T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/925 Esas
KARAR NO : 2025/757
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 16.05.2022 tarihinde sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya konumundaki müvekkili -------- çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonrası tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağında -------- plaka sayılı araç sürücüsünün KTK md. 74 hükmünü ihlal ederek kusurlu olduğu kanaat edildiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda, tedavi evraklarından da görüleceği üzere ağır bir şekilde yaralanmış olduğunu, halen yaşamını idame ettirmekte ciddi sıkıntılar yaşadığını, müvekkilinin kaza sonrasında bakıcıya muhtaç duyduğunu, kazaya karışan --------- plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMM sigortası -------Ş. tarafından yapılmış olup davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluk oranında zorunlu sigorta limitine kadar sorumluluğu bulunmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 gereğince davaya konu taleplerimize ilişkin olarak --------Ş.'ye gerekli evraklar ile usulüne uygun başvuru gerçekleştirildiğini, başvurularının neticesinde -------- No.lu Hasar dosyası oluşturulduğunu ancak yasal süre içerisinde taleplerinin karşılanmaması ile uyuşmazlık meydana geldiğini, bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile –üm taleplerde de ayrı ayrı fazlaya ait haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik- 8.000 TL Kalıcı iş göremezlik tazminatı, 500 TL efor tazminatı ve 100,00 TL Bakıcı Gideri olmak üzere toplamda 8.600,00 TL tazminatın davalıdan tamamının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davacı vekilince iddia edilen maddi zararın miktarı belirli olduğu halde dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 6100 Sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceğini, Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesi gerektiğini, belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiğini, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkanlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edildiğini, huzurdaki davada davaya konu kaza ile ilgili olarak poliçe limitleri kapsamının belli olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak olarak işbu davayı açmasında hukuki bir yarar mevcut olmadığını, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi GEREKtiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. Maddesi; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini" hükmünü havi olup, söz konusu hüküm gereği, dava yoluna başvurudan önce davacı tarafça müvekkil şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılması gerekmekte olup, davacı tarafça, usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Ek-6. Maddesinde tazminat ödemelerinde istenecek belgeler tazminat talebinin türüne göre ayrı ayrı belirtilmiş olup, bu belgelerden bir tanesi de sağlık kurul raporu olduğunu, Ancak davacı yanca sağlık kurul raporunu ibraz edilmediğini, Bir başka ifade ile davacı yanca ilgili evraklar tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmediğini, Müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğundan, maluliyet oranı belli olmaksızın tazminat hesaplanması mümkün olmadığını, dolayısıyla mevzuat hükümerine göre usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik talepleri sosyal güvenlik kurumu'na yöneltilmesi gerektiğini, davanın -------- başkanlığı'na ihbarını talep ettiklerini, daha önce trafik kazalarından doğan tedavi giderleri ve geçici işgöremezlik talepleri sigorta şirketleri tarafından karşılanmakta iken, değişiklikten sonra bu giderlerin --------- tarafından karşılanacağı açıkça belirtildiğini, 6111 sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklik nedeniyle, Sayın Mahkemenizde görülmekte olan dosyada, tedavi giderine yönelik istemler, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş görmezlik talepleri, refakatçi gideri ve muayene, yol ücretinden dolayı müvekkil şirketin, davacıya karşı bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının bu taleplerini --------yönlendirmesi gerektiğini, Bu nedenlerle davanın --------- ihbarını veya son Yargıtay kararları uyarınca yasal değişiklik çevresinde davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, 6111 sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklik nedeniyle, Sayın Mahkemenizde görülmekte olan dosyada, geçici iş görmezlik talebine karşı müvekkil sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Dava konusu geçici iş görmezlik tazminatının borçlusu ve muhatabı --------- Başkanlığı olduğundan, ayrıca müvekkil şirket bu kalem giderleri ödemek zorunda kaldığında, -------- Türk Borçlar Kanunu md. 61 vd. Hükümleri gereği sebepsiz zenginleşmiş olacağından, müvekkil tarafından istirdadı talep edileceğini, iş göremezlik oranı adli tıp kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının hangi oranda geçici/ daimi sakat kaldığının tespit edilmediği dosya incelendiğinde sübuta erececeğini, Davacının iş göremezlik iddiasını kabul etmediklerini, Davacının sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını talep ettiklerini, Dava dilekçesindeki iş göremezlik konusundaki iddiaları kabul etmediklerini, Davacı maluliyetinin tespitine ilişkin süresiz sağlık kurul raporu temin etmediğini, davalı müvekkil şirkete süresiz rapor verilemediğini, İşbu raporların dikkate alınması haksız ve hukuka aykırı olacacağını, Davacının iyileşme sürecinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, Uzman görüş raporumuzda, Davacı -------- 16.05.2022 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, --------- Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldığı, sol tibia alt uç kırığı nedeniyle IMN ameliyatı uygulandığı, 18.05.2022 tarihinde taburcu edildiği, söz konusu kazanın oluş tarihi ve kişinin yaşı göz önünde bulundurulduğunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin uygulanacağına kanaat getirildiğini, öte yandan davacının iyileşme sürecinin devam etmekte olduğu, yaralanmanın sekelsiz iyileşme potansiyelinin bulunduğu ve sürekli özürlülük oranının saptanabilmesi için rehabilitasyondan ve kemik gelişiminin tamamlanmasından sonra tedavisinin yapıldığı hastaneden alınacak sol ayak bilek eklem hareket açıklığını (plantar fleksiyon-dorsifleksiyon-eversiyon-inversiyon) gösteren Ortopedi ve Travmatoloji Poliklinik Raporu / Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Poliklinik Raporu ile değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirildiğini, talep edilen tazminatı kabul etmediklerini, iddia edilen maddi zarar konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının uğradığını iddia ettiği zararın ne olduğu müvekkil şirket tarafından bilinmemekte olup poliçeye ekli matbu genel-özel şartlar ve klozlar da belirtilen haklarımızı ve bunlara ilişkin cevaplarımızı saklı tuttuklarını, Davacının iş göremezlik süresi, işgöremezliğinin kalıcı olup olmadığı bilirkişi kanalı ile belirlenebileceğini, Davacının iş göremezlik süresi, işgöremezliğinin kalıcı olup olmadığı bilirkişi kanalı ile belirlenebilir, davacının iş göremezlik konusundaki iddiasını kabul etmediklerini, Öte yandan talep edilen/edilecek olan tazminat miktarının fahiş olduğunu, Davayı kabul anlamında olmamak üzere; davacının gerçek zararının tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, Davacının fazlaya ilişkin istemleri bu nedenle ret edilmesi gerektiğini, yine davacının taleplerini kabul manasına gelmemekle birlikte; 04.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, bu kapsamda, dava/başvuruya ilişkin diğer itirazlarımız saklı kalmak ve davayı/başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 09.06.2021 tarihinde yayımlanan 7327 sayılı kanun ve 04.12.2021 tarihinde yayımlanan genel şartlar dayanak gösterilerek derdest tüm destekten yoksunluk tazminatı ve sakatlık tazminatı talepli dosyalarınızda genel şartlar kapsamında 1,65 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirtme gereği hasıl olduğunu, kusur oranlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde ve oransal olarak belirlenmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu kaza tek araçlı trafik kazası olduğunu, kazanın meydana gelişi ve geldiği tam yerin tespiti bakımından karakol görevlilerin tanzim ettiği olay yeri tespit tutanağı ile olay yeri krokisinin, tahkikat evrakları ile aracın, sürücünün belgeleri ve alkol belgesinin birlikte değerlendirmeye alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespiti için --------- dairesi'nden oransal kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sigortalımıza atfedilen kusuru kabul etmediklerini, tazminat taleplerini kabul manasına gelmemekle birlikte; müvekkil sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi dava tarihi olduğunu, öte yandan uygulanacak faiz ise yasal faiz olduğunu,trafik kazaları esas itibariyle haksız fiil sayılmakla birlikte, zmss teminatı sunan sigortacı açısından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün olmadığını, Yine davacının iddia ettiği gibi sigorta şirketine başvuru tarihi de temerrüt tarihi olmadığını, Zira sigortacının tazmin yükümlülüğü düzenleyen KTK m.99/1 hükmünde sigortacının bu yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği düzenlemesi yer almakta olduğunu, Sigortacıya yapılan bu ihbar kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.m.117/2' de öngörülen ihbar niteliğinde olup, bu ihbarı müteakip öngörülen 8 iş günlük sürenin sonundan itibaren sigortacı temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu, sigorta şirketinin, başvurunun ya da eksik evrak varsa eksik evrakların tamamlandığı tarihten itibaren 8 iş gününün geçmesi ile temerrüde düşeceği ve bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu olacağını, ancak izah edilenler ışığında müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenlerle haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, Davanın --------- ihbarına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, 16.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle iş göremezlik, efor, Bakıcı Gideri hususlarında maddi tazminat talebine ilişkin ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, soruşturma dosyası, ATK raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Deliller toplandıktan sonra dosya tarafların yüzdeli kusur oranlarının tespiti için -------- Dairesi'ne sevk edilip %'li kusur raporu tanzim ettirilmiş olup; 31/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporunda özetle; 16/05/2022 tarihinde meydana gelen olayda sürücü -------- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, --------- doğumlu yaya -------- yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin olayın meydana gelmesinde %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın meydana gelen trafik kazası sebebi ile maddi tazminat talepli olduğu, mahkememizce tarafların yüzdeli kusur oranlarının tespiti için dosyanın --------- Dairesine sevk edildiği ve yüzdeli kusur raporunun dosyaya kazandırıldığı, akabinde davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın tekrar ATK'ya sevk edildiği, ATK'nın davacı küçüğün kurul huzurunda muayenesi için 11/12/2024 tarih ve 09:00'a randevu oluşturulduğu, bu randevu gün ve saatinin davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak davacı küçüğün muayeneye katılmadığı, yaklaşık bir yıllık süre zarfında davacının muayene yükümlülüğünü yerine getirmediği, ilgili yerlere başvurarak eksiklikleri gidermediği, bu sebeple dosyanın ATK'ya sevk edilemediği ve maluliyetin tespit edilemediği, tüm bu hususlar çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince davacının ispat yükü altında olmasına rağmen davasını ispat edemediği verilen kesin süre içerisinde gerekli muayene yükümlülüğünü yerine getirmediği mahkememizce anlaşılmış ve kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 8.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/10/2025