde belirttiği şekilde uygun olarak kaydettiği ve dönem sonunda davalıdan 1.048.321,68 Tl lik alacağının olduğu, bu alacakları ise 165.246,00 Tl ve 883.075,68 TL olmak üzere 2 ayrı kayıt ile şüpheli ticari alacak olarak kayıt ettiği,
Taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari borç alacak ilişkisi olduğu,
Davalının yasal defterlerini muhasebe standartlarına, T.T. Kanunu’na ve V.U.Kanunu’na uygun olarak düzenlediği yevmiye, defteri kebir defterlerinin açılış ve kapanışlarının elektronik olarak yapıldığı, envanter defterinin ise fiziki olarak tasdik ettirildiği görülmüştür" belirlemelerine yer verilmiştir.
Mahkememizin 27/03/2025 tarihli celse ara kararı gereğince 18/04/2025 günü saat 11.00 de davalı şirketin 2023 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için inceleme günü tayin edildiği, mali muhasip bilirkişi marifetiyle davalı şirketin 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının tetkiki ile takibe esas faturalar nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı ve uyuşmazlık konularında, talimat mahkemesinden temin edilen ve davacının ticari defter ve kayıtlarının tetkik edildiği rapor içeriği de göz önünde bulundurulmak suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği inceleme gün ve saatini bildirir son duruşma zaptının davalı şirkete tebliğ edildiği ancak davalı şirketin ticari defter ve müstenidatını belgelerin belirlenen gün ve saatte hazır bulundurmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı -----adına 2022 yılı deviri ile birlikte 2023 yılında davalı ------ toplamda 9.244.933,68 Türk Lirası alacak kaydı bulunduğu; alacaklarına karşılık davalı tarafından yapılan ödemelere istinaden 8.196.612,00 Türk Lirası tutarlı ödemenin de defterlerine dava dilekçesinde belirttiği şekilde uygun olarak kaydettiği ve dönem sonunda davalıdan 1.048.321,68 Türk Lirası tutarında alacağının olduğu, taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari borç alacak ilişkisi olduğu; davacıya ait ticari defterlerin delil vasfını haiz oldukları; davalının ticari defter ve kayıtlarının tetkiki bakımından yapılan ihtarın yerine getirilmediği, davalı yanın ihtara rağmen mali incelemeye iştirak etmemesi nedeniyle 6100 sayılı Yasanın 222/3 maddi hükmü gereği davacı ticari kayıtlarının davacı lehine delil teşkil edeceği, davalı tarafından tespit olunan toplam borç tutarının ödendiğine de dair mali bir kaydın da sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kabulü ile, davalının ----.İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına;
Likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 si olan 176.615,13 TL inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 60.322,90 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 10.665,35 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 49.657,55 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 138.461,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 11.092,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 4.200,00 TL Bilirkişi ücreti ve 1.000,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 5.200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.