T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/157
KARAR NO : 2025/924
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... arasında, davacının inşaatlarının cam ve pencerelerinin tedariği, takılması konusunda eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince akdedilen eser bedelinin davalılara ödenmesine rağmen, davalılar tarafından sözleşme gereği asansör camlarının takılması borcu yerine getirilmemiş bu durumdan müvekkili şirketin mağdur duruma düştüğünü, bunun üzerine, ----. İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu davaya/icra takibine ilişkin borçla, iş ilişkisiyle yahut söz konusu çekle hiçbir ilgisi ve bilgisinin bulunmadığını, davalının dava dilekçesindeki iddiaların hiçbirini kabul etmemekle beraber söz konusu iddialarla ilgili bir bilgisi, bağlantısı, iş ilişkisi ve söz konusu çekteki, sözleşmedeki imzayla da bir ilişkisi olmadığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çeki düzenleyen kişinin basiretli davranması gerektiğini, kimin adına çek düzenlediğini bilmeli ve kontrol etmesi gerektiğini, dolayısıyla bahsedilen nedenlerden dolayı davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi ya da herhangi bir ticaret bulunmadığını bilmesi kendisine ait çeki kime, olmayan borca istinaden yapılan icra takibine davalının itirazında haklı olduğunu belirterek, davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı ...'a dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin, sözleşmeden gereği davalı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş ve davacı tarafından sunulan ----- kayıtları ve bila tarihli sözleşme suretiyle birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu ------. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 49.500,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan bila tarihli sözleşmede davalı ----- isim ve imzasının bulunduğu, sözleşmenin asansör camı imalatı ve montajına ilişkin olduğu, davacı şirketin isim ve kaşesi ile yetkilisinin imzasının bulunmadığı, sözleşme bedelinin 55.000,00 TL + KDV olarak belirtildiği, yarı bedelinin 90 günlük çek ile kalan bedelin ise iş bitiminde nakit olarak ödeneceği, herhangi bir teslim tarihinin belirlenmediği görüldü.
Davacı tarafından sunulan 10/10/2021 tarihli 15.000,00 TL ve 21/12/2021 tarihli 12.000,00 TL bedelli ----- ait hesap üzerinden gönderilen dekontlar incelendiğinde gönderenin davacı alıcının ise davalı ... ---- olduğu, açıklama kısmında ------ yazılı olduğu görülmüştür.
Takibe dayanak edilen 30/11/2021 keşide tarihli çek incelendiğinde ise keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı ... olduğu, altında davalı ...'ın teslim aldığına dair yazı, kimlik numarası ve imzanın bulunduğu görülmüştür.Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden davalı ...'in ticari defterlerinin istinabe yoluyla incelenmesi için yazılan talimata istinaden-----.Asliye Ticaret Mahkemesince dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ---- tarafından sunulan 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış, davacı tarafın defterleri mahkememizce nezdinde incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişi ----- ile Nitelikli Hesaplama Uzmanı ---- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/12/2024 tarihli rapor içeriği ve tlimat mahkemesince alınan rapor içeriklerinin ilgili kısımlar HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış, heyet rapor içerisinde nitelikli hesaplamalar bilirkişi tarafından sunulan mütalaa/hukuki yorum hükme esas alınmamıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında eser sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının yaptığı ödemenin iş bu sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı, davalıların TBK m.162 hükmü kapsamında birlikte sorumlu olup olmadığı, davalıların sözleşme ile üstlendikleri edimleri yerine getirip getirmediği, davacının TBK m.123 gereği uygun süre verip vermediği, TBK m.124 hükmünde yazılı sebeplerin vr olup olmadığı, takip konusunun ödenen bedelin iadesine ilişkin olması ve dava dilekçesinde yazılı hususlar kapsamında davacının TBK m.125 hükmü kapsamında sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep edip edemeyeceği bu kapsamda itirazın iptali ve inkar/kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davanın eser sözleşmesine konu işgörme ediminin yerine getirilmediği iddiasıyla ödenen bedelin TBK m.77/II hükmü kapsamında iadesi istemine ilişkin olduğu, taraflarca sunulan dilekçeler ve deliller incelendiğinde bila tarihli ve suret niteliğindeki sözleşmenin altında ...'in isim ve imzasının bulunduğu, anılan davalının sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde savunma yaptığı, davacı vekili tarafından sözleşmenin aslı gibidir yapılmış örneğinin sunulduğu, aslının sunulmadığı, sözleşmede anılan davalıya atfen atılan imza ile çekin arka yüzündeki ciro için atılan imza incelendiğinde söz konusu imzalar arasında gözle görülür şekilde belirgin bir fark olduğu gibi sözleşme altındaki imza ile çeki teslim aldım yazısı altındaki imzalar incelendiğinde diğer davalı ----- imzasına benzediği, söz konusu davalının yanıt dilekçesi sunmadığı HMK m.127 hükmü kapsamında münkir kabul edildiği, davalı ...'in incelenen ticari defter ve kayıtlarının kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, sunduğu defter ve kayıtlarının HMK m.222 hükmü kapsamında davalı lehine delil niteliğinin bulunmadığı ancak çek ve havale bedellerinin defter ve kayıtlarda yer almadığı, davacı defterlerinin ise HMK m.222 ve TTK m.23 hükmü kapsamında sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu takibe konu edilen ve iadesi istenen toplam 49.500,00 TL'nin davalı ...'e borç olarak kaydedildiği, TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında huzurdaki davada ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, HMK m.194 hükmü kapsamında delil olarak sunulan havale dekontlarında havalenin, davalı ...'e değil diğer davalıya ve herhangi bir açıklama içermeksizin yapıldığı, yerleşik içtihatlar uyarınca açıklama içermeyen havalelerin bir borcun tediyesine ilişkin olduğu, her ne kadar davalıların birlikte dava dışı ----- ortaklıkları bulunsa da davacı tarafından yapılan sözleşmenin iş bu şirketle değil ... ile yapıldığı davacı tarafından da davalı adına borç kaydı yapılarak yaptığı ödemeyi defter ve kayıtlarına işlediği, TTK m.18/II hükmü kapsamında basiretli davranma yükümlülüğüne uygun davranmak zorunda olduğu, havale edilen bedellerin ise diğer davalıya yapıldığı dikkate alındığında çekin davalı ... adına keşide edilmesine rağmen diğer ödemelerin diğer davalıya yapılması ile deftere işlenen tüm borcun davalı ... adına işlenmesi hususlarının davacı iddiası ile tam örtüşmediği, bir an için sözleşmenin kurulduğu ve davalıların TBK m.162 hükmü kapsamında birlikte sorumlu oldukları düşünülse dahi TBK m.123 hükmü kapsamında davalı işgörenin temerrüde düşmesine istinaden zenginelşme bedelinin iadesini isteyebilmesi için borcun ifasın yönelik davalıya uygun süre vermesi gerektiği, sunulan deliller kapsamında bu hususta bir delil sunulmadığı gibi TBK m.124 hükmünce süre verilmesini gerektirir bir halin varlığının da ispat edilemediği dolayısıyla davacının TBK m.125/III hükmüne başvurmayacağı bu sebepler ve usul ekonomisine (HMK m.30) ilişkin ilkeler gözetildiğinde davalının imza savunması kapsamında grafoloji incelemesinin yapılmasına da yer ve gerek olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve davacının kötüniyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 912,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 297,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılmış yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'e verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve diğer davalı vekilinin yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.