T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/891 Esas
KARAR NO : 2025/756
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---------Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı/borçlu ..., Müvekkil ...’dan konsinye olarak almış olduğu takıları ‘‘Temmuz Mücevherat’’ adı altında faaliyet yürüten ve kendine ait olan kuyumcu dükkanında satmakttığını, Davalı/borçlu taraf konsinye olarak aldığı malların bedelini ödemediğinden ve malları da iade etmediğinden taraflarınca davalı aleyhine ------- İcra Dairesi ---------E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle icra takibi durdurduğunu, davalının, Müvekkilden 6.700,00 $( Dolar) değerinde takı aldığını gösterir 01.11.2017 tarihli emanet fişini dilekçe ekinde sunduklarını, bu nedenlerle-------İcra Dairesi --------E. Sayılı dosyasına vaki İtirazın İptali, Takibin 6.700,00 $( Dolar) asıl alacak, faizi ve takip harç ve masrafları ve fer’ileri yönünden devamı, Borçlu-davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı ... tarafından, müvekkili ... aleyhine, 17.09.2020 tarihinde------- İcra Müdürlüğü’nün ---------E. sayılı dosyası ile 7.983,16 USD’nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Yetki itirazı üzerine, davacı tarafça, dosya, --------- Adliyesi’ne gönderilmiş ve burada -------- İcra Müdürlüğü’nün -------E.’ na kaydedildiğini, bu dosyadan gönderilen ödeme emrine de, süresi içinde itiraz edildiğini, huzurdaki davada, davacı tarafça, müvekkil ...’ın, davacı ...’dan, konsinye olarak aldığı malların bedelini ödemediği ve iade de etmediği gerekçeleri ile mal bedeli olan 6.700 USD’nin tahsili için, -------- İcra Müdürlüğü’nün ---------E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istendiğini, ancak, açılan işbu dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Davacı yan, konsinye olarak, müvekkilime mal teslim ettiğini iddia ettiğini, ancak, davacının iddia ettiği gibi, müvekkil ... ile davacı ... arasında hiçbir zaman, konsinye satışına ilişkin akdi ve/veya ticari bir ilişki olmadığını, taraflar arasında yazılı ya da sözlü, konsinye mal alım- satım sözleşmesi bulunmadığını, davacı yan, alacak iddiasını, gerek miktar yönünden gerekse işin ticari mahiyette olması nedeni ile, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğunu, Vergi Usul Kanunu’nun 230/5'inci maddesi uyarınca mal hareketinin sevk irsaliyesine bağlanması zorunlu olduğunu, Bu nedenle malın gönderilmesi sırasında, konsinyör tarafından sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve malların konsinye suretiyle gönderildiğinin belirtilmesi gerektiğini, Ayrıca, konsinye satışların satıcının ( davacının) ticari defterlerinde de, muhasebeleştirilmesi gerekli olduğunu, ancak, davacı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı veya sözlü herhangi bir konsinye sözleşmesi sunamadığı gibi, konsinye malın teslim edildiğine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi ya da fatura da sunamamış, ticari defter kayıtlarına da dayanmadığını, dava değeri ve işin vasfı dikkate alındığında, davacı iddiasını, senetle yani yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu, bu nedenle, davacının, tanık takdiri deliline de, muvafakat etmediklerini, müvekkili ...’ın yazılı delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, bu inceleme sonucunda, davacı yanın iddialarının gerçek dışı olduğu, müvekkilin böyle bir borcunun da olmadığının anlaşılacağını, davacı yan, müvekkili ... aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinde, 27.01.2018 tarihli ve 6.450USD bakiyeli, emanet fişi başlıklı bir kağıdı, takibine dayanak belge olarak eklediğini, huzurdaki davada ise, delil olarak, 01.11. 2017 tarihli ve 6.700 USD bakiyeli, emanet fişi başlıklı başka bir kağıdı sunduğunu, huzurda görülen dava itirazın iptali davasıdır ve davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan bu belgenin usuli yönden incelenmesi mümkün olmadığını, icra takibine dayanak yapılan, 27.01.2018 tarihli ve 6.450USD bakiyeli, emanet fişi başlıklı kağıdın da, hukuki anlamda geçerliliği olmadığını, Bu tür kağıtlar, her zaman davacı tarafça üretilebilecek belgelerdir ve öyle de yapılmıştır. Yasal olarak tevsik edilebilir nitelikte değildir ve tacir sıfatını haiz davacı yanca, ispat vasıtası olarak kullanılamayacağını, ayrıca, davacı tarafından icra takibinde yer alan kağıtda, müvekkilin soyadı bile yazılı değildir. Müvekkilin ismini bir şekilde öğrenen davacının, dolandırıcılık kasdı ile müvekkilim hakkında ilamsız takip yolu ile hukuku dolanarak haksız menfaat elde edebilme saiki içinde olduğunu, Ticari iş yapan birisinin, soyadını dahi bilmediği bir işletme sahibine 6.700USD tutarında konsinye mal bırakması hayatın olağan akışına da aykırı olacağını, Dosyaya celbedilen belgelerden, davacı ...’nın, ------- kayıtlı esnaf olup dosyada mübrez yıllık gelir vergisi beyannamesinden anlaşıldığı üzere, Vergi Usul Kanunu’nun 177. Maddesi gereğince 1. Sınıf tüccar olduğunu müvekkili de,------- Ticaret Sicili’nde, -------- numarası ile kayıtlı şahıs işletmesi olduğunu, her iki taraf da, tacir olduğundan, vasıf ve işletmeleri gereği, defter tutmakla yükümlü kişilerden olduğunu, bu nedenle de, ticari işletmeleri ile ilgili işlemleri, ticari defter kayıtları ile ispatlamaları gerektiğini, sayın Mahkeme’nin de malumu olduğu üzere, Medeni Kanunun 2. Maddesi’nde düzenlenen, Dürüstlük Kuralı emredici mahiyette olduğunu‘’Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.’’ Davacı taraf, yukarıda arz ettiğimiz üzere, bu kuralı açıkça ihlal etmektedir ve bu nedenle de, açtığı işbu davasında, hukuk düzenince himaye edilemeyeceği izahtan vareste olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Davacı, mesnetsiz ve haksız olarak, kötüniyetle, müvekkil aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış olduğundan, takip tutarının % 20 sinden az olmamak üzere, kötüniyet tazminatı da talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; Taraflar arasındaki Ticari Satımdan Kaynaklanan 6.700,00 USD alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ; -------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyası ile 6.450,00 USD asıl alacak, 1.533,16 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.983,16 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 17/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 17/03/2021 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Deliller toplandıktan sonra davalının imzasına itiraz ettiği emanet fişlerinde bulunan ve davacıya atfedilen emanet fişlerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığına dair yazı ve imza incelemesi için dosya ATK'ya gönderilmiş, ATK Fiziki İhtisas Dairesinin 13.05.2025 tarihli raporu ile; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu belgelerde ''Teslim Alan'' bölümlerinde atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarında kanaate varılmıştır.
YEMİN:Davacı vekili yemin teklifinde bulunduğundan, hazırlanan yemin metni davalı asile tebliğ edilmek suretiyle yemin etmek üzere duruşmaya davet edilmiştir.
Davalı asil duruşmaya katılarak "İnandığım dinim, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim ki, ben davalı ... davacı ...'dan konsinye olarak 6.450,00- USD değerinde altın veya takı almadım; bu bedel karşılığı herhangi bir borç altına girmedim ve bu alışveriş nedeniyle davacıya herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Taraflar arasında herhangi bir emanet ilişkisi de söz konusu değildir. Davacıdan elden aldığım hiçbir eşya karşılıksız veya bedelsiz olmamıştır." şeklinde yemin etmiş ve yemininde ısrar ederek yemin merasimi gerçekleştirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, davacının iddiasının davalının davacıdan konsinye olarak aldığı malların bedelini ödemediği, malları da iade etmediği bu sebeple mevcut olan emanet fişleri de değerlendirilerek malların bedelinin iadesi için takip yapıldığı, yapılan takibe davalının itiraz etmesi neticesinde takibin durduğu, davacının takibin devamını sağlamak gayesi ile eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davalının emanet fişlerindeki imzaya itiraz ettiği, arada her hangi bir ticari ilişki de bulunmadığını beyan ettiği, mahkememizce takibe ve davaya dayanak teşkil ettirilen emanet fişlerindeki teslim alan kısmındaki davalıya atfedilen imzaların davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine sevk edildiği, yapılan incelemede imzalardaki tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede inceleme konusu belgelerde ''Teslim Alan'' bölümlerinde atılı imzalar ile davalı ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği şeklinde raporun düzenlendiği, gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mezkur raporun mahkememizce de hükme esas alındığı, akabinde davacı vekili yemin teklif etmekle 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun yemin icrasının davalı asilin katılımı ile gerçekleştirildiği, yeminin kesin delil niteliğinde olduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın sübut bulmamakla reddine karar verilmiş, davacının takipte kötü niyetli olduğu dosya kapsamında ispat olunamamakla kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilememekle davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 1.118,37 TL harçtan mahsubu ile, artan 502,97 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.069,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davalı tarafından sarf edilen 75,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/10/2025