T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/474 Esas
KARAR NO : 2025/368
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2020
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davalı şirkete ---------- kodlu üründen 642 metre kumaş satımının gerçekleştirildiğini, söz konusu yapılan kumaşlara ilişkin davacı şirket tarafından 11/07/2017 tarih ve 4.853,52 euro bedelli ----------- nolu faturanın kesildiğini ancak satımı gerçekleştirilen ürünlere ilişkin faturanın ödemesinin davacı şirkete yapılmadığını, davalının, davacı şirket tarafından satımı gerçekleştirilen kumaşlarda ayıp mevcut olduğu gerekçesiyle fatura bedelini ödemediğini, davalının kumaşların ayıplı olduğuna ilişkin iddiası ile ----------- Asliye ticaret mahkemesinde tazminat davası açtığını ancak davanın reddine karar verildiğini, davalı şirketin davacı şirkete ürünlerin iadesine ilişkin ihtarname gönderdiğini, söz konusu ihtarnamece davacı şirket tarafından satımı yapılan kumaşlarda herhangi bir hatanın, kusurun veya ayıbın mevcut olmadığının belirlendiğini, sonuç olarak; davanın kabulünü, 4.853,52 euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek kamu bankaları tarafından 1 yıl vadeli euro mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;----------- esas sayılı dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, satın alınan kumaşların davalı şirketçe incelendiğini, standart testlere tabi tutulduğunu ve herhangi bir hata gözlemlenemediği gibi hemen yurt dışı siparişe uygun malların üretimine geçildiğini ayrıca daha önce anılan kumaştan davacı şirketçe iki kez numune alındığını ve testlerden geçildikten sonra bu kumaşlardan müşteriye sunmak için ürün dikildiğini, davalı şirket tarafınca ürünlerin satışından sonra kullanıcılar tarafından ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle iade edilmeye başlandığını, iade gerekçeleri gözlemlendiğinde hepsinin aynı ayıp sebebi ile iade edildiğinin görüldüğünü, bu sebeple yurtdışı menteşeli şirketinin satışı durdurduğunu ve malları mağazalarından geri toplatıp taraflarını konu ile bilgilendirdiklerini, üretimden kalan numunelerin davalı tarafça test edilmesi sonucu satım sözleşmesine konu kumaşlarda elastikliği sağlayan lycraların elastikiyetini hemen yitirdiğini, bazılarında patlayıp kumaş yüzüne çıktığını, bu durumların davacı şirkete yazılı ve sözlü olarak bildirildiğini, davacı şirketin kumaş hatası bulunmadığına ilişkin cevap verdiğini ve bu hususta hiç bir şey yapmadığını, ayıplı malların bedelini talep ettiğini, davalı şirketin müşterisi olan --------- şirketinin söz konusu ayıplı kumaşlardan üretilen ürünleri müvekkiline iade ettiğini, davalı şirketin ciddi maddi zararının oluştuğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılması kararlaştırılmadığını, davacı tarafından müvekkiline kesilen faturada Türk Lirası üzerinden kesildiğini, davacı yanca konu edilen faturanın 13/07/2017 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, bu icra takibinde 19.377,20 TL talep edildiğini, söz konusu takibin itirazları üzerine durdurulduğunu, başka bir işlemin de yapılmadığını, sonuç olarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine istinaden satıcı tarafça tanzim olunan faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla açılan eda davasıdır.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı şeklinde olduğu belirlenmiş aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek---------- esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Kısaca her iki tarafa da borç yükleyen satış işlemini düzenleyen sözleşmelere alım-satım sözleşmesi (satış sözleşmesi) adı verilir.Mahkememizce bekletici mesele yapılan dava dosyası incelendiğinde; her iki davadaki uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı, davacısının işbu davanın davalısı, davalısının ise işbu davanın davacısı olduğu, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürün nedeniyle uğranılan zarara ilişkin tazminat davası olduğu, yargılama neticesinde mahkemesince;"... Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporlarında da belirlendiği üzere; Taraflar arasında 06.12.2016 tarihli sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davalı yanca üretilen kumaşlar kullanılarak davacı şirket tarafından meydana getirilen 511 adet pantolonun dava dışı ------------ 22.02.2017 tarihli ----------- no.lu fatura ile ihraç edilmek üzere gönderildiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında; davalı ve davacı tarafından getirilen ürün numunelerinin incelenmesi sonucunda; siyah renkte, %60 Viskon+%37 Polyamid+%3 Likra karışımından oluşan 2 gün giyilmiş olan bayan pantolonlarında kumaş içindeki likraların vücut hareketlerinin neden olduğu gerilmeler dolayısıyla koparak kumaş yüzeyine çıkmış olduğunun belirlendiği, bu ayıbın kumaştaki likranın özelliğini kaybetmiş olması sebebiyle meydana geldiği, dolayısıyla pantolon kumaşlarında kullanım esnasında ortaya çıkan gizli ayıpların mevcut olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Eser sözleşmesinde; yüklenicinin, ayıplı eserden doğan sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluğun doğması için bazı şartların birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bunlardan birisi; iş sahibinin eseri teslim alınca olanak bulur bulmaz eseri gözden geçirme yükümlülüğüdür. TBK'nın 473. maddesi gereğince; her iki taraf da muayeneyi uzman kişilere yaptırabilir, ayıp varsa bu masraflar da yüklenici tarafından giderilmelidir. İş sahibi, gözden geçirmeyle tespit ettiği ya da ettirdiği ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmelidir. Bildirim, bilgi açıklaması mahiyetinde olup herhangi bir şekle tabi değildir. Bildirimin yapıldığını iş sahibi her türlü delille ispat edebilir. Gözden geçirme ve ihbar bir külfet niteliğinde olup, süresi içinde yapılmaz ve ayıp bildirilmezse, iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğuna başvuramaz. Ancak kasten gizlenen ayıp varsa ya da gizli ayıp varsa durum değişir. Gizli ayıpları ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin bildirmelidir. Bildirmezse iş sahibi ayıpları kabul etmiş sayılır.
Davacı şirket tarafından -----------Noterliği'nin 07.06.2017 tarih ve ------------- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, kumaşların ayıplı olduğu davalı yana ihbar edilerek sözleşmeden döndüğünü ve genel hükümlere göre uğradığı zararın giderilmesinin talep edildiği, yine dosya kapsamına sunulan 13.04.2017 tarihli e-mail yazışmasında da kumaşların ayıplı olduğu hususu davalı yana bildirilmişse de; davacı yanca, davaya konu kumaşları kabul etmeden önce incelediğini, standart testlere tabi tuttuğunu, herhangi bir hata gözlemlemediğini; ayrıca basiretli bir tacir gibi davranarak kumaşlardan önce numune aldığını, alınan numuneler üzerinde birtakım testler yaptırıldığını, bu testlerin hiçbirinde ayıba rastlanmadığının belirtildiği, yine dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında da; davalı yanca üretilen kumaşların pantolon olarak üretimi yapılmadan önce davacı yanca dava dışı -----------Ş.'de teste tabi tutulduğunun belirlendiği, söz konusu kuruluşa ilişkin 16.02.2017 tarihli ----------no.lu dokunmuş siyah pantolona ait test raporunda; kumaşın Extension Recovery (Esneme Geridönme) testinden geçemediğinin belirlendiği; ancak bu raporda pantolon üretilecek kumaşının bu testten geçemediği halde 22.02.2017 tarihli faturayla ihraç edilmek üzere dava dışı --------- gönderildiğinin belirlendiği, bu bağlamda; davacı yan, ayıbı bu tarihte belirlemesine rağmen ayıp ihbarında bulunmadığı gibi kumaşları dava dışı üçüncü kişiye gönderdiği anlaşılmıştır. TBK'nın 473. maddesi gereğince, iş sahibi davacı yanın gizli ayıplar nedeniyle ihbar külfetini yerine getirmediği ve bu davranışlarıyla eseri kabul etmiş sayıldığı, açıklanan gerekçelerle; davacı yanın, ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanamayacağı belirlendiğinden davacı yanca açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur" denilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ancak 22/11/2023 tarihli istinaf mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun reddi kararına istinaden kesinleştiği; işbu davanın da aynı sözleşme gereği sözleşmenin satıcı tarafından yer alan davacı tarafça açıldığı ve ürünlerin karşılığı bedelin tahsilini amaçladığı; sözleşmenin alıcı tarafında bulunan davalının yukarıda anılı dosyada ileri sürdüğü ayıp iddiasının kabul görmediği ve taraflar arasında bu maddi vakıanın kesinleştiği, ayıp iddiasının sübut bulmaması nedeniyle davalı (alıcı) tarafça ödemezlik definin ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalının taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan "-------------- kodu üzerinden 642 metre kumaş"ı konu alan ticari satım sözleşmesine ilişkin düzenlenen 11/1/2017 tarihli faturadan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 4.853,52 euro alacağın dava tarihi itibariyle işleyecek kamu bankaları tarafından bir yıl vadeli euro mevduatına uygulanan en yüksek faizi (3095 sy. 4/a) ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 3.020,36 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 750,67 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 2.269,69 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 805,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen yargılama gideri olan 66,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ------------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 20/05/2025