T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/690 Esas
KARAR NO : 2025/741
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 11/10/2021
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/03/2019 tarihinde, meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, davalının sevk ve idaresinde bulunan ------- plakalı aracı ile kırmızı ışıkta geçmesi sebebiyle, müvekkilinin, davalıya çarpmamak için kendi sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı araçla orta refüje sürtmesi sonucu meydana gelen kazada, müvekkilinin yaralandığını ve aracının büyük ölçüde hasar gördüğünü, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru taleplerine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, meydana gelen hasar tazminatından sigorta şirketi ve araç sürücüsünün de sorumlu olduklarını iddia ile şimdilik 6.000,00 TL hasar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı --------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kazaya ilişkin herhangi bir tutanak tutulmadığı gibi davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispatlayamadığını, bu nedenle söz konusu kazadan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, öncelikle davacı tarafın kazaya ilişkin tüm delillerini dosyaya ibraz etmesinden sonra kaza ile hasarın uyumu hususunda teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafın fahiş taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, kabul manasında olmamak üzere faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının bu kazaya ilişkin olarak -------- esas sayılı dosyasında zararının tazmini için dava açtığını, bu davanın açılış tarihi huzurunuzda görülen davanın açılış tarihinden 2 yıl öncesini taşıdığını, davaların konusunun aynı olduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunmuş, esası ilişkin olarak da, davaya konu olan zararın oluşumunda davalı müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı taraf kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen hızını alamayarak geçiş üstünlüğü olan araca çarpmamak için direksiyonun yolun sol tarafındaki refüje çevirerek çarpışmadan kaçmışsa da araç kontrolünü kaybetmiş ve tek taraflı olarak kaza yaptığını, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, bilakis davacı tarafın aşırı hızı ve trafik ışıklarına riayetsizliği bulunduğunu belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacı aracında oluşan hasar zararının karşı taraf işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazmini istemiyle HMK m.107 hükmü kapsamında açılan belirsiz alacak davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Davalıların zamanaşımı defi'ne ilişkin TBK m.74 ve TCK m.66/1, e hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede kaza, arabuluculuk başvuru ve ve dava tarihleri ile eylemin aynı zamanda trafik güvenliğini tehlikeye atma suçunu da oluşturduğundan 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmış bu yöndeki def'inin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin derdestlik dava şartı noksanlığı itirazında bulunduğu bunun kabul edilmemesi halinde ise davanın birleştirilmesini talep ettiği-------- E. Sayılı dosyası incelendiğinde söz konusu davada, davacının dosyamız davacısı davalının ise davalı sürücü-işleten olduğu, davanın cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, dosyamız dava konusunun aynı olmadığı bu sebeple derdestlik dava şartı noksanlığının bulunmadığı ayrıca asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemelerinin aynı sıfat ve düzeyde yer alan mahkemeler olmadığı gerekçesiyle birleştirme isteminin de reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan deliller incelendiğinde KTK m.97 hükmü kapsamında dava açmadan evvel sigorta şirketine başvuru yapıldığı gibi davacının aynı şekilde arabuluculuk sürecini de yerine getirdiği anlaşıldığından bu yöndeki itirazların da reddine karar verilmiştir.
Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, ceza dava dosyası, dava konusu araçların tescil kayıtları, TRAMER kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; davalı------- ait --------- plakalı aracın, 12/08/2018 başlangıç ve 12/08/2019 bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından --------- sayılı karayolları zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığı; poliçede araç başına maddi zarar için verilen teminatın 36.000,00 TL olduğu görülmüştür. Celp edilen -------- Sayılı ilamında davalı sürücünün taksilerle yaralamaya sebebiyet vermesi sebebiyle adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Celp edilen --------E. Sayılı dosyası incelendiğinde ise anılan dosyanın --------- E. Sayılı dosyasının devamı niteliğinde olduğu ve söz konusu dosyada alınan tarafların % 50 oranında eşit kusurlu oldukları yönünde alınan rapora taraf vekillerinin itirazları kapsamında --------- Dairesince hazırlanan raporda davacının % 20, davalının ise % 80 oranında kusurlu oldukları yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle hasar uzmanı bilirkişi --------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan rapora yapılan itiraz üzerine dosya bilirkişi ---------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 17/11/2024 tarihli rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 17/04/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde; 6.000,00 TL olarak talep edilen dava değerinin 9.600,00 TL artırılmak suretiyle 15.600,00 TL'ye çıkarıldığı ve tamamlama harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, 12/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranları ile davacı aracında oluşan zararın miktarı davalıların söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı sorumlu iseler miktarı hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; davacının işleteni olduğu -------- plakalı araç ile davalıların işleten-sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu -------- plakalı araçların 12/03/2019 tarihinde trafik kazasına karıştıkları, dosyada alınan ilk raporda davacıya yüklenen kusur oranın % 75, davalıya yüklenen kusur oranının % 25 ve aynı kaza ile ilgili cismani zararın tazmini için açılan --------- E. Sayılı davada eşit oranda kusur durumu belirlenmiş ise de toplanan deliller arasında yer alan -------- E. sayılı dosyasında alınan --------- Dairesi'nin 08/03/2023 tarihli raporu ile denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi -------- tarafından hazırlanan raporda kazanın meydana gelmesinde kendi aracını sevk ve idare eden davacının % 20, davalı işleten-araç sürücüsünün ise % 80 oranında kusurlu olduğu zira davalının kendisine kırmızı ışık yanarken kavşağa girmesi sebebiyle KTK m.47/b ve 84/a hükümlerinde yer alan trafik levha ve kurallarına aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiği, davacı sürücünün ise tedbirsiz ve dikkatsizliği sebebiyle KTK m.47/d hükmü kapsamında % 20 oranında ve tali olarak kusurlu olduğu, davacı aracında oluşan zararın, aracın pert total işlemi görecek şekilde hasara uğraması sebebiyle 19.500,00 TL olabileceği, davalı sürücünün kusuruna denk gelen miktarın ise 15.600,00 TL olduğu, davalının hem sürücü hem de işleten olması sebebiyle TBK m.49 ve KTK m.85 hükümleri kapsamında söz konusu zarardan kaza tarihinden itibaren karşı taraf aracın hususi olması sebebiyle yasal faiz ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi de KTK m.91 hükmü kapsamında zmss ile teminatı altına aldığı araç sürücüsünün eyleminden sorumlu olan işletene yüklenecek kusur oranında ve teminat limiti kapsamında KTK m.99 hükmü kapsamında kendisine e-posta yoluyla yapılan başvuru tarihi olan 15/03/2020 tarihinden 8 iş günü sonrasında denk gelen 26/03/2021 tarihinden itibaren teminat limiti kapsamında sorumlu olduğu, davacının tamamlama harcını yatırmak suretiyle dava değerini raporda yazılı değere yükselttiği bu kapsamda davacının dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın KABULÜ ile 15.600,00TL hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın davalılardan -------- yönünden 12/03/2019, davalı --------Ş. yönünden ise 26/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.065,64 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 102,47 TL peşin harç ile 163,95 TL ıslah harcı toplamı 266,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 799,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış, 59,30 TL başvurma harcı, 102,47 TL peşin harç, 163,95 TL ıslah harcı olarak toplam 325,72 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 6.985,00 TL masraf olmak üzere toplam 7.310,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 15.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2025