T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/391 Esas
KARAR NO : 2025/383
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2020
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının iyi ve varlıklı bir ailenin kızı olup paraya ihtiyacı bulunmadığını ve borç almasını gerektirecek herhangi bir neden veya ticari ilişkide de bulunmadığını, davalıların aynı zamanda iki ayrı takip dosyasından kambiyo senedine ilişkin takip yolu ile tarafları, düzenleme tarihleri, vadeleri ve miktarları aynı olan 400.000.-TL lık iki takibi müvekkiline karşı yönelttiklerini, eldeki dava konusu yaptıkları ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E .dosyasından ihtiyati haciz uygulamak sureti ile müvekkilinin tüm mal varlığına ihtiyati haciz koyarak müvekkiline karşı bir kumpas düzenlediklerini, her iki takipteki senette 13.07.2020 düzenleme tarihli ve 17.07.2020 vadeli olup miktarları da her biri 400.000.-TL olacak şekilde düzenlenen senetlerin alacaklı ve borçlularının da aynı kişiler olduğunu, bu senetlerin ayrı ayrı aynı vade günü için alınmasına mantık açısından bir açıklama olmadığını, öyle olsaydı 800.000 TL'lik tek senet alınacağını, senetlerin düzenleme tarihleri ile vadelerinin arasının da kısa tutularak üç gün olarak belirlendiğini, cirantalara herhangi bir protesto çekilmediğini, müvekkilinin herhangi bir borçlanma iradesinin bulunmadığını, nitekim aynı gün başlatılan takiplerde ihtiyati haciz uygulaması sonrası müvekkilinin ağabeyinin e-devlet üzerinden tapu kayıtlarına kardeşi ile ortak olduğu taşınmazlara ihtiyati haciz konulduğunu gördüğünü ve uyap vatandaş kayıtları üzerinde yaptığı incelemede bir başka takibin daha varlığını görünce ----------- İcra dosyasından tekrar haciz konulmamasını temin için davacının annesi ----------- dosya borcunu müzayaka halinde ödediğini, bu dosyaya yapılan ödeme için de davalılara istirdat davası ikame edileceğini, müzayaka halinde kalan aile mallarının üzerine konulan hacizleri kaldırabilmek için yapılan bu ödeme sonrası davalı alacaklı taşkın haciz yapıldığını kabul ederek davacının bazı taşınmazları üzerindeki hacizleri kaldırdığını, davacının hiç çalışmamış bir ev hanımı olduğunu, davacının babasından kalan mirası ele geçirmek için birtakım hileli işlemlerle borçlandırarak malvarlığını azaltılmaya çalışıldığını, hiç bir teminat alınmadan böylesi yüksek bedellerin üç günlük bir vade ile aynı düzenleme ve aynı vade tarihi ve aynı miktar senetler ile davacıya verilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, kısa bir süre önce davacıya babasından kalan miras nedeni ile kendisine hukuken yardımcı olacakları ve birtakım vaadleri ile kandırıldığını ve hileler yapılmak ve tefeciler ile ilişki kurulup davacının iradesi sakatlanarak bir takım imzalar alındığının anlaşıldığını, çünkü bu senet karşılıklarının hiçbir şekilde müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline bu senet karşılıklarının ödendiğini gösteren hiçbir kayıt belge bulunmadığını, davacının ayırdetme gücündeki yokluğun kendisine karşı hile, hata ve ikrah (aldatma, yanılma ve korkutma) yapılmasına yol açtığını, tüm bu nedenlerle ---------- İcra Müdürlüğünün---------E. Sayılı dosyasından icraya konmuş olan 13.07.2020 düzenleme ve 17.07.2020 vade tarihli bonodan dolayı davalılara senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması ve imza müvekkiline ait olsa bile müvekkilinin ayırt etme gücü yokluğu nedeni ile hile,hata ve ikrah yolu ile iradesi sakatlanarak iradesi dışı alınan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline ve davada verilecek karar kesinleşinceye kadar -teminat karşılığında-icra veznesine yatıracakları paranın alacaklıya ödenmemesine ihtiyati tedbir kararı verilmek sureti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız olup haklı alacaklarının tahsilini geciktirme gayesinde olduğunu, müvekkilinin yetkili ve meşru hamili bulunduğu, keşidecisi davacı ... ---------- olduğu 13/07/2020 keşide , 17/07/2020 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi nedeni ile--------- D. İş Sayılı dosyası ile keşideci ---------- ile diğer davalı borçlular ... ve ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, taleplerinin sadece borçlu davacı ... ---------- yönünden kabul edildiğini, kararın ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasından icra edilerek, borçlular hakkında takibe geçildiğini ve aleyhlerine Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, para gibi tedavül niteliği bulunan kıymetli evrakta müvekkilinin bononun kimden ne şekilde geldiğini ve cirantalara ait imzaların da doğru olup olmadığını araştırma yükümlülüğü olmadığı gibi böyle bir imkanının da olmadığını, müvekkilinin kambiyo senedinin nedenini, asıl borç ilişkisinin varlığını kanıtlamak zorunda olmadığını, TTK 818.maddenin yollaması ile 687.maddesine göre keşideci ile ciranta arasında olan ilişkiden dolayı ileri sürülen def’iler yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin alacağının kıymetli evraka dayandığından soyutluk, mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu, davacının bono altında yer alan imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ettiğini, ancak davacının süresinde takibe konu çekin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığına dair kıyaslamaya elverişli herhangi bir imza örneği sunmadığı gibi delil listesinde de belirtmediğini, davacının borca ve imzaya ilişkin itirazlarının haksız ve mesnetsiz olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, tüm bu nedenlerle 01/09/2020 tarihli 1 nolu ara kararının kaldırılmasını, icra dosyasına yatırılan bedelin taraflarına ödenmesine karar verilmesini, neticeten davanın reddine karar verilmesi ile asıl alacağın %20 'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, kambiyo senedi dayanak gösterilerek başlatılan takip neticesinde takibe dayanak bono sebebi ile borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası, adli tıp kurumu raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Davacının bono metninde keşideci sıfatı ile atmış olduğu imzanın kendi eli ürünü olmadığı, olsa bile iradesinin sakatlanarak bu imzanın atıldığına yönelik iddiaları çerçevesinde imza mutlak defi olmakla davacının tatbike medar imzaları toplanmış, toplanan evrak asılları ve takip konusu alacaklısı ..., borçlusu ------------ olan, 13/07/2020 düzenlenme, 17/07/2020 ödeme tarihli, 400.000TL bedelli senet üzerinde inceleme yapmak üzere dosya ----------Dairesi'ne sevk edilmiş, 22/03/2025 Tarihli ------------ Dairesi'nden alınan raporda özetle; inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile --------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ---------- eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın kambiyo senedi dayanak gösterilerek başlatılan takip neticesinde takibe dayanak bono sebebi ile borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olduğu, imza mutlak defi olmakla davacının bono metninde keşideci sıfatı ile atmış olduğu imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, 22/03/2025 Tarihli ----------- Dairesi'nden alınan raporda inceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ---------- olan, 13/07/2020 düzenlenme, 17/07/2020 ödeme tarihli, 400.000TL bedelli takibe ve davaya konu bono üzerinde ön yüzde keşideci sıfatı ile atılı borçlu imzaları ile davacı ...---------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ----------- eli ürünü olduğu hususunda rapor düzenlendiği, mahkememizce de gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun iş bu raporun hükme esas alındığı, davacının iddiasının bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı, olsa dahi iradesi sakatlanarak alındığı şeklinde olmakla , imzası usulüne uygun teknik inceleme ile kendisine ait olduğu ortaya çıkan davacının kambiyo evrakı olan bono üzerindeki imzasının iradesi sakatlanarak alındığına dair iddialarını ispatlaması gerekeceği, oysa dosya kapsamında bu yönde herhangi bir delilin mevcut olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, bu yöndeki iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, somut olayda dosyaya bu yönde sunulmuş herhangi bir yazılı delile rastlanılmadığı, ispat yükü davacıda olup davacının yazılı belgelerle iddiasını ispatlayamadığı, delilleri arasında yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş davacının davada kötüniyetli olduğu ispat olunamamakla kötüniyet tazminatı talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin davacının kötü niyetli olduğu ispat olunamamakla reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.831,00 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 6.215,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ... vekili için takdir olunan 64.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/05/2025