T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/464 Esas
KARAR NO : 2025/546
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... --------- 110.000,00 TL bedelindeki 4400 adet payını davalı ...'a devrettiğini böylece tek ortalı limited şirketi durumunun sona erdiğini, ve davalı ...'ın --------- Şirketinin ortaklardan biri olduğunu ve daha sonra ayrıldıklarını, davalı ...'ın, 12.01.2022 tarihinde; ---------- Noterliğinde limited şirket pay devri sözleşmesini imzaladığını, 12.01.2022 tarihinde imzalanan hisse devri sözleşmesi ve rekabet yasağı için ...'a banka yolu ile 1.000.000TL ödendiğini, davacı ... ve Davalı ... tarafından “Hisse Devri Protokolü” başlıklı --------- numaralı özel protokol tanzim edilerek 12.01.2022 tarihinde ak dolunduğunu, ---------- Şti. adına gönderilen evrakları davalı ...'ın yetkili sıfatıyla teslim aldığını, ... adresine şirket adına hırdavat fuar davetiyesi gönderildiğini, davalı ...'ın iki defa rastgele zamanda gelen evrakları babasının adına kurduğu şirkette kendisinin tebliğ aldığını, -------- Şirketi'nin müşteri portföyüne hakim olabilmek için --------- Şirketi aynı muhitte kurulduğunu, ---------- Şirketi ve ---------- Şirketi'nin ---------- sorgudaki meslek kodlarının aynı olduğu, aynı konulu ürünlerin satışını yaptığını, ...'nin resmiyetteki kurucu ortaklarından ----------, yapılan noter ihtarı ve arabuluculuk başvurusu üzerine şirketteki payını ...'ın kuzeni ------- devrettiğini, şirketin yeni ortağı ---------- olduğunu ve ...'ın kuzeni olduğunu, sonuç olarak; davanın kabulünü, sözleşmeye aykırılıktan doğan 500.000TL cezai şartın dava tarihine kadar kadar işlemiş ve dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini, müvekkili şirketin davalının rekabet yasağını ihlali sebebi ile uğradığı zararın tespitini, zararın tespitinden sonra davalı ... ve davalı ---------- Şirketin'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 01/04/2025 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 28.058,26 TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin mal kaçırma ihtimaline yönelik tek bir somut delil yahut emare dahi ortaya konulmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddini, maddi zararın varlığının hiçbir surette ortaya konulmamış olması, cezai şart sözleşmesinin kurulduğu aşamada açık ve bariz bir baskı ortamında ve müvekkilin şirketten alacağı olan rakama ulaşabilme baskısı altında kabul edildiği, Cezai Şartın şirkette ortak olunan zaman dilimine nazaran fahiş nitelikte olması ve yasal unsurları taşımayacak şekilde coğrafi bölge konu sınırı belirtilmemiş olması hasebiyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini, rekabet sözleşmesinin ihlal edildiği anlamında bir kabule gidilecek olursa dahi fahiş nitelikteki 500.000 TL'lik cezai şart miktarında takdiren tenzilata gidilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, rekabet yasağına aykırı davranılması nedeniyle cezai şart ve mahrum kalınan kâra bağlı olarak maddi zararın tazminine dönük alacak davasıdır.Mahkememizce tensiple birlikte ---------- müzekkere yazılarak 25/09/2020 tarih --------- sayılı, 20/01/2022 tarih -------- sayılı, 24/11/2022 tarih -------- sayılı, 16/05/2023 tarih --------- sayılı sayfalarının celbi, ---------- Noterliği'ne müzekkere yazılarak 07/04/2023 tarih ---------- yevmiye nolu evrakın noterliklerince düzenlenip düzenlenmediğinin mahkememize bildirilmesi, ---------- müzekkere yazılarak dava dışı ---------- işten sicil kayıtlarının mahkememize gönderilmesi, ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak --------- Şti, ---------- Şti, --------- Şti ile --------- ...'ın sicil kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili evrak temin edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 16/01/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, davalılardan --------- davacı şirketteki hissesini devrine dair sözleşme ile yükümlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı davranıp davranmadığı, cezai şartın geçerli olup olmadığı, benzer iş kolunda faaliyet gösterip göstermediği, göstermiş ise davacı şirketin maddi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı ve davalıların sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplandığı tespit edilmiş aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek davacı şirketin 2020 - 2023 yılları arasındaki ve davalı şirketin 2022 - 2023 tarihlerindeki ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak sureti ile davalı şirketin, davacı şirketin müşteri portfoyünde yer alan şirketler ile ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, bulunduğunun tespiti halinde bu nedenle davacı şirketin mahrum kaldığı kazancın tespiti; davalının eylemlerinin ve devir sözleşmesi ile yükümlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı hareket edip etmediği, ve cezai şartın geçerliliği hususlarında mali muhasip bilirkişi ve rekabet hukuku alanında uzman akademisyenden oluşturulacak heyet marifeti ile rapor tanzim edilmesine karar verilmiş ancak davanın Mahkememizde yapılan 16/01/2024 tarihli yargılaması sırasında inceleme yapılmasına karar verilmiş olduğu, davalı ... vekili Av. ...'in hazır olduğu, davalı ---------- vekilinin ya da şirket yetkilisinin hazır olmadığı, ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, mazeret bildirilmediği, davalı şirkete inceleme gün ve saatinin tebliğ edilmediği görülmüş tutanak altına alınmıştır.
12/05/2024 tarihli raporda özetle;
"(...) Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür.
Davacı şirketin ibraz ettiği 2023 yılları ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve --------- Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
2) Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olmadığı kanaatine varılmıştır" belirlemelerine yer verilmiştir. Her iki taraf da rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Mahkememiz 11/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin 04/06/2024 tarihli dilekçesindeki itirazlar ile sınırlı kalmak kaydı ile dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş 21/01/2024 tarihli raporda,
"... 1. BK 445/2 uyarınca; “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Rekabet yasağı ile bağlılığın kararlaştırıldığı hallerde, yasak ancak kanundan kaynaklanan sınırlamalara riayet edildiği oranda, işçi açısından bağlayıcıdır. Dolayısıyla, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek yer, zaman ve işlerin türleri açısından kararlaştırılacak herhangi bir sınırlama öngörüldüğünde, yasak yasal sınırlarına çekilerek uygulanacaktır. Buna göre, rekabet yasağının yer, süre ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar. içermesi durumunda, kanun koyucu yasağın geçersiz olmayacağını; fakat hâkimin müdahalesi yoluyla kanuna uygun hale getirileceğini ve kanuni sınırları aşan kısımlar bakımından işçi açısından bağlayıcı olmayacağını öngörmüştür.BK 445/2 uyarınca, hâkimin müdahale edebileceği unsurlar, yalnızca rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin kalemlerdir. Bunlar; yer, süre ve işlerin türüdür. Kanun koyucu bu sınırlamanın “kapsam ve süre” bakımından olabileceğini belirtmiştir. Belirimek gerekir ki yasağın kapsamını belirleyen kalemlerden bir tanesi de süredir. Dolayısıyla burada her ne kadar “süre” ile "kapsam" kavramları birbirini dışlayan şekilde anlaşılmaya müsait kullanılmış olsa dahi; kapsamın, kelime anlamı itibarıyla, yasağın yer, süre ve işlerin türleri bakımından uygulama alanı olarak anlaşılması gerektiği kabul edilmelidir. Bu noktada, ceza koşulunun aşırı nitelikte olması durumunda ise hâkimin re'sen indirim uygulayabileceğine ilişkin BK 182/3 ise bütünüyle farklı bir düzenlemedir. ve “hâkimin müdahalesi” kapsamında değerlendirilmemektedir.
Hâkim, aşırı gördüğü rekabet yasağını sınırlandırırken bütün durum ve koşulları iyiniyet (dürüstlük) kuralları ve hakkaniyete uygun şekilde serbestçe değerlendirmek durumundadır. Ölçülülük esası çerçevesinde, bir yanda, işverenin korunmaya değer haklı menfaatleri; diğer yanda işçinin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması sağlanmalıdır. Başka bir deyişle, hakim, kuracağı hüküm ile işçi ve işveren tarafların çatışan menfaatlerini uyumlaştırmakla yükümlüdür.Bu noktada, hâkim, şayet işverenin karşı edim üstlenmesi söz konusu ise karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle sınırlama yetkisini kullanmalıdır. Kanun koyucu karşı edim kararlaştırılmasını rekabet yasağının geçerliliği açısından gerekli unsurlar arasında belirtmeyip yalnızca, yasağın uygun sınırlara çekilmesi için takdir hakkını kullanırken bir değerlendirme ölçütü olarak gözetilmesini emretmiştir. Ne var ki işçinin yasak nedeniyle üstlendiği olumsuz ekonomik sonuçların karşı edim aracılığıyla tamamen bertarafı hiçbir zaman mümkün değildir; zira yasak süresince, işçi o ana kadar icra ettiği mesleki alanda faaliyette bulunmaktan ve dolayısıyla tecrübe kazanmaktan, alandaki gelişmeleri takip ve benimseme imkanından, kariyerinde ilerleme kaydetme imkanından uzak kalmakta ve hatta eğitimini aldığı alan dışındaki alanlara yönelmek zorunda kalmaktadır. Üstelik, rekabet yasağının olumsuz neticeleri, yalnız süre değil, işlerin türü ve yer bakımından da işçi özelinde benzer külfetlere katlanılmasını gerektirmektedir. İşte bu nedenlerle, karşı edim, hiçbir zaman tam bertarafı getirmez. Burada, işçi açısından bakıldığında, neticelerinin tam tahmini mümkün olmayan, çok sayıda objektif ve sübjektif değişkene bağlı, içeriği itibarıyla oldukça dinamik bir edim söz konusudur. Somutlaştırmak gerekirse, uyuşmazlık halinde, hakim, gerek rekabet yasağının aşırılığı hususunda kanaate varırken gerek kanuni sınırlara çekerken, işçinin şahsından kaynaklanan işçinin eğitim durumu, yaşı, medeni hali, çocuğunun olup olmaması gibi esasen, rekabet yasağını ihlal etmeksizin işçinin sahip olduğu mesleği ifasının imkansız hale gelmesine tesir edebilecek unsurlar yanında; işçinin şahsından kaynaklanmayan yaşanılan yerdeki piyasa koşulları, icra edilen mesleğin dahil olduğu piyasa koşulları, ülkenin içerisinde bulunduğu genel ekonomik durum, yeniden aynı sahada iş bulmak için geçirilmesi tahmin edilen süre gibi unsurları da dikkate almalıdır.Karşı edimin ise değerlendirmedeki tek işlevi, belirlenen karşı edim miktarı, yasak nedeniyle işçinin üstlendiği olumsuz ekonomik sonuçları, kısmen dahi olsa bertaraf edebilecek nitelikteyse, hâkimin yasağın kapsamına müdahalede bulunurken hakkaniyet gereği bu hususu da dikkate alarak, karşı edim kararlaştırılmamış olsaydı belirleyeceği kapsama nazaran daha geniş yorum yapabilmesinde kendisini gösterir.Nihayet, hâkim, rekabet yasağının uygun olmayan sınırlamalar içerdiği yönündeki talebi ya da itirazı kabul eder ve bu doğrultuda hüküm kurar ise temelde iki hususa işaret etmiş olmaktadır: Rekabet yasağının kanuna uygun olmayan sınırlamalar içerdiği ve bu nedenle de kanuni sınırları aşan kısmın işçi açısından bağlayıcı olmadığı. Özetle, hâkimin müdahalesi neticesinde, işverenin yetkileri, işçinin temel hak ve özgürlükleri lehinde sınırlandırılarak rasyonelleştirilmiş olur.İşçinin hâkimin müdahalesi talebini ya da itirazını ileri sürdüğü davanın niteliğinden bağımsız olarak, hâkimin müdahale yönünde vereceği karar, inşai niteliktedir. Hâkim, kararda, yasağın aşırılığına yol açan kalemleri, kanuna uygun olacak şekilde yeniden yorumlar. Bunun sonucunda, işçinin, kararda yeniden kapsamı belirlenen yasağı aşan hükümlere bağlılığı sona erer. Bunun haricinde kararlaştırılmış ise karşı edimin artırılmasına ya da azaltılmasına karar vermesi; karşı edim kararlaştırılmayan hallerde de işçiye karşı edim olarak belirli bir miktar para ödenmesine hükmetmesi mümkün değildir. Zira, kanun koyucu burada, hâkimin yeni bir kural getirmesini değil; taraf iradelerinin kanuna uygun sınırlara çekilmesi için hâkim tarafından yeniden yorumlanmasını öngörmektedir.2. Davacı ... --------- ile davalı ... arasında yapılan “Hisse Devir Protokolü"nün 6. maddesinde; " ... hisse devrinden itibaren ne şahsen ne ortak olacağı şirket vasıtasıyla ne de üçüncü kişiler aracılığıyla ---------Şti'nin iş ilişkisinde bulunduğu müşterileri ile 2 yıl mühletle herhangi bir iş ilişkisine girmeyeceğini, teklifte bulunmayacağını, satış yapmayacağını, aksi takdirde 500.000 cezai bedel ödemeyi taahhüt eder” hükmü yer almaktadır. Protokoldeki bu düzenlemede süre kararlaştırılmışsa da yer ve konu kararlaştırılmamıştır. BK 445/2 uyarınca hakimin sözleşmeye müdahale edip, yer ve konu bakımından sözleşmeyi sınırlayarak uygulaması gerekir ...
- Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu,
- BK 445/2 uyarınca, sözleşmenin yer ve konu bakımından sınırlanarak uygulanması gerektiği" belirlemelerine yer verilmiştir.
Davacı tarafça maddi tazminat tutarı belirlendikten sonra tutar ıslah edilmiş ve ilgili harç ikmal edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, sicil müdürlüğü kayıtları ve nihai rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ...’ın davacının da pay sahibi olduğu davacı şirketteki tüm payını diğer ortağa devrettikten sonra davacı şirketin tek ortaklı limited şirketine dönüştüğü, hisse devir sözleşmesinde ...’ın ayrıldıktan sonra kendisi ya da ailesinden birileriyle iki yıl süreyle aynı sektörde iş yapmayacağına dair rekabet yasağı hükmünün yer aldığı; devir sözleşmesinden kararlaştırılan bu hükme göre rekabet yasağına aykırı davranılması halinde 500 Bin TL tazminatın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca davalı ...’in, dava dışı babası ve yine dava dışı (davacı şirketin eski çalışanı) ----------birlikte kurduğu ---------Şti nde çalıştığı ve bu suretle aynı sektördeki müşteriler ile ticari faaliyet tesis edip davacı şirketi zarara soktuğu, şirketin aynı yerde faaliyet gösterdiği, ihtarnamenin davalı şirkete tebliğinden sonra dava dışı -------- kendi payını, davalılardan ...’ın kuzeni ---------- devrettiği, davalı şirkete çıkartılan ihtarnamenin bizzat davalılardan ---------- tarafından tebliğ alındığı, davalı ...’in şirket payı devir sözleşmesi ile yükümlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığı; sözleşme konu ve bölge bakımından sınırlandırılmamışsa da 6098 sayılı Yasanın 445 inci maddesine göre, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği; bu açıdan sözleşmenin, şirketin faaliyet gösterdiği mülki idare sınırları dahilinde ve şirketin faaliyet konusu ticari iş/işler bakımından geçerli olacak şekilde tamamlanabileceği, bu haliyle davalı ...'in sözleşme ile yükümlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı hareket ederek (ilk raporda tespit edildiği üzere) 2023 yılı için 28058,26 TL mahrum kalınan kara bağlı maddi zararın oluştuğu; cezai şarta bağlı tazminattan davacı ...'in bizzat sorumlu olacağı, 6098 sayılı Yasanın 182/f.3 hükmü gereği fahiş olduğu değerlendirilmekle yaklaşık %30 indirim yapıldığında cezai şarta bağlı tazminatın 360 Bin TL olabileceği, maddi tazminat bakımından zenginleşmenin davalı şirket bünyesinde gerçekleşmesi nedeniyle her iki davalının (müteselsilen) sorumlu olacakları değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 360.000,00 TL cezai şarta bağlı maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 28.050,26 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kısmen kabulü ile,
a.)360.000,00 TL cezai şarta bağlı maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
b.)28.050,26 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre tahsili ile davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 26.507,71 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 8.538,75 TL peşin harç ile 465,00 TL ıslah harcı ve 620,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile, eksik bakiye 16.883,96 TL'nin 1.220,71 TL sinden davalı ----------Şti nin sorumlu tutulması suretiyle davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
a-Davanın kabul edilen 360.000,00 TL cezai şart dava değeri üzerinden davacı yararına belirlenen 57.600,00 TL nispi avukatlık ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davanın kabul edilen 28.050,26 TL maddi tazminat dava değeri üzerinden davacı yararına belirlenen avukatlık ücreti asıl alacağı geçemeyeceğinden, takdir olunan 28.050,26 TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davanın reddedilen 140.000 TL dava değeri üzerinden davalı ... yararına belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya ödenmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.351,68 TL'sinin davalılardan,(170,02 TL'sinden ---------- Şti'nin sorumlu olmasıyla) 848,32 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 9.623,75 TL'nin davalılardan ( 695,79 TL sinin davalı ---------- Ştinin sorumlu tutulmasına ) alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 10.400,00 TL Bilirkişi ücreti ve 1.073,75 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 11.473,75 TL' den kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.432,05 TL nin (609,63 TL sinden davalı ----------Şti nin sorumlu tutulması suretiyle) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----------Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 17/07/2025