T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/287
KARAR NO : 2025/625
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2017
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2017 günü sürücü ----- idaresindeki ----- plakalı ticari minibüs'ün ----- istikametinden -------- istikametine seyri esnasında bahse konu km 002'ye geldiğinde önünde aynı istikamette banket üzerinde seyreden motosiklet sürücüsü ----- idaresindeki ------- plakalı motosikletin arka kısmına kendi aracının ön plaka kısmıyla çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini beyan ederek, haklı davalarının kabulü ile, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru ile birlikte gerekli evrakı sunmadığını, müvekkili şirketin davacıya ödeme yapabilmesi için sigortalısının sürücü belgesi kaza anındaki maaş bordrosu ile 4A hizmet dökümü ve maluliyet raporunun gerekli olduğu ve bu hususun davacıya bildirildiği halde davacının bu belgeleri müvekkili şirkete sunmadığını, söz konusu başvurudaki belgelerde eksiklikler olduğundan davacının müvekkili şirkete yapmış olduğu başvurunun inceleme aşamasında kaldığını, bu sebeple, huzurdaki davanın açılmasında müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, mevzuat hükümleri gereğince usulüne uygun bir başvuru olmadığını, dolayısıyla da müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan dolayı esasa girilmeden usulden reddinin gerektiğini, dava konusu kaza tarihinde -------- plakalı araç için söz konusu aracın işleteni olan dava dışı-------ile müvekkili sigorta şirketi arasında ------- no'lu ve 17.03.2017-16.03.2018 vade tarihli Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında ve teminat limitiyle sınırlı olduğunu, öncelikle sigortalı aracın kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davanın esasına yönelik bir inceleme yapılacaksa müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı yanın maluliyet oranının adli tıp kurumunca tespitinin gerektiğini, davacı yanın faiz talebinin de haksız olduğunu beyan ederek, davanın müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine, davanın esasına girilmesi halindeyse huzurdaki haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle davacı uhdesinde oluşan maluliyet zararının karşı taraf aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazmini istemiyle belirsiz alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır.
Davanın safahatı incelendiğinde mahkememizin ------. Sayılı dosyasında görülen yargılama sonunda ------- Sayılı 11/02/2021 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından kararın istinaf edilmesi sonucunda ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesinin ------- Sayılı 05/03/2024 tarihli karar ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememizin ----- Esasına kaydedildiği görülmüştür. Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası, poliçe, hastane kayıtları, SGK kayıtları celp edilmiş davacı uhdesinde oluşan maluliyet oranı tespit edilerek dosya adli trafik uzmanı bilirkişi ----- ve aktüerya uzmanı bilirkişi ------- isimli bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, her iki rapor içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davalı tarafından tanzim edilen poliçe incelendiğinde, ----- plaka sayılı aracın -------- nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 17/03/2017-2018 tarihleri arasında davalı tarafından sigorta teminatı altına alındığı görülmüştür. Adli Tıp Kurumu ----- İhtisas Dairesi'nin 26/06/2020 tarih ve ------ sayılı mütalaası incelendiğinde, dava konusu 21/07/2017 tarihli kaza sebebiyle anılan tarihte uygulama alanı bulan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve ölçütlere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca davası uhdesinde % 1 oranında sürekli maluliyet oluştuğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Adli trafik uzmanı bilirkişi ------ ve aktüerya uzmanı bilirkişi ------- isimli bilirkişilerden oluşan heyet tarafından sunulan 09/06/2025 tarihli raporda ise özetle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde --------- plakalı araç sürücüsü davacının bir kusurunun bulunmadığı, kaza esnasında kaskın takılı olduğu zararın oluşumunda müterafik kusurun bulunmadığı, davalının zmss ile sigorta teminatı altına aldığı -------- plaka sayılı minibüs sürücüsü dava dışı şahsın tam ve asli kusurlu olduğu, ATK raporundaki veriler ve davacının gelirinin belgelendirilmemesi sebebiyle asgari ücret üzerinden TRH-2010 tablosu kullanılarak yapılan hesaplamada davacının sürekli iş göremezlik zararının 63.307,09 TL, geçici iş görmezlik zararının ise 4.212, 18 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde dava değerinin raporda belirtilen tutarlara yükseltildiği, harcın tamamlandığı görülmüş, HMK m.27 hükmü uyarınca söz konusu dilekçe davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, 21/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranları, davacının sürekli ve geçici maluliyet oluşacak şekilde yaralanıp yaralanmadığı, yaralandıysa maluliyetin oranı ve davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına aldığı------- plaka sayılı araç sürücüsünün 21/07/2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpmak suretiyle davacının yaralandığı, söz konusu kazanın oluşumdan davacının kusurunun bulunmadığı, gündüz mahalinde düz yolda önünde seyreden motosikleti görmeyen dava dışı minibüs şoförünün KTK m.52-b ve c ile 84/d hükümlerini ihlal ederek kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, ATK ------- İhtisas dairesi tarafından sunulan raporda kaza sebebiyle davacı uhdesinde % 1 oranında sürekli maluliyet oluştuğu ve geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, aktüerya raporunda ise TRH-2010 tablosu kullanılmak suretiyle yapılan hesaplamada davacı uhdesinde 63.307,09 TL sürekli iş göremezlik, 4.212,02 TL geçici iş göremezlik zararı oluştuğu yönündeki mütalaaların dosya kapsamına uygun olduğu, davalının söz konusu zarardan KTK m.91 ve 99 hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, davacı tarafından davalıya 22/08/2017 tarihinde başvuru yapıldığı ve 8 iş günü sonrasına denk gelen 05/09/2017 tarihinde davalının temerrüde düşmüş kabul edilmesi gerektiği davalının teminat altına aldığı sigortalı aracın ticari nitelikte olduğu ancak davacının temerrüt faizi talep ettiği, faizin niteliğini belirtmediği emsal içtihatlar ve HMK m.26 hükmü kapsamında taleple bağlı kalınarak somut olaya uygulanacak faiz nevinin yasal faiz olduğu kabul edilerek dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava ve talep artırım doğrultusunda davanın KABULÜ ile 67.519,11 TL'nin (63.307,09 TL sürekli iş göremezlik, 4.212,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı) 05/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.612,23 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 31,40 TL peşin harç ile 200,00 TL tamamlama harcı toplam 231,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.380,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış, 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 200,00 TL tamamlama harcı olarak toplam 262,80 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 16.095,93 TL masraf olmak üzere toplam 16.358,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.