T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/690 Esas
KARAR NO : 2025/638
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 02/01/2017
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; müvekkilinin % 10 oranındaki payla davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, tarafların 14-05-2016 tarihinde imzaladıkları taaKfıüîhamede Deniz Kuvvetlerine ait ihaleden kazanılacak bedelin davalı şirketin hesabına yatırıldıktan sonra beş gün içinde müvekkiline 25.000 TL ödeneceği ve hissesini davalı şirkete devredeceği konusunda anlaştıklarını, ancak işin bedeli 03-08-2016 tarihinde davalı şirketin hesabına geçtiği halde müvekkiline ödeme yapılmadığını ve hissesinin devir alınmadığını, müvekkilinin bu işin gerçekleşmesi için 09-08-2016 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiğini, davalının 19-08-2016 tarihinde keşide ettiği cevabi ihtarnamede 25.000 T.L'sini ödeyeceğini kabul ettiğini ve hisse devri işlemleri için müvekkilini notere davet ettiğini, fakat davalının bildirdiği yere gelmediğini, müvekkilinin de davalının gelmediği hususunda 29-08-2016 tarihinde noterlikte tutanak düzenlettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 25.000 TL'sının tahsili için icra takibi başlattığını, fakat davalının itiraz ettiğini, davacının iyi niyetle yaklaşma çabalarının bir işe yaramadığını, davalı şirket yetkilisi --------- ve diğer ortak ile kavga boyutuna varan tartışmalara girildiğini, müvekkilinin küfürlü hakarete uğradığını, şirketten bilgi alma hakkının engellendiğini, güven ilişkisinin zedelendiğini, ortaklığa devam etme imkânının kalmadığını iddia ederek; davalı şirketin feshine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına, % 10 oranındaki payına karşılık anlaşılan 25.000 TL'sinin 03.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; taraflar arasında imzalanan 14.05.2016 tarihli protokol ile davacının % 10 oranındaki hissesine karşılık 25.000 TL'si ödeneceğinin kararlaştırıldığı hususun doğru olduğunu, bunun dışında aynı tarihte imzalanan bir başka ile protokol ile de proje yönetim hizmet bedeli olarak 35.000 TL'si ödeneceğinin de kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki ihtilâfın ikinci protokol ile başladığını, bunun tahsili için icra takibi yapmasının dava konusu olayı körüklediğini, iş bedelinin müvekkilinin hesabına geçtikten sonra davacıya ödeme yapılacağı konusunda anlaşılmış olmasına rağmen davacının icra takibine girişmesinin iyi niyet ile bağdaşmadığını, davacının üçüncü kişilere ulaşarak şirketi karaladığını, şirketin itibarını düşürdüğünü, bu nedenle şirketin müşteri kaybına uğradığını ve zor duruma düştüğünü, paranın da bu nedenlerden ötürü ödenemediğini savunarak; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK KARARMahkememizce 18.12.2019 tarih ve ------- esas,--------- sayılı kararı ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI -------- sayılı kararı ile ; "Davacı, dava dilekçesinde şirket ortaklarının taahhütnamede belirtmiş oldukları edimi yerine getirmediklerini, şirket ortaklarıyla tartışmaların yaşandığı, ortakların kendisine küfür, hakaret, tehdit içeren mesajlar yolladığını, bilgi alma hakkının engellendiğini ileri sürmüştür. Davacı, delil olarak taraflar arasında yapılan taahhütname örneğini, elektronik posta yazışmalarını, --------- yazışmalarını, noter beyannamelerini göstermiştir.Söz konusu deliller şirketin haklı nedenle feshi için yeterli görülmemiştir. Bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu üzere, anonim şirketlerde doğrudan ortaklıktan çıkma şeklinde bir yöntem bulunmamaktadır. Bu sebeplerle ancak şirketin feshinin haklı görülmesi halinde yukarıda belirtildiği üzere mahkemece çıkma konusu değerlendirebilecektir. Somut olayda ise fesih şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Varsayımlar ve olumsuz beklentiler haklı sebep olarak kabul edilmemektedir. Kaldı ki mahkemece sebepler haklı bulunsa dahi fesih kararı verilmeksizin fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve kendileri şirketten çıkarılmasına veya başka bir çözüme karar verebilecektir. --------- ve 03.03.2016 tarihli kararında anonim şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşmadığına kanaat getirilmesi halinde davacının şirket ortaklığından ayrılmasının uygun görülmesinin de mümkün olmadığı belirtilmiştir. Taahhütname başlıklı anlaşmanın geçersizliği dikkate alındığında dosya kapsamından davalı şirketin fesih şartlarının oluştuğunun kabulü mümkün görülmediğinden davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmuştur" denilmek suretiyle dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava ; TTKnın 531. maddesine göre anonim şirketin feshi, olmadığı takdirde pay bedelinin ödenerek davacı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
Düzenlenen bilirkişi ve ek raporu raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ..., --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde --------- sicil numarasıyla kayıtlı olup, 14-11-2014 tarihinde tescil edilerek kurulmuştur.Şirketin kuruluştaki ünvanı ---------- Şirketi iken, 11-12-2015 tarihinde tescil edilen ana sözleşme tadili ile ünvanı değiştirilmiş ve hali hazırdaki şeklini almıştır.Şirketin kuruluşundaki 50.000.- T.L. lık sermayesinin tamamı --------- aittir. 26-11-2015 tarihindeki tescil ile tek pay ortaklığından çıkışına karar verilmiştir. Davacı da ondan sonra pay devri almak suretiyle ortak olmuştur.
Birden fazla ortaklığa geçişten sonra, 50.000.- T.L. lık şirket sermayesinin;
• 25.000.- T.L. lık kısmı -------,
• 20.000.- T.L. lık kısmı -------,
• 5.000.- T.L. lık kısmı da davacı ...'e ait olmuştur.
Davacının, sermayedeki hisse oranı % 10'a tekabül etmektedir.
Davacı vekilinin ilk talebi şirketin feshi, olmazsa diğer talebi ise müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasıdır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 531 inci maddesine göre; Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Davacının, davalı şirkette % 10 oranından daha fazla hissesi bulunduğundan, haklı sebebin olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; şirket yönetiminde % 50 pay sahibi olan --------- 08.08.2016 tarihli e-mailinde davacıya hitaben " canım keşke karın kadar delikanlı olabilseydin en azından o bana ağır küfür etti küçük bir alkoliksin ve bence süper salaksın Pazartesi avukatımla görüşeceksin bundan sonra sana bol şans bebeğim " şeklinde onur kırıcı söylemleri 30.07.2016 tarihli --------- yazışmalarına göre davacı ile yönetici ortak arasında cereyan eden bu durumun TTK'nun 531 maddesinde düzenlenen haklı nedeni oluşturduğu, dolayısıyla davalı şirketin fesih şartlarının oluştuğu belirlenmiştir. TTK'nun 531. maddesi gereği fesih şartları oluşmuşsa mahkeme fesih yerine ortaklıktan çıkma da dahil olmak üzere başkaca bir çözüme karar verebilir hükmü geriği yapılan incelemede; davalı şirketin 31.12.2019 tarihli bilançosuna göre aktifleri toplamı 89.375,52 TL, pasifleri toplamı 89.375,52 TL olup, 2019 yılında 35.700 TL'lik satış yaptığı, 12.325,35 TL zarar ettiği, haklı sebeple fesih yerine alternatif çözüme hükmedilebilmesi için bu çözümün ilgililerin menfaatine olması gerektiği, iş bu davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel verilerin mevcut olmadığı, şirketin devamında genel ekonomik menfaatler açısından bir fayda bulunmadığı belirlenmekle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-DAVANIN KABULÜ ile ;
--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde --------- sicil numarası ile kayıtlı ---------Ş.'nin FESİH ve TASFİYESİNE,
Tasfiye memuru olarak ------------ atanmasına,
Tasfiye sonunda şirketten karşılanmak üzere 70.000 TL tasfiye masrafı ve 30.000 TL tasfiye memuru ücreti olmak üzere toplam 100.000 TL masrafın davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılmasına,
Belirtilen masraf yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memurunun görevine başlamasına,
2-KARAR HARCI
Aınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının 31,40 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 584,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-AVUKATLIK ÜCRETİ
Davada avukatla temsil edilen davacı yararına belirlenen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harcı, 4,60 TL vekaletname harcının ve davacı tarafça yapılan 315,00 TL tebligat gideri ile 2.750.00 TL bilirkişi VE 10.000 TL ek bilirkişi inceleme gideri olmak üzere toplam 13.065 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtaya Temyiz yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025