T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/466 Esas
KARAR NO : 2025/644
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasındaki çalışma cari çalışma şeklinde başladığını ve devam eden bir çalışma olup bu çalışma nedeniyle davacının davalından icra takibinde belirtilen 1.049.036,53 TL alacaklı olduğunu, davalı takibe itiraz ettiğini, -------- İcra Dairesi’nin ----------- E. sayılı icra takibe yapılan itirazın iptalini, davalı tarafın itirazı nedeniyle duran icra takibinin devamını ve değişen oranda reeskont avans faizi işletilmesini, alacağın asgari %50 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin merkezi -------- Mah. ---------Bulvarı No: ---------İç Kapı No: --------- ---------- olup davanın yetkili olan ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde faturalardan bahsettiğni ve alacağına ona dayandırdığını, davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemelerin yapıldığını, anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zarureti hasıl olduğunu beyan ederek davanın usul ve esas yönlerinden reddini, vaki takibin iptalini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 1.049.036,53 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 14/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 15/02/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, ilgili takip dosyasına konu cari hesap ilişkisinin var olup olmadığı, var ise bundan kaynaklı davacının alacaklı olup olmadığı, ilgili fatura konusu ürün/hizmetin verilip verilmediği, davacı alacaklı ise miktarı ve sorumluluğun kapsamı ile inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek ----------- Nöbetçi ATM 'ne talimat yazılarak davacı tarafın 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtları ile tarafların ilgili BA/BS formları ve ayrıca faturalar ve dosyaya sunulan sair ticari kayıtlar incelenmek suretiyle davacının takibe konu faturalar nedeniyle takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, bulunursa tutarı hususlarında bir mali müşavir bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak uyuşmazlık konularına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından talimat mahkemesi olan--------- talimat sayılı dosyaya sunulan beyan dilekçesinde davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının Mahkememiz yargı çevresi içinde olduğunu belirtmiş ve talimat bila ikmal kapatılarak mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz 17/04/2025 tarihli celse ara kararı ile dosyanın mali muhasip bilirkişiye tevdi ile, tarafların 2023 yılları ticari defter ve kayıtları ve dosya arasına alınan sözleşme ve diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş temin edilen 23/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve --------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Envanter defterinin sunulmadığı görülmüştür.
Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafından davalı adına yürütülen ---------- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişki davacının 13.07.2023 tarihli ---------- seri no.lu satış faturası ile başladığı, davacının 13.07.2023 tarihinden 31.12.2023 tarihine kadar davalı tarafa 20 fatura ile 2.491.036,53 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 2 ayrı tarihte 1.442.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.10.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 1.049.036,53 TL alacaklı olduğu ve işbu alacak tutarının; aşağıdaki faturalardan kaynaklandığı
Fatura Tarihi Fatura Seri No Açıklama Fatura Tutarı Kalan Bakiye
19.07.2023 -------- NAKLİYE (MM) 128.361,28 30181,32
20.07.2023 --------- TÜVENAN KÖMÜR 497.645,65 527.826,97
20.07.2023 --------- NAKLİYE (MM) 272.689,91 800.516,88
7.09.2023 ---------- VADE FARKI GELİRLERİ 11.828,89 812.345,77
7.09.2023 --------- VADE FARKI GELİRLERİ 130.117,82 942.463,59
18.09.2023 ---------- VADE FARKI GELİRLERİ 21.709,85 964.173,44
31.10.2023 ----------- Fatura Dosyada Yok 84.863,09 1.049.036,53 27.07.2023 tarihinde --------- adresinden davacı tarafa gönderilen mailde, Fatura edilecek tutarın 1.671.462.00 TL, fatura edilecek miktarın 1.406,63 Ton olup davacının toplam alacak tutarının 2.242.256,11 TL olduğunun belirtildiği ve davacı defterlerinde 27.07.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 2.242.516,88 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi hususunda teamülün oluşup oluşmadığı, davacının vade farkı alacağını talep edip edemeyeceği hususunda Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu cari hesap alacağını oluşturan 7 adet 1.147.216,49 tutarlı faturanın e.fatura olduğu, GIB portalı üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. Davalı tarafın ilgili faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisine Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından, faturaların miktar ve fiyat yönünden münderecatını kesinleştiğinin kabulü halinde;
Davacının 08.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan cari hesap alacağının 1.049.036,53 TL olduğu, işbu alacak tutarının 800.516,88 TL’sinin mal ve hizmet satış faturasından, 248.519,65 TL’sinin vade farkı faturasından oluştuğu, ---------- verilerinden 02.08.2024 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %51,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebilecektir" şeklinde belirlemelere yer verilmiştir.
Vade farkı, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabilir. Vade farkının talep edilebilmesi için;
i. Taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmalı,
ii. Bu ticari ilişkiye konu bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi kararlaştırılmış olmalı,
iii. Bedel vadesinde ödenmemiş olmalı,
iv. Vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmalı veya vade farkı uygulaması, taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olmalı dır
Yargıtay yerleşik uygulaması ve hukuk daireleri arasındaki görüş birliği, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olması veya taraflar arasındaki bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği yönündedir. Bu iki durum dışında ise vade farkının talep edilebilmesi mümkün değildir.
Sözleşmede veya taraflar arasındaki teamülde vade farkına ilişkin anlaşma yoksa dahi uygulamada tebliğ edilen bazı faturalarda “gecikme halinde vade farkı alınır” şerhi bulunmakta veya içeriğinin sadece vade farkı olduğu faturalar düzenlenmektedir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın inceleme gününe iştirak etmeyerek ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı, davalı tarafın ilgili faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisine Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından, faturaların miktar ve fiyat yönünden münderecatını kesinleştiği; ayrıca tarafların karşılıklı BA-BS formlarının birbirini teyit ettiği, takibe konu cari hesapta kayıtlı faturaların formlarda yer aldığı; faturalarda vade farkı uygulanacağına dair belirtmenin mevcut olduğu, vade farkı talep edilebilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalının --------İcra Müdürlüğü’nün --------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş; ayrıca likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si kadar inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kabulü ile, davalının ---------İcra Müdürlüğü’nün ---------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi işletilmesine,
Likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si olan 209.807,30 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 71.659,68 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 12.669,75 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 58.989,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı yan için takdir olunan 158.865,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 13.097,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 4.800,00 TL Bilirkişi ücreti ve 2.195,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 6.995,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerine bırakılmasına,
ç.-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 25/09/2025