T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/824 Esas
KARAR NO : 2025/596
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekilinin -------- sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yanla bir süredir devam eden ticari ilişkilerinin bulunduğunu, aradaki ticari ilişkiden kaynaklı kesilen faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine toplam 129.816,62 TL'lik 2 adet fatura alacağının tahsili için ---------İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibinde gerekçe sunulmadan itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle --------İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin ---------sayılı dosyasına cevap dilekçesinde özetle; açılan davada-------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından kesilen faturada belirtilen söz konusu malın davalı şirkete teslim edilmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir . ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 129.816,62 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında dosyanın, ---------sayılı yetkisizliğe dairi ilamı ile Mahkememize tevzi edildiği; uyuşmazlığın iki adet ticari faturanın bakiye hesabına dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, faturanın konusu malın/malların davalıya teslim edilip edilmediği noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek davacının yerleşim yerinin Mahkememiz yargı çevresi dışında olduğu anlaşılmış -------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacı yanın 2023 yılı BA/BS formları ve ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarına rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Temin edilen 27/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
"... davacı şirketin yasal defter belge kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalı şirkete 2022 ve 2023 yılları içerisinde mal/hizmet satımları sebebiyle 348.066,62 TL tutarında fatura düzenlediği, düzenlenen faturalara ilişkin olarak 218.250,00 TL ödeme alındığı ve davacı şirketin davalı şirketten 129.816,62 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında dosya içeriğinde mal alım ve mal satım sözleşmesi bulunmamaktadır.
Davacı şirket tarafından davaya konu alacak tutarı ile ilgili olarak teslim edilen mallarla ilgili olarak düzenlenen irsaliyelerde teslim alanın adı soyadı ve imzası olduğu tespit edilmiştir.
1 Temmuz 2021 den itibaren e-fatura ve e-arşiv kullanan mükellefler için BA ve BS formu düzenleyerek bildirim zorunluluğu maliye bakanlığınca kaldırılmıştır.
Davacı tarafın yasal defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde davalının itirazında haklı olmadığı tespit edilmiştir" belirlemelerine yer verilmiştir.
Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememiz 19/12/2024 tarihli celsesinde mali muhasip bilirkişi marifetiyle davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının tetkiki ile takibe esas faturalar nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı ve uyuşmazlık konularında, talimat mahkemesinden temin edilen ve davacının ticari defter ve kayıtlarının tetkik edildiği rapor içeriği de göz önünde bulundurulmak suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş temin edilen 24/03/2025 tarihli raporda,
"... 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalının 2022 yılı BA formunda gözüken ve dosya kapsamında faturaya ititraz edildiğine dair dayanak belge bulunmayan, takip konusu 03.11.2022 tarihli ---------- seri no.lu 160.480,00 TL tutarlı faturaya konu malların teslim alındığına dair 01.11.2022 tarihli ---------- seri no.lu irsaliyede teslim alan bölümünde ---------- isim ve imzası bulunduğudan, faturaya konu olan malların davalı tarafa teslim edildiğine karine oluşturduğun kabulü halinde;
18.04.2023 takip tarihi itibariyle, davacının 03.11.2022 tarihli ---------- seri no.lu 160.480,00 TL tutarlı faturanın kalan bakiyesininden kaynaklı 120.000,00 TL alacaklı olduğu.01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalının 2023 yılı BA formunda 13.04.2023 tarihli ----------- seri no.lu 9.816,62 TL tutarlı fatura gözükmediğinden, faturanın GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edilip, edilmediği tespit edilmemektedir. Faturanın GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiğinin tespit edilmesi ve davalının faturaya yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde, taraflar arasında vade farkı faturası düzenlenmesi hususunda teamülün oluşup oluşmadığı ile davacının vade farkı alacağını talep edip edemeyeceğine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı leline hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip sonrası yılık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.
Vade farkı, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabilir. Vade farkının talep edilebilmesi için;
i. Taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmalı,
ii. Bu ticari ilişkiye konu bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi kararlaştırılmış olmalı,
iii. Bedel vadesinde ödenmemiş olmalı,
iv. Vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmalı veya vade farkı uygulaması, taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olmalı dır
Yargıtay yerleşik uygulaması ve hukuk daireleri arasındaki görüş birliği, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olması veya taraflar arasındaki bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği yönündedir. Bu iki durum dışında ise vade farkının talep edilebilmesi mümkün değildir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; vade farkı ödeneceğine dair teamül bulunduğu hususunun davacı tarafça ortaya konulamadığı, bu hususun ve fatura konusu ürünün konu edildiği sözleşmenin yazılı olmadığı; fatura konusu ürünün teslim edildiğinin irsaliye ile sabit olduğu; davacının, 3/11/2022 tarihli ----------- numaralı faturadan bakiye 12.000,00 alacağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının ----------İcra Müdürlüğü’nün ---------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 120.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip sonrası yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine karar verilmiş; kısa kararda (dava dilekçesinde talep edilmesine rağmen) sehven değerlendirilmeyen inkar tazminatı talebi bakımından hüküm resen tamamlanmış, likit olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak tutarının %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ---------İcra Müdürlüğü’nün ----------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 120.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip sonrası yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, fazlaya dair istemin reddine,
Asıl alacağın %20 si olan 24.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 8.197,20 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 1.567,87 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 6.629,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için taktir olunan 9.816,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.884,13 TL'sinin davalıdan, 235,87 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.747,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından yapılan; 7.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.026,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.426,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.788,99-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 637,01 TL'nin davacı üzerine bırakılmasına,
c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 11/09/2025