T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/108 Esas
KARAR NO : 2025/703
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça -------- ili, ------- ilçesi, --------- ile --------- Basit Onarımı ve Haziresinin Restorasyonu ile Çevre Düzenlenme Uygulama İşi hakediş konulu 2 adet fatura kestiğini, faturaların müvekkili tarafından kabul görmeyerek işbu faturalara ilişkin olarak 2 adet iade faturası kestiğini, davalı tarafça gerçekleştirilmeyen işlerin dava dışı 3.şirketçe karşılandığını, iş avansının konusuz kalmış olmasına rağmen davalı tarafça müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, müvekkilinin bakiye alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için-------- İcra Müdürlüğü' nün ------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; yapılan işin merkezi-------- olup müvekkil şirketin adresinin de ---------olup takibin -------- İcra Müdürlüklerinde yapılması gerektiğini, dolayısıyla yetkisiz icra dairesinde yapılan icra takibine karşı itirazın iptali davası da yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili icra müdürlüğü ve mahkemeleri --------- Müdürlükleri ve Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, Davacının müvekkiline işi yaptırmış, tüm etüt hazırlıklarını tamamlamış, gerekli araç gereçleri teslim etmiş, aylarca ilgili yerde çalıştığını, davacı müvekkilin yapmış olduğu işten geri kalanı üçüncü kişiye yaptırmış olabileceğini, müvekkilinin uzun zaman çalışarak yaptığı ve belli noktaya getirmiş olduğu işin üçüncü kişi tarafından yapıldığı iddiasını da kabul etmediklerini, davacının, üçüncü kişiyi şantiyeye sokmadan önce herhangi bir delil tespiti de yaptırmadığını, müvekkilin emeklerini ödemekten imtina ettiğini, davacı tarafın, müvekkilinin iş yapmasını engellediğini, müvekkili şirketin tüm etütleri, çalışmaları yapmasını sağlamış ancak verilen emek ve zamanın karşılığını ödemekten imtina ettiğini belirterek, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı ve dava açılmadığından davanın reddine, müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcu olmadığından haksız ve kötü niyetli davanın ve davaya esas ferilerin reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesine dayalı cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67/1 hükmü kapsamında iptali davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, banka kayıtları, noter ihtarnameleri celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ------- İcra Müdürlüğü' nün --------- E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 100.000,00 TL asıl alacak ile 803,42 TL faiz olmak üzere toplam 100.803,42 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya ilk olarak mali müşavir bilirkişi -------- tevdi edilerek rapor alınmış, daha sonra belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiş, bilirkişiler -------, ---------,--------- ve -------- oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılmak suretiyle rapor tanzim ettirilmiş, daha sonra kök rapora itirazlar üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında kurulan yazılı olmayan eser sözleşmesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı ise de uyuşmazlığın hukuki niteliğine dayalı olarak davalının icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazı HMK m.33 hükmü kapsamında re'sen ele alınarak yargılamanın her aşamasında yine re'sen dikkate alınması gereken geçerli bir takibin varlığına ilişkin dava şartı noksanlığı kapsamında değerlendirilmiştir.
Her ne kadar ön inceleme duruşmasında davalının yetki itirazlarının TBK m.89 hükmü esas alınarak reddedilmiş ise de HMK m.33 hükmü kapsamında hukuku uygulama görevi kapsamında sözleşmenin niteliği sunulan deliller ile birlikte mahkememizce değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmenin, ------- ili -------- İlçesindeki ------- Restarasyonu ile -------Basit onarımı ve Haziresinin Restarasyonu ile çevre düzenlemesine ilişkin olduğu, sözleşmenin işsahibinin talebi üzerine nitelik ve özellikleri belirlenmiş bir eserin teslimini barındırdığı bu kapsamda taraflar arasında, TBK m.470 vd. hükümlerinde düzenlenen eser sözlesmesine iliskin ticari iliski kurulduğu anlasilmis ve uyusmazlik bu kapsamda ele alinmistir.Davalı, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek hem ödeme emrine itirazında hem de cevap dilekçesinde, HMK m.6 hükmü kapsamında şirket merkezinin bulunduğu ------- Mahkemeleri'nin ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.İİK m.67 hükmü uyarınca açılan itirazın iptali davalarında, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmış olması bu davaya özgü bir dava şartı olup, öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın İİK m.50 yollamasıyla HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerince çözümlenmesi gerekir. HMK m.6 hükmü gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. TBK m.470 ve devamı hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir ve eser sözleşmelerinde ücretin eserin teslimi sonrasında ödeneceği esas olup, ifa yeri de eserin teslim edildiği yerdir. Davacı taraf her ne kadar somut uyuşmazlıkta TBK m.89 hükmü uyarınca kendi işyeri merkezinin bulunduğu yer icra dairelerinin ve mahkemeleri olan mahkememizin yetki olduğunu belirtmiş ise de bunun kabul edilmesi halinde bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde davaya konu olması sonucu doğar ki, bu da, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim -------- kararları da bu yöndedir. Bu kapsamda, taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda da ifade edildiği üzere eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine usulüne uygun itiraz ettiği ve işyeri merkezinin bulunduğu ------- İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, somut uyuşmazlıkta HMK m.6 hükmü gereği davalının işyeri merkezinin yanında HMK m.10 hükmü gereği sözleşme konusu işin tesliminin yapıldığı -------- icra dairelerinin de yetkili olduğu, davacı alacaklının bu iki icra dairesinin bulunduğu yer icra müdürlüklerinde takip yapmaması ve davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine usulüne uygun itiraz etmiş olması sebebiyle HMK m.114/II hükmü kapsamında geçerli bir takibin bulunmadığı, TBK m.470 ve devamı hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğu, karşılıklı edimleri içerdiğinden eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde TBK m.89 hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılarak HMK m.114/II ve HMK m.115/II hükmü uyarınca davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın geçirli bir takibin yokluğu sebebiyle HMK m.114/2 ve HMK m.115/2 hükümleri uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 1.217,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 602,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılmış 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2025