T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/630 Esas
KARAR NO : 2025/647
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2021
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin ---------- ve ilgili bakanlık nezdinde yürüttüğü --------- sahası için pergola yapımı işini taşeron firmaya yaptırmak istediğini, bu kapsamda davalı ile anlaşma yapıldığını, davalı tarafın belirtilen sahada yapıma başladığını, müvekkili şirkete fatura kesildiğini ve müvekkilinin de anlaşmaya istinaden bir kısım ödeme yaptığını, müvekkili şirketin yapılacak işlerden ve işin niteliğinden bahsederek proje görselini gönderdiğini ve teknik özellikler başlıklı metinde tüm profillerin ölçülerindi belirttiğini, LED aydınlatma markasını, tüm cıvata, vida vs.’lerin paslanmaz çelikten olacağı, profillerin kaliteli toz boya ile boyanacağı vs daha birçok nitelikten bahsedildiğini, davalı tarafın müvekkilinin göndermiş olduğu teknik özellikleri kabul ederek-------- Teknik Şartnamesi ile ekinde yer alan fiyat teklifini gönderdiğini, şartnameye sözlü olarak kapı yapımının da eklendiğini belirtilen davalı tarafın fiyat teklifinin müvekkili tarafından kabul edildiğini ve nihayetinde 65.000,00 TL + KDV karşılığında taraflar arasında anlaşmanın sağlandığını, davalı tarafın pergolanın yapım işine başlamasına rağmen eseri tam anlamıyla meydana getirmediği gibi tamam olan kısım açısından da -------- Teknik Şartnamesine uygun eser meydana getirmediğini, bu sırada --------- Yapım İşleri Müdürlüğü’nden Uzman İnşaat Mühendisi tarafından 09.02.2021 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen mail içeriğinde; “08.02.2021 tarihinde sahada yapılan tespit sırasında uygun profil kullanılmadığı, yüksekliğin sağlanamadığı, vidalarda paslanma başladığı, montajın çap yapıldığı, profillerin gelişigüzel kesildiği, kaplamaların yağmur tahliye deliklerini kapattığı, ledlerin markasının--------- olmadığı, kapı yerinin hatalı olduğu, profillerin birbiri ile uyumsuz olduğu ve ana taşıyıcı profillerin parçalı olduğun, ön demenin yapılmasına rağmen projenin şartnameyi sağlayacak şekilde yürütülmediği proje için zamanın kısıtlı olduğunun…” belirtildiğini, oysa davalı tarafça gönderilen şartnamede entegre edilmiş kendinden yağmur kanallı tahliye sistemi yapılacağı, paslanmaz çelik bağlantı elemanlarının kullanılacağı, entegre edilmiş aydınlatma sistemi kullanılacağı vs. gibi birçok nitelik barındıran proje yapılacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa gönderdiği 23.02.2021 tarihli ihtarname aracılığı ile yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğunu, ------- ve ------ tarafından yapılan imalatların kabul görmediği, davalının ayıplı ifası nedeniyle projenin zamanında yetişememesi durumu ile karşı karşıya kalındığı ve yüklenici sıfatıyla şirketin sorumluluğu doğacağının belirtilerek ihtarın tebliğinden itibaren 5 işgünü içerisinde ayıplı imalatın sökülerek sözleşmeye uygun yeni imalatın yapılmasını, aksi takdirde sözleşmenin haklı olarak feshedileceğinin belirtildiğini, taraflarınca daha evvel--------- Esas sayılı dosyası aracılığı ile delil tespiti yapıldığını, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen raporda; “yerinde yapılan birçok taşıyıcı eleman imalatının sözleşme şartları ile örtüşmediği, bu nedenle mevcut imalatın tadilat yapılarak düzeltilemeyeceği düşünüldüğünden sözleşme şartlarına uyulmadan imal edilen pergolanın sökülerek kaldırılmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir…” hususlarının tespit edildiğini, akabinde 02.04.2021 tarihli ihtarname keşide edilerek davalı yana ayıp ihbarında bulunulduğunu ve müvekkili şirketçe ödenen 30.000,00 TL’nin iadesi ile bilirkişi raporunda belirtilen 1.000,00 TL pergola söküm bedeli olan toplam 31.000,00 TL’nin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye karşılık dönüşte yapılmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşmanın bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eser sözleşmelerinde ayıplı ifa söz konusu olduğu zaman TBK’nin 475.maddesinde düzenlenen seçimlik hakların kullanılabileceğinin belirtildiğini, eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması halinde sözleşmeden dönmenin mümkün olduğunun düzenleme altına alındığını iddia ederek, davalı tarafça gerçekleştirilen ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme taleplerinin kabul edilmesine, sözleşmeden dönme sonucu davalı tarafa ödenen 30.000,00 TL bedelin iadesi ile ayrıca 1.000,00 TL eserin sökme bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmesine,-------- Sulh hukuk Mahkemesi tarafından yapılan keşif için harcanan 1.281,20 TL bedelin davalı taraftan tahsil edilerek taraflarına verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davaya konu hukuki uyuşmazlık ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle görev yönünden davanın reddi gerektiğini, davaya konu somut olayda teslimin gerçekleşmediğini, davaya konu somut olayda gizli ayıp olmadığı gibi ayıbın da bulunmadığını, ayıba karşı yüklenicinin sorumluluğunun koşullarından ilkinin eserin teslim edilmiş olması olduğunu, tamamlanmamış ve iş sahibine teslim edilmemiş eserle ilgili yüklenicinin ayıba karşı sorumluluğunun doğmayacağını, eser sözleşmesinde teslimin, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçmesi olduğunu, yüklenicinin işi ve iş yerini terk etmesi ve iş sahibinin iş yeri, şantiye ve tamamlanmayan esere el koyması ve fiili hakimiyeti altına almasının hukuki anlamda teslim sayılamayacağını, ayıbın varlığını iş sahibinin ispatlaması gerektiğini, -------- Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yapılan tespit ile eserin güncel yapısının karşılaştırılması gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar gizli ayıp olduğu iddia ediliyorsa da davacı tarafından ayıpların giderilip giderilmediği veya giderildiyse de yapılan eser ile müvekkili tarafından yapılan arasındaki farklar tespit edilip ayıbın varlığı ve niteliğinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle dosyanın yeni bir heyete tevdii edilerek eserle ilgili güncel durum yapısının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından ihtarname ile müvekkiline makul bir süre tanınmadığını, 5 işgünü içerisinde teknik şartname ve yazılı metinler uyarınca eksik ve ayıplı imalatın sökülmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafından dava dosyasına sunulan “Genel Bilgilendirme” yazısından anlaşılacağı üzere imalatın istendiği tarihte-------- hakim olacak kar yağışı ve kar fırtınasının meteoroloji tarafından paylaşıldığını, dolayısıyla makul bir süre dahi verilmediğini, kabul etmemekle birlikte müvekkilinin bir kusuru varsa dahi kastı bulunmadığını, o dönemdeki mevcut hava şartlarının hiç kuşkusuz mücbir sebep sayılması gerektiğini, tek taraflı ticari defter kayıtlarının hükme esas alınamayacağını beyanla, görevsizlik kararı verilmesine, görevsizlik kararı verilmemesi halinde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir ayıp varsa niteliğinin tespiti için dava dosyasının bilirkişiye tevdiine, müvekkili tarafından bir teslim yapılmamış olması sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Dava ilk olarak -------- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda Görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevdi edilmekle mahkememizin -------- esasına kaydedilmiştir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya ilgili yıllara ait davacının ticari defter ve dayanak belgelerini inceleyip rapor sunmak üzere davacı şirket -------- ilinde mukim olmakla talimat ile bilirkişiye tevdi edilmiş, 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı --------- Şti.'nin 2020 ve 2021 yıllarına ait yasal defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süresinde yapıldığı, usulüne uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterlerinin kapanış kayıtlarının yasal süresinde usulüne uygun olarak yapıldığı ve yasal defterlerin davacı şirket lehine delil teşkil ettiği, Davacı --------- Şti.'nin 2020 yılında Davalı ...'e 76.700,00-TL (65.000,00+KDV) tutarlı fatura karşılığında 30.000,00-TL tutarında ödeme yaptığının yasal defter kayıtlarından ve banka dekontundan görüldüğü şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalı yanın ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi için talimat yazılmış ancak davalı ticari defterlerinin sunmamakla mahkememizce yazılan talimat evrakı bila ikmal iade olunmuştur.Tarafların defterleri için yazılan talimatlar tamamlanmakla bu kez uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya kapsamına ilişkin olarak yerinde inceleme yapılmak suretiyle davaya konu imalat da incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 15/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda raporunda özetle; davalı tarafça gerçekleştirilen imalatların teknik şartnameye uygun olmadığı, davacı yanın işbu imalatlar için davalı yana ihtarname ilettiği, davalı tarafından gerçekleştirilen imalatların dava dışı 3.kişilere sökümü yaptırılıp yeniden imal edildiğinin tespiti göz önünde bulundurularak, davacının sözleşmenin feshinde teknik ve sözleşme ilişkisini bakımından haklı olabileceği, davalı tarafından imal edilen ayıplı ifadan davacı yanın teknik olarak fayda sağlamadığı, davalıya ödenen 30.000,00 TL bedelin teknik olarak sözleşme ilişkisi yönünden iade edilebileceği, ayrıca 1.000,00 TL eserin sökülme bedeli olmak üzere toplam 31.000,00 TL tutarın davalı tarafça davacıya ödenmesi gerektiği yönündeki görüş ve kanaat bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın eser sözleşmesi sebebi ile davacı olan eser sahibinin sözleşmeye aykırılık sebebi ile yüklenici olan davalıdan ödemiş olduğu bedeli ve eserin söküm bedeli olarak da 1.000,00-TL'nin tahsili talepli alacak davası olduğu, mahkememizce talimat mahkemesinden aldırılan bilirkişi raporları ve mahkememizce aldırılan 15/06/2025 tarihli bilirkişi raporlarının gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda 4721 sayılı TMK'nın "İspat yükü" başlıklı 6. Maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK'nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici , sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hale gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorunda olduğu, oysa davalının eserin eksiksiz şekilde teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunmadığı, bu doğrultuda davalıca yapılan imalatların teknik şartnameye uygun olmadığı gibi davacının da şartnameye uygun olmayan bu imalatlar için davalıya ihtarname keşide ettiği, davalı tarafça gerçekleştirilen imalatların dava dışı üçüncü kişilere sökümü yaptırılıp yeniden imal edildiğinin yerinde teknik bilirkişice tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının sözleşmenin feshinde teknik ve sözleşme ilişkisini bakımından haklı olduğu, davalı tarafından imal edilen ayıplı ifadan davacı yanın teknik olarak fayda sağlamadığı bu sebeple davacının davalıya ödemiş olduğu, 30.000,00-TL bedelin teknik olarak sözleşme ilişkisi yönünden iade edilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafça talep edilen 1.000,00-TL eserin sökülme bedelinin de kadri maruf olduğunun bilirkişilere belirlendiğinden toplam 31.000,00-TL tutarın davalı tarafça davacıya ödenmesi gerektiği mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, davacının dava değeri içerisinde harçlandırdığı 1.281,20-TL değişik iş dosyası yargılama gideri ise yerleşik Yargıtay uygulamaları çerçevesinde yargılama giderleri arasında değerlendirilmiş ve bu bedel yönünden kısmen red yönünde hüküm kurulmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
30.000,00TL imalat bedeli ve 1.000,00TL sökme bedeli olmak üzere toplam 31.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 2.205,13 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 551,29TL harçtan mahsubu ile, bakiye 1.653,84 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından harç olarak yatırılan 610,59TL + delil tespiti yargılama gideri 1.281,20 TL + 11.500,00 TL Bilirkişi ücreti + 840,30 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 14.232,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 25/09/2025