T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/472 Esas
KARAR NO : 2025/597
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde--------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası üzerinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 21/1 1/2023 tarihinde tebliğ olunduğunu, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde icra dosyasına vermiş bulunduğu dilekçe ile borca ve ferilerine itirazda bulunduğu ve itirazı nedeniyle takibin durduğunu, şirketi temsil ve ilzamla yetkili kişinin kendisi olduğunu, ortak olarak aldıkları şirkette hisselerinin %50 olduğunu, şirketin sorumsuzluk nedeniyle --------- Vergi Dairesi'nce 2009 yılında resen kapatılıp faaliyetinin durdurulduğunu, bu arada şirketin vergi borcu çıktığını, çıkartılan vergi borcunu yapılandırdığını, borcu ödediğini, ortak aldıkları şirketin borcunun bulunduğunu bir çok kez davalıya sosyal medya üzerinde bildirdiğini, sonuç olarak; borçlunun haksız olan itirazının iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; 1998 yılında davacı ile ortak bir şekilde kapsam dekorasyon ve tekstil ve otomatik kapı sistemleri sanayi ve ticaret şirketini devir aldıklarını, davacının çalıştıkları şirketi 2009 yılında kapattığını ve vergi dairesi kapanışını yapmadığını, bu nedenle yapılan hatanın kendisi üzerine yükletildiğini, davacıya ıslak imzalı hiçbir borcunun bulunmadığını, kendisinin 1998-1999 yıllarında şirketi bir sene çalıştırdıklarını daha sonra sorumlu kişinin şirket kapanışı yapmadığından dolayı vergi borcunu kendisine yüklettiğini, sonuç olarak davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından dava dilekçesine itiraz ettiğini beyan ederek itiraz dilekçesinin kabul olunmasını talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir . -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 28.142,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 14/12/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası ve ilgili tüm kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, tarafların eşit oranda ortağı oldukları “---------Ş” adlı şirketin vergi borcunun davacı tarafından ödenmesi nedeniyle bu borcun davalının hissesine düşen tutarda rücu imkanının bulunup bulunmadığı, davacının bu tutarın ödenmesi için başlattığı takipte haklı olup olmadığı, haklı ise sorumluluğun miktarı ve inkar tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın alanında uzman mali müşavir biilirkişiye tevdii ile uyuşmazlık konusunda rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Temin edilen 13/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"Davacının dava dışı şirkette olan payının %50 olduğu dikkatte alındığında, davacının payına düşen tutarın 22.392, 96 TL (44.785,92 / 2 =) olduğu hesaplanmakla, takipte 21.000,00 TL talep edilmiş olduğundan, talebe bağlık ilkesi gereği davacının asıl alacağının 21.000,00 TL olduğu, -------- verilerinden 07.11.2023 takip tarihi itibariyle reeskont avans faizi oranının yıllık %35,75 olduğu, davacı tarafından takipte yıllık %17 reeskont avans faiz talep edildiğinden, talebe bağlılık ilkesi gereği, asıl alacak tutarına takip sonrasında yılık %17 oranında reeskont avans faizi ile birlikte talep edildiğinden, talebe bağlılık ilkesi gereği asıl alacak tutarına takip sonrasında yıllık %17 oranında reeskont faizi yürütülebileği" belirlemelerine yer verilmiştir.
6098 sayılı Yasanın "Alacaklıya halef olma" başlıklı 168 inci maddesine göre, diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı şirkette olan payının %50 olduğu, davacının payına düşen tutarın 22.392, 96 TL (44.785,92 / 2) olduğu hesaplanmakla, takipte 21.000,00 TL talep edilmiş olduğundan, talebe bağlık ilkesi gereği davacının asıl alacağının 21.000,00 TL olduğu; davacının, şirket yetkilisi olmakla birlikte aynı zamanda ortak olduğu, şahsi malvarlığından ödeme yaptığına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167 ve 168 inci maddeleri gereğince diğer ortağa rücu edebileceği; bunun için öncelikle şirket malvarlığına başvurmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek takibin kaldığı yerden devamı doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile, davalanın ---------- İcra müdürlüğünün ----------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
Likit olmadığı değerlendirilmekle inkar tazminat talebinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 1.922,38 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 358,63 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 1.563,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 628,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 4.800,00 TL Bilirkişi ücreti ve 1.544,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 6.344,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.
11/09/2025