T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/186 Esas
KARAR NO : 2025/536
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait --------- plakalı kiralık aracın 19.08.2023 günü ---------- ilçesi ---------- mahallesi ---------- yolunda --------- adlı sürücünün yönetiminde iken önünde seyreden ---------- plakalı aracın hayvana çarpmamak için ani manevra yapması üzerine duramayıp bu araca arkadan çarptığını, kazadan sonra sürücülerin kavga ettiklerini, kendi aralarında tutanak düzenlediklerini ve imzaladıklarını, davacı şirketin araç kiralama işi yaptığını, davacı şirkete ait ---------- plakalı aracın kiralık olduğunu, 10.04.2023 günü kiralandığını, davalı şirkete 11.03.2023/2024 vadeli ---------- kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, davacının kazadan sonra davalı şirkete başvurduğunu ancak davalı şirketin ödeme yapmayacağını belirttiğini, davalı şirketin tazminat talebini kazanın beyan edildiği şekilde oluşmadığı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçeleriyle reddettiğini, davalı şirketin gerekçelerinin soyut, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, kazanın beyan edildiği şekilde meydana geldiğini, davalı şirketin kasko poliçesi kapsamında zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, kazadan sonra araç sürücüleri ---------- ve ---------- tutanak düzenlediklerini, kaza mahallinde sürücüler ve yakınları arasında tartışma yaşandığını, araç sürücüleri ve olaya tanık olan diğer kişilerin dinlenmesi halinde kazanın ihbar ve beyan edildiği şekilde meydana geldiğinin anlaşılacağını, Jandarma görevlilerinden kazaya ilişkin tutanak düzenlemelerinin istendiğini, düzenlenen tutanakta --------- ve ---------- plakalı araçların çarpışması sonucu çift taraflı kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığının, her iki araçta da başkaca kimsenin olmadığının tespit edildiğinin, tutanağın doğruluğunun imza altına alındığının belirtildiğini, dava konusu kaza ile kasko poliçesinde yer alan riziko gerçekleştiğinden, davalı sigorta şirketinin kasko poliçesiyle teminat altına alınan ---------- plakalı aracın hasarını tazmin yükümlülüğünün yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle araçtaki hasarın bilirkişi marifetiyle belirlenip davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istediklerinidavacıya ait araçtaki hasarın servis tarafından 254.207,18 TL olarak belirlendiğini, hasar onarımına ilişkin maliyet raporunun ekli olduğunu, aracın tamir edildiğini, bilirkişi tarafından hasarın belirlenmesi gerektiğini belirtmiş ve şimdilik 100,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın oluş şekli, zamanı ile ilgili verdiği bilgilerin şüpheli ve çelişkili bulunduğunu ve davalı şirketçe araştırma raporu alındığını, raporda kazanın anlatıldığı şekilde meydana geldiğinin, olay yerinin farklı olduğunun, araç sürücüsünün zorunlu haller dışında olay yerini terk ettiğinin, sürücülerde alkol şüphesi olduğunun, aracın harekete başladığı yerde alkollü lokanta olmasından alkol alındığı şüphesinin olduğunu, kazaya karışan aracın içindekilerin sayısı hakkında çelişkili beyanlarda bulunulmasının tespit edildiğini, bu nedenle talebin reddedildiğini, davacının dava açmakta kötü niyetli ve haksız olduğunu, davacının zorunlu haller dışında olay yerini terk ettiğini, her iki sürücünün de ifadelerinde tutanağı sabah düzenleyeceklerini belirterek olay yerinden ayrıldıklarını söylediklerini, bu şekilde hasarın teminat dışında kaldığını, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davacı sürücünün olayın oluş şeklini ve olay yerini gerçeğe uygun şekilde anlatmadığının ortaya çıktığını, GPRS kayıtlarına göre aracın kazadan sonra kaza yerinin yukarısında rölantide çalıştırıldığının anlaşıldığını, araç sürücülerinin GPRS kayıtlarının celbini istediklerini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, sigortalı araçta kaza nedeni ile oluşan hasar bedeli ve ekspertiz bedelinin tahsiline ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkiline ait ve kiralanan ---------- plakalı aracın, 19/8/2023 tarihinde --------- İlçesi, --------- Mahallesinde --------- isimli dava dışı kişinin sevk ve idaresinde iken önünde seyreden --------- plakalı aracın ani fren yapması nedeniyle araca arkadan çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olay mahalline gelen jandarma görevlilerinin tarafların birbirlerinden şikâyetçi olmaması nedeniyle tutanak tutmadıkları ancak kazanın taraflarının kendi aralarında trafik kazası tespit tutanağı tanzim ettiklerini; --------- plakalı aracın 10/4/2023 tarihinde dava ışı kişiye kiralandığını, bu aracın 11/3/2023 başlangıç, 11/3/2024 bitiş tarihli ---------- numaralı --------- kasko poliçesi ile davalı şirkette sigortalı olduğunu, kazanın ardından davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, ---------- numaralı hasar dosyası oluşturulmuşsa da 24/10/2023 tarihinde müvekkili şirketin tazminat talebinin olumsuz cevaplandırıldığını, davalı şirketin cevap dilekçesinde “kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediği, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği” ni belirttiğini, bunların davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Yasanın 1409 uncu maddesine göre, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu; kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmiş olup sigorta şirketinin tazminatı ödemesi gerektiğini, hasar onarım bedelinin tespit edilerek davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini, poliçenin ----------- faaliyet gösteren acente tarafından tanzim edilmesi nedeniyle Mahkemenin yetkili olduğunu belirterek davanın kabulü ile şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak) nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dilekçe ekinde, kiralanan aracın ruhsat görseli, hasara ilişkin bir takım görsel kayıtlar, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, araç teslim ete/alma formu, kasko sigorta poliçesi, davalı sigorta şirketinin ret cevabı, kolluk (jandarma) tutanağı ve arabuluculuk son tutanağı mevcuttur.
Tensiple birlikte;
- Hasar dosyası ve kasko sigorta poliçesi davalı sigorta şirketinden
- --------- plakalı aracın tescil kayıtları
- --------- Jandarma Karakol Komutanlığından 19/8/2023 tarihli kaza nedeniyle tanzim edilen tutanak ve varsa görsel kayıtların birer suretinin Mahkememize gönderilmesinin; ayrıca kazanın 19/8/2023 tarihinde meydana gelmesine rağmen personel ---------, --------- ve ---------- tarafından tanzim edilen “Tutanak” başlıklı evrakın hangi nedenlerle 4/1/2024 tarihinde tanzim edildiği hususunda yazılı beyanda bulunulmasının istenilmesine
- Davacı vekiline, dilekçesi ekinde yer alan ve fotoğraf olduğu anlaşılan “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” nın okunaklı bir suretini dosyamıza sunması için iki hafta süre verilmesine karar verilmiş; ilgili tüm kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.
Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın; davacı şirkete ait ----------- plakalı aracın 19/8/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle gördüğü hasarın, davalı şirket tarafından tanzim edilen kasko poliçesi kapsamında tazmin edilmesi gerekip gerekmediği, gerekiyorsa hasar onarım bedeli, tarafların kusur durumlarına göre sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar noktalarında toplandığı anlaşılmış mahkememiz 14/11/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın hasar hesaplama alanında uzman ve sigortacı bilirkişisinden oluşturulacak heyete tevdiine karar verilmiştir. Temin edilen raporda,
"... Kazadan sonra olay yerine giden Jandarma ekipleri tarafından düzenlenen tutanakta, 19.08.2023 günü saat 03.00 sıralarında --------- Mahallesi --------- yolu üzerinde kaza olduğu ihbarı üzerine adrese gelindiğinde --------- ve ---------- plakalı araçların çarpıştığının görüldüğü, her iki araçta da sürücülerden başkaca kimsenin olmadığının belirlendiği ifade edilmiştir. Ancak davacı şirkete ait --------- plakalı araçtaki hasara ilişkin olarak düzenlenen hasar ekspertiz listesinde araçta sağ ve sol emniyet kemerleri ile bu kemerlerin desteklerinin hasar gördüğü belirtilmiştir.Aracın sol emniyet kemerinin sürücü tarafından kaza anında gerdirildiği ve hasar gördüğü ancak sağ emniyet kemerinin aynı şekilde hasar görmesi için araçta sağ ön koltukta da bir kişinin oturması ve kaza anında çarpma sırasında öne doğru savrularak emniyet kemeri ve kemer tokasının sıkışmasını sağlaması gerekirdi; ancak Jandarma tutanağında araçta sürücü -------- dışında başka kimse olmadığı kesin şekilde tespit edildiğine göre aracın sağ ön emniyet kemerinin dava konusu kazadan önce maruz kaldığı bir kazada hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sağ ön emniyet kemerinin hasar görmesi için tıpkı dava konusu kazada olduğu gibi yine ön kısmından, hava yastıklarının açılmasına neden olacak şiddette bir darbe alması gerekir. Aksi halde emniyet kemerlerinin hasar görmesi teknik olarak mümkün değildir. Bu derece şiddetli bir darbe alması halinde aracın özellikle tıpkı dava konusu kazada olduğu gibi sağ ön kısımlarından şiddetli bir çarpışma geçirmiş olması gerekir. Araçtaki hasar gören sağ emniyet kemeri tamir edilmeden dava konusu kazaya karıştığı dikkate alındığında, aracın ön kısmındaki aynı hasarın da dava konusu kazadan önceki kazasında da meydana gelmiş olması, hava yastıklarının daha önceki kazada açılmış olması gerekir. Ancak davacı tarafından aracın daha önceden tıpkı dava konusu kazayla aynı şekilde bir kaza geçirdiği yönünde bir açıklaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla araçta ön kısımdaki tüm hasarın dava konusu kazada meydana gelmediği, hava yastıklarının, ön tampondaki ve motor kaputundaki hasarların, emniyet kemerlerinin daha önceki kazada hasarlandığı tespit edilmiştir. Araç ön kısım hasarı nedeniyle hareket kabiliyetini kaybettiğinden kurtarıcı (çekici) marifetiyle kaza yerinden taşınmıştır. Ancak önceki kazasında da en az bu kaza kadar hasar gördüğü dikkate alındığında, kaza yerine kendi motoruyla çalışarak gelmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı şirketin araçtaki hasarın kasko sigorta poliçesi kapsamında olduğu yönündeki iddiasının araçtaki hasarla uyumlu olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin davalı şirketten kasko sigorta poliçesi kapsamında talep edebileceği bir hasarın olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç:
- Dava konusu olayın tutanakta anlatılan yer ve koşullarda hasar görmesinin mümkün olmadığı,
- Davacı beyanıyla araçtaki hasarın uyumsuz olduğu,
- Dava konusu hasarın davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı" belirlemelerine yer vermiştir.
Tüm dosya kapsamı, denetime ve hüküm tesisine elverişli teknik rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olayın tutanakta anlatılan yer ve koşullarda hasar görmesinin mümkün olmadığı, araçtaki hasarın davacının beyanıyla uyumsuz olmadığı ve davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davanın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın esastan reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.10/07/2025