T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/220 Esas
KARAR NO: 2025/537
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ----- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ---- plakalı aracın çarpışması neticesinde ---- tarihinde maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Kaza sonucunda müvekkil şirket nezdinde sigortalı ---- plakalı araç hasara uğradığı, kaza sonrasında yapılan kusur ve sorumluluk incelemeleri sonucu, müvekkil şirket nezdinde sigortalı ---- plakalı araçta meydana gelen hasarın ve zararın %100 oranında ---- plakalı aracın kusurlu hareketleriyle meydana geldiği ve ----- plakalı araç sürücüsünun firar ettiğinin tespit edildiği, meydana gelen kaza sonrasında tanzim edilen rapor ve tutanaklar ışığında yapılan değerlendirmeler neticesinde, müvekkil şirket nezdinde sigortalı----- plakalı araçta oluşan zararların, müvekkil şirket tarafından 75.727,08.-TL hasar tazminatı ödenmek suretiyle giderildiği, Müvekkil şirket tarafından sigortalı araç için hasar tazminatının ödenmesi akabinde davalı/borçluya ödenen miktara ilişkin 05.10.2022 tarihli rücu bilgilendirme yazısı gönderildiği, sonuç alınamayınca ------Esas sayılı dosyasında icra takibi ikame edildiği, Davalı/ borçlu tarafından ------- Esas dosyasında yürütülen icra takibine itiraz edilmesi ve bu itirazla birlikte takibin durması nedeniyle itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğu, meri mevzuat hükümleri ve Yüksek Mahkeme kararları dikkate alındığında, ---- plakalı firari araç sürücüsünün kusuruyla sebebiyet verdiği kaza nedeniyle vuku bulan zarardan, araç işleteni sıfatına haiz davalının sorumlu tutulması gerektiğinin açık olduğu beyanı ile davanın kabulü arz ve talep edilmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 08/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, kasko şirketi olarak sigortalıya yapılan ödemenin 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesi gereğince zarara kusuruyla sebebiyet veren taraftan tahsili amacıyla başlatılan yasal takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.--------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 40.129,75 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 26/01/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, kasko sigortası olan davacı şirketin, dava dışı sigortalısına ödediği tutarın, kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddia olunan -----plakalı araç malikine rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluştu ise bunun miktarı ve sorumluluğunun kapsamı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ----plaka sayılı aracın firari sürücüsünün, 2918 sayılı KTK : Madde 47–c ve Madde 84 h) Kanun maddelerini ihlal ederek kazaya %50 kusur ile kazaya sebebiyet verdiği,-------plaka sayılı aracın, kullandığı araç için yeterli B sınıf ehliyete sahip sürücüsü -------, 2918 sayılı KTK : Madde 52 – a) Kanun maddesini ihlal ettiği ve kavşaktan geçiş yapmakta olan araca çarparak kazaya %50 kusurla sebebiyet verdiği, ------plaka sayılı araçta KDV dahil 75.671,35 TL ödenmiş hasar onların bedeli meydana gelmiş olduğu, Tarafların %50 kusuru neticesinde Son karar sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının kaza sebebiyle oluşan hasar bedelinin yarısını tarafların kusuru oranında zaten davalı------ poliçesinden tahsil etmiş olduğu , bu sebeple kusur dağılımı sonrasında davalı taraftan tazmin edebilecek tutar kalmadığı" belirlemelerine yer verilmiştir. Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememiz---- tarihli celsesinde dosyanın ------ tevdi ile önceki rapordaki kusura dair tespitler de göz önünde bulundurulmak suretiyle 6/2/2022 tarihli trafik kazasında tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor tanzim olunmasına karar verilmiştir. ---- raporunda,"Sürücü ------ % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kimliği belirsiz sürücünün % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu ..." belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahip olduğu; davacı sigorta şirketinin kasko sigortalı ----- plakalı aracın, davalının işleteni olduğu -------- plakalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kazaya bağlı olarak oluşan maddi zararı toplam 75727,08 TL ödeme yaparak giderdiği; kazanın oluşumunda ------ plakalı araç sürücüsünün %75, davacı nezdinde kasko sigortalı araç sürücüsü olan (dava dışı) ---- %25 kusurlu olduğu, buna göre yapılan ödemenin ¾ ü olan 56753,51 TL nin yasal halefiyet gereği davalı işletenden tahsilinin gerektiği, -----plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının anılı kaza nedeniyle davacı şirkete ------- ödeme yaptığı, bu tutar mahsup edildiğinde, -------- bakiye alacağın kaldığı; teknik tespit gerektiğinden alacağın likit olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin 20.218,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kısmen kabulü ile; davalının---------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 20.218,31 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
Likit olmadığından inkâr tazminatı taleplerinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 1.381,11 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 484,67 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 896,44 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 20.218,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davalı yan kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.813,68 TL'sinin davalıdan, 1.786,32 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 912,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 7.900,00 TL Bilirkişi/ATK ücreti ve 254,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 8.154,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.107,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 4.046,02 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 10/07/2025