T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/475
KARAR NO : 2025/981
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/06/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; “Davalı, ------ numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olup, Müvekkil Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın kayıtta olmayan sayaçtan tesisatsız bir şekilde enerji kullanımı yaptığı 28.12.2021 tarihinde tespit edildiği ve kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiği ve mühürlendiği tespit edilerek davalı aleyhine ----- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği ve faturanın icra takibine konu edildiği, Bu kapsamda, dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın kaçak elektrik kullanımı yapan davalı tarafın enerjisi, Müvekkil Şirket tarafından mevzuat yükümlülüklerine uygun şekilde, kaçak elektrik enerjisi tespit tutanakları düzenlenerek kesildiğini, Ancak ne var ki kayıtta olmayan sayaçtan tesisatsız bir şekilde kaçak elektrik enerjisi tespit tutanaklarının düzenlenmesine ve kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesine sebep olunduğunu, Davalıca bahse konu fatura(lar), süresinde ifa edilmediğinden fatura(lar) bedelinin tahsili maksadıyla aleyhine işbu davaya konu icra takibi ikame edildiğini, alacak likit ve belirlenebilir olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle davanın kabul edilerek davalı tarafça ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyana yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların hiçbir geçerliliği bulunmamakla birlikte davacı yanın haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak başlattığı ----. İcra Müdürlüğü ------ Sayılı ilamsız icra takibine taraflarınca süresi içerisinde itiraz edildiğini, İşbu davanın haksız olarak ikame edildiğini, Davacının ileri sürmüş olduğu gerçeğe aykırı iddialara karşı beyanlarını yasal süreler içerisinde mahkemeye sunduklarını, huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları göz önüne alındığında abonelik olmaksızın elektrik tüketilmesi fiilinin haksız fiil niteliğinde olduğu, haksız fiile dair davalarda görevli mahkemenin ise asliye hukuk mahkemesi olduğunu, emsal kararlarda ticari işletmeye ilişkin dava dosyasında abonenin sayaçsız bir şekilde elektrik tüketimine dair olayda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, elektrik kullanımı konusunda herhangi bir sözleşme yapmadan haksız eylemden kaynaklanan eldeki davada uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye hukuk mahkemesi olduğunun açıkça ifade edildiğini, açıklandığı üzere, davacıya yanca haksız ve mesnetsiz bir şekilde ikame edilen eldeki davada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafça kaçak elektrik tahakkuk hesap detayı ve kesilen fatura sunulduğunu, müvekkilce elektriğin tüketildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığını, kaçak tutanağı ibraz edilmediğini, bu yönden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sayın hakimliğinizde görülmekte olan dava dosyasında davacı yanca sunulan evraklar ve davacı----yazılan yazıya istinaden sayın mahkeme'ye sunulan 18.07.2022 tarihli cevabi müzekkere incelendiğinde; sadece kaçak elektrik tahakkuk hesap detayı ve ----- faturasının sunulduğunun tespit edildiği, müvekkilce işbu davaya konu elektrik tüketimini yağtığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, bu yönden dava ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça kaçak sayaç ile elektrik tüketiminini hukuka aykırı gerçekleştirildiği iddia edilmiş olsa da beyanları iddiadan öteye gidemediğini, sayacın kaçak olduğuna, müvekkil tarafından kullanıldığına, sayacın müvekkile ait olduğuna, elektrik tüketiminin müvekkil tarafından yapıldığına dair herhangi bir belge, fotoğraf sunulmadığını, ispatlanamayan davaya ve müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğine ilişkin emsal, güncel ve benzer nitelikte olan, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarihli -----. sayılı ilamı gereği, davacı yanca sadece kaçak tahakkuk sureti ile elektrik faturası sunulan, sayaca ait labaratuvar raporlarının bulunmayan, kaçak tutanağının sunulmayan hangi sayaca göre düzenlendiğinin belirlenemeyen davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunun kabulüne karar verildiğini, hal böyle olunca, yüksek mahkeme kararıyla benzer nitelikte olan sayın hakimliği'nizde görülen dosyada, davacı yanca sadece kaçak tahakkuk sureti ile elektrik faturası sunulduğundan müvekkilce elektriğin kullanıldığına dair ispata yarar bir belge sunulmadığının dikkate alınması gerektiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve ispatlanamadığını, bu yönden ispatlanamayan davanın sayın hakimliğinizce reddine karar verilmesini, itirazın iptali davalarında davacı ancak dava dilekçesiyle delil gösterebilir veya sunabileceğini, gösterilmeyen ve sunulmayan delillerin bu aşamada davacı yanca sunulmasına veya gösterilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkil şirketin 03.11.2021 tarihinde kurulduğu ticaret sicil kayıtlarıyla ortadadır. bu yönden 01.04.2021 - 03.11.2021 tarihleri arasındaki elektrik kullanımında müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an olsun elektrik tüketiminden ötürü müvekkilin sorumluluğuna gidilmesi halinde dahi iskanı alınmayan inşaat halindeki binanın bütün elektrik borcunun müvekkile atfedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıkladığımız tüm nedenlerden dolayı sayın mahkemenizce de re’sen göz önüne alınacak sebepler ile, öncelikle, davanın usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaate ise, hukuki dayanaktan yoksun davanın tümden reddine, haksız ve kötü niyetli olarak dava ikame eden davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücretinin ve yargılama ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava ; Taraflar arasındaki Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.
Davacının ; ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası ile 159.522,98 TL asıl alacak, 2.892,68 TL işlemiş faiz, 520,68 TL KDV olmak üzere toplam 162.936,34 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 07/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 07/03/2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, -----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş 04/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Emsal Yargıtay kararları gereğince; aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 28.12.2021 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına göre, elektriğin kayıtsız sayaç üzerinden perakende satış sözleşmesi olmaksızın kullanılmasının Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalının da faaliyette olduğu dönemde yasal şekilde elektrik kullanımı yaptığına dair kanıt niteliğinde bir bilgi ve belge sunamadığı için kaçak elektrik kullanımından ve karşılığında tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, Kaçak elektrik tüketim miktarı hesabında, tutanakta endeks değeri verilen sayacın bu tüketimi hangi zaman aralığında kaydettiği belli olmadığı gibi, davacının ilgili adreste faaliyette başladığı 03.11.2021 tarihinden 28.12.2021 kaçak tespit tarihine kadar bu tüketimin yapılmış olmasının da davalının iş konusu göz önüne alındığında mümkün görünmediği anlaşılmakla, davalının tamamından sorumlu da olmadığı anlaşılan sayaç endeks değerlerinin tüketim miktarı hesabında esas alınamayacağı değerlendirilmiş, Yönetmeliğin diğer hesaplama yöntemi ile yapılan hesaplama sonucunda, davalının -----tescil tarihi esas alınarak ilgili tesisatın bulunduğu adreste faaliyette olduğu 56 gün üzerinden yapılan hesaplama ile tüketim miktarı 2.822,4.-kWh olarak hesaplanmış, Hesaplanan 2.822,4.-kWh tüketim karşılık fatura bedelinin 14.01.2022 son ödeme tarihi itibariyle 5.154,56.-TL, 18.02.2022 tarihli takip tarihi itibariyle 5.227,47.-TL olduğu ve davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu şeklinde görüş ve kanaate bildirmiştir.
Daha sonra itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınması için dosya başka bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takibe konu asıl alacak bedeli, davalı şirket adına tahakkuk ettirilen----- adresinde, idareye kayıtsız- sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile düzenlenen 14.01.2022 son ödeme tarihli 159.522,98 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturası olduğu, Davacı kurumca, kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen 93369,05 kwh lik tüketim dikkate alınarak kaçak elektrik tüketim faturası düzenlenmiştir. Davalı şirketin mahalli kullanmaya başladığı tarih önem arz ettiği, ------ seri nolu kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen 93369,05 kwh lik tüketimin tamamının davalı tarafça kullanılmama ihtimali mevcut olduğu, Davacı kurumun düzenli aralıklarla (her ay ki sayaç okuma peryodu) sayacı kontrol etmesi, gerektiğinde her ay tutanak düzenleyerek gerçek kullanıcıyı tespit etmesi gerekirdi. Davacı kurumun 04.01.2021 – 29.12.2021 tarih aralığında 1 kez mahalline giderek tutanak düzenlemesinin kabul edilemeyeceği kanaatinde olduğu, Bu kapsamda yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultuşunda kira kontratı ve ticari sicil kayıtlarındaki 03.11.2021 işe başlama tarihi dikkate alındığı, Davalı taraf mahalli kullanmaya başlaması ile elektrik tüketimi gerçekleştirmiştir, tükettiği miktarı ödemesi gerekeceği kanaati kapsamında borcunun bulunmadığını iddia edemeyeceği kanaatinde olduğunu, ayrı başlıklar açılarak yapılan değerlendirmeler doğrultusunda; Davalı şirketin dava konusu dönem için kullandığı elektrik miktarına karşılık gelen kaçak elektrik faturasının 38.310,20 TL. olabileceğine kanaat getirildiği, ----- Müdürlüğü ------sayılı dosyası bakımından, Takibin 38.310,20 TL. (Asıl alacak) + 694,69 TL. (gecikme faizi) + 125,04 TL. (KDV) = 39.129,93 TL. üzerinden davalı ------adına devam edebileceği, şeklinde görüş kanaat bildirmiştir.Daha sonra dosya bir önceki kök raporu hazırlayana bilirkişiye tevdii edilerek taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor tanzim ettirilmiş olup, 28/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
DAVACI VEKİLİNİN İTİRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ; Davacı ----- vekilinin ilk itirazı, kök raporumda sayaç demandına eşzamanlılık katsayısı (0,60) uygulanarak hatalı işlem yapıldığı yönündedir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44. maddesinin 2. -b fıkrasında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değerin bağlantı gücü olarak kabul edileceği açık biçimde düzenlenmiştir. Rapor, doğrudan bu maddeye dayanarak hesaplama yapmıştır. Demand değeri, sayaç tarafından ölçülen anlık en yüksek güçtür, işletmenin sürekli çektiği gücü yansıtmaz. Bu nedenle, 0,60 katsayısı teknik olarak, işletmedeki tüm cihazların aynı anda devrede olmaması olasılığını dikkate almak amacıyla mevzuat tarafından öngörülmüştür. Davacı vekilinin “bütün alıcıların aynı anda devreye girmesi hayatın olağan akışına aykırıdır” yönündeki açıklaması, aslında bu katsayının uygulanma gerekçesini doğrulamaktadır. Zaten 0,6 kullanma faktörü bu gerekçe dahilinde dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla raporda sehven bir işlem yapılmamış, aksine yönetmeliğe uygun biçimde değerlendirme yapılmıştır. Bu sebeple katsayı uygulaması doğru ve teknik olarak gereklidir.
İkinci itiraz, kök raporumda kira kontratı ve ticaret sicil kayıtlarındaki 03.11.2021 tarihini esas almasının hatalı olduğu, çünkü ---- kayıtlarına göre 08.07.2021 tarihinde bağlantı sözleşmesi yapıldığı ve 17.07.2021 tarihinde ilk gaz verilişinin gerçekleştiği yönündedir. Ancak bu veriler, işletmenin fiilen faaliyete başladığını göstermez. ----- kayıtlarındaki erken tarih, yalnızca teknik bağlantı işleminin yapıldığını ve doğalgaz hattının kullanıma hazır hale getirildiğini ifade eder. Kök raporumda da açıklandığı üzere, bu tarihler hamburgerci işletmesinin hazırlık döneminde ekipman denemeleri için alınan bağlantıya ilişkindir. Düzenli veya ticari nitelikte bir tüketim kaydı bulunmamaktadır. Buna karşın, kira sözleşmesi 01.11.2021 tarihinde düzenlenmiş, ticaret siciline tescil ise 03.11.2021 tarihinde yapılmıştır. Bu iki belge, işletmenin resmen faaliyete başladığını gösteren somut ve resmi delillerdir. Fiilî elektrik tüketimi, bu tarihten itibaren başlamıştır. Bu nedenle, kök raporumdaki 03.11.2021 tarihini esas alarak yapmış olduğum hesaplamaların teknik açıdan doğru bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim.
Sonuç olarak, davacı vekilinin her iki itirazı da bilirkişi raporundaki esas kanaati değiştirecek nitelikte değildir. 0,60 katsayısının uygulanması mevzuata uygundur, ----- kayıtlarındaki tarih ise fiilî faaliyeti göstermeyecektir. Bu nedenle, itirazlar bakımından davalının kullanım başlangıcı olarak 03.11.2021 tarihinin alınması ve buna göre hesaplanan 38.310,20 TL tutarındaki kaçak tahakkuku kanaati geçerliliğini korumaktadır.
DAVALI VEKILININ ITIRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ;
Davalı vekilinin birinci itirazı, davalı tarafın müvekkilinin inşaat halinde olan binada henüz iskân alınmadan elektrik tüketiminden sorumlu tutulamayacağı yönündedir. Bu itirazın temelinde, inşaat halindeki binada tüketimin kim tarafından yapıldığının belirsiz olduğu, hayatın olağan akışına aykırı biçimde tüm tüketimin müvekkiline atfedilemeyeceği iddiası yer almaktadır. Ancak kök raporumda açıkça belirtildiği üzere, davalı şirketin dava konusu mahalde ticari faaliyetine 03.11.2021 tarihinde başladığı, ticaret sicili ve kira kontratının da bu tarihi doğruladığı tespit edilmiştir. Kaçak tespiti ise 29.12.2021 tarihinde yapılmıştır. Bu iki tarih arasındaki dönemde işletme faaliyettedir. Bu nedenle “inşaat halinde bina” iddiası somut dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Ayrıca Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 45. maddesi, kaçak kullanım tespitinde doğru bulgu ve belgelerin esas alınmasını öngörür, mevcut tespit tutanağı da bu zorunluluğu karşılamaktadır. Dolayısıyla bu itiraz kök raporumdaki kanaatte değişikliğe gitmeyi gerektirecek bir yön taşımamaktadır.
İkinci itirazda, kök raporumda 38.310,20 TL tutarındaki kaçak enerji bedeline dayanak bir somut delil gösterilmediği, bu miktarın soyut biçimde belirlendiği ileri sürülmüştür. Oysa raporda hesaplama, Yönetmeliğin 44, 45 ve 46. maddeleri uyarınca yapılmış, 47,668 kW güç, 0,60 kullanma faktörü, 14 saatlik günlük ortalama çalışma süresi ve 56 günlük süre esas alınarak 22.423,02 kWh tüketim bulunmuş ve bu değer üzerinden fatura tutarı hesaplanmıştır. Hesaplama tablosu ve mevzuat atfı kök raporumda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Dolayısıyla tespit soyut değil, mevzuatça belirlenen teknik formüle ve yönetmelik hükmüne dayanmaktadır. Bu itiraz bakımından da kanaatim devam etmektedir.
Üçüncü itiraz, dosya kapsamında iki farklı bilirkişi raporu bulunduğu ve aralarında çelişki olduğu iddiasına dayanmaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde açık biçimde belirtildiği üzere, diğer tüketici gruplarında —yani mesken dışındaki ticari işletmelerde— “tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değerin bağlantı gücü olarak kabul edileceği” düzenlenmiştir. Aynı bentte, bu hesaplama yapılmadığı takdirde “aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplama yapılacağı” hükme bağlanmıştır. Bu açık hüküm uyarınca, somut olayda olduğu gibi fiilen tespit edilmiş bir kurulu güç değeri mevcutken, bu değerin dikkate alınmadan doğrudan varsayımsal bir 3 kW güç üzerinden hesap yapılması yönetmelik hükmüne uygun değildir. Kök raporumdaki tespitlerimde 47,668 kW’lık demant (azami güç) değeri fiilen kaydedilmiştir. Bu nedenle yönetmelikte öngörülen öncelik sırasına göre, tespit edilen bu kurulu gücün 0,60 kullanma faktörü ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak alınmalı ve hesaplama buna göre yapılmalıdır. Başka bir deyişle, burada “3 kW alt sınırı” yalnızca hiçbir teknik tespit bulunmadığı haller için geçerlidir. Oysa mevcut dosyada somut ölçüm değeri bulunduğundan 47,668 kW x 0,60 formülüne göre hesaplama yapmak hem teknik hem de hukuki açıdan doğru ve mevzuata uygundur. Davalı vekilinin dördüncü itirazı, davacı kurumun düzenli kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davanın haksız olduğu ve davalı şirketin 03.11.2021 tarihinde kurulmuş olması sebebiyle bu tarihten önceki döneme ilişkin faturalandırmanın hatalı bulunduğu yönündedir. Ancak belirtmek gerekir ki, kaçak tahakkuk hesaplamasında tarafımdan esas alınan işe başlama tarihi zaten davalı vekilinin de belirttiği 03.11.2021 tarihidir. Kaçak tespit tutanağının 29.12.2021 tarihli olması, kaçak eyleminin 03.11.2021 tarihinden sonra gerçekleştiğini göstermekte olup, söz konusu dönem (03.11.2021 – 29.12.2021) davalının fiilen faaliyette bulunduğu süredir. Bu nedenle, davalı tarafın bu tarihler arasında tespit edilen elektrik tüketiminden mevzuat hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulması gerekmektedir. Ayrıca, davalı taraf belirtilen dönemde elektriği yasal bir sözleşme kapsamında ve mevzuata uygun biçimde kullandığını gösteren herhangi bir belge ya da kayıt sunamamaktadır. Dolayısıyla, bu döneme ilişkin sorumluluğun belirlenmesi yönünden önceki kanaatim aynen korunmakta olup, davalı vekilinin itirazı bakımından kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin ileri sürdüğü itirazlar kök raporumdaki esas kanaati değiştirecek nitelikte değildir. Kök raporumda kullanılan yöntemin mevzuata uygun olduğu, hesaplama formülünün teknik olarak temellendirilmiş ve tüketim süresi fiilî faaliyetin başladığı 03.11.2021 tarihi esas alınarak doğru biçimde sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla davalı vekilinin itirazları bakımından kök raporumdaki kanaat aynen devam etmektedir. Taraf vekillerinin itirazları yukarıda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiş olup, Kök raporumdaki kanaatin aynen devam ettiği şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın satış sözleşmesi olmadan kayıtsız sayaçtan tesisatsız olarak kaçak elektrik enerjisi kullanıldığından bahisle faturalandırılan kaçak tüketim bedellerinin tahsiline yönelik itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın tespiti ve tetkiki teknik bilgiyi gerektirmekle mahkememizce de dosyanın elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye rapor tanzimi için tevdi edildiği, bu doğrultuda düzenlenen 25/09/2024 tarihli kök ve 28/10/2025 tarihli itirazları karşılayan ek bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda takibe konu edilen asıl alacak bedelinin davalı şirket adına tahakkuk ettirilen, ------ adresinde buluna işyerindeki idareye kayıtsız- sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile düzenlenen 14.01.2022 son ödeme tarihli 159.522,98-TL tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturası olduğu, davacı tarafından kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen toplam 93.369,05 KWH'lik tüketim dikkate alınarak kaçak elektrik tüketim faturası düzenlendiği, bu durumda davalı şirketin kaçak kullanıma konu mahalli kullanmaya başladığı tarihin hesaplama yapılır iken önem arz edeceği, ------ seri nolu kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen 93.369,05 KWH'lık tüketimin tamamının davalı tarafça yapılan kaçak kullanım ile oluştuğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, tüm kaçak kullanımın davalı tarafından yapılmamış olma ihtimalinin olduğu, bu durumun önüne geçmek için davacı olan kurumun düzenli aralıklarla her ay yapılan rutin sayaç okuma periyodu ile sayacı ve tüketimi takip etmesi, gerektiğinde her ay tutanak düzenleyerek gerçek kullanıcıyı tespit etmesi gerekir iken bu yükümlülüğünü ihmal ettiği ve 04/01/2021 ila 29/12/2021 tarihleri arasında kaçak tüketime konu ticarethaneye bir kez giderek tutanak tutulmasının davacının kaçak tüketimin tamamının davalı tarafından yapıldığına dair ispat faaliyetini eksik yaptığı sonucunu doğurduğu, mahkememizce yapılan değerlendirmeler ve yazılan müzekkere cevapları doğrultuşunda kira kontratı ve ticari sicil kayıtlarındaki 03/11/2021 işe başlama tarihinin mahkememizce dikkate alındığı bu şekilde yapılan teknik hesaplamanın hükme esas alındığı, davalı şirketin kaçak tüketime konu taşınmazı kullanmaya başlaması ile elektrik tüketiminin gerçekleşeceği, yapılan tüm bu teknik ve hukuki açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin dava konusu dönem için kullandığı elektrik miktarına karşılık gelen kaçak elektrik faturasının 38.310,20-TL olacağı, ferileri yönünden ise ---.İcra Müdürlüğü------sayılı dosyası bakımından takibin 38.310,20-TL (Asıl alacak) + 694,69-TL (gecikme faizi) + 125,04-TL (KDV) = 39.129,93-TL üzerinden davalı -----. adına takibe devam edilmesi gerektiği mahkememizce anlaşılmış ve bu bedeller üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmayıp yargılama neticesinde sarahiyet kesbetmekle icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 38.310,20-TL asıl alacak, 694,69-TL işlemiş faiz ve 125,04-TL KDV olmak üzere toplam 39.129,93-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak likit olmamakla icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 2.672,97 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 1.967,87 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 705,1 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 39.129,93 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 374,64 TL'sinin davalıdan, 1.185,36 TL'sinin davacıdan olmak üzere tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 1.967,87 TL peşin harç, 9.653,5 TL yargılama gideri olmak üzere toplamda sarf edilen 11.702,07 TL yargılama giderinden davanın kabul/ret oranına göre 2.810,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.