T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/659 Esas
KARAR NO: 2025/937
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ------ tarihinde, davalı----- davalı ---- sevk ve idaresindeki-------plakalı aracın müvekkile ait araca çarpması neticesinde müvekkiline ait aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, dava konusu kaza sonrası oluşan zararların davalılar tarafından karşılanmadığını, müvekkiline ait aracın davalının haksız fiili neticesinde hasarlanması ve tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyeti zararına uğradığını, ayrıca araçta değer kaybı oluştuğunu iddia ile müvekkili aracında oluşan 1.000,00 TL değer kaybı zararı, 500,00 TL araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği araç değer kaybı ve araçtan mahrum kalınması nedeni ile oluşan maddi zarar miktarı belirlenebilir miktar olduğunu, davacının dava konusu alacağı zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın aracında oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı iddiasını ispatlayacak bir belge olmadığını, maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusuru da olduğunu, kusur durumuna ve maddi değer kaybı alacak kalemine itiraz ettiklerini, servisin parça bekleme süreleri mahrum kalınan günün belirlenmesi hususunda dikkate alınamayacağını, makul işçilik süresi dikkate alınacağı gibi davacının başka bir ikame araç kullandığını ve bu araç için bedel ödemek zorunda kaldığını ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf müvekkilinin sigortacısından ödeme aldığını, davanın sigortacıya ihbarı gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı----- dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İhbar olunan ------vekili cevap dilekçesinde özetle; ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç mahrumiyeti ve değer kaybına ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davacının davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapmadığını, sigorta şirketine başvuru zorunlu olup işbu şart yerine getirilmediğini, ayrıca davacının taleplerinin öncelikle kusurlu aracın trafik sigortacısından karşılanması gerektiğini, trafik sigortası teminatları üzerinde kalan kısım için ise aracın kasko poliçesi tespit edilip------ klozundaki teminatların tüketilmesi gerektiğini, trafik sigorta limiti ve ------ tüketilmesi halinde müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçenin devreye gireceğini, davacının araç mahrumiyeti talebi poliçe özel şartı gereği teminat dışı olduğunu, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigortalının kusuru konusunda ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, her halükarda müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı şartlarda ve limitle sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin ihbar edilen olup, davalı taraf olmadığından müvekkili hakkında doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle hasara uğrayan araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatını talebine ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, tescil kayıtları, servis kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya Makine Mühendisi bilirkişi ---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan --- tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen ---- tarihli talep artırım dilekçesinde; değer kaybı zararına ilişkin olarak 360.000,00-TL, araç mahrumiyet zararına ilişkin olarak 45.000,00-TL nin kaza tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve artırılan miktar üzerinden harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araç mahrumiyeti zararının bulunup bulunmadığı ve bedeli noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu-----tarihinde dava dışı şahıs sevk ve idaresindeyken davacının işleteni olduğu-------plakalı araca arkadan çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazasında davacı aracında hasar oluştuğu, olayın oluş şekli dikkate alındığında davalı sürücünün güvenli ve yeterli mesafeye dikkat etmeksizin sevk ve idaresindeki aracı kullanmaası sebebiyle KTK m.52/b ve KTY m. 101/b ve KTK m.56/c hükümlerine aykırı hareket ederek tam ve asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal içtihatlar uyarınca aracın yaşı, kilometresi, geçmiş kaza ayrıntısı vs. hususlar dikkate alınarak 360.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu, araçta oluşan hasara dayalı olarak onarım süresinin 15 gün ve günlük ikame araç bedeli olarak (amortisman dahil) 3.000,00 TL nin kadri maruf olduğunun belirtildiği, emsal araçların bedellerine göre söz konusu belirlemelerin kadri maruf olduğu, davacının usulüne uygun şekilde bedel artırım dilekçesi ile talebini mütalaa edilen tutara yükselttiği, davalı sürücünün TBK m.49, davalı işletenin ise söz konusu zarardan KTK m.85 hükmü kapsamında kaza tarihinden itibaren tarafların tüzel kişi olması sebebiyle işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda, davanın KABULÜ ile 360.000,00 TL değer kaybı zararı ve 45.000,00 TL yoksun kalma bedeli olmak üzere toplam 405.000,00 TL'nin 01/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 27.665,55 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 269,85 TL peşin harç ile 6.891,00 TL tamamlama harcı toplamı 7.160,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.504,70 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış, 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 6.891,00 TL tamamlama harcı olarak toplam 7.430,70 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 4.883,25 TL masraf olmak üzere toplam 12.313,95 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 64.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı-------------yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2025