T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1247 Esas
KARAR NO : 2025/452
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/11/2017
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27/02/2017 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ------------- plakalı aracın yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve yine ------------- plakalı aracın ZMMS sigortacısının ------------ Şirketi olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aylarca tedavi gördüğünü ve bakıma muhtaç bir halde yatmak zorunda kaldığını, uzun süre bastonla yürümek zorunda kaldığını ve tedavisinin halen devam ettiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatı ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açılmadan öcne müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, doğrudan açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınmasını, davaya konu aracın müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin ibu sigorta poliçesine istinaden sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm başına 310.000 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, kusuru olmaması halinde müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının talep ettiği geçici iş göremezlik giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun --------- ait olduğunu, müvekkili şirket dava öncesi başvuru yapılmadığından mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sahibinin vefat ettiğini, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu,---------- Soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle çok üzüldüğünü, kusuru oranını kabul etmediklerini, davacının ---------- hastanesinde ücretsiz tedavi olabilecekken ----------- özel hastaneye giderek tedavi olduğunu, ------------ karşılayabileceği masrafları müvekkilinden istemesinin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkilinin kaza anından iyileştiği ana kadar davacıyı tüm tedavi süresinde aradığını, evinin işlerini ve bakımını teklif ettiğini, tedavi masrafları için anlaşma teklif edildiğini, mutabık kılındığını, ancak davacının ibraname vermek istemediğinden anlaşma sağlanamadığını, davacının ----------- isimli kişinin kendisine baktığını, 1.200 TL maaş verdiğini beyan ettiğini, şahsın verdiği yazının düzenlenme tarihinin 15/03/2017 olduğu ama baktığını iddia ettiği tarihin Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz olduğunu, bakmadığı ayların baktığına dair beyanı ile çeliştiğini, sunulan taksi ücretlerinin nereye kimin gittiğinin belli olmadığını, ayrıca araç benzin bedellerinin hepsinin davacının tedavisi için kullanılmış olmasının mümkün olmadığını, ----------, ---------- gibi şehir dışından alınmış benzinlerin müvekkilinden talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının iş gücü kaybı nedeniyle zarara uğradığını beyan ettiğini, davacının dükkanının tedavi süresince sürekli açık kaldığını, iş yerinde bir ortağı ve çalışanı olduğunu, iş yerinin yanında eşinin de çikolata dükkanı bulunduğunu, davalının kaza öncesi ve sonrası gelir durumunun vergi dairesinden sorulması gerektiğini, mali müşavirinin verdiği belgenin hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin hiçbir geliri ve mali durumu olmayan ev hanımı olduğunu, istenilen maddi ve manevi tazminatın çok fazla olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dahili davalı ...--------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'in mirasçısı olduğunu, kendisinin yurt dışında yaşadığını, muris ...'in kazanın meydana gelmesinde herhangi bir iştiraki ve kusuru bulunmadığını, aracı kullanan diğer davalı ...'un kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ----------- yaşadığını, müvekkiline kazadan dolayı maddi ve manevi tazminat yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ------------ plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı ... Şirketi tarafından düzenlendiğinden işbu poliçe gereği mevcut tüm zararın sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, davacının sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde tedavi masrafları ve diğer alacak kalemlerinin gerçeklikten uzak afaki olarak düzenlendiğinin anlaşıldığını, resmi olmayan diğer kalemlerin ispata elverişli olmaması sebebiyle kabulünün mümkün olmadığını, davacının talep ettiği manevi tazminatın fahiş ve afaki olduğunu, manevi tazminatın hiçbir zaman zenginleşme aracı olarak görülmediğini, bir tarafın zenginleşmesine diğer tarafın mağduriyetine sebep olacak her türlü tazminatın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının olayın ağırlığına uygun olmayan manevi tazminat bedeli talep ettiğini, davacının müvekkilinin mal varlığına tedbir konulması talebinin hukuka uygun olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı oldukları araçların sebebiyet verdiği trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Mahkememizin 06/10/2020 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında ''esnaf arkadaşlar kazadan sonra beni haberdar ettiler, ben eşimin yanına gittiğimde eşim bulunduğu yerden kaldırılmamıştı, kazadan yaklaşık beş altı dakika sonra olay yerine gittim, eşim o sırada kaldırımda arabanın vurduğu yerde yatmaktaydı, eşimi yerinden kaldıramamışlardı, ayaktan başlayan çok şiddetli sancısı vardı, eşimin butik ve çikolata dükkanı vardı, bu dükkanlarda eşim dışında çalışan kimse yoktu, her iki iş yerini de sadece eşim yönetiyordu, o gün yine dükkanın bir borcu için bankaya gitmişti ve banka dönüşü kaza yaşanmıştı, eşim kazanın olduğu şubat ayından Temmuz ayına kadar işine gidemedi, bunun yaklaşık 2 - 2,5 ayı yatalak geçti, kaza tarihinden on beş gün sonra eşim annesinin yanına geçti, annesinin yanına geçtikten sonra bakıcı tuttuk, bakıcı Ağustos'un sonuna kadar eşime baktı, bakıca haftanın yedi günü geliyordu, geceleri ben yardımcı oluyordum, bakıcı bilhassa eşimin tuvaletinde çok yardımcı oluyordu, benim yapamayacağım desteği göstermiştir, bakıcıya ne kadar ücret ödediğimizi hatırlayamıyorum, eşim çok sosyal bir insandı, kendi bedenine çok dikkat ediyordu, bununla ilgili olarak pilates ve spora gidiyordu, uzun soluklu yürüyüşler yapıyordu, kazanın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen eşim hala pilates ve spor yapamamaktadır, geceleri uyuyamamaktadır, bu kaza nedeniyle psikolojisi bozulmuştur, eşim yaklaşık 4 ay boyunca koltuk değneği kullandığından zorlanmadan dolayı kas yırtığı oluşmuştur, halen tedavisi sürmektedir, kazadan sonra sağ ayak parmağında şekil bozukluğu oluştu, bu durum ayakkabı giymesini etkilemektedir, ikinci bir ameliyat öneriyor doktorlar ancak karar veremedik, kazadan sonra hastaneye geliş gidişler nedeniyle yapılan masraflara ilişkin olarak ve ayrıca manevi yönden davalı taraflardan herhangi bir ilgi ve destek görmedik, kazadan sonra ----------- Hastanesine davalı ...'un eşinin geldiğini biliyorum, ancak herhangi bir diyalog haline girip girmediğimizi hatırlamıyorum, o günden sonra da bizimle diyalog haline girmediler, ''beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Mahkememizin 06/10/2020 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ------------ beyanında ''kaza benim dükkanımın önünde oldu, ben berberlik yapmaktayım, ----------- kaldırımdan yürürken selamlaştık ve kaldırımdan yürüdüğü esnada kaza meydana geldi, kaldırımın yüksekliği klasik kaldırım yüksekliğindeydi, bazen bu kaldırımın üzerine hızlı gelip çıkan arabalar oldu, normal hızda gelen bir arabanın çıkamayacağı bir kaldırım idi , hızla gelip kaldırıma çıkan arabalar oldu, ondan sonra ambulans çağrıldı ve hastaneye kaldırıldı, davacı butik ve çikolata dükkanı işletiyordu, bu iki dükkan yan yanaydı, davacı dışında bu iki dükkanda çalışan kimse yoktu, kazadan sonra bu dükkanları kapattılar açmak için uğraştılar ancak ----------- gelemediği için dükkanları kapatmak zorunda kaldılar, kazadan sonra davalıların davacı ile irtibata geçip geçmediğine dair bilgim bulunmamaktadır, ---------- kazadan önce sağlığına dikkat eden esprili bir insandı, kazadan sonra kendisini pek görmedim, en son gördüğümde ayağı sekiyordu, (davalı vekilinin sorusu üzerine) kentsel dönüşüm nedeniyle asfaltta bir daralma olmadı, ancak kaldırımda kaldırıma gelmeden kendi arsasının etrafını çevirmişti, (bu esnada davacı vekili: tanık uzman olmadığı için bu soruya itiraz ediyoruz) ''beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Mahkememizin 18/02/2021 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında '' Ben yanımızdaki apartmanın çaprazındaki iş yerinde çalışıyorum, halı mağazasında çalışıyorum, davacı esnaf komşumuz olması hasebiyle tanığım, ben iş yerinde çalışırken öğlen saatlerinde dışarıdan bir gürültü geldi, dışarıya çıkıp baktığımda iş yerimin olduğu binanın çaprazındaki kaldırımda bir kalabalık gördüm, koşaraktan olay yerine gittim, yerde ... yatıyordu, bağırıyordu, sızısı vardı, eşine haber vermek için 250 metre ilerideki dükkana giderek davacının eşine kazayı haber verdim, beraber olay yerine gidince 5 dakika sonra ambulans geldi, daha sonra ambulansa binip hastaneye götürdüler, çarpan şoför bir bayandı, yanında ön koltukta oturan bir erkek vardı, davacının dükkanı butik ve çikolata üzerine işletilmekteydi, kazadan sonra dükkanı kapatmak zorunda kaldılar, davacı esnaf arasında tanınan bilinen sevilen bir kişiydi, davacı sporuna, sağlığına dikkat eden bir kişiydi, ancak kazadan sonra kaza sebebiyle yürümesinde bir aksaklık oluştuğunu ben biliyorum bu sebeple de spora da eskisi kadar dikkat edememekte olduğu biliyorum, kazadan sonra davacının tedavisi ile alakalı bir bilgim yoktur, ancak davacının kazadan sonra bakıcı tuttuğunu gördüm, davaya konu kaza olduğu yer yüksek bir kaldırım olup davacının da çıkılamayacak kadar yüksektir, dolayısıyla kaldırıma çıkabilmek için her ne kadar kazayı görmesem de yüksek hızla araç sürülmesi gerekmektedir, kazaya konu yerde herhangi bir yol çalışması olmayıp sadece inşaat vardı, inşaat alanı da kapalı idi kaldırıma herhangi bir müdahalesi olmayıp kaldırım faal olarak kullanılmaktaydı, ben davacının çikolata dükkanında hep davacıyı görürdüm, sadece kaza gününde kocasını dükkanında gördüm, kendisinden başka herhangi bir çalışanı da bulunmamaktadır, anladığım kadarıyla 5-10 dk dükkanı emaneten eşine bırakmıştır dedi. Tanıklık ücreti istemiyorum'' beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Mahkememizin 18/02/2021 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ... ''Ben ------------ Apartman görevlisiyim, iki tarafı da tanımıyorum , kazanın olduğu tarihte kazanın olduğu yere yakın binada çalışıyorum ancak kaza anında servisteydim, ----------- apartmana doğru geliyordum, gelirken bir anda hafif bir ses duydum, kentsel dönüşüm sebebiyle inşaat halinde olan bina dolayısıyla kaldırımdaki parke taşların bir kısmı yere inmişti, baktığımda yerde davacı yerde oturur vaziyette idi, ben koluna girerek geçmiş olsun dedim, aracı süren bayanın eşi de yanındaydı, beraberce kenara kaldırdık, ambulans çağırdık, daha sonra yaralanan bayanın eşi de dükkana geldi, zaten davacı ...'ın mahallemizde hem çikolata dükkanı hemde butik dükkanı vardı, bir anda kimin haber verdiğini bilmiyorum davacının oğlu da olay yerine geldi, eşi olay yerine geldiğinde oh çok şükür bir şey yok diyerek yaralıyı ambulansa bindirdiler, olay yerinde ----------- isimli iç çamaşırı satan bir dükkanda vardı, onun kameraları aktiftir, kaza meydana gelmesi zannımca kameralarla kayıt altına alınmıştır, --------- çalıştırdığı butik mağazası iki ortaklıydı, kazadan sonra dükkan hiç kapanmadı, butik halan çalışmaya devam etmektedir, çikolata dükkanı pandemiden dolayı uzun süredir kapalıdır, ben davacıyı şahsen tanımasam da aynı mahallenin insanı olduğum için simayen çok iyi tanıyorum, ben davacının kaza sonrasında bakıcı tutup tutmadığını bilmiyorum, sadece mahallede gelip geçerken bastonla gezdiğini bir kaç kez gördüm'' beyanında bulunmuş ve beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Meydana gelen trafik kazasında tarafların yüzdeli kusur durumunun tespiti için dosya ----------- Dairesine tevdi edilmiş, 18/10/2021 tarihli ------------ Dairesi'nden alınan kusur raporunda özetle; dava konusu 27/02/2017 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ün ise kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir. Meydana gelen trafik kazasında yüzdeli kusur oranı açığa kavuşmakla bu kez davacının meydana gelen kaza sebebi ile maluliyet durumunun belirlenmesi için dosya tekrar Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş, 06/09/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu'ndan alınan maluliyet raporunda özetle; davacı ...'ün 27.02.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ---------- sayılı ---------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas iskelet Sistemi, Tablo 3.13’e göre % 1 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekili 27/06/2024 tarihli celsede bakıcı ihtiyacı yönünden davadan feragat ettiklerini, diğer talepleri yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında yüzdeli kusur raporu ve davacının maluliyeti ortaya çıkmakla bu kez davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti bakımından dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 27.02.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani olarak zarar gördüğü bildirilen davacı ... ---------- bedensel zararları sebebiyle davalılar aleyhine olarak yöneltilen iş bu davada :
1) Davacı ...'ün (9) Aylık Geçici
İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 12.636,54 TL
2) Davacı ...'ün % 1 Oranındaki Sürekli
İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 29.683,29 TL
3) Davacı ...'ün (2) Aylık Geçici
Bakıcı Gideri Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı + 3.555,00 TL
4) Davacı ...'ün (9) Aylık Geçici İşgöremezlik % 1 Sürekli
İşgöremezlik Ve (2) Aylık Geçici Bakıcı Gideri Sebebiyle Maddi Zararları = 45.874,83 TL olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 26/03/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini 42.319,83 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 92.319,83 TL'ye artırmış, ıslah harcını yatırmış, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat talepli olduğu, meydana gelen kazada tarafların yüzdeli kusur durumlarının tespiti için ATK'ya sevk edildiği, bu doğrultuda düzenlenen yüzdeli kusur raporunda meydana gelen kazada davacı yayanın kusursuz olduğu davalı sürücü ...'un ise %100 oranında kusurlu bulunduğunun rapor edildiği, kusur durumu açıklığa kavuşmakla bu kez mahkememizce davacının meydana gelen kazada maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alındığı, alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmekle mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacının kaza sebebi ile tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, kusur ve maluliyet oranları da sarahiyete kavuşmakla bu kez davacının talep edebileceği tazminat kalemlerinin hesaplanması için dosyanın aktüer bilirkişiye sevk edildiği, 15/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, düzenlenen aktüer raporun TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılaması hasebi ile de güncel Yargıtay içtihatlarına da uygun olduğu, bu doğrultuda davacının meydana gelen kazada neticeten 29.683,29-TL sürekli iş göremezlik ve 12.636,54-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 42.319,83-TL iş göremezlik zararının bulunuğu, davalılardan ...'un bu zarardan kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü olmakla, diğer davalı müteveffa ... mirasçılarının ise zarar veren aracın maliki-işleteni olmakla miras payları oranında, diğer davalı ... şirketinin ise kusurlu aracın zmms sigortacısı olmakla poliçe limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumlu oldukları, mahkememizce anlaşılmış ve bedel artırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat talebi bu bedel üzerinden kabul edilmiş, manevi tazminat talebi yönünden ise davacının meydana gelen kaza sebebiyle yaşamış olduğu elem, ızdırap, davacının kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği lakin haksız fiili de özendirmeyecek derecede olmasının elzem olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve manevi tazminat talebinin davacı bakımından 30.000,00-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmedilen tazminatlara davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan 27/02/2017 tarihinden sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 16/11/2017 tarihinden itibaren araç hususi olmakla yasal faiz işletilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
A-Maddi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile,
29.683,29 TL sürekli iş göremezlik ve 12.636,54 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 42.319,83 TL'nin davalılar ... ve müteveffa ... mirasçılarından kaza tarihi olan 27/02/2017 tarihinden, diğer davalı ...Ş için ise temerrüt tarihi olan 16/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Bakıcı gideri tazminatı talebinin FERAGAT sebebiyle REDDİNE,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-Manevi tazminat istemi yönünden; davanın KISMEN KABULÜ ile,
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve müteveffa ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
KARAR HARCI
2-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.890,86 TL karar harcından dava açılışında peşin olarak alınan 187,86 TL peşin harç ve 718,00 TL ıslah harcı toplamı 905,86 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 1.985,00 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.049,30 TL karar harcının davalılar ... ve müteveffa ... mirasçılarından tahsili ile hazineye irad kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4-Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret terifesine göre davacı vekili için taktir olunan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve müteveffa ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat davası yönünden reddedilen 1.000,00 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden reddedilen 20.000,00 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ... vekili için takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ
8-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 187,86 TL peşin harç ve 718,00 TL ıslah harcı ve 31,40 TL başvurma harcı toplamı 937,26 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından sarf edilen 730,30 TL Adli Tıp Fatura Ücreti, 727,40 posta ücreti olmak üzere toplam 1.457,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.129,67 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 328,03 TL'sinin davacı üzeride bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 0,11 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 99,89 TL'sinin davalı üzeride bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından sarf edilen 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 0,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 49,95 TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/06/2025