T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/343 Esas
KARAR NO : 2025/676
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2022
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin --------Ş. -------- Şubesine ait --------- çek numaralı dava konusu çekin sahibi olduğunu, söz konusu çeki boş bir şekilde müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını (çalınmış), bu durum üzerine müvekkili tarafından ilgili bankaya bu durum bildirilmiş ve --------- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu soruşturma dosyası --------- numarası ile görüldüğünü, ancak sonrasında --------- adında bir şahıs alacaklı gösterilmiş, çekin üzerine 22/12/2021 tarihi vade, 350.000,00 TL meblağ olarak yazılmış ve imzalandığını ve bu çek bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışıldığını, tahsil edilemeyince de üçüncü bir kişi olan ...'ne ciro edilmiş ve -------- İcra Dairesinin-------- esas numaralı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirketi münferiden temsile yetkili tek kişi ... olduğunu, çekteki imza, yahut çekin üzerindeki hiçbir yazı müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, kaldı ki müvekkilinin, --------- adlı şahısla, yahut davalı şirketle herhangi bir hukuki veya ticari ilişkisi bulunmadığını, Yargıtayın yerleşik kararları ve Türk Ticaret Kanunu madde 780/1 bend (b) hükmü de çekin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içermesi gerektiğini, 781. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin çek sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Gerçekten de, ekte sunduğumuz --------- numaralı kararında da zikredildiği üzere "alacaklının ceza dosyasındaki beyanında açıkça borçlu ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, borçluyu tanımadığını ikrar ettiği göz önünde bulundurulduğunda bu durumda çek kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadini içermediğinden kambiyo vasfı taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir."Dolayısıyla mahkemece ilgili bankadan ve --------- Cumhuriyet Başsavcılığından bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler mahkemece temin edildiğinde, ayrıca icra takibine konu edilen çekteki imza ve yazılar uzman bilirkişiler marifetiyle incelendiğinde çekteki imzanın yazıların, müvekkil şirketin yetkilisi ...'ın el ürünü olmadığı ortaya çıkacağını, ayrıca icra takibinden sonra menfi tespit davası açılması mümkün olduğunu, İcra takibinden sonra açılan davalarda da takibin hemen durdurulamayacağını, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, takipten önce açılan davadan farklı olarak mahkeme tarafından takibin durdurulması adına karar verilemediğini, İcra takibinin durdurulması kararının verilmediği için borçlu kişi geçici olarak ihtiyati tedbir isteyebileceğini, bu sayede icra sürecinde alınan paranın alacaklıya geçmesi engellenebileceğini , bu çerçeve ileride telafisi güç zararların oluşmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ...'nin MERSİS sistemi üzerinden alınan bilgileri incelendiğinde davalı şirketi temsile yetkili kişilerden bir tanesi de davaya konu senedi ciro eden ve --------- İcra Dairesi'nin -------- esas numaralı icra dosyasında borçlu olan -------- olduğunu, burada mahkemeden --------- şahsına ve Davalı ...'ne ait ticari defterlerin incelenerek hangi sebep ile çekin ciro edildiğinin araştırılmasını, zira mevcut çekin müvekkilinin elinden rızası dışında çıkmış olduğunu (çalınmış) ifade edildiğini, buna ilişkin şikayet başvurusu yapıldığını, davalı şirkete yapılan bu cironun şirketin yetkililerinden birinin yapmış olmasının da daha evvelinde savcılığa yapılan şikayetin haklılığını gösterdiğini, burada söz konusu çekin davalının ve --------- hukuka aykırı bir şekilde düzenleyip, kendilerine fayda sağlamak çabası içerisinde oldukları yönünde kanaat oluşturduğunu, bu hususun araştırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle ; müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ve müvekkilinin ticari hayatlı ve itibarlarını bitirdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili hakkında haksız olarak icrai işlemlerin başlamasından dolayı, müvekkilinin ticari hayatı içinden çıkılmaz bir hal aldığını, bu nedenle dava ve takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket tarafından, icra takibine konu ve davaya konu çek müvekkil şirket ortak ve yetkilisi olan -------- ciro yolu ile devraldığını, bu husus şirket ticari defterlerinde de açıkça görüldüğünü, şirket yetkilisinin, davaya konu çeki, çekteki imzanın sahte olduğunu bilerek yetkilisi olduğu şirkete devredeceğini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı düştüğünü, davacı taraf iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın müvekkil şirkete verdiği aynı imzayı içerir dava dışı başkaca bir çeki hiçbir itiraza uğramadan ödemesi ile açıkça ortada çıktığını, başkaca bir araç satışına ilişkin olarak davacı tarafından müvekkil şirkete aynı imzayı içerir -------- Şubesi/------- ------- nolu, -------- Seri nolu, 15.11.2021 tarihli, 300.000,00 TL bedelli çek verilmiş ve müvekkili tarafından söz konusu çek --------- Bankası --------- Şubesinden tahsil edildiğini, davacının aynı imzayı içerir dava dışı başkaca bir çeki ödemesi, davacı tarafın borçtan kurtulma, icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak maksadıyla işbu davayı açtığını açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle Mahkemeden, incelemeye konu edilmesi ve aynı imzayı taşıyan çekin ödenmesi ile davacı iddialarının yersiz olduğunun ispatı açısından; -------- Şubesi/--------- -------- nolu, -------- Seri nolu, 15.11.2021 tarihli, 300.000,00 TL bedelli çek aslının --------- Bankası ------------ Şubesinden celbini ettiğini, davacı tarafından, davacının ------- adlı şahısla veya müvekkili şirketle herhangi bir hukuki veya ticari ilişkisi olmadığı iddia edildiğini, kıymetli evraktan dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borç sona ermediğini, mücerret kıymetli evrak, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etki etmediğini, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi denilen bu ilke gereği,çekte yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağı ortadan kaldırdığını, bu nedenle davacının kıymetli evrakın mücerretlik ilkesine aykırı soyut iddialarının kabul edilebilir olmadığını, müvekkili --------- Şti.'nin ortağı ve yetkilisi tarafından, ---------- şirketi üzerine kayıtlı --------- ve --------- Plaka nolu araç satışı ile ilgili olarak "----------" internet sitesine ilan verildiğini, 2021 yılında --------- bulunan şirket adresine, ---------- adlı kişi aracılığı ile davacı ile birlikte gelen ---------, ... ve ---------; ticaret yaptıklarını söyleyerek söz konusu araçları müvekkilininden satın almak istediğini, bunun üzerine müvekkilinin, ilandaki -------- ve ---------- Plaka nolu araçların satışı konusunda davacı ile anlaşma sağlamış ve davacı taraf, müvekkili şirkete davaya konu çek ile aynı imzayı taşıyan çek ile birlikte nakit ödeme yaptığını, söz konusu --------- Şubesi/------- --------- nolu, ---------- Seri nolu, 15.11.2021 tarihli, 300.000,00 TL bedelli çek müvekkili şirket tarafından tahsil edildiğini, sonraki süreçte çalışılan iş kolundaki ekonomik sıkıntıların yarattığı sebeplerle müvekkili şirket ve yetkilisi, ------- ve -------- plakalı araçları satmak istemiş ve ilk çeki ödeyen ve güven telkin eden davacı taraf, tekrar müvekkilininden araç satın almak istediğini, satış işleminde tekrar çek veren davacı tarafın çeki ödememesi ve müvekkilininin davacı tarafa ulaşamaması ile birlikte yaşanan diğer hususlar sebebiyle dolandırıldığını anlayan müvekkili tarafından, -------- Sor. Nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu çekteki imzanın davacıya ait olmaması kesinlikle kabul edilebilir bir iddia olmadığını, davacı tarafından iş bu davanın, ödemeyi sürüncemede bırakma gayesiyle ikame edildiğini, müvekkilinin suç duyurusunda da belirttiği üzere önce; Müvekkili şirket, 15.10.2021 tarihinde --------- Plaka Nolu -------- Model ------- marka aracı --------- Noterliği'nin -----------Yevmiye Nolu Araç Satış Sözleşmesi ile 340.000,00 TL ye davacıya sattığını, (335,000,00 TL si müvekkili şirket hesabına davacı tarafından ödendiğini) aynı gün yani 15.10.2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından, -------- Plaka nolu--------- model --------- marka aracı -------- Noterliği'nin --------- Yevmiye Nolu Araç Satış Sözleşmesi ile -------- Şubesi/------- --------- nolu, ---------- Seri nolu, 15.11.2021 tarihli, 300.000,00 TL bedelli çek karşılığı davacıya satıldığını, davaya konu çek ile aynı imzayı taşıyan çek müvekkili tarafından tahsil edildiğini, b.ir süre sonra; müvekkili şirket ve yetkilisinin --------- plakalı ve ---------- plakalı araçları da sattığını öğrenen davacı taraf tekrar müvekkili şirkete gelmiş ve; ilk satışların ardından güven telkin edilmesi ile davacı ile müvekkili; 3 yıldır şirket yetkilisine ait --------- marka --------- plakalı araç ve 10 yıldır şirkete ait -------- marka --------- plakalı araç için toplamda 660.000,00 TL bedele araçların davacıya satışı konusunda anlaşma sağlamış, davacı tarafından toplam satış bedelinden 350.000,00 TL bedele denk gelen kısım yönünden davaya konu çek verildiğini, davacı tarafından imzası inkar edilen çekin davacı tarafından araç karşılığı verildiği ekte sunulan --------- Noterliğin'nin ---------Yevmiye Nolu 17.11.2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesinden ve --------- Noterliğin'nin ---------- Yevmiye Nolu 17.11.2021 tarihli Araç Satış Sözleşmesinden açıkça anlaşıldığını, araç Satış Sözleşmeleri incelendiğinde sözleşmelerin, şirket adına ... tarafından imzalandığı görüldüğünü, ( ..., davacı şirket yetkilisinin eşidir. ) celp edilecek sözleşme asıllarının gelmesi ile sözleşme asıllarında kullanılan imzaların da imza incelemesine konu edilmesini talep ettiğini, davacı tarafın, müvekkili şirketle herhangi bir hukuki veya ticari ilişkisi olmadığı yönündeki iddiasının kabul edilebilir olmadığı açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketten satın aldığı araçlara ilişkin satış sözleşmelerinin celbi ile davacının asılsız ve mesnetsiz iddiaları ortaya çıkacağını, davacı tarafın, müvekkilinden aldığı araç bedelini ödemeyerek müvekkilini zor durumda bıraktığı açıkça orta olduğunu, davacı iddiasının aksine davacının borçtan kurtulmaya yönelik asılsız iddiaları kabul edilebilir olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak iş bu davayı açan davacı iddialarının, hukuki mesnetten yoksun ve iyi niyetten uzak olduğu anlaşıldığını, davacı-borçlu tamamen haksız olarak ve süre kazanmak kastıyla işbu davayı açmış bulunduğunu, açıklanan tüm nedenlerle haksız ve kötü niyetli yapılmış olan davanın reddini ve karşı tarafın güncel faiz ve masraflarla birlikte tüm alacak miktarı üzerinden %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava; davacının--------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı takip dosyası ve bu dosyanın dayanağı --------- Bankası -------- Şubesinden verilme -------- seri numaralı 350.000,00-TL bedelli, 22/12/2021 keşide tarihli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, -------- sayılı soruşturma dosyası, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından dava dışı --------- ve davalı şirket aleyhine 350.000,00-TL Asıl Alacak, 35.000,00-TL çek tazminatı ve 1.050,00-TL komisyon olmak üzere toplam 386.050,00-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı görülmüştür
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın takibe ve davaya konu çek sebebiyle çek hesabının sahibi olan davalı şirketten çekin boş halde çalınıp doldurulduğu, çekteki imza ve yazıların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tesbit istemli olduğu, davanın ---------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında örnek-10 kambiyo takibine konulan 22/12/2021 keşide tarihli, 350.000,00-TL bedelli keşidecisi davacı şirket, lehdarı ---------- ve meşru hamili senet bedelinde şeklen davalı şirket olan çekin çekteki imza ve yazılar kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit talepli olduğu, davalının ise senette ciro yolu ile hak sahibi olan son ciranta meşru hamil olduğu, davacının iddiasının senet metnindeki kendine atfedilen imza ve yazıların sahte- kendine ait olmadığı yönünde olduğu, mahkememizce de bu yönde taraf vekillerinin bildirdikleri ve resen araştırılacak tüm delillerin toplandığı, davacı şirketin yetkilisi ...'ın -------- soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadede davaya konu çekteki imzanın kendisine değil eşi -------- ait olduğunu beyan ettiği, ayrıca çekin dava dilekçesinde iddia edildiği gibi çalındığından ve imzaların kendilerine ait olmadığından da bahsetmediği, mahkememizce sahtelik iddiasının araştırılması yönünden davacı şirket yetkilisi -------- ve eşi --------- tatbike medar bildirilen imza asıllarının ilgili yerlerden toplandığı, ancak bu iki kişi hakkında mahkememizce verilen kesin sürelere rağmen istiktap tutanağının düzenlemediği, zira 3. celseden bu yana istiktab tutanağı için davacı şirket yetkilisi --------- ve eşi--------- huzurda hazır edilmesinin istendiği, ancak edilmediği, davacı vekilinin bildirdiği adres mahallerine talimat yazıldığı ancak yazılan talimatların adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, resen adres araştırması yapıldığı ve --------- mahkemelerine talimat yazıldığı, yazılan bu talimata da usulüne uygun ihtaratlı tebliğe rağmen katılınmadığı, istiktab tutanağının incelemeye esas olmak üzere düzenlenmediği, davacı vekili de hazır olmakla kurulan 10/04/2025 tarihli 7. celsenin ara kararında istiktab tutanağı düzenlenmesi için davacı şirket yetkilisi -------- ve eşi --------- bir dahaki celse hazır edilmesi aksi takdirde imza itirazından vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, yapılan ihtara rağmen verilen kesin süre de dahil olmak üzere 02/10/2025 tarihli 8. celseye kadar eksikliğin ikmal edilmediği, huzurda istiktab tutanağı için hazır olunmadığı, bu sebeple dosyanın grafolog bilirkişiye--------- Dairesine sevk edilemediği, tüm bu hususlar çerçevesinde 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince davacının ispat yükü altında olmasına rağmen davasını ispat edemediği mahkememizce anlaşılmış ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, dosyada tedbir uygulanmamakla kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın REDDİNE,
Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 597,72 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 17,68 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 56.000 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen 185,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2025