T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/619 Esas
KARAR NO : 2025/610
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 29/08/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı --------- firması aralarında evvel tarihlerden beri birtakım alışverişler yapan firma olduklarını, tarafların son olarak 2024 yılının Nisan ayında yeni bir anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşma karşılığı davacının , davalı firmaya aylık 600.000 TL tutarlı çek suretiyle ödeme yapması karşısında davalı firmanın her ay 600.000 TL tutarında davacıya ürün/mal gönderimi yapması karşısında anlaştıklarını, ancak sözleşmenin yapıldığı 2024 yılının Nisan ayından işbu dava tarihine kadar davalı firma davacıya karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğini, eksik gönderimler gerçekleştirdiğini ve davacıyı mağdur ettiğini, Nisan 2024 tarihinde davacının toplu halde ödeme yapmak suretiyle beş adet çeki davalı tarafa teslim ettiğini,
Nisan ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 206.496,05 TL'lik ürün gönderimi yaptığını, eksik olarak 393.503,95 TL'lik ürün açığı oluştuğunu, Mayıs ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 211.680,19 TL'lik ürün gönderimi sağlandığını, dolayısıyla eksik olarak 388.319,81 TL'Lik ürün açığı oluştuğunu, Haziran ayında 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken 167.220,02 TL'lik ürün gönderimi sağlandığını, dolayısıyla eksik olarak 432.779,98 TL'lik ürün açığı oluştuğunu, Temmuz ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiç bir ürün teslimatı gerçekleşmediğini, Ağustos ayındaki 600.000 TL'lik çeke karşılık 600.000 TL'lik ürün gönderimi yapması gerekirken hiç bir ürün teslimatı yapmadığını, davacının sözleşmeyi fesh etmesi üzerine davalı tarafa daha önceden sıralı ve toplu halde teslim ettiği ve işbu dava tarihi itibari ile ödemesi yapılmayan Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak çekleri bulunması ve olası bir ödemenin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, davalının eksik ürün göndermediğini, davalının, davacının istediği çeşit ve miktarda ürünleri gönderdiğini ve ödemesini de çek olarak aldığını, davacının aldığı ürünlere karşılık verdiği çeklerin ödeme günü yaklaştıkça çekleri ödememek için ödeme yasağı almak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, davacının, davalının iyi niyetini kötüye kullanmaya çalıştığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. Maddesiyle tespit davası kabul edilmiştir. 6100 Sayılı Kanun'un 106. maddesi; Tespit davası yoluyla, mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.
Madde gerekçesinde; ikinci fıkrada, kanunla belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacının eda davası ile inşai davalardan farklı olarak dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğu hususunu açıkça ortaya koyması, bir şart olarak öngörülmüştür.
Üçüncü fıkrada ise maddi vakıaların tek başlarına tespit davasına konu yapılamayacağı, ancak bir hakkın yahut hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun belirlenmesi bağlamında tespit davasına konu yapılabileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
6100 Sayılı HMK 114/1-h maddesi;
i) Dava şartları şunlardır.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması şeklindedir.
Madde gerekçesinde; burada sözü edilen hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir açıklaması yapılmıştır.
Somut olayda; davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin; davalının edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin tespitini talep etmektedir.
Ancak taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının hakkına kavuşmak için menfi tespit davası açması gerektiği, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, fesih bildiriminin tek taraflı bir irade beyanı olup, muhataba ulaşması ile sonuç doğurduğu, davacının --------Noterliğinin -------- numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği, feshin haklı olup olmadığının ise olan eda davasında veya menfi tespit davasında değerlendirilebileceği belirlenmiştir, davacının amacının davalıya verilen ancak karşılığında mal teslim edilmeyen çekler nedeniyle aleyhlerinde başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olup, bunu ancak menfi tespit davasının konusu yapabilir, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin tespit kararı ile aynı sonuca ulaşamaz, bu nedenle davacının tespit davası açmakta bir hukuki yararı bulunmadığı görülmekle; davanın HMK'nun 114/1-h maddesi gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,20 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 1.707,75 TL'si dava açılırken peşin olarak, 61,479,00 TL'si de yargılama evresinde 12.02.2025 tarihinde alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 62.571,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2025