T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/769 Esas
KARAR NO : 2025/744
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in, davacının eşi -------- kardeşi olduğunu, davacının kayın biraderi olduğunu, davalının 20.10.2018 tanzim, 20.04.2019 vade ve 234.000,00TL bedelli sahte senet düzenleyerek ve davacı ... ------ imza ve yazı örneklerini taklit ederek, davacı aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak davacı hakkında haciz işlemi uyguladığını, davacının, davalıya gerek takibe konu sahte senetten kaynaklanan ve gerekse de başka bir ilişkinden kaynaklanan hiçbir borcu olmadığını, davalı hakkında ------- Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış oldukları şikayet üzerine --------- Soruşturma nolu dosyada alınan bilirkişi raporunda imza ve yazı örneklerinin davacıya ait olmadığının tespit edilmesi üzerine davalı ... hakkında iddianame düzenlenerek -------- Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini öncelikli olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davacının -------- İcra Müdürlüğünün --------Esas sayılı icra takip dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı davalı ...'e borcu olmadığının ve ayrıca davalı taraf aleyhine takip talebindeki asıl alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddialarının afaki ve tutarsız olduğunu, davacının, davalı ...'ın hem eşinin öz kardeşi hem de dolayısıyla kayınbiraderi olduğunu, hatta davacı ile davalı ...'in kuzen olduklarını, davaya konu, çek ise davacı tarafından müvekkiline verildiğini, fakat müvekkili aralarındaki yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını ya da önceden düzenlenen çek kendisine verilmesi akabinde ''enişte sana güvenmiyorum, yeniden imza at'' diyebilecek durumda olmadığı izahten vareste olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibe konu borçtan sorumlu olunmadığı iddiasına ilişkin İİK m.72/III hükmü kapsamında açılan menfi tespit davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan, bono aslı, imza örnekleri, icra dosyası, savcılık dosyası, ceza ve hukuk mahkemesi dava dosyaları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Davacının takibin durdurulmasına ilişkin tedbir istemine dair, tedbir harcının yatırılmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davaya konu-------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 20/10/2018 tanzim 20/04/2019 vade tarihli 234.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 234.000,00 TL asıl alacak, 90.000,00 TL işlemiş faiz ve 234 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 324.234,00 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Celp edilen --------- sayılı ilamı incelendiğinde davacı mağdurun dosyamız davacısı ..., sanığın dosyamız davalısı ... olduğu, sanık hakkında-------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın -------- Soruşturma sayılı dosyası ile hazırlanan iddianamede sanığa yöneltilen iddianın resmi belgede sahtecilik ve nitelik dolandırıcılık suçlarına ilişkin olduğu, yargılamada sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediğini, senedin davacı tarafından kendisine verildiğini, imzanın doğruluğunu teyit edemeyeceğini, söz konusu senedin karşılıksız çıkan çeklere dayalı olarak ve davacının isteği ile üzere kendisine verildiğini beyan ettiği, alınan grafoloji raporunda senet üzerindeki imza ve yazı örneklerinin ne sanık ne de mağdur eli olmadığı yönünde mütalaada bulunulduğu ve bunun üzerine beraat kararı verildiği, kararın süresi içerisinde istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık, davacının, davalı tarafından --------İcra Müdürlüğünün -------- Es. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu borçtan sorumlu olup olmadığı, takip dayanağı senedin davacı tarafından tanzim edilip edilmediği, kötü niyet tazminatı hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından 20/10/2018 tanzim 20/04/2019 vade tarihli 234.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının söz konusu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ve takibe konu borçtan sorumlu olmadığı iddia ederek huzurdaki davayı açtığı, davacının aynı iddia kapsamında suç duyurusu üzerine yapılan ceza soruşturma ve kovuşturmasında alınan grafoloji raporunda senet üzerindeki imzanın davacı ve davalı eli ürünü olmadığı yönünde mütalaa sunulduğu, tarafların hısım olduğu, davacının davalının eniştesi olduğu, davalı, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu ve senedin bu kapsamda verildiğini belirtmiş ise de takibin dayanağı olan senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunu ispat edemediği, TBK m.74 hükmünde hakimin, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmayacağı hususu düzenlenmiş ise de senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığının ceza yargılamasında alınan rapor ile sabit olduğu ve maddi olgu niteliğindeki bu tespit ve davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve ceza yargılamasındaki ifadelerinde senedin düzenlenmiş şekilde davacı tarafından kendisine verildiği imzanın davacı eli ürünü olup olmadığını kontrol etmediğini ve davacının eniştesi olması sebebiyle de edemeyeceğine ilişkin beyanları kapsamında yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı, ceza dosyasında alınan rapor ile yetinilmesinin HMK m.30 hükmünce usul ekonomisine de uygun olacağı bu kapsamda takibe dayanak bono üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ancak şartları bulunmayan tazminat isteminin ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, -------İcra Müdürlüğü'nün -------- Es. sayılı icra dosyasına konu borçtan davacının sorumlu olmadığının tespitine,
2-Şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken 22.148,42 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 5.537,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.611,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yapılmış, 269,85 TL başvurma harcı, 5.537,11 TL peşin harç olarak toplam 5.806,96 TL harç gideri ile tebligat ve müzekkere posta ücreti olarak 887,50TL masraf olmak üzere toplam 6.694,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 51.877,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025