T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/385 Esas
KARAR NO : 2025/388
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---------- plakalı ------------ model aracın 11/11/2022 kaza tarihinde ------------- numaralı kasko sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, olay günü müvekkilinin aracının 00:20 sıralarında ------------ İlçesine bağlı ------------- caddesinde seyir halinde iken karşısına çıkan köpeğe çarpmamak için direksiyonu çevirdiği ve kaldırıma çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olay sonrası davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyasının açıldığını, aracın yetkili servise teslim edildiğini ve burada onarımının yapıldığını, ancak kasko sigortacısının hasarın giderilmesi için olumlu yanıt vermediğini ve ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, neden o güzergâhtan gittiğinin sorulduğunu ve alkol testi olmadığının belirtildiğini, bu şekilde sürüncemede bırakıldığını, müvekkilinin aracın onarımını yaptırarak ekte sunulan faturanın düzenlendiğini ve 29/03/2023 tarihinde 437.486,00 TL hasar onarım bedeli ödemek zorunda kaldığını ve mağdur olduğunu belirterek, yapılan ödemenin işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde 30/11/2021-2022 vadeli ----------- numaralı ----------- Tüm Oto Kasko Sigorta poliçesi ile davacının maliki olduğu ------------- plakalı aracın 11/11/2022 tarihinde karıştığı iddia olunan kazada teminat altında olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla ekspertiz raporunu cevap eklerinde sunduklarını, araştırma raporunda detaylı olarak belirtildiği üzere arama kayıtlarının beyanla uyuşmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğundan söz edilebilmesi için kaza sırasında aracı kullanan sürücüsünün kim olduğunun tespitinin gerektiğini, alkollü araç kullanan kişilerin zararları kasko sigortası poliçesi kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçede belirtilen muafiyet oranlarının hesaplanacak maddi zararda dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davacının kasko sigortacısı olan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporları, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. 08/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sigorta Poliçesi; ---------- plakalı ----------- model aracın 11/11/2022 kaza tarihinde, 30/11/2021-2022 vadeli ------------- numaralı ----------- Tüm Oto Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu, Muafiyet; ---------- ile anlaşmalı olmayan Marka Yetkili Servislere gidilmesi durumunda, hasar bedeli üzerinden % 25 tenzili muafiyet uygulanır, onarım yapılacağı ilde ----------- Marka Yetkili Servisi bulunmaması durumunda muafiyet uygulanmadığı,--------- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü – C Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği tarafından düzenlenen ------------- kaza sıra numaralı “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” nda; Sürücünün ----------- olduğu,---------- sınıfı -------- – ------------ numaralı ehliyetnamesinin bulunduğu, Kolluk Kuvvetleri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücünün “Alkolsüz” olduğunun belirtilmiş olduğu ve ölçüm raporunda saat 01:25 de 0,00 promil olarak ölçüldüğü, Tespiti ile, yukarıda ayrıntılı olarak verilen açıklamalar ve yerleşik yüksek yargı kararları dahilinde, sürücü değişikliği yapıldığının ispat külfeti sigorta şirketinde olduğu açıktır. Dosyada bu hususu ispat eden herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığı, (Araştırma raporlarının değerlendirilmeye delil ve kayıt (Kamera vb) olmadığı sürece alınamayacağı Yargıtay kararlarında verilmektedir.) ayrıca, Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tutanakların aksi ispat oluncaya kadar delil niteliğinde olduğunun elbette Sayın Mahkeme tarafından kabulü ile, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün ---------- olduğu kabul edilerek değerlendirme yapıldığında; Hasar onarımı marka Yetkili Servisinde yapılmayan dava konusu ------------ plakalı araç için, poliçede belirtilen muafiyet uygulamasının söz konusu olmadığı, Heyetçe,----------- model yılı ------------- marka -------------- tip OTOMOBİL sınıfı aracın 11.11.2022 tarihli kazası sonrasında meydana gelen hasarının onarımı için 244.363,59TL Orijinal Yedek parça ve 60.096,61TL işçilik olmak üzere toplam KDV hariç 304.460,20TL ve KDV dahil 359.263,04TL hasar onarım tutarının olacağı, hasar tarihi itibariyle onarımının ekonomik olacağı, orijinal yedek parça ve işçilik tutarlarının kaza tarihi itibariyle Serbest Piyasa Şartlarına göre makul ve kadri maruf olduğu; Tespiti ile hesaplanan işbu hasar onarım tutarının, davalı sigorta şirketine ihbar tarihini takip eden 45 gün sonrası temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve elbette yansıma fatura hazırlanması durumunda (sigortalı tüzel kişi) ancak KDV dahil talepte bulunulabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bir önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. 01/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; tanzim edilen 08.11.2023 tarihli kök rapora ek olarak; Hasar onarım açısından 08/11/2023 tarihli kök raporda belirtilen kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmayacağı; Kasko poliçeleri tanzim edilirken (işbu poliçede verilen 4.2 Özel şartında da olduğu gibi) poliçe üzerine en az 12 punto ile yazılı olan ve Genel Şartlarla çelişmeyen maddeler, taraflar arasında işbu sözleşme yapılırken sigorta primini etkileyen hususlardan olduğu, Somut uyuşmazlığın ise taraflar arasında anlaşma yapılarak düzenlenen bir Kasko Sigorta Poliçesi olduğu görülmekle, anlaşmalı servis dışında yapılan onarımlarda % 25 ıskonto uygulanmasının (yine belirtmek gerekirse genel şartlarla çelişmeyen işbu özel şart gereği) uygun olacağı 4. 304.460,20 TL (KDV hariç) toplam hasar bedeline % 25 oranında muafiyet uygulandığında; 228.345,15 TL (KDV hariç) - 269.447,28 TL (KDV Dahil %18) davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya başka bir heyete tevdi edilmiş, 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 11/11/2022 tarihinde meydana gelen olayda; KUSUR YÖNÜNDEN: Dava konusu araç sürücüsü dava dışı ------------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, HASAR YÖNÜNDEN: 11/11/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, olay yeri hasar fotoğrafları ile ------------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, Dava konusu ------------ plaka sayılı ------------- marka/tip, ------------ model aracın toplam hasar tutarının, orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre işin ehli kişilerce onarılması durumunda KDV dahil 370.117,03 TL olabileceği (TABLO 1), tespit edilen fiyatların hasarın şekline, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olduğu, dava konusu aracın rayiç değeri dikkate alındığında onarımının ekonomik olduğu, Davacı adına hazırlanan 29/03/2023 tarihli faturadaki yedek parça kalemlerinin parça kodu bulunmadığı, Davalı sigorta şirketine hitaben araç üzerinde inceleme yapan yetkili servis -------------- Şirketince düzenlenen “Servis Ön İşlem Formu” ndaki hasar tespiti ve KASKO Ekspertiz Raporundaki hasar tespitindeki belirtilen tüm yedek parçaların parça kodu bulunmadığı, Hasar değerlendirmelerinde en önemli unsurlardan birinin, tespit edilen yedek parçaların parça kodunun bulunmasıdır (parça adları aynı olup farklı fiyatta ve hatta farklı araç için üretilmiş parça olabildiğinden). Yedek parça kodu bulunması durumunda, talep edilen yedek parçanın araca uygun olup olmadığı ile günün rayicine uygun olup olmadığı tespit edilebilmekte olup, Dosya kapsamında bulunan ve davacı adına hazırlanan 29/03/2023 tarihli faturadaki tüm (sadece adları bulunan) parçalar-işçilikler ile davalı sigorta şirketine hitaben araç üzerinde inceleme yapan yetkili servis “------------- Şirketi” tarafından hazırlanan hasar tespiti ve KASKO Ekspertiz Raporundaki hasar tespiti, dosya kapsamındaki olay yeri ve hasar fotoğraflarından; fatura ile talep edilen parçalardan hasar ile uyumlu olanlar ile ilgili, Yargıtay Kararlarlarında belirtildiği şekilde tarafımızca hasar-onarım kalemleri tek tek değerlendirilmiş ayrıntılı-mukayeseli Tablo 1 düzenlenmiş olup, mukayese tablosu dikkate alındığında; Bilirkişi Raporunda “hava filtresi, polen filtresi, ön balata, ön balata fişi, arka balata fişi, ön takım disk, arka disk, ön balata, arka balata, akü” yedek parçaların değişiminin hasarla uyumlu olmayan onarımlar olarak belirtildiği, talep edilen bu parçalara ait dosya kapsamında değişime ait fotoğraf ve yedek parça tedarik faturası ve araç üzerinde inceleme yapan yetkili servis “------------- ŞIrketi” ve bağımsız sigorta Eksperi tespitlerinde bulunmadığı hususu, belirtilen yedek parça ve malzemelerin aracın km değeride dikkate alındığında ve zamana bağlı olarak periyodik bakım sırasında değişecek türden parçalardan oldukları, dava konusu hasar ile uyumlu olmadıklarından Bilirkişi Raporundaki bu parçalar ile ilgili tespitlerin isabetli olduğu, bu parça-malzemeler ile ilgili yapılan itirazların somut dayanağının bulunmadığı, Bilirkişi Raporunda “sağ radyatör ayak seti, volant, sağ ön porya bilyalı, sol ön porya bilyalı, arka porya sağ ve sol, sağ sol ön davlumbaz” yedek parçaların değişiminin kabul edilmediği anlaşılmış olup, Talep edilen bu parçalara ait dosya kapsamında araç üzerinde inceleme yapan yetkili servis “------------ Şirketi”nce yapılan tespitler, bağımsız sigorta Eksperi tarafından hazırlanan Ekspertiz Raporu, olay yeri fotoğraflarındaki aracın refüj üzerindeki konumu, ön-alt kısmından hasar aldığı hususu ve olayın oluş şekli niteliği dikkate alındığında belirtilen yedek parça ve malzemelerin dava konusu hasar ile uyumlu oldukları anlaşılmakla, Bilirkişi Raporundaki bu tespitlere uyulmadığı, bu parçalara (sağ radyatör ayak seti, volant, sağ ön porya bilyalı, sol ön porya bilyalı, arka porya sağ ve sol, sağ sol ön davlumbaz) ait talebin uygun olduğu, Bilirkişi Raporunda elektrik-mekanik-döşeme işçiliklerinin kabul edilerek toplam hasar tutarının belirlendiği, ancak kabul edilen yedek parçalar ile ilgili, hasar ile uyumlu işçilik tutarı ile rot-balans, kaporta, boya, kodlama işçiliklerininde yapılması gerektiği tespit edilmiş olup, aracın hasar bölgesi ile hasarlı diğer parçaların hasar durumuna göre tek tek değerlendirilmiş ve mevcuda göre mukayeseli TABLO 1 düzenlenerek denetime elverişli hale getirilmiş olup, Dosya kapsamında bulunan mevcut bilgi ve belgeler, onarım faturası, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli-niteliği, ------------ plakalı aracın talep edilen faturadaki hasar ile uyumlu olan parça-malzeme kalemleri ve işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, aracın marka-modeli, tipi, yaşı ve hasar durumu dikkate alındığında; MUKAYESE TABLOSUNDA da belirtilen, hasar ile uyumlu olduğu tarafımızca tespit edilen/değişimi kabul edilen parçaların Onarım Faturasındaki fiyatlarının serbest piyasa koşullarına göre kabul edilebilir makul fiyat aralığında günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olduğu, SİGORTA BİLİRKİŞİSİ YÖNÜNDEN: Yukarıda gerekçeleriyle birlikte açıklandığı üzere; Dava konusu “çarpma” olayının olağan koşullarda Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ile davaya konu kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan risklerden olduğu, ancak taraflar arasında dava konusu kazanın oluş şekline ilişkin uyuşmazlık olduğu, Araştırma Raporundaki “muhtemelen alkole bağlı sürücü değişikliği yapıldığı” yönündeki tespit ve kanaat doğrultusunda davalı sigorta şirketi tarafından 07.12.2022 tarihli yazı ile davacı tarafa “…Yapılan araştırma sonucu tarafınıza herhangi bir hasar tazminatı ödenemeyeceği hususunda bilgilerinizi rica ederiz…” şeklinde cevap vermek suretiyle sigortalının tazminat talebinin reddedildiği, davacı tarafa herhangi bir tazminat ödemesinin yapılmadığı, TTK m.1409/(2) de belirtilen ispat yükümlülüğünün davalı sigorta şirketince yerine getirilip getirilmediği hususunun hukuki nitelendirme ve değerlendirme gerektirmesi nedeniyle Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemece, davaya konu 11.11.2022 tarihli kazanın “davacının beyanlarında ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtilenden farklı şekilde gerçekleştiği” kararına varılması halinde, davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun doğmayabileceği, Mahkemece, davaya konu 11.11.2022 tarihli kazanın “davacının beyanlarında ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtildiği şekilde gerçekleştiği” kararına varılması halinde ise davalı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun doğabileceği ve yukarıda tespit edilen hasar bedelinin (KDV dahil 370.117,03 TL) davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği, Dava konusu olay ve kasko sigorta poliçesi yönünden, “kasıt” durumu hariç olmak üzere sigortalının/araç sürücüsünün %100 kusuruyla bile olsa sebebiyet verdiği zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, Hasar ihbarının sigorta şirketine 14.11.2022 tarihinde yapıldığının kabulü halinde, sigorta tazminatının 14.11.2022 tarihinden 45 gün sonra yani 29.12.2022 tarihinde muaccel olacağı, davalı sigorta şirketinin bu tarihten itibaren temerrüde düşeceği, Kasko poliçesindeki “------------- ile anlaşması olmayan Marka Yetkili Servislere gidilmesi durumunda, hasar bedeli üzerinden %25 tenzili muafiyet uygulanır.” özel şartının davalı sigorta şirketinin hasar/tazminat talebini reddetmiş olması nedeniyle dava konusu olaya uygulanmasının mümkün olamayacağı, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacının kasko sigortacısı olan davalıdan 11/11/2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sebebi ile------------ plakalı aracında oluşan hasar bedelinin tazminine ilişkin alacak davası olduğu, davalı kasko şirketinin dava öncesi hasar ihbarı yapan sigortalısı-davacıya hasarın poliçe kapsamında kalmadığı, zira sürücü değişikliği yapıldığından bahisle hasar tazminatı ödemeyi reddettiği, eldeki davada uyuşmazlığın özünün esas itibari ile öncelikle davacı aracında kaza mahallinde sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı ve hasarın bu sebeple davalı kasko sigortacısının düzenlediği poliçe kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplandığı, ----------- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü – C Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği tarafından düzenlenen ------------ kaza sıra numaralı “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı” nda; Sürücünün --------- olduğu,----------- sınıfı ----------- – ---------numaralı ehliyetnamesinin bulunduğu, Kolluk Kuvvetleri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücünün “Alkolsüz” olduğunun belirtilmiş olduğu ve ölçüm raporunda saat 01:25 de 0,00 promil olarak ölçüldüğü, Tespiti ile, yukarıda ayrıntılı olarak verilen açıklamalar ve yerleşik yüksek yargı kararları dahilinde, sürücü değişikliği yapıldığının ispat külfeti sigorta şirketinde olduğu, sigorta mevzuatı yönünden yapılan değerlendirmede; sigortacı olan davalının hasar ödemelerinin ve rücu talebinin dayandığı mal -kasko sigorta sözleşmesine ilişkin poliçenin tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK. Md. 1409 ve Md. 1421 hükmü uyarınca “geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra” kural olarak, sigorta sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre zarfında oluşan rizikolardan sorumludur ve en kısa tarifi ile hasar; Sigorta Poliçesi Genel Şartlarında ve/veya özel şartlarda yer alan rizikonun gerçekleşmesi (ve bu sebeple sigortalının menfaatinin zarara uğraması) halinde, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması durumu olduğu, bu sebeple de sigortacı (mal veya zarar sigortalarında “kusur ve kasıt kavramları” birbirlerinden ayrıldığında) sigorta ettirenin/sigortalının kasdi bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar/hasar için 6102 Sayılı TTK Md. 1427, Md. 1459, Md.1463 ve Md. 1464 hükümleri uyarınca da tazminat ödemekle yükümlü olduğu, sigortacının somut olayımızdaki sürücü değişikliği ve alkol iddialarını ancak somut delillerle kanıtlanabileceği; uygulamaya yön veren ispat yüküne ilişkin ----------- kararında; “İspat külfeti somut olayda davalı sigortacıda olmakla, sigortacı rizikonun ihbar edilen yerden faklı şekilde oluştuğunu, aracın sigorta teminatı dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır” şeklinde olduğu, Yargıtay'ın sigortacının, rizikonun ihbar edilenden farklı bir şekilde oluştuğu, hasarın sigorta teminatı dışında meydana geldiği hususunun soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlanması gerektiğini içtihat etmekte olduğu, tüm bu sebeplerle özellikle resmi görevliler tarafından tutulan kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olması da göz önüne alınarak, toplanacak somut deliller ışığında karar verilmesi gerekeceği, aksi halde tutanaklarda hasarın oluştuğunun sabit olması nedeni ile her halde zararın teminat kapsamında kalacağı, nitekim iddia edildiği gibi faraza sürücü değişikliği sabit olsa bile sigortacının ayrıca rizikonun teminat dışı kaldığını ispat etmesi gerekeceği, ------------ tarihli ve aynı yönde ------------- Tarihli, -------------- tarihli, ------------- tarihli karalarında; “ Dosya kapsamına göre kazada davacı tarafın sürücü değişikliği yaptığı hususunun sabit olmadığı, kaldı ki bu husus sabit olsa bile, bunun tek başına doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar etme anlamına gelmeyeceği, rizikonun teminat dışı kaldığını davalı sigortacının yasal mevzuat gereği somut delillerle ispat etmesi gerekir.” şeklide kararları bulunduğu, Yargıtay'ın önüne gelen benzer uyuşmazlıkta, karşı araç sürücüsünün beyanına göre sürücü değişikliği yapıldığının sabit olmasına rağmen yüksek mahkemenin teminat dışı halin ispatlanamadığı gerekçesiyle hasarın teminat kapsamında kalacağına karar verdiği, yapılan tüm bu açıklamalar ve deliller beraberce değerlendirildiğinde mahkememizce hasarın teminat dışında kaldığına dair ispat yükü üzerinde olan davalı sigorta şirketinin bunu ispat edemediği, bu sebeple hasarın teminat kapsamında olduğunun mahkememizce kabul edilerek neticeye gidildiği, bu doğrultuda 24/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce hükme esas alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hasarın kaza ile uyumlu olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin hasar ile uyumlu olan parçaların fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda kdv dahil 370.117,03-TL olacağı, davalının hasarı reddetmesi sebebi ile poliçedeki tenzili muafiyet kaydının somut olayda uygulanamayacağı, davalının kasko genel şartları gereğince hasar kendisine 14/11/2022 tarihinde ihbar edilmekle 45 gün sonrası olan 29/12/2022 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı mahkememizce değerlendirmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
370.117,03 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 25.282,69 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.471,17 TL harcın mahsubu ile eksik 17.811,52 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 59.218,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 7.471,17 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.651,07 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 23.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 233,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 23.233,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 19.655,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.577,68 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 2.639,55 TL sinin davalıdan, 480,45 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2025