T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/426 Esas
KARAR NO : 2025/219
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile cari hesap karşılığı olarak ticaret yapıldığını, önceleri satın aldığı mallara karışılık tanzim edilen faturaların bedellerini davanın baka hesaplarına göndermek suretiyle ödemelerini yaptığını ancak son iki alım satıma ait tanzim edilen elektronik faturaların borcunun tamamını ödemediğini, davalı tarafından 35.743,35 TL tutarında fatura karşılığında davadan mal altığını ek olarak yine davalı tarafından 58.610,89 TL tutarında fatura karşılığında başvuru sahibinden bir kez daha mal aldığını, bu iki alım satıma ait tanzim edilen elektronik faturalara istinaden davalıya verilen malları karşılığında oluşan toplam borç miktarının 94.354,24 TL olduğunu, davalının borcunu ödemediğinden hakkında ---------- İcra müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalının borcuna itiraz ettiğini ve takibin durduğunu; sonuç olarak davalının yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının icra takibine yaptığı itiraz nedeniyle %20 oranında 2.571,35 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 11/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir . ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 12.860,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 21/02/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacı şirketin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağının bulunmadığı, takibe davalı şirket tarafından yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, inkâr tazminatı için yasal şartların var olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın alanında uzman mali muhasip bir bilirkişiye tevdi ile, tarafların 2022/2023 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı tarafından incelemeye sunulan 2022/2023 yılların ait ticari defterlerinin 6102 sayıl TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan ticari defterlerini ibraz etmemiştir, nihai takdir sayın mahkemenize aittir, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 31/01/2024 tarihi itibarıyla 12.856,68 TL alacaklı olduğu, davacı yanın işbu alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.1) istinaden icra takip tarihi olan; 31/01/2024 tarihinden 31.05.2024 tarihinine kadar yıllık %9 oranında, 01/06/2024 tarihinden itibaren ise yıllık %24 oranında yasal faiz talep edebileceği, " belirlemelerine yer verilmiştir.6100 sayılı Yasanın 222/f.2 hükmüne göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Takip eden fıkrada ise "... belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir" denilmektedir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafın ticari defter ve ilgili kayıtlarını dosyaya sunmadığı; davacı tarafın ticari defter ve ilgili kayıtları üzerinde yapılan mali incelemeye göre davacının davalı yandan takip tarihi olan 31/01/2024 tarihi itibarıyla 12.856,68 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, likit olduğu anlaşıldığından davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ----------İcra Müdürlüğü’nün ----------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 12.856,68 TL asıl alacak üzerinden devamına, likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si olan 2.571,33 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 878,24 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 450,64 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
b- Red olunan miktar üzerinden , Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı tarafa taktir olunan 3.32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.598,92 TL'sinin davalıdan, 1,08 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 4.800,00 TL Bilirkişi ücreti ve 370,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 5.170,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 5.168,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 20/03/2025