T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/612 Esas
KARAR NO : 2025/366
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/03/2018
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizden verilen 04/02/2021 tarih ve --------- Esas ----------- sayılı kararı ----------- sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigorta ettireni davalı olan ------------ plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde dava dışı ----------- plakalı aracın malikine 33.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu bedelin davalıdan faizi ile birlikte tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının aracın satıldığını gerekçe göstererek takibe itiraz ettiğini, davalı yanın dava konusu aracın sigorta ettireni olduğunu, aracın satılmış olmasının hukuken itibar edilebilir bir yönü olmadığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, 08/02/2017 tarihli kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün 0,92 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, Genel Şartlar md. 4/d gereğince davalının dava dışı kişiye ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, davalıya 29/05/2017 tarihinde rücu yazısının gönderildiğini, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----------- plakalı aracın müvekkiline ait iken 08/02/2017 tarihinde noter vasıtası ile ...'a satıldığını, ...'un aracı teslim aldıktan sonra kazanın meydana geldiğini, sözleşme süresi içinde araç işleteninin değişmesi halinde sigorta sözleşmesinin işletenin değiştiği tarihten itibaren on gün içinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödemeksizin yeni işleten için de geçerli olduğunu, müvekkilin kaza tarihinde aracın işleteni olmadığını, kazadan ve rücu alacağından sorumlu olmadığını belirterek; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.---------- İcra Müdürlüğünün ----------- sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 36.674,86 alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya edildiği, davalının borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce 4/2/2021 tarihli, ----------- Esas sayılı dosyada,
"... 2918 Sayılı KTK'nun 94. Maddesinde; "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine kaza ve poliçe tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; "Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir." hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemelere göre; bir aracın işletenin değişmesi halinde, aracın devrinin sigortalı tarafından sigortacıya 15 gün içerisinde bildirilmesi gerektiği, sigortacı tarafından poliçenin bildirimden itibaren 15 gün içinde feshedilebileceği, poliçenin fesih tarihinden itibaren 15 gün sonrasına kadar geçerli olduğu, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süre boyunca poliçenin yeni işleten için de geçerli olduğu, dava konusu aracı davalı tarafından 08/02/2017 tarihinde dava dışı ...'a satıldığı, kazanın da aynı tarihte gerçekleştiği, bu hali ile davalı ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisinin halen devam ettiği kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, araç sürücüsü ...'un trafik kaza tespit tutanağına göre 0,92 oranında alkollü olduğu, kazadan yaklaşık 30 dakika sonra hastanede yapılan ölçümde de 0,92 oranında alkollü olduğunun tespit edildiği, doktor bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre 1 promil civarında alkollü olan sürücülerin güvenli sürüş yeteneğinin belirgin şekilde azaldığının ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiğinin belirtildiği, ZMMS Genel Şartları'na göre davacının sigortalısına rücu imkanının bulunduğu, aracın kaza tarihi itibari ile rayiç bedelinin alınan bilirkişi raporları ile 45.000,00 TL olarak tespit edildiği, sigorta tarafından dava dışı kişiye 23/05/2017 tarihinde 33.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, işlemiş faiz miktarının 1.674,86 TL olduğu, icra takip talebinde faiz türünün ve oranının bildirilmediği, bu hali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilebileceği kanaatine varılmıştır" gerekçesiyle verilen karar, ----------- sayılı ilamıyla kaldırılmıştır.
23/01/2024 tarihli tensip zaptı yeni duruşma gün ve saati belirlenmiş mahkememiz 07/03/2024 tarihli bozma sonrası ilk duruşmasında dosyanın, nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişiden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdi ile alkol durumu ve kusur durumu birlikte değerlendirilerek, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve başka unsurların da kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığının tespiti ile dosya kapsamı ve mevcut tıbbi evraklar da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor temin edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"... Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna (hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, trafik ışıklarına uyma ve kavşaklarda geçiş hakkı kurallarına) karşı en ilkel (basit) dikkat ve özeni göstermeyerek hareket eden, kazanın hazırlanmasında ilk tehlikeli davranışta bulunan ve kendisinden diğerine göre daha fazla özen beklenen durumunda olan ----------- plakalı araç sürücüsü ...' un %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, Trafik Hukukundaki “Güven İlkesi” gereği kendisine yeşil ışık sonrası sarı ışık yandığı sırada kavşaktan geçmekte olan, diğer tarafın yarattığı aykırılığı ve tehlikeyi öngörmesine ve önlemesine olanak bulunmadığı kabul edilen,----------- plakalı otomobil sürücüsü----------- tamamen kusursuz olduğu, ---------- plakalı araç sürücüsü ...' da saptanan 1,0175 promil alkolün, yasal sınırı aştığı, bu nedenle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olarak, kazanın oluşumunda yüzde yüz tam ve asli kusurlu da olduğundan, kazanın oluşumunda başkaca bir etken de saptanmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu ..." belirlemelerine yer verilmiştir.
Davada, davalı ----------Şti vekili, kaldırma ilamında önce de savunma vasıtası olarak ileri sürdüğü şekliyle, aracın satılması nedeniyle işletenin değiştiğini ve dolayısıyla müvekkilinin sorumlu olmayacağını belirtmiş; bu doğrultuda 8/5/2025 tarihli dilekçesinde ilgili hükmün Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla iptal edildiğini, yüksek mahkeme kararının yürürlüğe girdiğini, bu doğrultuda müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Anılı karar incelendiğinde, ---------Tüketici Mahkemesi'nin somut norm denetimi başvurusunda bulunduğu; 05.03.2024 tarihli, ---------- sayılı --------- yayınlanan karara göre, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94 üncü maddesinin üç ve dördüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verdiği, kararın 05.12.2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, buna göre işleten sıfatının değişmesi halinde sigorta poliçesinden kaynaklı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceği ancak aracı devreden (önceki malik) in işleten sıfatının bulunmayacağı (bu sürenin uzamayacağı), davalı ----------Şti nin 8/2/2017 tarihinde, ihbar olunan ...'un sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracı ...'a devrettiği, devrin kazanın gerçekleştiği gün ancak kaza saatinden önce gerçekleştiği, dolayısıyla iptal kararıyla birlikte mevcut durumda aracı devreden davalı şirketin işleten sıfatının bulunmayacağı anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet sübut bulmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine, kötüniyet sübut bulmadığından davalının tazminat talebinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 615.40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 421,86 TL harçtan mahsubu ile, eksik kalan 193,54 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı ... vekili tarafından sarf edilen 1.162,50 TL posta ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.15/05/2025